- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Ventilasyon kapasitesi, öncelikle akciğerlerin hacmine, ikincil olarak hava akımına karşı havayollarındaki dirence, üçüncül olarak da toraks ve akciğerlerin kompliyansına yani elastisitesine veya gerilebilme kapasitesine bağlıdır. İnspirasyon aktif bir olaydır ve inspirasyon kaslarını oluşturan diyafragma ve dış interkostal kasların kontraksiyonu ile yürütülür. Diyafragmanın kasılması toraksı dikey, dış interkostal kasların kasılması toraksı ön-arka ve yatay çaplarda genişletir. İnspirasyonun yardımcı kasları, skalen ve sternokleidomastoid kaslarıdır. Birinciler ilk iki kostayı, ikinciler sternumu yükseltir. Bu kaslar, sakin solunumda görev yapmazlar; fakat efor halinde ve dispnede şiddetli kontraksiyon yaparlar. İnspirasyonun diğer yardımcı kasları burun, boyun ve başın küçük kaslarıdır. Ekspirasyon işlemi ise inspirasyonun tersine normal istirahat halinde pasif olarak gerçekleşir yani toraks ve akciğerler esnek yapılar olduklarından, inspirasyonun bitmesi ile kendi elastikiyetleri nedeniyle spontan olarak eski hallerine dönerler ve böylece plevra ve alveol basınçlarının yükselmesi ile, inspirasyonda akciğerleri dolduran hava da hava yollarından tekrar dışarı atılır. Eforda, istemli hiperventilasyonda ve dispne hallerinde ekspirasyon kaslarının da solunum işlemine katılmaları ile ekspirasyon aktif olur. Ekspirasyon kaslarının en önemlileri, abdominal kaslardır; bunların kasılması ile intraabdominal basınç yükselerek diyafragma yukarı doğru itilir. İç interkostal kaslar, aktif ekspirasyonda kostaları aşağıya doğru çekerek toraks içi hacmi küçültmeye çalışırlar. Fizyolojik olarak, ekspirasyon inspirasyondan daha uzundur. Ancak klinikte oskültasyon bulgusu olarak inspirasyon sesi daha uzun duyulur
