- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
İş
hayatı, ev, çocuklar, ödenecek fatura, kredi kartı borçları ve okul taksitleri
gibi şeyler, büyük şehirlerde yaşayanlarımız için kalabalık, trafik, gürültü,
ekonomik sorunlar derken bu kadar koşuşturmaca arasında kendimize, hobilerimize
ve en önemlisi sevdiklerimize yeteri kadar zaman ayıramamak yaşantımızda gün
geçtikçe artan bir stres faktörünün oluşmasına zemin hazırlamaktadır.Aslında stres bir hastalık değildir ve kontrol altında tutulduğunda yeni
alternetifler yaratmak konusunda düşünmeye sevk edici, aynı zamanda hayatı daha
üretken hale getirmek için motive edicidir.Ancak aşırı stres zihinsel, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı olumsuz yönde
etkileyen bir tehdit unsurudur. Yoğun ve uzun süreli stres altındayken dolaşım
sistemine adrenalin ve stres hormonları salgılanır, bu hormonlar kalp
hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, bağışıklık sisteminin
zayıflaması gibi sağlık açısından risk yaratabilecek problemlere neden
olabilirler.Ayrıca aşırı stres altındaki kişilerde yeme- içme bozuklukları, uykusuzluk,
huzursuzluk, sinirlilik, iştah kaybı ya da aşırı yeme eğilimleri, sigara ve
alkol bağımlılığının artması, konsantrasyon eksikliği, isteksizlik, sürekli
yorgunluk, gibi iş ve sosyal yaşantımızı son derece olumsuz etkileyecek
belirtiler de görülmektedir.İnsanları strese sokan faktörler ve bunlarla mücadele yöntemleri kişiden kişiye
göre değişiklik gösterse de, genellikle hayatımızda alışık olmadığımız ve ilk
kez karşılaştığımız olaylar evlilik, boşanma, hamilelik, doğum yapmak, sevilen
birinin ölümü, sağlık problemleri, işten çıkarılma, yeni bir ortama adapte
olmayı gerektiren yeni bir işe girme, farklı bir şehir ya da ülkeye taşınmak
çoğu insan üzerinde strese yol açmaktadır.Ayrıca hipertiroid, aşırı hareketsizlik ve kötü beslenme gibi unsurların da
strese yol açtığı göz önünde bulundurulmalıdır.Stresten Korunmak İçin: ******
Dengeli
ve sağlıklı bir beslenme programı uygulayın
Fazla kilonuz olduğunu
düşünüyorsanız ki bu da sizin görüntünüzden ve giyim şeklinizden hoşnut
olmamanıza yol açacağı için, ayrıca hareket kapasitenizi sınırlayacağı için
sizi strese sokacaktır. Bu konuda bir diyetisyene müracaat ederek yardım
almalısınız. Kesinlikle sizin vücut yapınıza uygun olmayan ve çok düşük
kaloroli şok diyetler uygulamayın.
Beslenmenizde
omega 3 ve omege 6 yağ asitleri açısından zengin olan balık, protein
açısından zengin olan et ve süt ürünlerine, seratonin hormonu salgılanmasına
yardımcı olan karbonhidratlara ve lifli gıdalara özellikle yer verin.
Hergün düzenli
olarak 1,5 lt kadar su tüketin ve özellikle stres altındayken terlemeden
dolayı su kaybını ve ağız kuruluğunu önlemek için su için.
Haftada 3 gün
egzersiz yapın, en azından 1 saat kadar yürüyün . Özellikle açık havada
yapılacak egzersizler stresle başa çıkmada etkili olan hormonların
salgılanmasına yardımcı olur.
Hergün çok geç
saatlerde olmamak kaydıyla belirli bir saatte yatmayı ve sabahları belirli
bir saatte kalkmayı alışkanlık haline getirin. Uykunuzu yeterince aldığınıza
emin olun.
Hatta daha
kaliteli bir uyku için yatmadan önce ılık bir duş alın, sıcak bir bardak süt
ya da bitki çayı için, rahatlatıcı müzik dinleyin ya da hoşunuza gidecek
birşeyler okuyun. İşle veya ertesi gün yapacaklarınızla ilgili hiçbir şey
düşünmeyin.
Çok yoğun bir
tempoda çalışıyorsanız, belirli aralıklarla mola verin, dik oturun,
gözlerinizi kapatın ve 10 dakika kadar zihninizi boşaltın. Sevdiğiniz
şeyleri ve olmak istediğiniz bir yeri hayal edin. Belirli aralıklarla iş
yerinde dolaşın, yürüyün ya da merdiven inip çıkın bu kan dolaşımınızın
harekete geçmesine yardımcı olacaktır.
Ne olursa olsu
eve iş getirmeyin.
Eşinize,
sevdiklerinize, çocuklarınıza mutlaka zaman ayırın. Bu süreleri dolu dolu,
kaliteli bir şekilde geçirin. Aile birliğinin korunmasına ve aile bağlarının
güçlendirilmesine önem verin. Düzenli aralıklarla aile büyüklerinizi arayın
ve ziyaret edin.
Gün içinde
kendinize ve hobilerinize zaman ayırın. Bu kitap okumak yada müzik dinlemek,
yürüyüş yapmak, sevdiğiniz bir arkadaşınızla bir kafede oturup sohbet etmek
de olabilir.
Evde ya da iş
yerinde yapabileceğinizden fazla sorumluluk almayın. İşlerinizi daima
aciliyet ve önem sırasına göre yapın kimse aynı anda herşeye birden
yetişemez. Zamanınızı iyi kullanın gerek evde gerek iş yerinde günlük ve
haftalık plan ve programlar yapmak size yardımcı olacaktır.
"Hayır"
diyebilmeyi başarmalısınız. En yakınlarımız bile bazen içinde bulunduğumuz
stresi ve koşturmacayı gözardı ederek çok talepkar ya da bencil olabilirler.
Gerak evde
gerek iş yerinde eğer ihtiyacınız varsa mutlaka yardım, destek isteyin. Siz
bunu dile getirmedikçe insanların farketmesini beklemeyin.
Sizi zorlayan,
samimiyetine inanmadığınız ve size keyif vermeyen kişilerle bir arada
olmayın. Bu eskiden çok samimi olmanıza rağmen şimdi size hiçbirşey ifade
etmeyen bir okul arkadaşınız bile olabilir.
İnsanların boş
yere vaktinizi çalmasına izin vermeyin.
Sizin için
stres kaynağı olan olaylara ya da öfkelendiren durumlara farklı açılardan
bakmayı deneyin. Neden sonuç ilişkileri üzerinde düşünün. İnsan
İlişkilerinde empati kurabilmeyi öğrenin. Unutmayın her zaman biz haklı
olamayız.
Stresiniz ve
öfkeniz ile başa çıkmayı öğrenin. Acele karar vermeyin, nefes alma
tekniklerini deneyerek sakinleşmeye çalışın, sonradan pişman olacağınız
sözler sarf etmeyin. Gerekirse bir süre bulunduğunuz ortamı terk edin ve
sakin kafa ile durumu yeniden değerlendirin.
İyimser
olmayı, gülümsemeyi ve esprili olmayı ihmal etmeyin.
Sıkıntılı
anlarınızda başarılarınızı kendinize hatırlatın ve gelecek için neler yapmak
istediğinizi liste yaparak planlayın.
Unutmayın ki
şu anda sizi çok üzen ya da kızdıran bir olayı bir yıl sonra muhtemelen
hatırlamıyor olacaksınız.
Geçmişte
olanlarla çok fazla uğraşmayın. Gelecek için planlar yapın ancak bunun için
kafanızı çok yormayın. En önemlisi içinde bulunduğunuz anı yaşayın.
Belirli
aralıklarla tatile çıkın. Özellikle doğa ile içiçe olabilecek imkanlar
yaratın.
İnançlarınızı
güçü tutun. Bu iç huzurunuz açısından önemlidir.
İhtiyacı
olanlara maddi, manevi yardım edin. Bu sizin kendi gözünüzdeki değerinizi
arttıracaktır.
Her yolu
denemenize rağmen stresiniz ile başa çıkamıyorsanız mutlaka bir uzman
psikolog veya psikiyatristten yardım alınız.
Not: Bu yazı bir çeviri ve derlemedir.
LAVINIA / Etiler
(0212) 284 83 24 ve 269 28 41
www.lavinia.com.tr
******
hayatı, ev, çocuklar, ödenecek fatura, kredi kartı borçları ve okul taksitleri
gibi şeyler, büyük şehirlerde yaşayanlarımız için kalabalık, trafik, gürültü,
ekonomik sorunlar derken bu kadar koşuşturmaca arasında kendimize, hobilerimize
ve en önemlisi sevdiklerimize yeteri kadar zaman ayıramamak yaşantımızda gün
geçtikçe artan bir stres faktörünün oluşmasına zemin hazırlamaktadır.Aslında stres bir hastalık değildir ve kontrol altında tutulduğunda yeni
alternetifler yaratmak konusunda düşünmeye sevk edici, aynı zamanda hayatı daha
üretken hale getirmek için motive edicidir.Ancak aşırı stres zihinsel, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı olumsuz yönde
etkileyen bir tehdit unsurudur. Yoğun ve uzun süreli stres altındayken dolaşım
sistemine adrenalin ve stres hormonları salgılanır, bu hormonlar kalp
hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, bağışıklık sisteminin
zayıflaması gibi sağlık açısından risk yaratabilecek problemlere neden
olabilirler.Ayrıca aşırı stres altındaki kişilerde yeme- içme bozuklukları, uykusuzluk,
huzursuzluk, sinirlilik, iştah kaybı ya da aşırı yeme eğilimleri, sigara ve
alkol bağımlılığının artması, konsantrasyon eksikliği, isteksizlik, sürekli
yorgunluk, gibi iş ve sosyal yaşantımızı son derece olumsuz etkileyecek
belirtiler de görülmektedir.İnsanları strese sokan faktörler ve bunlarla mücadele yöntemleri kişiden kişiye
göre değişiklik gösterse de, genellikle hayatımızda alışık olmadığımız ve ilk
kez karşılaştığımız olaylar evlilik, boşanma, hamilelik, doğum yapmak, sevilen
birinin ölümü, sağlık problemleri, işten çıkarılma, yeni bir ortama adapte
olmayı gerektiren yeni bir işe girme, farklı bir şehir ya da ülkeye taşınmak
çoğu insan üzerinde strese yol açmaktadır.Ayrıca hipertiroid, aşırı hareketsizlik ve kötü beslenme gibi unsurların da
strese yol açtığı göz önünde bulundurulmalıdır.Stresten Korunmak İçin: ******
Dengeli
ve sağlıklı bir beslenme programı uygulayın
Fazla kilonuz olduğunu
düşünüyorsanız ki bu da sizin görüntünüzden ve giyim şeklinizden hoşnut
olmamanıza yol açacağı için, ayrıca hareket kapasitenizi sınırlayacağı için
sizi strese sokacaktır. Bu konuda bir diyetisyene müracaat ederek yardım
almalısınız. Kesinlikle sizin vücut yapınıza uygun olmayan ve çok düşük
kaloroli şok diyetler uygulamayın.
Beslenmenizde
omega 3 ve omege 6 yağ asitleri açısından zengin olan balık, protein
açısından zengin olan et ve süt ürünlerine, seratonin hormonu salgılanmasına
yardımcı olan karbonhidratlara ve lifli gıdalara özellikle yer verin.
Hergün düzenli
olarak 1,5 lt kadar su tüketin ve özellikle stres altındayken terlemeden
dolayı su kaybını ve ağız kuruluğunu önlemek için su için.
Haftada 3 gün
egzersiz yapın, en azından 1 saat kadar yürüyün . Özellikle açık havada
yapılacak egzersizler stresle başa çıkmada etkili olan hormonların
salgılanmasına yardımcı olur.
Hergün çok geç
saatlerde olmamak kaydıyla belirli bir saatte yatmayı ve sabahları belirli
bir saatte kalkmayı alışkanlık haline getirin. Uykunuzu yeterince aldığınıza
emin olun.
Hatta daha
kaliteli bir uyku için yatmadan önce ılık bir duş alın, sıcak bir bardak süt
ya da bitki çayı için, rahatlatıcı müzik dinleyin ya da hoşunuza gidecek
birşeyler okuyun. İşle veya ertesi gün yapacaklarınızla ilgili hiçbir şey
düşünmeyin.
Çok yoğun bir
tempoda çalışıyorsanız, belirli aralıklarla mola verin, dik oturun,
gözlerinizi kapatın ve 10 dakika kadar zihninizi boşaltın. Sevdiğiniz
şeyleri ve olmak istediğiniz bir yeri hayal edin. Belirli aralıklarla iş
yerinde dolaşın, yürüyün ya da merdiven inip çıkın bu kan dolaşımınızın
harekete geçmesine yardımcı olacaktır.
Ne olursa olsu
eve iş getirmeyin.
Eşinize,
sevdiklerinize, çocuklarınıza mutlaka zaman ayırın. Bu süreleri dolu dolu,
kaliteli bir şekilde geçirin. Aile birliğinin korunmasına ve aile bağlarının
güçlendirilmesine önem verin. Düzenli aralıklarla aile büyüklerinizi arayın
ve ziyaret edin.
Gün içinde
kendinize ve hobilerinize zaman ayırın. Bu kitap okumak yada müzik dinlemek,
yürüyüş yapmak, sevdiğiniz bir arkadaşınızla bir kafede oturup sohbet etmek
de olabilir.
Evde ya da iş
yerinde yapabileceğinizden fazla sorumluluk almayın. İşlerinizi daima
aciliyet ve önem sırasına göre yapın kimse aynı anda herşeye birden
yetişemez. Zamanınızı iyi kullanın gerek evde gerek iş yerinde günlük ve
haftalık plan ve programlar yapmak size yardımcı olacaktır.
"Hayır"
diyebilmeyi başarmalısınız. En yakınlarımız bile bazen içinde bulunduğumuz
stresi ve koşturmacayı gözardı ederek çok talepkar ya da bencil olabilirler.
Gerak evde
gerek iş yerinde eğer ihtiyacınız varsa mutlaka yardım, destek isteyin. Siz
bunu dile getirmedikçe insanların farketmesini beklemeyin.
Sizi zorlayan,
samimiyetine inanmadığınız ve size keyif vermeyen kişilerle bir arada
olmayın. Bu eskiden çok samimi olmanıza rağmen şimdi size hiçbirşey ifade
etmeyen bir okul arkadaşınız bile olabilir.
İnsanların boş
yere vaktinizi çalmasına izin vermeyin.
Sizin için
stres kaynağı olan olaylara ya da öfkelendiren durumlara farklı açılardan
bakmayı deneyin. Neden sonuç ilişkileri üzerinde düşünün. İnsan
İlişkilerinde empati kurabilmeyi öğrenin. Unutmayın her zaman biz haklı
olamayız.
Stresiniz ve
öfkeniz ile başa çıkmayı öğrenin. Acele karar vermeyin, nefes alma
tekniklerini deneyerek sakinleşmeye çalışın, sonradan pişman olacağınız
sözler sarf etmeyin. Gerekirse bir süre bulunduğunuz ortamı terk edin ve
sakin kafa ile durumu yeniden değerlendirin.
İyimser
olmayı, gülümsemeyi ve esprili olmayı ihmal etmeyin.
Sıkıntılı
anlarınızda başarılarınızı kendinize hatırlatın ve gelecek için neler yapmak
istediğinizi liste yaparak planlayın.
Unutmayın ki
şu anda sizi çok üzen ya da kızdıran bir olayı bir yıl sonra muhtemelen
hatırlamıyor olacaksınız.
Geçmişte
olanlarla çok fazla uğraşmayın. Gelecek için planlar yapın ancak bunun için
kafanızı çok yormayın. En önemlisi içinde bulunduğunuz anı yaşayın.
Belirli
aralıklarla tatile çıkın. Özellikle doğa ile içiçe olabilecek imkanlar
yaratın.
İnançlarınızı
güçü tutun. Bu iç huzurunuz açısından önemlidir.
İhtiyacı
olanlara maddi, manevi yardım edin. Bu sizin kendi gözünüzdeki değerinizi
arttıracaktır.
Her yolu
denemenize rağmen stresiniz ile başa çıkamıyorsanız mutlaka bir uzman
psikolog veya psikiyatristten yardım alınız.
Not: Bu yazı bir çeviri ve derlemedir.
LAVINIA / Etiler
(0212) 284 83 24 ve 269 28 41
www.lavinia.com.tr
******
