- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Anne ve baba adaylarını 40 hafta boyunca en çok
düşündüren konuların başında doğum şeklinin nasıl
olacağı gelmektedir. Özellikle ilk gebelik tecrübesini
yaşayan çiftler etrafında tecrübeli saydıkları kişiler
tarafından yöneltilmekte ve çoğu kez yanlış
bilgilendirilmektedirler.
Normal doğum ya da sezaryen; her ikisi de masum değildir.
Her iki yöntemin de avantaj ve dezavantajları vardır.
Normal Doğum
Normal doğum milyonlarca yıldır bütün memeli varlıkların
soylarını devam ettirmekte kullandıkları yöntemdir. En
önemli avantajı normal ve fizyolojik olmasıdır.Doğum
sonrası anne birkaç saat içinde normal aktivitesine
dönebilmekte çok kısa sürede bebeğini emzirmeye
başlayabilmektedir. Normal doğumu takiben gebelik öncesi
yaşantısına hemen dönebilmekte ve hastanede kalış süresi
son derece kısa olmaktadır.
Bebek açısından ise avantajı doğum esnasında sıkışıp
büzüşen bebeğin akciğerlerinin soluk alıp vermeye daha
hazırlıklı olmasıdır. Ayrıca anne ve bebek arasında
duygusal temas daha kısa sürede ve güçlü başlamaktadır.
Bu avantajlarının yanı sıra normal doğum bazı riskleri
de beraberinde taşımaktadır. Bunların en başında tamamen
normal seyreden bir doğumun bile her an problem geliştirmeye
müsait olmasıdır.Herşey yolunda giderken birden bebek strese
girebilir, kalp atımları yavaşlayabilir, hatta kaybedilebilir.
Bu nedenle normal doğum mutlaka hastane koşullarında ve en
kısa sürede sezaryene gecilebilecek bir ortamda
yapılmalıdır. Özellikle ülkemizde her yıl binlerce kadın
evde doğum yapmakta ve pek çoğunda sorun yaşanmamaktadır.
Ancak topluma günümüzde pek yansımayan doğum sırasında
anne ve bebek ölümleri hala daha büyük bir sorun olarak
karşımızda durmaktadır.
Bunun dışında normal doğumda en çok korkulan
komplikasyonlardan biri de bebeğin omuzunun taklılmasıdır.
Burada bebeğin başı doğduktan sonra, omuzları annenin
kemiklerine takılmakta ve büyük olasılıkla bebek
kaybedilmektedir. Son derece nadir görülen bu komplikasyon son
derece üzücü bir durumdur.
Ayrıca doğum esnasında eylemin fazla uzaması bebeğin
oksijensiz kalmasına ve daha sonra gerek zeka gerekse motor
fonkisyonlarında geriliğe neden olabilmektedir.
Anne açısından önemli bir risk ise doğum esnasında
oluşabilen yırtıklardır. Bu yırtıklar dikişli tabir edilen
doğumlarda bile nadiren de olsa görülebilmekte ve ileride
dışkı tutmada sorunlara yol açabilmektedir. Annenin
barsakları ile vajinası arasında açılabilecek milimetrik
pencereler bile vajinadan dışkı gelmesine neden olabilmekte ve
bu durumun tedavisi aylarca sürebilecek uzunlukta ve birden
fazla sayıda ameliyat ile mümkün olabilmektedir.
Normal doğuma bağlı olarak gelişebilecek mesane sarkması
ileride ancak bir ameliyat ile düzeltilebilecek idrar kaçırma
şikayetlerine yol açabilir. Oldukça ürkütücü görünen bu
komplikasyonlar son derece nadir ortaya çıkmaktadır.
Anneleri normal doğumdan uzaklaşmaya iten diğer nedenlerden
bazıları da psikolojik kökenlidir. Özellikle ilk defa bebek
dünyaya getirecek anne adaylarında zaman zaman 12 saate kadar
sürebilen doğum sancıları büyük korku yaratmaktadır. Ancak
günümüzde oldukça popülerite kazanan ağrısız doğum bu
korkuları ortadan kaldırmaktadır.
Anne adaylarını endişelendiren başka bir durumda doğum
eyleminin ne zaman başlayacağının önceden bilinememesidir.
Doğumun uygunsuz zaman ve ortamlarda başlayacağı ve
dolayısı ile hastaneye yetişememe veya doktoruna ulaşamama
korkusu anne adaylarını sezaryene yöneltmektedir. Ancak bu
korkular anne adayının doktoru ile önceden her türlü
olasılığı tartışması ile ortadan kaldırılabilir.
Sezaryen
Sezaryen anne karın boşluğuna girilerek rahimin açılması ve
bebeğin bu şekilde doğurtulmasıdır. Son yıllarda sezaryen
doğumlarda çok büyük bir artış göze çarpmaktadır. Bu
artışta en önemli faktör anne adaylarının normal doğumdan
korkması ve kendilerinin sezaryen olmayı istemeleridir.
Sezaryenin en önemli avantajı bebek açısından riskleri en
aza indirmesidir. Sezaryen doğumda yukarıda normal doğumda
bahsedilen risklerin hemen hemen hepsi bertaraf edilmektedir.
Ancak sezaryen ile doğan bebeklerde doğum sonrası ilk birkaç
günde solunum sıkıntısı gelişme olasılığı biraz daha
fazladır. Buna karşılık sezaryen ile doğum anne açısından
normal doğuma kıyasla daha problemlidir.
Genel anestezi riski çok düşük de olsa bulunmaktadır. Bu
risk epidural anestezi ile ortadan kaldırılabilir. Ameliyat
sonrası hastanın kendine gelmesi ve bebeğini emzirmeye
başlaması 2-3 saati almakta, annenin ağzıdan beslenmeye
başlaması ise ortalama 6-8 saat sonra olmaktadır. Genelde
ameliyat sonrası 2 ya da 3 gün hastanede yatması gereken
annenin ameliyattan 6-8 saat sonra ayağa kalkıp dolaşmaya
başlaması normal doğuma göre biraz daha problemli
olmaktadır.
Hastanın normal hayatına dönmesi genelde 3-4 gün kadar
sürmektedir. Ameliyat sonrası PCA kullanılmadığında ilk
birkaç saat oldukça ağrılı geçmektedir. Ayrıca yine
ameliyattan sonra kişinin en az 6 hafta ağır işlerden
kaçınması uygun olur.
Uzun dönemde ise dikiş yerlerinde zaman zaman ağrılar
olması ve karın içinde ameliyat bağlı yapışıklıklar
sezaryenin diğer komplikasyonlarıdır.
Her iki doğum şeklinde ortak olan komplikasyon ise
enfeksiyon riskidir. Normal doğum ya da sezaryen olsun dikiş
bulunan yerlerde enfeksiyon riski her zaman mevcuttur. Bazı
durumlarda sezaryen kaçınılmaz olmakla birlikte doğum
şeklinin ne olacağına karar verirken çok katı olunmamalı
hasta ile doktor karşılıklı görüşerek avantaj ve
dezavantajları birarada değerlendirmeli ve her hasta için
ayrı ayrı karar vermelidirler.Örneğin daha önceden doğum
yapmış ve fazla iri olmayan bir bebeği olan anne adayında
herşey yolunda giderken sezaryen için ısrarcı olmak ne kadar
yanlış ise iri bir bebeği olan ya da kemik yapısı dar olan
bir anne adayının normal doğumda ısrarcı olması da o derece
yanlıştır.
[/b]
Bu yazı ilginizi çektiyse aşağıdaki
yazıları da okumanızı öneririm
•******Sezaryen
- Genel bilgiler
•******Sezaryen aşamalarıAnkete katılın: Tercih
ettiğiniz doğum şekli nedir?
Geri
10 Şubat 2008
Saat: 14:20
UYARI
Çin
Malı ürünlere dikkat !
Unutmayın!
Çalışan
anne adayları: Doğum
öncesi iznine ayrılmak için yapmanız gereken
işlemleri unutmayın
Kaynak: Dr. Mumcu
düşündüren konuların başında doğum şeklinin nasıl
olacağı gelmektedir. Özellikle ilk gebelik tecrübesini
yaşayan çiftler etrafında tecrübeli saydıkları kişiler
tarafından yöneltilmekte ve çoğu kez yanlış
bilgilendirilmektedirler.
Normal doğum ya da sezaryen; her ikisi de masum değildir.
Her iki yöntemin de avantaj ve dezavantajları vardır.
Normal Doğum
Normal doğum milyonlarca yıldır bütün memeli varlıkların
soylarını devam ettirmekte kullandıkları yöntemdir. En
önemli avantajı normal ve fizyolojik olmasıdır.Doğum
sonrası anne birkaç saat içinde normal aktivitesine
dönebilmekte çok kısa sürede bebeğini emzirmeye
başlayabilmektedir. Normal doğumu takiben gebelik öncesi
yaşantısına hemen dönebilmekte ve hastanede kalış süresi
son derece kısa olmaktadır.
Bebek açısından ise avantajı doğum esnasında sıkışıp
büzüşen bebeğin akciğerlerinin soluk alıp vermeye daha
hazırlıklı olmasıdır. Ayrıca anne ve bebek arasında
duygusal temas daha kısa sürede ve güçlü başlamaktadır.
Bu avantajlarının yanı sıra normal doğum bazı riskleri
de beraberinde taşımaktadır. Bunların en başında tamamen
normal seyreden bir doğumun bile her an problem geliştirmeye
müsait olmasıdır.Herşey yolunda giderken birden bebek strese
girebilir, kalp atımları yavaşlayabilir, hatta kaybedilebilir.
Bu nedenle normal doğum mutlaka hastane koşullarında ve en
kısa sürede sezaryene gecilebilecek bir ortamda
yapılmalıdır. Özellikle ülkemizde her yıl binlerce kadın
evde doğum yapmakta ve pek çoğunda sorun yaşanmamaktadır.
Ancak topluma günümüzde pek yansımayan doğum sırasında
anne ve bebek ölümleri hala daha büyük bir sorun olarak
karşımızda durmaktadır.
Bunun dışında normal doğumda en çok korkulan
komplikasyonlardan biri de bebeğin omuzunun taklılmasıdır.
Burada bebeğin başı doğduktan sonra, omuzları annenin
kemiklerine takılmakta ve büyük olasılıkla bebek
kaybedilmektedir. Son derece nadir görülen bu komplikasyon son
derece üzücü bir durumdur.
Ayrıca doğum esnasında eylemin fazla uzaması bebeğin
oksijensiz kalmasına ve daha sonra gerek zeka gerekse motor
fonkisyonlarında geriliğe neden olabilmektedir.
Anne açısından önemli bir risk ise doğum esnasında
oluşabilen yırtıklardır. Bu yırtıklar dikişli tabir edilen
doğumlarda bile nadiren de olsa görülebilmekte ve ileride
dışkı tutmada sorunlara yol açabilmektedir. Annenin
barsakları ile vajinası arasında açılabilecek milimetrik
pencereler bile vajinadan dışkı gelmesine neden olabilmekte ve
bu durumun tedavisi aylarca sürebilecek uzunlukta ve birden
fazla sayıda ameliyat ile mümkün olabilmektedir.
Normal doğuma bağlı olarak gelişebilecek mesane sarkması
ileride ancak bir ameliyat ile düzeltilebilecek idrar kaçırma
şikayetlerine yol açabilir. Oldukça ürkütücü görünen bu
komplikasyonlar son derece nadir ortaya çıkmaktadır.
Anneleri normal doğumdan uzaklaşmaya iten diğer nedenlerden
bazıları da psikolojik kökenlidir. Özellikle ilk defa bebek
dünyaya getirecek anne adaylarında zaman zaman 12 saate kadar
sürebilen doğum sancıları büyük korku yaratmaktadır. Ancak
günümüzde oldukça popülerite kazanan ağrısız doğum bu
korkuları ortadan kaldırmaktadır.
Anne adaylarını endişelendiren başka bir durumda doğum
eyleminin ne zaman başlayacağının önceden bilinememesidir.
Doğumun uygunsuz zaman ve ortamlarda başlayacağı ve
dolayısı ile hastaneye yetişememe veya doktoruna ulaşamama
korkusu anne adaylarını sezaryene yöneltmektedir. Ancak bu
korkular anne adayının doktoru ile önceden her türlü
olasılığı tartışması ile ortadan kaldırılabilir.
Sezaryen
Sezaryen anne karın boşluğuna girilerek rahimin açılması ve
bebeğin bu şekilde doğurtulmasıdır. Son yıllarda sezaryen
doğumlarda çok büyük bir artış göze çarpmaktadır. Bu
artışta en önemli faktör anne adaylarının normal doğumdan
korkması ve kendilerinin sezaryen olmayı istemeleridir.
Sezaryenin en önemli avantajı bebek açısından riskleri en
aza indirmesidir. Sezaryen doğumda yukarıda normal doğumda
bahsedilen risklerin hemen hemen hepsi bertaraf edilmektedir.
Ancak sezaryen ile doğan bebeklerde doğum sonrası ilk birkaç
günde solunum sıkıntısı gelişme olasılığı biraz daha
fazladır. Buna karşılık sezaryen ile doğum anne açısından
normal doğuma kıyasla daha problemlidir.
Genel anestezi riski çok düşük de olsa bulunmaktadır. Bu
risk epidural anestezi ile ortadan kaldırılabilir. Ameliyat
sonrası hastanın kendine gelmesi ve bebeğini emzirmeye
başlaması 2-3 saati almakta, annenin ağzıdan beslenmeye
başlaması ise ortalama 6-8 saat sonra olmaktadır. Genelde
ameliyat sonrası 2 ya da 3 gün hastanede yatması gereken
annenin ameliyattan 6-8 saat sonra ayağa kalkıp dolaşmaya
başlaması normal doğuma göre biraz daha problemli
olmaktadır.
Hastanın normal hayatına dönmesi genelde 3-4 gün kadar
sürmektedir. Ameliyat sonrası PCA kullanılmadığında ilk
birkaç saat oldukça ağrılı geçmektedir. Ayrıca yine
ameliyattan sonra kişinin en az 6 hafta ağır işlerden
kaçınması uygun olur.
Uzun dönemde ise dikiş yerlerinde zaman zaman ağrılar
olması ve karın içinde ameliyat bağlı yapışıklıklar
sezaryenin diğer komplikasyonlarıdır.
Her iki doğum şeklinde ortak olan komplikasyon ise
enfeksiyon riskidir. Normal doğum ya da sezaryen olsun dikiş
bulunan yerlerde enfeksiyon riski her zaman mevcuttur. Bazı
durumlarda sezaryen kaçınılmaz olmakla birlikte doğum
şeklinin ne olacağına karar verirken çok katı olunmamalı
hasta ile doktor karşılıklı görüşerek avantaj ve
dezavantajları birarada değerlendirmeli ve her hasta için
ayrı ayrı karar vermelidirler.Örneğin daha önceden doğum
yapmış ve fazla iri olmayan bir bebeği olan anne adayında
herşey yolunda giderken sezaryen için ısrarcı olmak ne kadar
yanlış ise iri bir bebeği olan ya da kemik yapısı dar olan
bir anne adayının normal doğumda ısrarcı olması da o derece
yanlıştır.
[/b]
Bu yazı ilginizi çektiyse aşağıdaki
yazıları da okumanızı öneririm
•******Sezaryen
- Genel bilgiler
•******Sezaryen aşamalarıAnkete katılın: Tercih
ettiğiniz doğum şekli nedir?
Geri
10 Şubat 2008
Saat: 14:20
UYARI
Çin
Malı ürünlere dikkat !
Unutmayın!
Çalışan
anne adayları: Doğum
öncesi iznine ayrılmak için yapmanız gereken
işlemleri unutmayın
Kaynak: Dr. Mumcu
