- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Meme kanseri kadınlarda görülen tüm
kanserlerin üçte birini oluşturuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde 85
yaşına kadar yaşayan her 9 kadından birinde hayatlarının bir döneminde
meme kanseri gelişeceği öngörülmektedir. Görülme sıklığı nedeni ile meme
kanseri bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edildi; erken tanı için mamografi
(meme filmi) ve ultrasonografi gibi tarama yöntemleri geliştirildi, halkı
bilinçlendirme programları (riskli grupların anlatılması, kadının kendi
kendini muayene etmeyi öğretme vb) oluşturuldu. Bunlara paralel olarak
meme kanserinin erken dönemde fark edilme olasılığı yükseldi.
Günümüzde meme kanserinin tedavisinde
de önemli değişiklikler oldu. Hastaların büyük bölümünde hastalığın erken
evrelerde yakalanması, radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinde kaydedilen
gelişmeler sonucunda, önceleri uygulanan geniş ameliyatlar, yerini daha
fazla meme derisi (meme derisi koruyucu) ve meme dokusu (meme koruyucu)
korumaya yönelik ameliyatlara bıraktı. Ayrıca dünyada değişen değerler
sistemine paralel olarak, hekimlerin ilgisi meme kanserini tedavi etmenin
yanı sıra, hastaların yaşam kalitesini korumaya ve hatta yükseltmeye yöneldi.
TEMEL AMAÇ
Bütün kanserlerin cerrahi tedavisinde
olduğu gibi, meme kanserlerinde de temel amaç, tümörlü dokunun temizlenmesi
ve hastanın hayatının kurtarılmasıdır. Diğer organ kanserlerinden farklı
olarak, meme kanserli hastaların sıkıntısı, sadece kanser tanısının yarattığı
sorunlar değildir. Memenin ameliyatla alınması (mastektomi) çoğu kadında
ağır psikolojik etkilere sebep olabiliyor.
Meme kaybı sonrası kadınlarda, sıklıkla
depresyon ve başka duygulanım bozuklukları, cinsel istek kaybı, beden algılamasında
bozulma, dişilik özelliklerini kaybetme korkusu, hastalığın tekrarlamasına
ilişkin endişeler, uygun giysi bulmada güçlük ve sütyen şeklinde dışardan
uygulanan meme protezlerinin yarattığı sıkıntılar gibi bir dizi psiko-sosyal
sorunlar gözlenmektedir.
DUYGUSAL
ve KIRILGAN
Yaşamın kırılma noktasının bu kadar
yakınında olduğunu ansızın görmek, çok yönlü sorunlarla baş edebilmek ve
“hayatı yaşamaya değer kılmaya” çalışmak, çoğu zaman kadınları daha duygusal
ve daha kırılgan hale getiriyor.
“Karımı bu haliyle de kabul ediyorum”
diyen eşlerin, “hayatını bıraktı memesinin peşine düştü” diyen yakın çevrenin
ve “5 yıldan önce meme yapılmaz hanım” diyen bazı hekimlerin çapını daralttığı
dairede, sorunu dillendirme ve çözüm aramak, bazen neredeyse imkansız hale
geliyor.
Kadının neyi, nasıl istediğini keşfetmeyi,
kendini tanımayı ve çevreyi daha sağlıklı algılamasını sağlayacak psikiyatri
desteği önerisi ise, çoğu zaman hem yakınları hem de hastanın kendisi tarafından
geri itilmektedir.
CERRAHLA
PAZARLIK
Bu sorunlarla karşılaşacağını bilen,
tahmin eden ya da duyun bir grup kadın memesini feda etmemek için cerrahı
ile pazarlık yapar. Meme kaybına karşı talep edilen ameliyat şekli, memenin
bir bölümünün korunarak (meme koruyucu cerrahi) kanserli dokunun çıkarılmasıdır.
Ancak bu her zaman mümkün olmuyor,
memenin tamamının alınması bazen kaçınılmaz hale geliyor. Bu kritik noktada
plastik cerrahi, kaybedilen memenin yerine yeniden meme yapılması imkanını
sunmaktadır. Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu (MSMR-kaybedilen
memenin yeniden yapılması, meme onarımı) adı verilen bu işlem kime, ne
zaman ve nasıl yapılır, sakıncaları var mıdır?
Gelişmiş ülkelerde meme kanseri, içinde
genel cerrahi, medikal ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının yanı sıra plastik
cerrahların da bulunduğu bir ekip tarafından tedavi edilir. Bu ekip, ameliyat
öncesi hastayı değerlendirir ve her bir hasta için en uygun tedavi seçeneğini
belirler.
Gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve
ayrıntılı patoloji raporlarına ek olarak, son zamanlarda meme kanserinde
de uygulanan, kanser hücrelerinin koltuk altında ilk yayıldığı lenf bezinin
tespit edilmesi yöntemi (sentinel-bekçi, nöbetçi-lenf bezi biyopsisi),
hasta için öncelikli olarak en uygun cerrahi ve yardımcı tedavi şekillerinin
tespitine imkan verir.
MEME ONARIMI
TARTIŞMASI
Meme onarımı, üzerinde oldukça tartışılan
ve araştırma yapılan konulardan birisidir. Onarımın, meme tümörünün doğal
biyolojik seyrini değiştirebileceği, ek cerrahi girişimlerin bağışıklık
sistemini zayıflatarak tekrarlama oranlarını arttırabileceği ve bunların
saptanmasını engelleyebileceği, tartışmaların merkezindeki sorulardır.
Genel cerrahi ameliyatlarında yapılan
değişiklikler (daha sınırlı cerrahi ve meme derisinin korunması), onarım
yöntemlerinin gelişmesi, meme kanserinin biyolojik seyrinin daha iyi anlaşılması
ve hangi hastaların anında veya geç meme onarımı için uygun olduğunun daha
iyi belirlenmesi ile, önceki yıllarda meme rekonstrüksiyonuna karşı yöneltilen
eleştiriler giderek azaldı.
Araştırma sonuçlarının MSMR yapılmasını
destekler nitelikte olması, özellikle genç kadınların bu ameliyatı daha
fazla talep etmesine yol açtı ve çoğu kanser merkezinde MSMR, günümüzde
meme kanseri tedavisinin bir parçası haline geldi. Meme onarımı yukarda
sıralanan psikolojik bozuklukları azaltmakta ve hastaların ruhsal durumlarını
güçlendirerek hastalıkla daha iyi mücadele etmelerini sağlamaktadır. Bir
araştırmaya göre, MSMR uygulanan hastaların %76’sı, yapılan rekonstrüksiyonun
kendilerine hastalıkları ile mücadelede yardımcı olduğunu söylediler.
MEME ONARIMI-HASTA
SEÇİMİ
Genel olarak mastektomi yapılacak
ya da daha önceden mastektomi uygulanmış olan her kadın potansiyel MSMR
adayıdır. Ancak, mastektomi sırasında MSMR ameliyatlarını erken evre tümörü
olan hastalara uygulamak yönünde genel bir eğilim vardır. Diğer hastalarda,
bu ameliyatın en azından daha ileri bir tarihte gündeme alınması, birçok
cerrah tarafından daha akılcı bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Burada
tedavi ekibine düşen görev hastalara MSMR ameliyatları hakkında ayrıntılı
bilgi vermek ve seçimi hastaya bırakmaktır.
Hastaları MSMR için zorlayıcı bir
tutum içerine girmek, ileride oluşabilecek sorunlar sırasında hastanın
pişmanlık duymasına ve hekimini suçlamasına neden olabilir. Hekim hastanın
gereksinimlerini ve arzularını iyi anlamalı, hastanın ruhsal durumunu,
tümörün evresini ve rekonstrüksiyon olasılıklarını da göz önünde tutarak
bir karar vermelidir.
Plastik cerrah, rekonstrüksiyona aday
olan hasta ile uzun ve ayrıntılı bir görüşme yapmalı, var olan rekonstrüksiyon
seçeneklerini, bunların avantaj ve dezavantajlarını ve olası yan etkilerini
(komplikasyonlarını) açıklamalıdır. Çeşitli şekil ve fotoğrafların gösterilmesi
hastanın yapılacak işlemi daha iyi kavramasına ve beklentilerinin daha
gerçekçi olmasına yardımcı olacaktır.
MSMR NE ZAMAN
YAPILMALI?
Ameliyat öncesi değerlendirmede hastanın
memesinin alınmasına karar verildi ise anında MSMR yapılabilir mi? Bu sorunun
cevabı teknik olarak evettir. Özellikle meme derisinin korunduğu mastektomi
yönteminde, memenin alındığı sırada yeniden meme yapılması işlemi teknik
olarak çok daha kolay hale geldi.
Çok sayıda araştırma, anında rekonstrüksiyonun
güvenlikli bir yaklaşım olduğunu destekliyor. Anında yapılan MSMR, hastanın
psikolojik olarak daha az etkilenmesinin yanı sıra, teknik olarak da daha
iyi estetik sonuç verir; tek ameliyat ve tek anestezi hem ameliyat travmasını
azaltır hem de maliyeti düşürür.
Anında MSMR, belirtilen olumlu yönlerine
karşın, henüz meme kanseri tedavisinin standart parçası değildir. Bu ameliyatın
yapılma sıklığı hastanın yaşı, girişimin yapılacağı merkez ve onkolojik
cerrahın meme onarımına bakış açısı ile doğrudan ilişkilidir. Koltuk altı
lenf bezlerinde metastaz olması, anında rekonstrüksiyon için bir engel
değildir, ancak metastaz varlığı bu hastalara radyoterapi gerekebileceği
ihtimalini oluşturur.
Onarım yöntemi ne olursa olsun, onarım
yapılmış bölgeye uygulanan radyoterapi yara iyileşmesinde bazı sorunların
oluşmasına ve estetik açıdan istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına neden
olabilir. Ayrıca kontrolsüz diyabet veya yüksek tansiyon, ileri kalp-damar
hastalıkları, şişmanlık, ağır sigara tiryakiliği, bağ dokusu hastalıkları
gibi dahili hastalıkların varlığında MSMR’nun geç dönemde yapılmasının
daha yararlı olacağı gerçektir.
Geç rekonstrüksiyonun bir diğer olumlu
yönü de rekonstrüksiyon yöntemlerini ve sonuçlarını hasta ile daha ayrıntılı
bir şekilde tartışma olanağını tedavi ekibine sağlamasıdır. Ayrıca, kesin
patoloji sonucunun elde edilmiş olması uygun onarım yönteminin daha doğru
olarak belirlenmesine ve hastaya hastalığı hakkında daha net bir bilgi
verilmesine olanak verir.
Burada diğer bir önemli nokta ise,
kesin patoloji sonucuna göre karar verilen ek tedavilerdir. Radyoterapi
uygulanması gereken hastalarda MSMR radyoterapi sonrasına bırakılarak,
yan etkiler ve dolayısıyla istenmeyen sonuçlar engellenmiş olur.
MSMR AMELİYAT
YÖNTEMLERİ
Mastektomi sonrası ideal bir meme
rekonstrüksiyonu yöntemi aşağıdaki özellikleri taşımalıdır;
? normal meme görünümünde ve dokusunda
bir meme oluşturulabilmeli;
? diğer meme ile simetri sağlanabilmeli;
kanserlerin üçte birini oluşturuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde 85
yaşına kadar yaşayan her 9 kadından birinde hayatlarının bir döneminde
meme kanseri gelişeceği öngörülmektedir. Görülme sıklığı nedeni ile meme
kanseri bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edildi; erken tanı için mamografi
(meme filmi) ve ultrasonografi gibi tarama yöntemleri geliştirildi, halkı
bilinçlendirme programları (riskli grupların anlatılması, kadının kendi
kendini muayene etmeyi öğretme vb) oluşturuldu. Bunlara paralel olarak
meme kanserinin erken dönemde fark edilme olasılığı yükseldi.
Günümüzde meme kanserinin tedavisinde
de önemli değişiklikler oldu. Hastaların büyük bölümünde hastalığın erken
evrelerde yakalanması, radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinde kaydedilen
gelişmeler sonucunda, önceleri uygulanan geniş ameliyatlar, yerini daha
fazla meme derisi (meme derisi koruyucu) ve meme dokusu (meme koruyucu)
korumaya yönelik ameliyatlara bıraktı. Ayrıca dünyada değişen değerler
sistemine paralel olarak, hekimlerin ilgisi meme kanserini tedavi etmenin
yanı sıra, hastaların yaşam kalitesini korumaya ve hatta yükseltmeye yöneldi.
TEMEL AMAÇ
Bütün kanserlerin cerrahi tedavisinde
olduğu gibi, meme kanserlerinde de temel amaç, tümörlü dokunun temizlenmesi
ve hastanın hayatının kurtarılmasıdır. Diğer organ kanserlerinden farklı
olarak, meme kanserli hastaların sıkıntısı, sadece kanser tanısının yarattığı
sorunlar değildir. Memenin ameliyatla alınması (mastektomi) çoğu kadında
ağır psikolojik etkilere sebep olabiliyor.
Meme kaybı sonrası kadınlarda, sıklıkla
depresyon ve başka duygulanım bozuklukları, cinsel istek kaybı, beden algılamasında
bozulma, dişilik özelliklerini kaybetme korkusu, hastalığın tekrarlamasına
ilişkin endişeler, uygun giysi bulmada güçlük ve sütyen şeklinde dışardan
uygulanan meme protezlerinin yarattığı sıkıntılar gibi bir dizi psiko-sosyal
sorunlar gözlenmektedir.
DUYGUSAL
ve KIRILGAN
Yaşamın kırılma noktasının bu kadar
yakınında olduğunu ansızın görmek, çok yönlü sorunlarla baş edebilmek ve
“hayatı yaşamaya değer kılmaya” çalışmak, çoğu zaman kadınları daha duygusal
ve daha kırılgan hale getiriyor.
“Karımı bu haliyle de kabul ediyorum”
diyen eşlerin, “hayatını bıraktı memesinin peşine düştü” diyen yakın çevrenin
ve “5 yıldan önce meme yapılmaz hanım” diyen bazı hekimlerin çapını daralttığı
dairede, sorunu dillendirme ve çözüm aramak, bazen neredeyse imkansız hale
geliyor.
Kadının neyi, nasıl istediğini keşfetmeyi,
kendini tanımayı ve çevreyi daha sağlıklı algılamasını sağlayacak psikiyatri
desteği önerisi ise, çoğu zaman hem yakınları hem de hastanın kendisi tarafından
geri itilmektedir.
CERRAHLA
PAZARLIK
Bu sorunlarla karşılaşacağını bilen,
tahmin eden ya da duyun bir grup kadın memesini feda etmemek için cerrahı
ile pazarlık yapar. Meme kaybına karşı talep edilen ameliyat şekli, memenin
bir bölümünün korunarak (meme koruyucu cerrahi) kanserli dokunun çıkarılmasıdır.
Ancak bu her zaman mümkün olmuyor,
memenin tamamının alınması bazen kaçınılmaz hale geliyor. Bu kritik noktada
plastik cerrahi, kaybedilen memenin yerine yeniden meme yapılması imkanını
sunmaktadır. Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu (MSMR-kaybedilen
memenin yeniden yapılması, meme onarımı) adı verilen bu işlem kime, ne
zaman ve nasıl yapılır, sakıncaları var mıdır?
Gelişmiş ülkelerde meme kanseri, içinde
genel cerrahi, medikal ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının yanı sıra plastik
cerrahların da bulunduğu bir ekip tarafından tedavi edilir. Bu ekip, ameliyat
öncesi hastayı değerlendirir ve her bir hasta için en uygun tedavi seçeneğini
belirler.
Gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve
ayrıntılı patoloji raporlarına ek olarak, son zamanlarda meme kanserinde
de uygulanan, kanser hücrelerinin koltuk altında ilk yayıldığı lenf bezinin
tespit edilmesi yöntemi (sentinel-bekçi, nöbetçi-lenf bezi biyopsisi),
hasta için öncelikli olarak en uygun cerrahi ve yardımcı tedavi şekillerinin
tespitine imkan verir.
MEME ONARIMI
TARTIŞMASI
Meme onarımı, üzerinde oldukça tartışılan
ve araştırma yapılan konulardan birisidir. Onarımın, meme tümörünün doğal
biyolojik seyrini değiştirebileceği, ek cerrahi girişimlerin bağışıklık
sistemini zayıflatarak tekrarlama oranlarını arttırabileceği ve bunların
saptanmasını engelleyebileceği, tartışmaların merkezindeki sorulardır.
Genel cerrahi ameliyatlarında yapılan
değişiklikler (daha sınırlı cerrahi ve meme derisinin korunması), onarım
yöntemlerinin gelişmesi, meme kanserinin biyolojik seyrinin daha iyi anlaşılması
ve hangi hastaların anında veya geç meme onarımı için uygun olduğunun daha
iyi belirlenmesi ile, önceki yıllarda meme rekonstrüksiyonuna karşı yöneltilen
eleştiriler giderek azaldı.
Araştırma sonuçlarının MSMR yapılmasını
destekler nitelikte olması, özellikle genç kadınların bu ameliyatı daha
fazla talep etmesine yol açtı ve çoğu kanser merkezinde MSMR, günümüzde
meme kanseri tedavisinin bir parçası haline geldi. Meme onarımı yukarda
sıralanan psikolojik bozuklukları azaltmakta ve hastaların ruhsal durumlarını
güçlendirerek hastalıkla daha iyi mücadele etmelerini sağlamaktadır. Bir
araştırmaya göre, MSMR uygulanan hastaların %76’sı, yapılan rekonstrüksiyonun
kendilerine hastalıkları ile mücadelede yardımcı olduğunu söylediler.
MEME ONARIMI-HASTA
SEÇİMİ
Genel olarak mastektomi yapılacak
ya da daha önceden mastektomi uygulanmış olan her kadın potansiyel MSMR
adayıdır. Ancak, mastektomi sırasında MSMR ameliyatlarını erken evre tümörü
olan hastalara uygulamak yönünde genel bir eğilim vardır. Diğer hastalarda,
bu ameliyatın en azından daha ileri bir tarihte gündeme alınması, birçok
cerrah tarafından daha akılcı bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Burada
tedavi ekibine düşen görev hastalara MSMR ameliyatları hakkında ayrıntılı
bilgi vermek ve seçimi hastaya bırakmaktır.
Hastaları MSMR için zorlayıcı bir
tutum içerine girmek, ileride oluşabilecek sorunlar sırasında hastanın
pişmanlık duymasına ve hekimini suçlamasına neden olabilir. Hekim hastanın
gereksinimlerini ve arzularını iyi anlamalı, hastanın ruhsal durumunu,
tümörün evresini ve rekonstrüksiyon olasılıklarını da göz önünde tutarak
bir karar vermelidir.
Plastik cerrah, rekonstrüksiyona aday
olan hasta ile uzun ve ayrıntılı bir görüşme yapmalı, var olan rekonstrüksiyon
seçeneklerini, bunların avantaj ve dezavantajlarını ve olası yan etkilerini
(komplikasyonlarını) açıklamalıdır. Çeşitli şekil ve fotoğrafların gösterilmesi
hastanın yapılacak işlemi daha iyi kavramasına ve beklentilerinin daha
gerçekçi olmasına yardımcı olacaktır.
MSMR NE ZAMAN
YAPILMALI?
Ameliyat öncesi değerlendirmede hastanın
memesinin alınmasına karar verildi ise anında MSMR yapılabilir mi? Bu sorunun
cevabı teknik olarak evettir. Özellikle meme derisinin korunduğu mastektomi
yönteminde, memenin alındığı sırada yeniden meme yapılması işlemi teknik
olarak çok daha kolay hale geldi.
Çok sayıda araştırma, anında rekonstrüksiyonun
güvenlikli bir yaklaşım olduğunu destekliyor. Anında yapılan MSMR, hastanın
psikolojik olarak daha az etkilenmesinin yanı sıra, teknik olarak da daha
iyi estetik sonuç verir; tek ameliyat ve tek anestezi hem ameliyat travmasını
azaltır hem de maliyeti düşürür.
Anında MSMR, belirtilen olumlu yönlerine
karşın, henüz meme kanseri tedavisinin standart parçası değildir. Bu ameliyatın
yapılma sıklığı hastanın yaşı, girişimin yapılacağı merkez ve onkolojik
cerrahın meme onarımına bakış açısı ile doğrudan ilişkilidir. Koltuk altı
lenf bezlerinde metastaz olması, anında rekonstrüksiyon için bir engel
değildir, ancak metastaz varlığı bu hastalara radyoterapi gerekebileceği
ihtimalini oluşturur.
Onarım yöntemi ne olursa olsun, onarım
yapılmış bölgeye uygulanan radyoterapi yara iyileşmesinde bazı sorunların
oluşmasına ve estetik açıdan istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına neden
olabilir. Ayrıca kontrolsüz diyabet veya yüksek tansiyon, ileri kalp-damar
hastalıkları, şişmanlık, ağır sigara tiryakiliği, bağ dokusu hastalıkları
gibi dahili hastalıkların varlığında MSMR’nun geç dönemde yapılmasının
daha yararlı olacağı gerçektir.
Geç rekonstrüksiyonun bir diğer olumlu
yönü de rekonstrüksiyon yöntemlerini ve sonuçlarını hasta ile daha ayrıntılı
bir şekilde tartışma olanağını tedavi ekibine sağlamasıdır. Ayrıca, kesin
patoloji sonucunun elde edilmiş olması uygun onarım yönteminin daha doğru
olarak belirlenmesine ve hastaya hastalığı hakkında daha net bir bilgi
verilmesine olanak verir.
Burada diğer bir önemli nokta ise,
kesin patoloji sonucuna göre karar verilen ek tedavilerdir. Radyoterapi
uygulanması gereken hastalarda MSMR radyoterapi sonrasına bırakılarak,
yan etkiler ve dolayısıyla istenmeyen sonuçlar engellenmiş olur.
MSMR AMELİYAT
YÖNTEMLERİ
Mastektomi sonrası ideal bir meme
rekonstrüksiyonu yöntemi aşağıdaki özellikleri taşımalıdır;
? normal meme görünümünde ve dokusunda
bir meme oluşturulabilmeli;
? diğer meme ile simetri sağlanabilmeli;
