- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Ortodontik bozuklukların nedenleri kalıtımsal ya da sonradan edinilmiş olabilir.
-Ebeveynlerin birinden gelen küçük çene geni, diğerinden gelen büyük
diş hacmi ile karşılaştığında, dişler için yeterli yer olmaması
sebebiyle çarpık dişlenme görülebilir veya tersi durumunda dişler
arasında fazla mesafe bulunması gibi durumlar genetik faktörlere
bağlıdır.
-Erken süt dişi çekiminden ötürü komşu dişlerin kayması,yalancı meme ve
parmak emme gibi alışkanlığı olan çocukların buna uzun süre devam
etmesi gibi faktörler sonradan edinilmiş ortodontik bozukluklara neden
olurlar.
-Diş eti hastalıklarına bağlı ortaya çıkan diş düzensizlikleri
-Diş kaybına bağlı olarak çenede diş yerleşiminin bozulması,boşluk bırakan dişin dişlerin arasını açması
-Karışık dişlenme çağı, yani ilkokul dönemi; ağızda hem süt
dişlerinin hem de daimi dişlerin bulunduğu dönemdir.Bu dönemde süt
dişlerinin zamanından önce veya sonra kaybedilmesi,alttan gele daimi
dişe rehberlik edememesi sonucu;çene içinde darlık problemleri
oluşabilir.Bu da çarpıklığa neden olur.
-Beslenme Bozuklukları: Yeterli beslenemeyen kişilerde, çene ve
yüz yapısında hacimsel küçülme meydana gelecek ve normal hacimdeki
dişler küçük çenelerde gerekli yeri bulamayacakları için
çapraşıklıklar, rotasyonlar (dönme), hatta gömüklük olguları
görülecektir.
-Ağızdan Nefes Alma: Kronik iltihaplar ve benzeri nedenler,uzun
süre devam ederse bademcikler aşırı derecede büyüyebilir. Bu durumda
solunum yolları daralır ve nefes alma güçlüğü meydana gelir. Bu güçlüğü
yenebilmek ve o bölgedeki hava geçiş yolunu genişletebilmek amacıyla
çocuk alt çenesini ve buna bağlı olarak dilini öne alma zorunluluğu
duyar. Bu durum, uzun süre devam edecek olursa alt çenenin öne doğru
konumu yerleşir. Dil ön dişler arasına girer ve dişlerin sürmelerine
engel olursa açık kapanış meydana gelir. Hasta burundan nefes alamıyor
ise ,üst çenenin büyüme potansiyeli üzerinde negatif etki oluşabilir.
-Parmak Emme: Yeni doğmuş bir bebekte oldukça gelişmiş bir emme
mekanizması vardır. Emme içgüdüsü tatmin edilmemiş bir bebek, bu
ihtiyacını gidermek için bazı alışkanlıklar edinir. Anne sütü ile 9-18
ay beslenen çocuklarda çoğunlukla bu alışkanlık görülmez.
Yapılan araştırmalar parmak emmenin yaşamın ilk birkaç haftasında
açlığa bağlı olarak geliştiğini göstermiştir. Dişlerin sürmeye
başladığı dönemde lokal iritasyonlardan doğan ağrı, parmak emme yoluyla
giderilebileceğinden bu alışkanlığın dişlenmeye yardımcı olduğu
düşünülebilir. Parmak emme yaşla azalır.
Parmak emmenin nedenleri:
Ani olarak anne memesi veya biberondan kesilme
Bebek beslenirken emmesini çok kısa sürede sonlandırmak
Bebeğin beslenmesini uzun aralıklar olacak şekilde değiştirmek
Parmak emme alışkanlığında erken dönemde hiç önlem alınmaz. Bu devrede
alışkanlığı önlemek, çocuğun fizyolojisini etkileyeceği için zararlıdır.
Parmak emme alışkanlığının tedavisi için kesin bir yaş söylenemez.
Uygun zaman ayarlanması her çocuk için ayrı ayrıdır. Alışkanlığın
derecesi, çocuğun geçmişi zaman ayarlanmasını etkiler. Genel olarak
parmak emme 3.5 yaşından sonrada devam ediyor ise tedavisine
başlanmalıdır.
Bu alışkanlığı sürdüren çocukta, emilen parmağa ve sayısına göre etki
alanında bulunan alt ve üst dişlerde yer değiştirmeler ve kapanış
düzensizlikleri görülecektir.
-Yalancı Emzik: Fizyolojik özellikleri olan bir emziğin 1.5
yaşına kadar emilmesi zararlı değildir. Hatta çocuğun parmak emme gibi
kötü bir alışkanlık edinmesini önleme yönünden yararlıdır.Yalancı
emzikler sürekli olarak kullanıldıkları zaman, etki alanları içindeki
dokulara uzun süreli anormal etki yapacağı için o bölgelerde
düzensizlik ve çeşitli kapanış bozukluklarına neden olmaktadır.
-Yatış Şekli: Yatış şekli, çoğunlukla alt çenenin yatma
sırasındaki konumunu belirler. Bu da bize alt çenenin ortalama günde 8
saat hangi konumda olduğu hakkında bilgi verir.
Örneğin yüzü koyun yatan bir çocuk ile sırt üstü yatan bir çocukta alt
çenenin konumu farklıdır. Uyurken sürekli aynı tarafa yatıp elini veya
yumruğunu yüzü ile yastık arasına koyma alışkanlığı olan kişilerde o
tarafta yüz devamlı bir basınç altında bulunacağı için ortodontik
problemler çıkabilir.
-Diş sıkma, tırnak yeme, kalem ısırma, dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar.
-Süt dişlerinin erken kaybı.
-Dişeti problemlerine bağlı diş düzensizlikleri.
-Diş kaybına bağlı olarak meydana gelen düzensizlikler.
-20 yaş dişlerinin öndeki dişleri sıkıştırmasına bağlı düzensizlikler.
-Genetik olarak yatkınlık.
-Hormonal düzensizlikler, sistemik hastalıklar.
-Ebeveynlerin birinden gelen küçük çene geni, diğerinden gelen büyük
diş hacmi ile karşılaştığında, dişler için yeterli yer olmaması
sebebiyle çarpık dişlenme görülebilir veya tersi durumunda dişler
arasında fazla mesafe bulunması gibi durumlar genetik faktörlere
bağlıdır.
-Erken süt dişi çekiminden ötürü komşu dişlerin kayması,yalancı meme ve
parmak emme gibi alışkanlığı olan çocukların buna uzun süre devam
etmesi gibi faktörler sonradan edinilmiş ortodontik bozukluklara neden
olurlar.
-Diş eti hastalıklarına bağlı ortaya çıkan diş düzensizlikleri
-Diş kaybına bağlı olarak çenede diş yerleşiminin bozulması,boşluk bırakan dişin dişlerin arasını açması
-Karışık dişlenme çağı, yani ilkokul dönemi; ağızda hem süt
dişlerinin hem de daimi dişlerin bulunduğu dönemdir.Bu dönemde süt
dişlerinin zamanından önce veya sonra kaybedilmesi,alttan gele daimi
dişe rehberlik edememesi sonucu;çene içinde darlık problemleri
oluşabilir.Bu da çarpıklığa neden olur.
-Beslenme Bozuklukları: Yeterli beslenemeyen kişilerde, çene ve
yüz yapısında hacimsel küçülme meydana gelecek ve normal hacimdeki
dişler küçük çenelerde gerekli yeri bulamayacakları için
çapraşıklıklar, rotasyonlar (dönme), hatta gömüklük olguları
görülecektir.
-Ağızdan Nefes Alma: Kronik iltihaplar ve benzeri nedenler,uzun
süre devam ederse bademcikler aşırı derecede büyüyebilir. Bu durumda
solunum yolları daralır ve nefes alma güçlüğü meydana gelir. Bu güçlüğü
yenebilmek ve o bölgedeki hava geçiş yolunu genişletebilmek amacıyla
çocuk alt çenesini ve buna bağlı olarak dilini öne alma zorunluluğu
duyar. Bu durum, uzun süre devam edecek olursa alt çenenin öne doğru
konumu yerleşir. Dil ön dişler arasına girer ve dişlerin sürmelerine
engel olursa açık kapanış meydana gelir. Hasta burundan nefes alamıyor
ise ,üst çenenin büyüme potansiyeli üzerinde negatif etki oluşabilir.
-Parmak Emme: Yeni doğmuş bir bebekte oldukça gelişmiş bir emme
mekanizması vardır. Emme içgüdüsü tatmin edilmemiş bir bebek, bu
ihtiyacını gidermek için bazı alışkanlıklar edinir. Anne sütü ile 9-18
ay beslenen çocuklarda çoğunlukla bu alışkanlık görülmez.
Yapılan araştırmalar parmak emmenin yaşamın ilk birkaç haftasında
açlığa bağlı olarak geliştiğini göstermiştir. Dişlerin sürmeye
başladığı dönemde lokal iritasyonlardan doğan ağrı, parmak emme yoluyla
giderilebileceğinden bu alışkanlığın dişlenmeye yardımcı olduğu
düşünülebilir. Parmak emme yaşla azalır.
Parmak emmenin nedenleri:
Ani olarak anne memesi veya biberondan kesilme
Bebek beslenirken emmesini çok kısa sürede sonlandırmak
Bebeğin beslenmesini uzun aralıklar olacak şekilde değiştirmek
Parmak emme alışkanlığında erken dönemde hiç önlem alınmaz. Bu devrede
alışkanlığı önlemek, çocuğun fizyolojisini etkileyeceği için zararlıdır.
Parmak emme alışkanlığının tedavisi için kesin bir yaş söylenemez.
Uygun zaman ayarlanması her çocuk için ayrı ayrıdır. Alışkanlığın
derecesi, çocuğun geçmişi zaman ayarlanmasını etkiler. Genel olarak
parmak emme 3.5 yaşından sonrada devam ediyor ise tedavisine
başlanmalıdır.
Bu alışkanlığı sürdüren çocukta, emilen parmağa ve sayısına göre etki
alanında bulunan alt ve üst dişlerde yer değiştirmeler ve kapanış
düzensizlikleri görülecektir.
-Yalancı Emzik: Fizyolojik özellikleri olan bir emziğin 1.5
yaşına kadar emilmesi zararlı değildir. Hatta çocuğun parmak emme gibi
kötü bir alışkanlık edinmesini önleme yönünden yararlıdır.Yalancı
emzikler sürekli olarak kullanıldıkları zaman, etki alanları içindeki
dokulara uzun süreli anormal etki yapacağı için o bölgelerde
düzensizlik ve çeşitli kapanış bozukluklarına neden olmaktadır.
-Yatış Şekli: Yatış şekli, çoğunlukla alt çenenin yatma
sırasındaki konumunu belirler. Bu da bize alt çenenin ortalama günde 8
saat hangi konumda olduğu hakkında bilgi verir.
Örneğin yüzü koyun yatan bir çocuk ile sırt üstü yatan bir çocukta alt
çenenin konumu farklıdır. Uyurken sürekli aynı tarafa yatıp elini veya
yumruğunu yüzü ile yastık arasına koyma alışkanlığı olan kişilerde o
tarafta yüz devamlı bir basınç altında bulunacağı için ortodontik
problemler çıkabilir.
-Diş sıkma, tırnak yeme, kalem ısırma, dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar.
-Süt dişlerinin erken kaybı.
-Dişeti problemlerine bağlı diş düzensizlikleri.
-Diş kaybına bağlı olarak meydana gelen düzensizlikler.
-20 yaş dişlerinin öndeki dişleri sıkıştırmasına bağlı düzensizlikler.
-Genetik olarak yatkınlık.
-Hormonal düzensizlikler, sistemik hastalıklar.
