davutby
Reaksiyon puanı
1

Profil mesajları Son etkinlikler Gönderiler Hakkında

  • Selamın Aleyküm hocam ÅŸu atletli telkini bana da atabilir misiniz size zahmet ayrıca çok güzel olumlamalarım var MP3 telkin yapabilir misiniz bana.
    Hotfile.com: 1-CLICK Dateihoster: A3.mp3
    telkinli ayetler konusunu yeni gördüm ve dinlemek isterim eğer bir sakıncası yoksa linki benimle paylaşmanız mümkün mü
    teşekkür ederim
    Kitaplar acılara ilaç gibi gelir...
    Başlık size çok mu tuhaf geldi? "Ne alakası var kitap okumakla sıkıntı gidermenin?" dediğinizi duyar gibi oldum. Kitap okuma sevdasına tutulmuş bilgi pınarlarından su içmiş yüzlerce insan bu gerçeği bilir. Buna inanmanız için bu duyguyu yaşamanız gerekir. Her insanın hayatında çok canınızın sıkıldığı belli başlı dönemler vardır. Bunlar bazen kişisel sebeplerden bazen hayatın getirdiği keskin virajlardanbazen ailenizden bazen iş arkadaşlarınızdan kaynaklanan sıkıntılardır.
    Üniversite yıllarımda özel hayatımdaki bazı sıkıntılardan dolayı psikolojik olarak çok zorluk yaşadım. Bir dönem öyle bunaldım ki iştahtan kesildim. Yemek yiyemez oldum. Göğüs kafesinizin tam ortasında çok büyük bir ağırlık hissedersiniz nefesiniz daralır ve "Şimdi ne yapacağım?" der gibi ...

    Sait ÇAMLICA
    bilgi@gencgelisim.com

    Başlık size çok mu tuhaf geldi? "Ne alakası var kitap okumakla sıkıntı gidermenin?" dediğinizi duyar gibi oldum. Kitap okuma sevdasına tutulmuş bilgi pınarlarından su içmiş yüzlerce insan bu gerçeği bilir. Buna inanmanız için bu duyguyu yaşamanız gerekir. Her insanın hayatında çok canınızın sıkıldığı belli başlı dönemler vardır. Bunlar bazen kişisel sebeplerden bazen hayatın getirdiği keskin virajlardanbazen ailenizden bazen iş arkadaşlarınızdan kaynaklanan sıkıntılardır.
    Üniversite yıllarımda özel hayatımdaki bazı sıkıntılardan dolayı psikolojik olarak çok zorluk yaşadım. Bir dönem öyle bunaldım ki iştahtan kesildim. Yemek yiyemez oldum. Göğüs kafesinizin tam ortasında çok büyük bir ağırlık hissedersiniz nefesiniz daralır ve "Şimdi ne yapacağım?" der gibi boş boş etrafınızı seyredersiniz. Ülser hastalığı zaten tam bu dönemde bulur sizi. Çünkü ülserin bilinen en önemli sebebi sıkıntılardır. Ama toplumumuz bunu eksik biliyor veya yanlış yorumluyor. Çünkü dert insanı yıkmaz olgunlaştırır. İnsanı yıkan şeyderdini dert etmektir.
    Üniversite yıllarında yaşadığım sıkıntılarda benim en büyük destekçim kitaplarım oldu. Ama o zamanlar bunu farkında değildim. Erkeklerin hayatlarında yaşadığı en sıkıntılı dönemlerinden birisi de askerliktir. Özellikler üniversite mezunları için askerlik hep sorun olmuştur. Birçok genç sadece askerliğini ertelemek için Açıköğretim fakültesine kayıt yaptırıyor! Askerlikten kurtuluş yok! Ama en azından birkaç yıl ertelemiş oluyorlar.
    Üniversite mezunları için askerlik çeşitli sebeplerden dolayı daha büyük bir dert! Yaşlarının ilerlemiş olması evlenmek için hazırlık yapıyor olmaları iş hayatında yeni tutunmaya başlamış olmaları kendilerinden çok daha küçük insanlarla aynı ortam ve şartlarda yaşamak zorunda kalmaları gibi birçok sebep üniversite mezunlarını askerlikten uzak tutar.
    Birçok üniversite mezunu askerliği ertelemek için Yüksek Lisans'la uğraşmak zorunda kalır!? Biz üniversite son sınıf öğrencisiyken okulu uzattığı için zaman zaman bizimle derse giren bir arkadaş vardı. O arkadaşın da sınıfta olduğu bir gün hocamız üniversite bitince ne yapacağımızı sordu. Herkes bir şeyler söylüyordu. Sıra o arkadaşa gelince "Hocam ben Yüksek Lisans yapacağım." dedi. Tabii ki hocamız şaşırdı. Çünkü Yüksek Lisans gerçekten okumayı araştırmayı seven öğrencilerin uğraştığı ve ilgilendiği akademik kariyer yapmayı sağlayan bir alandır. O arkadaşımızın da dersle pek ilgisi yoktu. "Hayırdır!" dedi hocamız "Sen pek okumayı sevmezdin?" O arkadaş önce güldüsonra hocamıza bakarak "Askerlik sıkıştırdı hocam!" dedi ve devam etti: "Ya hocam! Bu askerlik beni profesör yapacak!" Hem hocamız hem de tüm sınıf güldü tabii ki.
    Ben de birçok üniversite mezunu gibi iki sene askerliğimi erteledim. Her gencin mutlaka askerlik yapmak zorunda olduğuna katılıyorum. Kim ne derse desin askerlik "vatan borcu"dur. Ancak şu bir gerçek ki "Askerlik kolay olmuyor bizim için." Büyük bir kısmı 20 yaşında olanülkenin her köşesinden her ırktan her kültürden insanın bir araya geldiği ve birlikte yaşamak zorunda olduğu bir yerdir asker ocağı.
    Askerden önce de sürekli kitap okuduğum için giderken çantama on tane kitap koydum. Kitap okumadan duramayacağımı iyi biliyordum. Zamanım olup olmayacağını bilmiyordum sadece. Ama askerlik yaparken daha iyi anladım ki insan istedikten sonra her şartta okumaya fırsat buluyor.
    Kırk beş günü Burdur'da kalan kısmı da Kıbrıs'ta olmak üzere yedi aylık askerlik sürem de kırka yakın kitap okudum. Akşamları herkes koğuşuna çekilir. Kimi şiir yazar kimi mektuplarına okur kimileri de gazinoda televizyon izlerdi. Ben genelde kitap okuyarak zamanımı değerlendirmeye çalışırdım.
    Bazen arkadaşlar askerlikten bahset deyince "Anlatacak fazla bir şeyim yok. En güzel iki tarafı vardı; birisi teskere almak diğeri de kırk tane kitap okumuş olmamdı." derim.
    Askerde bazen öyle günler öyle anlar olur ki bunalırsın. Boğulacak gibi olduğunuz zamanlarda ne yapacağınızı şaşırırsınız. Hiç kimse sizi anlamaz hiçbir şey sizi teselli etmez.
    Her insanda olduğu gibi benim özel hayatımda sıkıntılarım acılarım ve özlemlerim vardı. Yürek yaralarınızın en çok kanadığı yerlerden biridir asker ocağı. Bunaldığım boğulduğum zamanlar hep aynı şeyi yapardım. Bir kalp hastasının kalp krizi geçirdiği zaman ilacına sarılması gibi kitaplarıma sarılırdım.
    Kitabımı elime alıp okumaya başlayınca hüzün bulutlarının dağıldığını hissederdim. Öylesine rahatlardım ki hiçbir psikoterapist beni bu kadar rahatlatamazdı. Kitap okumaya başladığım zaman yaşadığım rahatlığı bana yaşatacak tek şey o an elime askerliğimin bittiğine dair teskeremin verilmesi olurdu herhalde!
    Montesquieu'nün "Okumak benim için hayatın verdiği acılara karşı eşi bulunmaz bir panzehir oldu daima… Çeyrek saatlik okumanın gideremediği sıkıntım olmamıştır." sözüne en çok askerde hak verdim. Bugün hâlâ aynı şeyi yapıyorum. Çok sıkıldığım zaman kitaplarıma sarılıyorum. Sürekli okuduğum için sıkılmaya zamanım da olmuyor!
    Okuyun!
    Hayattan keyif almaya başlarsınız.

    Eğitimli İnsanların 9 Düşüncesi
    1- Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler.
    2- Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler.
    3- Görünüşleri bakımından sıcak olmayı düşünürler.
    4- Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler.
    5- Konuşmalarında doğru olmayı düşünürler.
    6- İşlerinde ciddi olmayı düşünürler.
    7- Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler.
    8- Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler.
    9- Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler.
    Konfüçyüs
    gülümse yine resmini görünce gülümsedim beni gülümsettiğin için teşekkür etmek istedim sevincli


    [IMG] Hohohoooo! Ben geldimmmm... [IMG]

    Sağlıklı, mutlu, huzurlu, aldığımız her nefeste hedeflerimize daha fazla yaklaştığımız, kararlı, umutlu, neşe dolu, bol bol bolluk ve bereket içinde, sevdiklerimizle bir arada muhteşem bir yıl diliyorum.

    Mutlu seneler!

    [IMG]
    ANLAR
    JORGE LUIS BORGES

    Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama

    İkincisinde daha çok hata yapardım.
    Kusursuz olmaya çalışmaz sırtüstü yatardım.
    Neşeli olurdum ilkinde olmadığım kadar çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
    Temizlik sorun bile olmazdı asla daha çok riske girerdim.
    Yolculuk ederdim daha fazla.
    Daha çok gündoğumu izler daha çok dağa tırmanır

    Daha çok nehirde yüzerdim.
    Görmediğim bir çok yere giderdim
    Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye...
    Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
    Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardanım ben.
    Elbette mutlu anlarım oldu ama
    Yeniden başlayabilseydim eğer yalnız mutlu anlarım olurdu.
    Farkında mısınız bilmem; yaşam budur zaten...
    “Anlar” sadece “anlar”... Sizde “ anı “ yaşayın.
    Hiçbir yere yanında termometre su şemsiye ve paraşüt almadan
    gitmeyen insanlardandım ben.
    Yeniden başlayabilseydim eğer hiçbir şey taşımazdım.
    Eğer yeniden başlayabilseydim ilkbaharda ayakkabılarımı fırlatır atardım
    Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla
    Bilinmeyen yollar keşfeder güneşin tadına varır çocuklarla oynardım.
    Bir şansım daha olsaydı eğer.
    Ama işte 85 ‘indeyim ve biliyorum.
    Ölüyorum!...
    günaydınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn :))))
    11.11.2011 de seçtiğiniz tüm mutlulukların ve seçimlerin en yüksek hayırla olmasını vee bu hayır ve mutlulukların ebediyetini diliyorum... her şey gönlünüzce olsun, ışıkla ve sevgiyle olsun inşallahh :)
    Bundan 20 yıl sonra yaptıkların değil yapamadıkların için üzüleceksin.
    Güldüğünde güzelleşmeyen tek bir yüz gördünüz mü?
    Dolayısıyla halatları çöz. Limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala araştır düşle keşfet. Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap. Oturarak başarıya ulasan tek yaratık tavuktur.
    Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır.
    Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan bu belki bütün gün hırladığın içindir. Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin. Şimdi başla!. Şu anda bulunduğun yerden elindekilerle başla.
    Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.
    Kimi zaman içindeki sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven.
    Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki uçuyor.
    Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.
    Öteki insanlardan daha akıllı ol. Yalnız bunu onlara söyleme!
    Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir.
    HAYATTA YA TOZU DUMANA KATARSIN YA DA TOZU DUMANI YUTARSIN.
    İyi çalışan sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.
    İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır:
    KENDİSİ...
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst