NEDEN? NİÇİN?

Işıklı yol

Super Moderator
20
HD RANK
Katılım
8 Ocak 2013
Mesajlar
2,480
Reaksiyon puanı
4
Puanları
0
Sevgili arkadaşlarım, sizinle bu başlık altında çokta özel olmayan başkalarının önünde tartışabileceğiniz bazı duygularınızın tespiti üzerinde çalışalım. Böylece çekirdek inançlarınızı ve döngülerimizi fark etmiş olabiliriz. Birlikte çözüm arayışlarımız olsun bu sayfa. Bakalım niyet ettim ne kadar başarabiliriz. Bir nevi açık terapi gibi. Ortak konuları olan arkadaşlarda bundan faydalanabilirler. Ne dersiniz?
 
Mesela şöyle soracağım. Hep tekrarlayan olayları, farkında olduğunuz olayları ve neden yaşıyorum dediğiniz olayları yazacaksınız. Ve cevabını bulmaya çalışacağız. İnşallah başarırız. Değilse sweeet'in ellerinden öper söyleriz siler:)
 
İyi düşünmüşsün, merakla takip edicem bu başlığı
 
İyi düşünmüşsün, merakla takip edicem bu başlığı

Teşekkürler anniecim yalnız şu var ki arkadaşların açık olması ve sorulara cevap vermesi gerekiyor. Birde buradan bazı çalışmalar yapabiliriz. Benim öğrendiğim. Diyelim ki içine sıkışıp kaldığınız bir duygu var. Sizi öfkenlendiren bir duygu, bu duygunun kaynağına ulaşmak hem farkındalığı sağlar hemde o duygudan özgürleşmeyi ve o duygunun kurbanı olmak yerine o duyguyu serbest bırakırsınız.
 
Sizin daha çok yakın çevreniz böyle hissetmenize sebep olur. Mesela arkadaşlarım diyorlar ki ben konuşmak istiyorum ama konuşamıyorum. Neden konuşamıyorsun? Konuştuğunda ne oluyor? Ne olur yada? Şöyle söyleyebilirler konuştuğumda bana güleceklermiş gibi hissediyorum. Öyleyse bunu öğrendikleri bir zaman dilimi vardır. Çok küçükken bir şey söylemişsindir ve seninle alay etmişlerdir. İşte bu en dipteki inançtır. "Ben konuştuğumda bana gülmüşlerdi, benimle alay etmişlerdi. Yine konuşursam, yine benimle alay edebilirler. Öyleyse susmalıyım." Yada konuşmak istediğinde elleri titrer boğazı kurur, kalbi güm güm atar sesi titrer. Konuşamaz, konuşsa da gerçekten batırır. Çünkü o an ne doğru düşünebilir ne kelimeleri toparlayabilir nede kendini ifade edebilir. Bir dönem şöyle bir şey yaşıyordum. Konuşurken, neden bahsettiğimi unutuyordum. Düşünsenize o kadar kişi, siz bir cümleye başlamışsınız ve biranda neden bahsettiğiniz hakkında hiç bir fikriniz kalmıyor. Konuyu tamamen unutuyorsunuz. Öylece kalakalırdım. Ne diyordum, neden bahsediyordum, ne anlatıyordum hiç bilmiyorum. Çok defa utandım bununla ilgili. Yine çok çok nadir olmak üzere olur ama ben yine de artık bunu pek yaşamıyorum. Sanırım daha çok özgüvensizlik ve kafa karışıklığı buna sebep oluyordu bende. Benim hitabetim çok kuvvetlidir. Dakikalarca konuşabilirim. Galiba bilgide önemli. Birde bence kelime hazinenizin çok olması size bu kolaylığı sağlıyor. Yani çok okumak, okumak ve araştırmak. Ve yazmak tabi ki. Yazarlarsa arkadaşlarım kendini ifade yetenekleri gelişir. Düzgün cümleler kurabilme kabiliyetleri gelişir. Ve tabi ki bu konuda ki çekirdek inanaçlarını bulma çalışmalarını buradan yapabiliriz. Bir saat belirler ve o saatte burada buluşur ve bu konuyu konuşuruz. Yazık ki şu aralar çok meşgulüm.Taşınma telaşım var. Ve her zamanki gibi yalnızım bu konuda yardım eden yok yani(!) Mesela bu bile bir inanç. Bana kimse yardım etmez. Ben başımın çaresine bakmak zorundayım. Yine yalnızım gibi. Öncelikle bu duygumun kaynağını bulmalı, bundan özgürleşmeli ve kendimi yardıma açmalıyım. Ve mükemmeliyetçilikte engel olabilir yani kimse benim kadar iyi yapamaz. Bunu nasıl tespit ederim. Kendime sorular sorarak.
 
Neden bana kimse yardım etmez? cevap bulun bunu çok düşünmeden yapın. Soruya hızlı cevaplar vermelisiniz. Ki uydurmayın gerçekler su yüzüne çıksın. Bize lazım olan gerçekler zaten. Hiç bir maske kabul etmeyin. Kurban rolü oynayan ego, buna onlarca maske takmıştır. Siz kendinize isteseniz bir konuda onlarca bahane bulabilirsiniz. Ama bize bahaneler değil gerçekler lazım. Ve art arda sorun sorularınızı ve çabuk cevap verin.
 
ışıklın yol ilk araştırmayı benden başlayalım o halde..çünkü yine bu durumla karşıkarşıyayım..
eşimle ailem arasında her seferinde aynı olayla karşılasıyorum artık bişeyleri söylerken iyice düşünüyorum kasıyorum kendimi gerçek duygularımı gizliyorum ve eşimle paylaşırken o kadar tedirgin çıkıyor ki sesim tabi bu arada beynimde yine aynı cümleler eşim yine yanlış düşünecek gibi..ve sonunda da öyle oluyor zaten..bunu ben eşimle konuştuğumda ise aileni ben çok seviyorum hatta çok özlüyorum ama köprü görevi göremeyen sensin diyor..aramıza mesafeyi koyan sensin diyor..düşünüyorum o mesafeyi ben nasıl koyuyorum diye..çünkü en çok ben istiyorum ailemle eşimin arasının çok iyi olmasını hani bundan kastım beraberken sıkılmasınlar bir aile gibi olsunlar ama ben çok isterken nasıl ben neden oluyorum bunu çözemiyorumm
 
Ana cümlelerin altını çizelim o halde
gerçek duygularımı gizliyorum
yine yanlış düşünecek
köprü görevi göremeyen sensin
mesafeyi koyan sensin
beraberken sıkılmasınlar bir aile gibi olsunlar
 
sen eşinle ailen arasında köprü olduğunu düşünüp eşin böyle düşünmüyorsa belki de eşin bişeyleri senin üzerine yıkmaya kendi sıyrılmaya çalışıyordur, ne dersin?
 
Şimdi bunu irdeleyelim.
Her zaman düşüncelerini gizler misin?
Hep yanlış mı anlaşılırsın?
Anlaşılmak konusunda sıkıntıların mı var?
Başkalarının adına düşünme ve onları yönlendirme huyun mu var?
Aslında senin olmayan görevleri üstlenme huyun mu var?
 
sen eşinle ailen arasında köprü olduğunu düşünüp eşin böyle düşünmüyorsa belki de eşin bişeyleri senin üzerine yıkmaya kendi sıyrılmaya çalışıyordur, ne dersin?

Bu görünen kısım kısmen doğru. Fakat bize buz dağının suyun altındaki kısmı gerekli. Yani neden bunu hissediyorum sorusu ana soru olmalı
 
papatya arkadaşımız bence hep kendinde arıyor suçu, yani öyle böyle bu işten suçlu mutlaka o çıkmalıdır çünkü genelde başkaları onun hayatında hep daha baskındı ve olaylarda papatya haklı bile olsa onlar bi şekilde kendilerini haklı çıkarmışlardı ve papatya savaşmaktan vazgeçip susmuştu veya susturulmuştu...................
 
eşim beni ailemden kıskanıyor bunu her seferinde dile getiriyor onlara düşkün olmamı ve de onların bana düşkün olmasını kabullenemiyor..senin ailen benim diyor...bunun normal bişey olduğunu söylüyorum ama anlatamıyorum yine de, özlediğimi bile söyleyemiyorum ya da ikisi bir aradayken anneme babama doya doya sarılamıyorum hemen suratı düşüyo sen ailenden kopamamışsın diyor..o yüzden ailemle ilgili bişeyi söylerken çok kasılıyorum ne yapsam da kimse kırılmasa diyorum..eşimi kırmayayım derken ailem bu sefer içleniyor üzülüyor..çok arada kalıyorum mehtapım..çevremdeki aileleri gösteriyorum bak herkes ailesine düşkün diyorum anlasın diye yok tatlım ya bu konuda çok takıntılı ve bu durumu benim oluşturduğumu söylüyor..sen hissettiriyorsun bunu diyor..ailen ssenin için öncelikli diyor vs. vs. tatlım uzayıp gidiyor bu şekilde
 
şimdi yine kendinde arıyor suçu... neden... bunu papatyacımız kendisine sorsun bakalım içinden ne ses verecek
 
bak IŞIK arkadaşımız senin için ne yazmış okumamışsın altında beğenini görmediğimde arada kaybolup gitmesin bu güzel sözler sana IŞIK ın sana armağanını kopyalıyorum çok hoşuma gitti:
Işıklı yol Nickli Üyeden Alıntı
Bir papatyanın hissettirdikleri

Bilmem fark eder mi insanlar seni, yapraklarını " seviyor, sevmiyor" diye koparırken. Fark ederler mi sende ki kalenderliği. Yer aramazsın sen açmak için. Güzelliğini sergilemek için, özel bir yer aramazsın. Bir avuç toprak yeter sana. Yol kenarında taşların arasından çıkarırsın başını ve o telaşın içinde bile çiçek açmayı Başarırsın. Tramvay yolunda, o taşların içinden onlarca çiçekle uzatmıştın başını, hayret etmiştim. Nasıl oluyordu da bunca olumsuzlukla baş edebiliyordun? Bazen ormanlarda, tarlalarda, yol kenarlarında bazen bir çöplükte bile çiçek açıyordun sen. Bana sen, en olmayacak zamanlarda, en olmayacak şartlarda bile mutlu olmayı, faydalı olmayı, sevgiyi şartlara bağlamamayı öğretensin. Yine papatyalığından bir şey kaybetmezsin. Yine çiçeksin işte. Biraz kötü görünüyor olabilirsin, ama yine de açtın işte çiçeklerini, onlarca minik papatya ile yine de gülümsemeyi başardın. sana baktığımda derim kendi kendime " Bak işte, olumsuzluklar seni yıldırmasın, korkutmasın. Yine de gülümse hayata. Bir küçük çiçek sana bunu fısıldıyor duyuyor musun? Yine faydalı o, yine kalender.Tıpkı bir kadın gibi, anadolu kadını gibi. Dimdik ayakta, yine sevgi dolu, yine vefalı" Sevgili papatyam sen çok yaşa emi? Yine neşe saç hayata, yine gülümse inadına.
 
bak IŞIK arkadaşımız senin için ne yazmış okumamışsın altında beğenini görmediğimde arada kaybolup gitmesin bu güzel sözler sana IŞIK ın sana armağanını kopyalıyorum çok hoşuma gitti:
Işıklı yol Nickli Üyeden Alıntı
Bir papatyanın hissettirdikleri

Bilmem fark eder mi insanlar seni, yapraklarını " seviyor, sevmiyor" diye koparırken. Fark ederler mi sende ki kalenderliği. Yer aramazsın sen açmak için. Güzelliğini sergilemek için, özel bir yer aramazsın. Bir avuç toprak yeter sana. Yol kenarında taşların arasından çıkarırsın başını ve o telaşın içinde bile çiçek açmayı Başarırsın. Tramvay yolunda, o taşların içinden onlarca çiçekle uzatmıştın başını, hayret etmiştim. Nasıl oluyordu da bunca olumsuzlukla baş edebiliyordun? Bazen ormanlarda, tarlalarda, yol kenarlarında bazen bir çöplükte bile çiçek açıyordun sen. Bana sen, en olmayacak zamanlarda, en olmayacak şartlarda bile mutlu olmayı, faydalı olmayı, sevgiyi şartlara bağlamamayı öğretensin. Yine papatyalığından bir şey kaybetmezsin. Yine çiçeksin işte. Biraz kötü görünüyor olabilirsin, ama yine de açtın işte çiçeklerini, onlarca minik papatya ile yine de gülümsemeyi başardın. sana baktığımda derim kendi kendime " Bak işte, olumsuzluklar seni yıldırmasın, korkutmasın. Yine de gülümse hayata. Bir küçük çiçek sana bunu fısıldıyor duyuyor musun? Yine faydalı o, yine kalender.Tıpkı bir kadın gibi, anadolu kadını gibi. Dimdik ayakta, yine sevgi dolu, yine vefalı" Sevgili papatyam sen çok yaşa emi? Yine neşe saç hayata, yine gülümse inadına.
öyle duygulandırdınız ki beni, yüreğimi..hep varolun hayatımda sizleri çok ama çok seviyorummmm
 
eşim beni ailemden kıskanıyor bunu her seferinde dile getiriyor onlara düşkün olmamı ve de onların bana düşkün olmasını kabullenemiyor..senin ailen benim diyor...bunun normal bişey olduğunu söylüyorum ama anlatamıyorum yine de, özlediğimi bile söyleyemiyorum ya da ikisi bir aradayken anneme babama doya doya sarılamıyorum hemen suratı düşüyo sen ailenden kopamamışsın diyor..o yüzden ailemle ilgili bişeyi söylerken çok kasılıyorum ne yapsam da kimse kırılmasa diyorum..eşimi kırmayayım derken ailem bu sefer içleniyor üzülüyor..çok arada kalıyorum mehtapım..çevremdeki aileleri gösteriyorum bak herkes ailesine düşkün diyorum anlasın diye yok tatlım ya bu konuda çok takıntılı ve bu durumu benim oluşturduğumu söylüyor..sen hissettiriyorsun bunu diyor..ailen ssenin için öncelikli diyor vs. vs. tatlım uzayıp gidiyor bu şekilde

Bu işin hikaye kısmı arkadaşlar. Bununla daha çok uğraşır durursunuz. Size sorduğum sorular aslında cevabını bulmanız gereken sorulardır. Bu olyı çözümleseniz bile yine aynı sorun farklı şekilde yolunuza çıkacaktır.
 
Yani olay, sivrisinekleri öldürmek değil bataklığı kurutmak olmalı.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst