- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Meme kanserine yakın takip: Tel ile işaretleme yöntemi[/b]
Kadınlarda en sık görülen kanser olan meme kanserine karşı mücadelede erken tanı hayat kurtarıyor. Memede kanser habercisi olabilecek kireçlenmelere dikkat çeken Medical Park Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu,
"Tel İle İşaretleme Yöntemi ile tehlikeli kireçlenme tespit edilip meme kanseri ortaya çıkmadan önleniyor" dedi. ABD'de yapılan çalışmalar her sekiz kadından birinin meme kanseri riski taşıdığını ortaya koyuyor. 1-7 Ekim Meme Kanseri
Bilinçlendirme Haftası kapsamında, hastalığa karşı mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde meme kanseri ortaya çıkmadan önlenebiliyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr.
Erhun Eyüboğlu, memede ortaya çıkan, "mikrokalsifikasyon" adı verilen küçük kireçlenmelerin kanser habercisi olabileceğine dikkat çekti. Mamografi ile hastalığın öncüsü olabilecek kireçlenmelerin tespit edilebildiğini belirten Eyüboğlu, "Meme
içinde doğal olarak kabul ettiğimiz iyi huylu kireçlenmelere kaba kalsifikasyon adı veriliyor. Bunlar kansere dönüşme riski olmayan iyi huylu kireçlenmelerdir. Ancak daha farklı yapıda olan mikrokalsifikasyon adı verilen kireçlenmeler meme
kanserinin habercisi olabilir. Bu kireçlenmeler mamografi ile görüntülenebilir. Memedeki kireçlenmelerin yapıları, sayıları, şekilleri ve dağılımları incelenerek nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine karar verilir." Eyüboğlu, kanser habercisi
olabilen kireçli alanın meme dokusuna zarar vermeden nasıl çıkarıldığını anlattı: "Son yıllarda uygulanmaya başlanan 'Tel İle İşaretleme Yöntemi' sayesinde kanser şüphesi uyandıran kireçli alan, meme dokusuna zarar vermeden çıkarılıyor. Mamografi
eşliğinde, lokal anestezi altında kireçlenmenin olduğu alan radyolog tarafından tespit ediliyor. Olta ucuna benzeyen, özel dizayn edilmiş metal tel kireçlenmenin olduğu bölgeye doğru yerleştiriliyor. Aynı gün zaman kaybetmeden, işaretleme yapıldıktan
sonra genel anestezi altında, cerrahi müdahaleyle tel ile birlikte kireçli alan çıkartılıyor. Cerrahi müdahaleden sonra yine mamografi çekilerek işaretlenen alanın çıkartılıp çıkartılmadığı doğrulanıyor. Alınan kesite yapılan patoloji inceleme
ile kanser olup olmadığı tespit ediliyor." Memedeki kireçlenmenin hastada herhangi bir şikayete neden olmadığını belirten Eyüboğlu, "Kireçlenmeler hastada hiçbir şikayete yol açmaz. Sadece mamografi ile tespit edilir. Bu nedenle meme
kanserine bağlı ölümlerin azaltılmasında taramalar önemli rol oynuyor. Kadınlar her ay kendi kendini muayene etmeli, 40 yaşından sonra mamografi çektirmeli ve doktor kontrolünden geçmeli" dedi.
Kadınlarda en sık görülen kanser olan meme kanserine karşı mücadelede erken tanı hayat kurtarıyor. Memede kanser habercisi olabilecek kireçlenmelere dikkat çeken Medical Park Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu,
"Tel İle İşaretleme Yöntemi ile tehlikeli kireçlenme tespit edilip meme kanseri ortaya çıkmadan önleniyor" dedi. ABD'de yapılan çalışmalar her sekiz kadından birinin meme kanseri riski taşıdığını ortaya koyuyor. 1-7 Ekim Meme Kanseri
Bilinçlendirme Haftası kapsamında, hastalığa karşı mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde meme kanseri ortaya çıkmadan önlenebiliyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr.
Erhun Eyüboğlu, memede ortaya çıkan, "mikrokalsifikasyon" adı verilen küçük kireçlenmelerin kanser habercisi olabileceğine dikkat çekti. Mamografi ile hastalığın öncüsü olabilecek kireçlenmelerin tespit edilebildiğini belirten Eyüboğlu, "Meme
içinde doğal olarak kabul ettiğimiz iyi huylu kireçlenmelere kaba kalsifikasyon adı veriliyor. Bunlar kansere dönüşme riski olmayan iyi huylu kireçlenmelerdir. Ancak daha farklı yapıda olan mikrokalsifikasyon adı verilen kireçlenmeler meme
kanserinin habercisi olabilir. Bu kireçlenmeler mamografi ile görüntülenebilir. Memedeki kireçlenmelerin yapıları, sayıları, şekilleri ve dağılımları incelenerek nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine karar verilir." Eyüboğlu, kanser habercisi
olabilen kireçli alanın meme dokusuna zarar vermeden nasıl çıkarıldığını anlattı: "Son yıllarda uygulanmaya başlanan 'Tel İle İşaretleme Yöntemi' sayesinde kanser şüphesi uyandıran kireçli alan, meme dokusuna zarar vermeden çıkarılıyor. Mamografi
eşliğinde, lokal anestezi altında kireçlenmenin olduğu alan radyolog tarafından tespit ediliyor. Olta ucuna benzeyen, özel dizayn edilmiş metal tel kireçlenmenin olduğu bölgeye doğru yerleştiriliyor. Aynı gün zaman kaybetmeden, işaretleme yapıldıktan
sonra genel anestezi altında, cerrahi müdahaleyle tel ile birlikte kireçli alan çıkartılıyor. Cerrahi müdahaleden sonra yine mamografi çekilerek işaretlenen alanın çıkartılıp çıkartılmadığı doğrulanıyor. Alınan kesite yapılan patoloji inceleme
ile kanser olup olmadığı tespit ediliyor." Memedeki kireçlenmenin hastada herhangi bir şikayete neden olmadığını belirten Eyüboğlu, "Kireçlenmeler hastada hiçbir şikayete yol açmaz. Sadece mamografi ile tespit edilir. Bu nedenle meme
kanserine bağlı ölümlerin azaltılmasında taramalar önemli rol oynuyor. Kadınlar her ay kendi kendini muayene etmeli, 40 yaşından sonra mamografi çektirmeli ve doktor kontrolünden geçmeli" dedi.
