Selülite ve kırışık yüze güçlü düşman!

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
İşin başında kazanmak için fazla şansları yokmuş gibi görünse de, pek yakında tıp ve kozmetik dünyasının desteğiyle, savaşın galibi olacaklar gibi görünüyor. </b />Arkadaşım, yüzünde sanki dünyanın sonu gelmiş gibi bir ifadeyle selülitlerinin bu yıl ne kadar arttığını anlatıyor, yaz gelmeden, bunlardan kurtulmak için yaptığı planlarını sıralıyordu. Sözünü kestim ve Bir dakika dedim: Bak kaç yıldır arkadaşımsın, bir kere bile selülitlerini görmedim, çünkü seni hiç bikiniyle görmüyorum, varsın selülitlerin olsun... Gözlerini hayretle kocaman açtı ve Deli misin, tek bir kişi bile görmese orada olduklarını bilmek bana yetiyor! dedi. Sonra düşündüm ki galiba haklıydı, evet bütün sene bikiniyle ya da şortla dolaşmıyor hatta söz konusu kıyafetleri senede toplasanız 5-10 günden fazla giymiyoruz. Ancak şu selülitler öyle çirkin, estetik açıdan o kadar rahatsız edici bir problem ki, arkadaşımın dediği gibi varlıklarını bilmek bile yetiyor. Ve sanıyorum onun gibi düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Tüm kadınlar selülitlerle savaşta her yolu deniyor, bunlardan kurtulmak için uğraşıp duruyorlar. Tabii tıp ve kozmetik dünyası da uğraşıyor bu can sıkıcı soruna karşı en etkili yöntemi ya da ürünü bulmak için. Ve iyi haber, gün geçtikçe gerçekten etkili olan çözümlerin bulunduğu müjdesini alıyoruz. İşte geçtiğimiz ay da böyle bir haber aldık ve araştırmaya koyulduk. Estetica Medica'da, Dr. Ali Kerim Diler'le yaptığımız röportaj sonucunda da bu kez silahın radyo frekansı olduğunu öğrendik. üstelik Dr. Diler'e göre bu, selülit ve lokal zayıflama için kullanılan en etkili yöntemlerden biri.

</b />Isınan dokular kendisini yeniliyor </b />Pek çoğunuzun bildiği gibi selülit, aslında, Hidrolipodistrofi olarak tanımlanan, cilt altı yağ dokusunu ve küçük damarları ilgilendiren bir sağlık sorunu. Selülit, derinin portakal kabuğuna benzeyen inişli, çıkışlı düzensiz görünümü ve buna eşlik eden sıkılık kaybı olarak tanımlanıyor. Selülit, özellikle, kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşuyor. Selülit oluşumunun başlıca nedeni, yağ dokusu ve mikro dolaşımdaki değişiklikler. Genetik yatkınlıklar, sık yaşanan kilo değişimleri, hormonsal faktörler, düzensiz beslenme ve yaşam biçimi, kullanılan bazı ilaçlar ve stres selülit oluşumuna katkıda bulunan başlıca faktörlerden. </b />Tüm hastalıklarda olduğu gibi selülit söz konusu olduğunda da erken teşhis çok önemli. Dr. Ali Kerim Diler, selüliti 1., 2., 3. ve 4. olmak üzere evrelere ayırdıklarını söylüyor ve bugüne kadar 3. ve 4. evredeki selülite karşı yapacak fazla bir şey olmadığını ancak şimdi radyo frekanslarının kullanıldığı yöntemle belli bir oranda düzelme sağlayabildiklerini anlatıyor. Peki radyo frekansı nasıl etki ediyor? Dr. Diler bu sorumuzu şu şekilde yanıtlıyor: Bu yöntemde temel prensip su içeren bütün dokuları kontrollü bir şekilde ısıtmak. Radyo frekansı hücrelerdeki su moleküllerini harekete geçiriyor, sürtünme etkisiyle o bölgenin ısınmasını sağlıyor. Isı aşağı yukarı 42-45 derece civarına ulaşıyor. Kolajen doku hasar gördükten sonra vücut o dokuyu onarmak üzere harekete geçiyor. Isınma olduğunda o bölgedeki kolajen dokusu belirli bir ölçüde hasar görüyor ve yeni kolajen dokusu üretiyor. Bu da o bölgedeki dalgalı görünümün bir ölçüde kaybolmasını sağlıyor . İşlem sırasında sürekli olarak bir lazer termometresiyle dokudaki sıcaklığın ölçüldüğü ve ona göre uygulamaya devam edildiği, hastalarınsa belli bir sıcaklık hissettiği ancak bunun kesinlikle yanma olarak tanımlanamayacağı Dr. Diler'in bu konuyla ilgili verdiği diğer bilgilerden. Selülit gerçekten de baş edilmesi zor bir sorun. Dr. Ali Kerim Diler, radyo frekansının kullanıldığı bu yöntemin haftada 1 kez olmak üzere en az 10-12 seans boyunca devam ettirilmesini tavsiye ediyor. Ayrıca cildi sıkılaştıran ve uygulandığı bölgede kalçalar, bacaklar, karın, bel ve kollar gibi bir toparlanma da sağlayan yöntemin bir seansı yarım saat 40 dakika arasında değişiyor. Dr. Diler, selülitle ve sıkılık kaybıyla etkili bir savaş için radyo frekansı yöntemini örneğin karboksiterapi gibi diğer yöntemlerle kombine şekilde uyguladığında daha da etkili sonuçlar alındığını da sözlerine ekliyor. Bu işlemin 10 seansının yaklaşık 1800 Euro olduğunu da hemen belirtelim. </b />Yüz gençleştirmek için de kullanılıyor </b />Radyo frekansı yönteminin önemli bir özelliği de sadece selülit ve vücut toparlama değil, yüz sarkmalarına ve kırışıklara karşı da kullanılması. Tabii ki burada da prensip aynı: ısınan ciltte, kolajen dokusu hasar görüyor ve vücudun bunu onarmak için onardığı yeni kolajen dokusu cildin eskiye kıyasla daha sıkı ve genç bir hal almasını sağlıyor. </b />Dr. Ali Kerim Diler, çeşitli boylarda radyo dalgalarıyla yüz gençleştirmenin bugünlerde yükselen bir trend olduğunu söylüyor. Yapılan işlemin temelinde cildi sıkılaştırmanın yattığını belirten Dr. Ali Kerim Diler&'in anlattığına göre, yapılan testlerin sonuçları da radyo frekansıyla uygulama yapılan bölgede kolajen miktarının arttığını destekliyor. Bu testlerde, uygulama yapılan cilt dokusundan - seanslar belli bir süre devam ettirildikten sonra- bir parça alınıyor ve bu parça mikroskopla inceleniyor. İncelenen dokuda da, kolajen miktarının arttığı açıkça görülebiliyor. Tabii, kolajen miktarının artması da cildin sıkılaşması anlamına geliyor.Formsante
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst