phantommun günlüğü

Eh sizin analitik zekanız kadar olmasa da bizde de var demek bişiler. :)
Yüz güzelliğimiz belki geçici olur ama yüreğimizin güzelliği daim olsun efendim.:)


''Geçtiğimiz günlerde yeni saçlarıyla günlüğünde beğeni toplayan phantomm baharı müjdeleyen bu sıcak günleirn gelmesiyle
bizi günlüğündeki güzel yazılarından mahrum edecek anlaşılan.
Yada bu kadar seyrek yazmasının bir nedeni varmı?''
(Gazeteler)


Saygılarımla


EYVAHHH!
PİŞTİ OLDUK BEN MESAJI KAYDETTİM BAKTIM,
PHANTOMM YENİ MESAJ YAZMIŞŞŞ.
SELAMLAR
 
Amaninn dostlar gazetelere düşmüşümm. girlhaha
Nedeni var tabi; tembellik.
 
Dün bi sürü şey yazmıştım bir anda.
Ama site gitti tam cevapla dediğim an ve benim yazdıklarım da uçtu gitti.

Belki yazmam gereken şeyleri mi yazdım?

Hmm söylememem gereken şeyler yazmıştım sanki.Sorası güzeldi ama..

Boğazımdaki düğümü izlemeye,hangi durumlarda ortaya çıktığını test etmeye karar vermiştim.Dün yeniden geldi.
Hemen içinde bulunduğum şartlara baktım.Babam duymak istemediğim olumsuz şeyler söylüyordu.
Bense onları duydukça herşeyi kontrol altına almam gerektiğine karar veriyordum yeniden.
Hayat hakkındaki söylediği şeylere karşı çıkmak istedim ama sustum.Allah'a havale ettim bakalım.İnşallah tüm ailemin hayrına olan şeyler gerçekleşecek.Ve hepimizin mutlu olacağı şekilde.

Şİmdi ilk kaydı aldım.En belirgin durum, kendimi güvende hissetmeme,olaylara yön vermek için kontrolü ele alma düşüncesi,böyle panik anlarda teslimiyeti elden bırakma güdüsü.Bunlar biranda boğazımda ağrı ile karışık bir his ve göğsümde daralma hissi ağlama isteğine neden oluyor.

Ben o durumda hemen olumlamalarımı yaptım.Hissettiğim öfkeden ayrıştım ve Allah'a sığındım.Sonraki konuşmalarıma da bu tutum yansıdı.


Ben her zaman ve tamamen güvendeyim.Akışa teslim oluyorum..


Böyle anlarda asıl, olumlu düşünceyi, teslimiyeti elden bırakırsam,panik yaparsam nerde kalıyor benim olumluluğum?İşte tüm bunlarla öğreniyorum bakalım.

Şimdilik ilk etapta etkili olan yine eski tarz düşünceler oluyor ama ben hemen kendimi desteklemeye başlıyorum.Derin nefesler alıp,duygularımı izlemeye onlardan ayrışmaya gayret ediyorum.


Sonra bugün paniklememe neden olan gayet basit bir olay oldu,Ve ben normalde çok iyi yapabileceğim bir işi ilk etapta elime yüzüme bulaştırdığımı düşündüğüm bir şekilde yaptım.Heyecandan yine o "beynimin boşalması,durması" anını deneyimledim.Aslında güzel birşey o an hiç bir şey düşünemiyorsunuz:)Böyle bomboş bir zihin.Sadece o andasınız.Bir saniye sonra ağzınızdan ne çıkabileceğini,birşey çıkıp çıkmayacağını merak ediyorsunuz ve kalbiniz öyle bir çarpıyor ki gürültüsünden sesiniz boğuluyor.

Öyle ki kaç kere derin nefes almaya çalıştım ama kendimi kontrol altına alamadım.

Ve hemen sonrasında gelen "yetersizlik" duygusu "öfke" ve "rezil olmuş" hissi.

Tabi bunlar yine ilk tepkiler.

Benim "yetersizliğimi" görmeye ihtiyacım yok, "gereksiz yere yetersiz hissettiğimi" görmeye ihtiyacım vardı.Bunu bayadır yaşamıyordum ama bu duygu benimle hep.Şİmdi sıkı şekilde buna da çalışmak lazım..Ki bunu döne döne bir daha hissetmeyeyim.

Arkadaşıma teşekkür ediyorum bana bunu hatırlattığı için.Bu duyguyu serbest bırakıyorum.(Serbest bırakıyorum derken yine geldi boğaz ağrım.)
Ben her zaman tamamiyle yeterliyim.
Olduğum anda herşey bütün ve tam.
Kendimi derinden kabul ediyor ve onaylıyorum.
Her zaman için güvendeyim.
Bilirim ki herşey benim ve bütünümün hayrına olur hep,ben bunun hafifliğini ve keyfini yaşarım.



Ben her zaman ve tamamen güvendeyim.Akışa teslim oluyorum..

işte çok genel ve çok güzel bir olumlama..içine sindirdiğin zaman sana kimbilir neler kazandıracak..eline sağlık..sevgiler...alk78
 
Merhaba günlükçüm,
Nasılsın bakalım?
Ben iyiyim çok şükür.Birkaç gün salındım, sonra kendimi toparladım.

Gözlemler yapıyorum, düşünüyorum.

Babam iyileşti.Doktora gitti, ilaç kullanmaya başladı.Son iki gündür gayet iyi.Çok şükür.

Farkettim ki pek çok yönden babama çok benziyorum ben.

O herşeyi fazlaca takıyor kafaya.Aynen ben de.

Bİr işe kalkıştı mı bitirene kadar rahat edemez.Tüm enerjisini harcar.
Ben de.


Ben herşeyi yapmak isteyen insan.
Ama aylardır yapmak istediğim şeyleri hep erteledim.Ne iş için adamakıllı bir adım attım.Ne çok sevdiğim hobilere zaman ayırdım.Birisine başlayınca öbürleri geliyor aklıma, onlara da el atıyordum.Tüm gün boyunca hiç boş durmuyordum.Yemek yemeyi bile unutuyordum.Enerjimi tamamen tüketip, en sonunda herşeyi bırakıyordum.Ya da hiçbirşey yapmadan oturup, birgün herşeyi yapabilecek enerjiyi bulacağım zamanları hayal ediyordum.

Hep uçlarda.

Babamın yaptığı gibi.Ama o şimdi çok pişman.Kendini çok yormuş olduğunun farkında.Ben de onu model alarak bir öğrenme gerçekleştirdim.Birşeyler yaparken dinlenmeyi unutmamak.


Kafama takılan bir konu vardı.Yeterlilik.Neye el atsam yetersiz hissediyorum.
Geçen haftalardaki girdiğim bunalımsı durum bu yüzdendi tam anlamıyla.Sonra yeterlilik olumlamalarına başladık.Ama eksik birşeyler vardı.Bomboş duruyordum.Ağzım evet yeterliyim evet diyor, ama ne için?Hiçbirşey yapmıyordum ki.


Sonra sevgili redflowersımla karar verdik.Daha kararlı ve bilinçli şekilde iş başvuruları yapmak.Adım atmak.Potansiyeli kullanmak.

Cv yazmaya oturdum.Ama kafamda bir sürü işaret vardı.Ünlemler,noktalar,soru işaretleri.Düşündüm ve anladım ki, bu sınava adamakıllı çalışıp girmez ve şansımı gerçekten denemezsem ilerde keşkelerim olabilir.O yüzden iş başvurularını çok isteyerek yapamıyordum.Nolursa olsun öğretmenliği gerçek anlamda denemeli ve görmeliyim.Ayrıca kpssden iyi bir puan alırsam, düşünebileceğim başka bir pozisyon daha var.Zaten şurda birkaç ay kaldı.o kadar beklemişim birkaç ay daha bekleyip, elimden geldiğince çalışayım, sonra ben gerçekten denediğim halde olmazsa kısmet değilmiş der gönül rahatlığı ile başka şeylere yönelirim.Birkaç ay daha evde oturmak benden birşey götürmüyor.Nasılsa bir sürü başka iş var onlara her zaman ulaşabilirim.Böyle bir karar aldım.Ve kalan son aylarda ders çalışmaya karar verdim.Zaten birkaç dersi bitirmiştim.Onları tekrar ettim,kaldığım yerden devam ediyorum.
Pinnko'nun dediği gibi, şimdiden sistemdeki eksikliklere odaklanarak düşünmek gereksiz, zamanı gelince bakacağız artık.Sistem içinde kendi sistemimi kurabilir miyim kuramaz mıyım gördükten sonra yeni adımlar atabilirim.

Yalnız gündüzleri pek ders çalışamıyorum.Kendimi bildim bileli hep gece çalışmışımdır.Üstelik öyle 8'de filan da başlamazdım herkes yatacak, saat 1'i bulacak.Yapacak birşeyim kalmayacak.İşte o zaman derse odaklanabiliyordum.

Öğrenim hayatım boyunca hep böyle oldu bu.Sınavlara günler öncesinden yavaş yavaş hazırlanan bir öğrenci olmadım hiç.Hep son gece.Sabaha kadar çalışır hiç bir konusunu takip etmediğim derslerin sınavlarına bile tek gecelik çalışma ile girerdim.Çok şükür o şekilde bile iyi notlar alabildiğim için bu sistemi değiştirme gereği de hissetmedim hiç, ve düzen böyle oturdu.Öss için de gerçek anlamda pek çalışmadım.O yüzden şimdi aylarca bir sınav için çalışmak beni zorluyordu.Bunu da son gece çalışarak geçemem ya.

Şu saatten sonra yeni bir sistem oluşturup oturtmak benim için zor.O yüzden yeniden gece çalışmaya başladım.Konular bitene kadar böyle devam ederim ya da belki sabah çalışırım bilmiyorum.Artık nasıl olursa.




Sabahları da beni dinlendiren hobilerimi yapmaya başladım iki gündür.Önceden ders çalışmaya başlayınca, herşeyi bir kenara atma eğilimim oluyordu.Bunları halledeyim sonra yaparım diyordum.Erteliyordum.O yüzden ders çalışmak çok boğucu, ve enerji tüketici birşey olup çıkıyordu.
Şİmdi ders çalışmak için belirlediğim sürelerde ders, dinlenme zamanları dinlenme,hobi saatlerimde yeniden iğnelerim ipliklerim..Böylece üretici enerjimi açığa çıkartmış oluyorum, kendimi ifade etmenin başka bir yolu üretmek.Cici şeyler ortaya koymaya çalışıyorum.Boyama,çizim,dikiş,tasarım vb. şeylerin hepsine hepsine ilgim var.El ürünü olan şeylere bayılıyorum, kendim tasarlayıp yaptığım şeyleri giyinmeyi, kullanmayı, hediye etmeyi çok seviyorum.Şimdi de tüm bu amaçlar için harekete geçtim bakalım.Yaptıkça daha güzel şeyler çıkıyor ortaya.İnşallah nasip olursa bundan da kazanç sağlayabilirim diye düşündüm.Eskiden bu amaçla birşeyler ortaya koymak pek aklıma gelmezdi, gelse de daha güzel şeyler yapan insanlar var diyordum, ya da kimse benden birşey satın almaz.Artık düşüncelerim değişti.Ben emek verip birşeyler yapıyorum, hem de çok severek aşkla.Hepsine bir düşüncem, bir duygum yansıyor.Ellerimin izi var üzerlerinde.Herkesin nasibi de ayrıdır ayrıca..Bu fikir, para olumlaması kayıtlarındaki "Sevdiğim işi yapıyorum ve iyi kazanıyorum." olumlamasından mı çıktı bilmem.Ama mutlu olduğum kesin olan tek şey.

Birgün bunları yapmak içinde mükemmel olmayı bekliyordum ben.Oysa ki her yaptığın şeyle daha da iyi yapmayı öğreniyorsun.Üretmedikten sonra yeni fikirler gelmiyor insanın aklına.Bu yüzden heran eylemde olmak gerekiyor.
Belki birgün her alanda orijinal tasarımlar yapan bir marka olmak..İnsanın aynı anda pek çok hayali olabiliyor:)


Aynı anda pek çok şeyi yapmak enerji dönüşümünü sağlıyor galiba.Gerçi benim aklım hala birşeyi bitirmeden başka birşeye geçmemeye odaklı çalışıyor.Geceleri geç saatte uyuyorum ders çalıştığım için.Öğle gibi kalkıyorum ve aklımdaki ilk düşünce hemen gidip derse oturmak oluyor.Ama bunu yapmıyorum, beni dinlendirecek şeyleri yaparak gece tükettiğim enerjiyi yerine koyuyorum.




Şimdilik böyle işte.Tüm günümü pc başında otururak,plan yaparak geçirdiğim zamanlar çok huzursuz oluyordum.Şİmdi az çok birşeyler yaparak, yeni adımlar atarak, kendini içinde "yeterli" hissedeceğim işler yaparak hem daha huzurlu hissediyorum, hem de yeterlilik olumlamalarımın bir amacı olmuş oluyor.Bomboş oturan insanın yeterlilik olumlaması yapması kadar saçma birşey yoktur heralde.Ve çok şükür huzurluyum.Yaptığım herşey yeniden anlam kazandı.




Artık kendimi kaybedişlerim daha kısa süreli; kesinlikle karamsarlığa gömülme gibi bir çabası olmayan, sonunda aydınlığın daha da güçlü olarak geri geleceğini bildiğim kaybedişler oluyorlar.


Seçtiğim yolda sebat ve istikrar diliyorum kendime.Fakat esnek olmanın çok faydalı olduğunu hatırlatarak.




KEndimi onaylıyorum ve ben olmaktan onur duyuyorum.Ohh bee.
 
Heryer mis gibi çiçek kaynıyor, bu ağacı çok sevdim.Geçenlerde parka gittiğimde gördüm ve çekmiştim.Bayılıyorum bunlara.Sen sakla bunu günlük, kış aylarında da bakar bu güzel bahar aylarına giderim:)
 
phantomm cum gerçektende baharın güzelliği bir başka oluyor
sende çok güzel fotoğraf çekmişsin ellerine sağlık...
 
canım biliyorsun bende kpss ye çalşıyorum..ama odaklanıp çalışmak başka bir şeymiş..iş başvurusna giderken daha sen olsun yada olmasın diye tam karar veremişken gidince sonrada olmayınca kendini yetersiz hissediyor insan..benim işim olmasa sınava kadar iş aramazdım şahsen...


bu arada sınav hakkında bir kaç gün önce çok garip bir şey farkettim..çıtayı yükselten biziz..biri dersaneye gidiyor gece gündüz çalışıyor..okul geçmişi bilgi birikimi önemli değil..sınav için emek harcamaya vakti var..diğeri başarılı bir öğrenci olmasına rağmen sınava çalışmaya imkanı yok..(iş hayatının içinde yada maddi imkanı yok kursa gitmeye)..çünkü sınav okuldan bağımsız konulardan çıkıyor..(siz öğretmen adayları için okulda öğrendiklerinizin yararı var yine biraz ama bizlerde o da yok..)biri sınavı kazanıyor başarılı oluyor diğerleri kazanamıyor bir nevi başarısız oluyor..sistem hakkında düşünmek insanın enerjisini düşürüyor..ama vaktin varken huzurlu şekilde çalış derim ben..hakketiğin gibi kazanacaksın ve çok başarılı bir öğretmen olacaksın..milli eğitim senin gibilere ihtiyacı var..bunu düşünerek çalış..

sevgiler.. seni seviyorum..
 
Gerçekten super içim açıldı oh be sabah sabah böyle içimi açan çiçeklere bayılırım keşke birde dalda kuş olsaydı :)

Yakalarsam çeker eklerim canım, zaten gözlerim hep ağaçlarda:)



phantomm cum gerçektende baharın güzelliği bir başka oluyor
sende çok güzel fotoğraf çekmişsin ellerine sağlık...

Evet ben de baharı çok seviyorum bayşegül, gerçekten harika.Kendisi de hissettirdikleri de:)



canım biliyorsun bende kpss ye çalşıyorum..ama odaklanıp çalışmak başka bir şeymiş..iş başvurusna giderken daha sen olsun yada olmasın diye tam karar veremişken gidince sonrada olmayınca kendini yetersiz hissediyor insan..benim işim olmasa sınava kadar iş aramazdım şahsen...


bu arada sınav hakkında bir kaç gün önce çok garip bir şey farkettim..çıtayı yükselten biziz..biri dersaneye gidiyor gece gündüz çalışıyor..okul geçmişi bilgi birikimi önemli değil..sınav için emek harcamaya vakti var..diğeri başarılı bir öğrenci olmasına rağmen sınava çalışmaya imkanı yok..(iş hayatının içinde yada maddi imkanı yok kursa gitmeye)..çünkü sınav okuldan bağımsız konulardan çıkıyor..(siz öğretmen adayları için okulda öğrendiklerinizin yararı var yine biraz ama bizlerde o da yok..)biri sınavı kazanıyor başarılı oluyor diğerleri kazanamıyor bir nevi başarısız oluyor..sistem hakkında düşünmek insanın enerjisini düşürüyor..ama vaktin varken huzurlu şekilde çalış derim ben..hakketiğin gibi kazanacaksın ve çok başarılı bir öğretmen olacaksın..milli eğitim senin gibilere ihtiyacı var..bunu düşünerek çalış..

sevgiler.. seni seviyorum..


KEsinlikle, aylarca yalnızca bir sınava odaklanmak çok farklı birşey..Bi de ben uzun uzun çalışabilen bir insan olmadım hiç, o yüzden çok zorlandım.Ama şimdi son aylardayız, artık bu üç ayda dişimi sıkıp elimden geleni yapmayı, ondan sonra sonuca göre yeni adımlar atmayı seçtim bakalım.Bir ara başvurular yaptım çevirmenlik vs. için, ama düşündüm ki bunu daha sonra da yapabilirim.Ama bu sınava elimden geldiğince çalıştığımı düşünerek girmezsem bir sene daha bekleyecektim yeni bir fırsat için.

İnşallah, işte yalnızca başarılı olmaya odaklanarak bundan sonra asılacağım.Zaten bu aylarda pek çok insana rehavet çöküyor çalışmayı bırakıyorlar, bu aylarda çalışmayı bırakmamak önemli.


Bireyin kendisinin özveride bulunup gerçek anlamda çalışmasını gerektiren bir sınav haklısın..Allah yardım etsin herkese.Onca yıl okuduktan sonra dandirik bir sınav için bir sürü strese giriyor onca insan.Kazanan kazanamayan herkesin güzel kapılar açılır inşallah önünde.

Çok teşekkür ederim güzel sözlerin de motivasyon oldu benim için:) Zaten istediklerimi yapabildiğim şekilde çalışabileceğimi,kendi fırsatlarımı oluşturabileceğimi düşünüp mutlu olarak çalışma isteğimi artırıyorum.Başka türlü olmuyor:)

Hepimizin hakkında hayırlısı olsun inşallah.Sen de istediğin yerlere kolaylıkla girip, mutlu olursun umarım canım benim.Senin gibi çözüm odaklı,pozitif insanlara da ihtiyacı var ülkemizin.Ben de seni seviyorummm:)


Kucak dolusu sevgilerrr.
 


Yabancı dil eğitimi SOS veriyor

23:22 | 09 Nisan 2010

Abbas Güçlü Diyalog


Eğitimde çok büyük çelişkiler yaşanıyor. Bu konuda yüzlerce örnek sayılabilir ama iki örnek var ki bunların en çarpıcı olanı. İlki dershaneler, ikincisi ise yabancı dil.
İktidarın bu konuda kafası karma karışık. Başbakan dershaneleri “garabet“ olarak nitelendiriyor, bakanları ise dershanelere olan bağımlılığı azaltacağına daha da artırıyor. Benzer bir çelişki, yabancı dil konusunda da yaşanıyor. Başbakan Erdoğan ve pek çok bakanın AB konusundaki duyarlılığını ve yabancı dil konusundaki kararlılığını biliyoruz. Ama tıpkı dershaneler konusunda olduğu gibi bu konuda da ters köşe mantığı işliyor. Yabancı dil yaygınlaştırılıp geliştirileceğine, var olan da adeta yok edilmeye çalışılıyor.
Prof. Dr. Dilek Doltaş, daha önce Boğaziçi’nde, şimdi ise Doğuş Üniversitesi’nde görev yapan, konunun uzmanı hocalarımızdan biri. Bu konuda çalıştaylar düzenliyor, YÖK ve Talim Terbiye Kurulu arasında mekik dokuyor, diğer üniversitelerdeki meslektaşlarını ve kamuoyunu, yaşadıkları sıkıntılar konusunda sürekli uyarıyor.
Giderek küreselleşen dünyaya kolay entegre olacak dil bilen insan sayımız artacağına giderek azaltılıyor. Yabancı dile olan ilgi bilinçli bir şekilde köreltiliyor.
Anadolu liselerinde yabancı dille eğitimin kaldırılması, klasik liselerde yabancı dil derslerinin yok denecek kadar azaltılması ve en önemlisi de bu konudaki samimiyetin sorgulanır hale gelmesi, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin önüne çok acı bir fatura getirebilir.
Dilek Hoca ve arkadaşları ille de İngilizce diyenlerden değil. Önce sağlam bir Türkçe ve temel bilimler eğitimi, ardından da iyi bir yabancı dil diyenlerden. Dünü de bugünü de çok iyi biliyorlar. Dünyadaki örneklerin de fazlasıyla farkındalar. Bu yüzden, söylediklerine çok ama çok dikkat edilmesi gerekiyor.
En vahimi ise bu çok önemli konuyu anlatmak için başvurdukları Bakan Çubukçu’dan yılbaşından bu yana randevu alamamaları. Demek ki MEB’in gündeminde böyle bir konu yok. Oysa alarm zillerinin çaldığının çok somut örnekler var:..
...

Abbas Güçlü - Yabancı dil eğitimi SOS veriyor - Milliyet.com.tr

Sevgili phantomm,yukarıdaki yazıyı okuyunca en çok senin gibi
güzide bir öğretmen adayını ilgilendireceğini düşünerek yazınının
bir kısmını buraya kopyaladım.

Telif hakkı sorunu olmaz herhalde ilgili gazeteyle.
Yazının devamı ilgili bağlantıdan okunabilir.

Selamlar


Abbas Güçlü - Yabancı dil eğitimi SOS veriyor - Milliyet.com.tr
 
Çok teşekkür ediyorum pinnko.Sağolsun Abbas Güçlü böyle sıkıntılı konuları gün ışığına çıkarmaya çalışıyor.Kpss konusunda da çalışmaları oldu.İnşallah yazılanlar ve yapılanlar işe yarar.Mesleğe başladıktan sonra yapılanlara ben de daha çok destek vereceğim inşallah.Bu yazıdaki Dilek öğretmen gibi.. Gerçekten bunlar görmezden gelinen büyük sıkıntılar çünkü.İnşallah herşey çok çok daha güzel olacak duyarlı insanların sayesinde:)
 
Gerçekten bunlar görmezden gelinen büyük sıkıntılar çünkü.İnşallah herşey çok çok daha güzel olacak duyarlı insanların sayesinde:)

Tabi ki,her şey daha güzel olacak,duyarlı insanların sayesinde.
Selamlar
 
Merhaba günlük..Uzun zaman oldu di mi yine?Evde değildim seni de ihmal ettim.Aslında kendimi de ihmal ettim çok, itiraf ediyorum.Nasıl oldu hiç farketmedim zaman çok çabuk,günler çok yoğun geçiyor.KEndimi ne zaman boşladım hiç bilmiyorum.Yeniden nefessiz kalınca gördüm kendimden ne kadar uzaklaştığımı.

Hep böyle oluyor.Ne zaman kaçsam,kendimi görmezden gelsem sinyaller geliyor.

Şuan da bileklerimde sıkışmalar var.Kolumun yukarısına doğru çıkan ağrılar...

Hiç gülesim yok.Bugün zirvedeyim bu konuda.Yüzüm artık nasıl bir haldeyse evdekiler tuhaf tuhaf bakıyorlar.

Akşam odama çıktım.KEndimle konuştum, ağladım birazcık açıldım.

İster istemez sınav stresi yapıyorum.ÇAlışmalar fena değil ama çok yoğun çalışmam gerekiyor.Bir yönden iyi oluyor aslında kafamı başka şeylere takmıyorum ama bazen de biranda öle bir sıkıntı çöküyor ki bu kadar yoğun çalışmaktan dolayı, kendimi çok güçsüz hissediyorum istemediğim duygular yaşıyorum.Uzun zamandır gelmeyen şeyler geliyor aklıma,kafamdan attığım düşünceler yeniden kapımı çalıyorlar.Güçsüz hissederken de hepsini kucaklayasım geliyor ama direniyorum.Olumluya geçiyorum en sonunda.Yine de sağlığım bozuldu yeniden işte.Nefes alamamak kadar kötü birşey yok.Daha kötüsü de kendime bunu nasıl yaptım yeniden hiç bilmiyorum.Sanırım kendimi dinlemediğim yine tepkilerimi zamanında vermediğim için birikti herşey.Eskiden çok çok birikince bu duruma gelirdim ama.Sinirlerim baya yıpranmış galiba.


Kapanmış konular içimde yeniden filizlendi.Ve hiç gerek yokken kafamda büyüttüm durdum.KEndimi çok kaptırdım yoktan yere.

Neyse şu sınavı atlatınca rahat bir nefes alıcam.Sonuca odaklanmıyorum gerçi.Sürece odaklıyım şu an.Ama öğrenebildiğim kadar herşeyi öğrenmek istememin ve iyi şekilde hazırlanmış hissederek sınava girmek istememin verdiği sorumluluk duygusu ağır geliyor bazen.


Beni en çok sıkan şey kenarda köşede kalmış gibi hissetmek sanırım.Malum bu yıl tüm sene evdeydim.Ve dışarda geçirdiğim gün sayısı o kadar az ki..Herkesten herşeyden uzak kaldım.Herkes işe girdi,sözlendi, evlendi,bir yerlere gitti vs. Bense kendimi hala yerimde sayıyormuşum gibi hissediyorum.


Kendim işin içinden çıkamıycam.Çünkü eskisi gibi yatıp kalkıp hindiler gibi düşünmüyorum.İptalliyorum olumsuz düşünceleri, uzun uzadıya düşünüp kendimi bile bile üzmüyorum ama bir anda aklımdan bile geçse beni dibe vurduran düşünceler oluyor bazen.Sonrasında toparlıyorum hemen kendimi ama nafile..O tek düşünce yetiyo tüm vücudumun gerilmesine galiba.Yeniden doktora gitmek istiyorum ama ilaç filan da kullanmak istemiyorum.Sinirlerim daha kötüye gider diye de korkuyorum bir yandan ama normal bir psikolog da bana yardımcı olamıycak biliyorum.İyi bir terapi almak,çekirdekleri bulup herşeyi kökünden halletmek istiyorum artık.Çünkü ben yeterince derine inemiyorum galiba.Gitmek istediğim biri var ama çok uzakta.Bİr süredir kendi imkanlarımla aileme söylemeden gitmeyi düşündüm ama olmadı.Bugün düşündüm ki sonuçta bu benim sağlığımla alakalı,mutluluğumla alakalı.Böyle birşeyi neden bastırıyorum,erteliyorum ki?Sınavdan sonra gidicem inşallah.Kısmetse ve herşey umduğum gibi olursa yani.


Zaten hep böyle yapıyorum.Herşeyi kendim çözmeye halletmeye çalışıyorum.Kİmse benden yana sıkıntı duymasın diye.Off.

Yine de ben çok değerliyim bunu biliyorum çok şükür ki.Gerçekten.Eski olumsuz düşüncelerim yokladığında üzerinde dursam bile sonrasında bilinçli olarak düşünmediğim halde olsun ben değerliyim diyorum, sevdiğim yönlerim geliyor aklıma ve kendimi neden sevmem ve her daim kendime neden sarılmam gerektiğini -hem de kimsenin ne düşündüğünü hiç önemsemeden- hatırlıyorum.Yaptıklarım oldukça işe yarıyor demek ki ama tamamen yeterli değil.Buna da şükür..
 
canım içinde bulunduğun durumu çok iyi anlıyorum..insanın bazen bırakası bile geliyor..geçen hafta bir gün sebepsiz yere dersaneye gitmedim inanırmısın..bir yandan olumsuzluk yayan insanlarla uğraşıyorumm..vay sınav çok zor vay çok torpil oynuyor diye...az kaldı...yolun keyfini çıkaralım..imzalarınıda bir yere atalımda başarınca izi kalsın keyif alalım..sevgiler..
 
Doğrudur canım.Evet bu konuda olumsuzluk yayan bir sürü kişi var.Bazen bazı arkadaşlarım bile aynı şeyi yapıyor o yüzden onlarla görüşmek bile istemiyorum yani.Kısmette varsa nasılsa olucak ben elimden geleni yapayım da diyorum sadece.Ama bazen ister istemez bi sıkıntı alıyor işte.

Bi de benim sınav fobim mi var ne.Dün gece öss/yds zamanımda da böyle olduğum geldi aklıma.Elimde değil geriliyorum yahu.Halbuki önceye oranla şu an sonuçlardan çok daha bağımsız düşünebiliyorum ama...Şu adil mavişin sınav hipnozunu yeniden dinlemeye başlasam iyi olucak.


Savunma mekanizması olarakta farklı şeylere takılıp üzülüyorum heralde..Amann neyse, her ne ise geçip gidecek Allah'ın izniyle.


İnşallah güzel sonuçlar alıcaz..Rabbim hakkımızda hayırlısını versin.Evet bir sürü torpil,haksızlık var ama emeğimizin hakkını verecek olan herşeyi görüp biliyor.Bu işe maddi ve manevi yönden ihtiyacı olan o kadar çok insan var ki.. İnsanlar sonunda umutlarını yitiriyorlar.Çünkü kaç sene üst üste girip iyi sayılcak puanlar almalarına rağmen atamaları olmuyor.Emekleri boşa gittiği gibi,ailelerine çevrelerine karşı da mahçup hissediyorlar.İşe yaramaz hissediyorlar.Bu kpss olayını da yaşamayan bilemez gerçekten..
Ama inşallah herkesin ihtiyacı görülsün,burası olmasa bile sınava giren emek veren herkese güzel kapılar açılsın inşallah.Bunu o kadar yürekten istiyorum ki..
 
Phantomm bahsettiğin can sıkıntısı ya da hayatımızı durduğumuz düşüncesi bir süre herkeste olmuştur eminim, ben bu duraklamayı 3 sene sürdürdüm evet,3 sene..dershaneye gittim kazanamadım bidaha gittim ve bidaha gittim.. hayatım yok,hayatım durmuştu 3 sene boyunca..ve insanoğlu yüzlerce düşünceyi saniyelere sığdırırken bedenin buna eşlik edemeyip yerinde sayması ,içinden gelen tüm yaşam reflekslerini durdurup önünde rakamlara,kelimelere odaklanması o kadar zor oluyo ki..yalnız değilsin, inandığın bir şey için çabalıyosun ve bu sadece hayatının bi kesiti, yaşadığın sıkıntılı anları bile hoşgör normaldir bunlar,bende çok üzüldüm bazen sonsuzluğa çabalıyomuşum gibi gelirdi,ama geçti işte ..:) isteklerine ve hayallerine sahip çıktığın onları bırakmadığın sürece,gerçekleşeceği zamanında geleceğine inanıyorum ben.. emeklerinin karşılığını alman dileğiyle..
 
Ne güzel sen emeklerinin karşılığını almışsın buna çok sevindim.Darısı bizlere,şimdi hazırlananlara artık..İnşallah temenni ettiğin gibi olur, teşekkür ederim..

Önce dersaneye gitmeyi hiç istememiştim ama sonradan keşke gitseymişim dedim.En azından sürekli gidecek bir yerim olurdu.Ev dışında hani..4 sene hareketli bir hayattan sonra böyle herşeyin bir anda durması..Bi de uzun süre sürekli aynı duruma odaklanmak, özellikle bu bir sınavsa..Ve bunun dışında hayatında pek hareket yoksa gerçekten soyutlanmış hissediyorsun hakikaten.Hiç birşey olmuyor, hiçbir şey yürümüyormuş gibi.Bu sene inşallah kazanırım; ama olmazsa hem çalışıp hem dersaneye gidicem.Ama tabi şimdilik bu konuyu çok düşünmüyorum.Sadece başarılı olmaya odaklanıyorum, hazırlanırken ve sınav süresinde.Hayırlısı artık:)

 
Yeniden toparlanmak için istek varsa içinde, birazcık dağıtmış olmanın hiç bir zararı yok.


Üstelik o bile bir nimet gibi.Birşeyleri gözden geçirmek, yeniden kararlar almak için..


Ben galiba güçlü olmayı duygulardan arınmış olmak gibi birşey mi algılıyordum içten içe ne.. Çünkü son zamanlarda yani kendimi toparladım dediğim zamanlarda, bazı konularda yine duygularımı bastırmış olduğumu gördüm.Açık bir kapı bırakıp, görülcek bir hesaptan dolayı mutlu hissetmişim biraz sanki.


Dağıldığımda görebildim ancak, parçalar içinde bunu bulunca.. O yönden dağılmak gerçek bir nimet oldu benim için.


Önceden incelemediğim parçaları analiz ettim bu kez.Hem kendime ait incelenmemiş parçalar, hem de başkalarının bende kalan incelenmemiş parçaları.



Ve birazcık daha özgürleştim işte.


Ve daha sağlam, daha yüksek bir kule inşa ettim.Daha yakından tanıdığım parçaları daha ekonomik kullanarak, neyin nerde olması gerektiğini daha iyi bilerek..


Yeniden dağılabilme ihtimali ise korkutmuyor beni artık.Evet dağılabilirim, nasılsa yeniden toparlanabileceğimi biliyorum.Bunun yolunu da biliyorum.Dağılmak bir zayıflık değil bunu biliyorum.

Bu defa bunu gerçekten başardım.Üzüldüm üzüldüm, üstüne düşünmedim hiç çünkü düşünsem zayıflık göstermiş olacağımı düşünüyordum.Ama bu daha büyük bir zayıflık galiba.En sonunda oturup kendimle konuşunca ve bastırdığım gözyaşlarımı koyverince, yeni mutluluklar koyabileceğim boşluklar açıldı kalbimde.İyi olmayı gerçekten isteyince şak diye geliyor aslında iyilik hali.


Sonra birden geçmişte aynı konular üzerinde ne tarz düşündüğüm ve hissettiğimi hatırladım ve birdenbire o duygu ve düşüncelere yeniden adapte oldum.Yalnızca kanal değiştirmeyi unutmuşum meğerse.Bu kadar kolaymış.Sanırım bu iniş çıkışları kendim nasıl idare edebilirim öğrendim artık.

Şükürler olsun.
 
canım şu sınav telkini vardıya ben kaybettim banada yollarmısın...........
insan unutu veriyor bazen öğrendiklerini bir sallantı gerekiyor..bir cümle yada bir kuş sesi..tekrar hatırlamak ve ayağa kalkmak için bir bahane..
 
Phantomm bu durumdan ders çıkarabilmeni tebrik ediyorum.Bir örneksin.Bu yazdığın düşünceler çok hoşuma gitti.Doğru yoldasın seni kutluyorum.


Herşeyden ders çıkarmaya çalışıyorum görebildiğim, anlayabildiğim kadarıyla:)Teşekkür ederim canım benim..


canım şu sınav telkini vardıya ben kaybettim banada yollarmısın...........
insan unutu veriyor bazen öğrendiklerini bir sallantı gerekiyor..bir cümle yada bir kuş sesi..tekrar hatırlamak ve ayağa kalkmak için bir bahane..

Ben yarın yine gidiyorum yüsracım, inşallah sabah msnde karşılaşırsak göndereyim sana.Çünkü uzun olduğundan maile yükleyemiyorum.Olmazsa kardeşime söylerim o yollar sana ben yokken.

Kesinlikle, tüm güzellikleri unutmuştum kısa bir zamanda ama yeniden iyi olmayı seçince hemencecik iyi oluverdim.Üstelik mutluluk ve iyi olma halimi üzerine inşa ettiğim bilgi ve olaylar bütünler halinde,örgütlü olarak açığa çıktı ve aniden enerjimde yükselme oldu.Çok ilginçti:) Demek ki önceden yaptığım herşeyle, her onamamla, her çalışmamla iyi bir temel atmışım.Yani güzel olan şeyler de kaybolmuyor.Bunu görmek beni çok mutlu etti.

Herkesin istediği mutluluğa istediği zamanda ulaşması dileğiyle..
 
Yİne uzun zaman oldu galiba yazmayalı.Tekrardan merhaba günlüğüm.

Yazmaya devam etme konusunda kararsızdım açıkçası..Fakat buraya yazmak gelişimimin bir parçası,tamamlayıcısı,destekleyicisi vs. vs. gibi sanki.Aldığım olumlu yorumlar da yazmam yönünde beni desteklediği için devam etme kararı aldım şimdilik.

Eveeet.Tabi ki hayatımdaki en büyük değişim kps sınavını atlatmak oldu (= İtiraf etmem gerekirse son bir ayda yani asıl asılacağımı düşündüğüm zamanda işi savsakladım başka hayallere daldığım için.Buna rağmen özellikle genel kültür yetenek kısmım çok iyi geçti.Eğitim her zaman yapabildiğimden daha düşük ama aldığım duyumlara göre kimseninki çok parlak değil.Tabi ki herkes emeğinin karşılığını alsın inşallah gönlümde yatan budur.Ama başkalarına göre belirlendiği için birşeyler bu yönde düşünmek durumunda kalıyor insan.

Zaten öğretmenlik olmazsa çeşitli kurumlarda çevirmenlik için başvuru yapacağım, ki bu bana daha cazip geliyor aslnda.Bunun için de kpss3 puanımın yani g. yetenek kültür puanımın iyi olması gerekiyordu, çok şükür iyi gelecek inşallah.

O da olmadı daha başka alternatifler de var, yani inşallah bu sene bir işim oluyor.

Aslında bu konuda kendimi çok sıktığımı farkettim.Sanki 10 senedir sınava giriyorum kazanamıyorum gibi strese sokmuşum kendimi resmen.Ve kazanmayı çok büyük bir sorun ve zorunluluk olarak gördüğüm için mutluluğu hep sınav sonrasına ertelemiştim.Bunu farkettiğimde herşey daha kolaylaştı sanki, alternatifleri daha iyi görebilir ve onlara daha samimi bir şekilde inanabilir oldum.Zaten daha yaşım ne.. Bazen kendimize hiç haketmediğimiz şekilde davranabiliyoruz maalesef.

Zaten "iş" benim mutluluğuma mutluluk katmak için gelmeyecek mi hayatıma?İşte bunu unutmuşum.O olmazsa mutlu olamayacaksın, ona mecburmuşsun gibi düşününce herşey çok zorlaşıyor.

Sınava da bu düşüncelerle girdim ve her zaman en hayırlısı için dua ettim.Bakalım şimdi neler olucak?Tek bildiğim ne olursa olsun yepyeni bir hayat var artık önümde.


Bu arada sınava çalışmayı savsakladığım günlerde zero limiti okudum.Tabi ki o efsane dört cümleyi herkes biliyor artık.Ben de biliyordum ve kullanıyordum da ama sanki çok inanmıyordum o kadar mucizevi etkiler oluşturabileceklerini.Okuduğumda daha iyi özümsedim öğretiyi ve çok daha somutlaştı, çok daha güvenilir oldu benim için.Çok basit olduğu için inanılmaz sevilesi birşey zaten.

İstediğinde her yol mutluluğa gider aslında, ama zero limit kenarları rengarenk çiçeklerle süslü aydınlık bi patika gibi.


"Lütfen beni affet.
Özür dilerim.
Teşekkür ederim.
Seni seviyorum."


 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst