- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
25/06/2003 tarih ve 4905 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanunun
209 uncu maddesi değiştirilmiştir. Bu değişikliğie göre, Devlet memurlarının
özel sağlık kurum ve kuruluşlarından ayakta veya yatarak tedavi hizmeti almaları
mümkündür.
Devlet memurlarının hastalanmaları halinde takip edebilecekleri zevk zinciri
Memurlarının Tedavi
Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinde belirlenmiştir. Bu yönetmeliğin,
"özel sağlık kurumlarında tedavi" başlıklı ek 2 nci maddesinde "Yönetmeliğin
3 üncü maddesine göre tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar resmi
sağlık kurum ve kuruluşları tarafından, tedavi amacıyla, özel sağlık kurumlarına
sevk edilebilir.
Hangi özel sağlık kurumlarına doğrudan sevk yapılabileceği, hangi tür tedaviler
için hasta gönderileceği hususları ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, özel
sağlık kurumlarında aranacak tıbbi donanım ve teknik özellikler, Maliye Bakanlığı
ile Sağlık Bakanlığınca müştereken tespit edilir.
Özel sağlık kurumlarında yapılacak paket tedavi uygulamaları ve bunlara ilişkin
fiyatlandırma işlemleri ile ilgili olarak özel sağlık kurumları ile Maliye Bakanlığı
arasında anlaşma yapılabilir.
Kurumlarca, özel sağlık kurumlarına yapılacak ödemeler, resmi sağlık kurumları
için tespit edilen birim fiyatlarını geçemez." hükmü bulunmaktadır.
Anılan madde hükmü uyarınca anılan Bakanlıklarca 30/05/2003 tarih ve 25123
sayılı Resmi gazetede Teşhis ve Tedavi Amacıyla Özel Sağlık Kuruluşlarına
Hasta Sevkine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ yayınlanmıştır. Bilahare
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü devlet memurlarının özel
hastanelere sevkine ilişkin Genelge yayınlamış bulunmakta olup bu genelgede
acil durumlara özel sağlık kuruluşların ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Ayrıca her yıl yayınlanan bütçe uygulama talimatlarında da konuya ilişkin olarak
düzenlemelere yer verilmiştir. 2005 Mali Yılı 4-5-6 Sıra Nolu Bütçe Uygulama
Talimatı talimatlarında konuya ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan
genelgede
Devlet memurlarının sevk zincirine ilişkin olarak daha önce yayımladığımız
haberi görmek için buraya
tıklayınız.
Mezkur Yönetmeliğin acil vakalar balıklı 15 inci maddesinde "Acil vakalarda,
yukarıdaki maddelerde söz konusu edilen işlemlere başvurulmaksızın, hastanın
gerekli tedavisi hastanın bizzat kendisi veya hasta ile ilgili biri tarafından
derhal yaptırılır. Bu muayene ve tedavi;
Mümkün olduğu takdirde, memurun bağlı olduğu kurum tabibine, olmadığı takdirde
hükümet tabibine veya belediye tabibine veya sağlık ocağına;
Mümkün olamadığı takdirde, bu Yönetmeliğin 8 nci maddesinde belirtilen hastanelerden
birine veya bir sağlık merkezine;
Bu da mümkün olmadığı takdirde, serbest tabibe veya özel sağlık kuruluna; başvurulmak
suretiyle yaptırılır.
gerekli işlemler sonradan tamamlanır." hükmü ile "Acil vakalarda"
başlıklı 25 inci maddesinde "Vakanın acil olması nedeniyle, gerekli
başvurma ve yollama işlemleri yaptırılmadan tedavi sağlandığı takdirde, tedavi
giderlerinin ödenebilmesi için:
A) Lüzumlu işlem ve belgelerin usulü dairesinde tamamlanması;
B) Bu tedavi, resmi sağlık kurumları veya kuruluşlarına başvurmaya imkan bulunamadan
özel sağlık kurumları veya kuruluşlarında yaptırılmışsa, ayrıca, vakaya el koyan
ve ilk müdahaleyi yapan tabip tarafından, vakanın acil nitelikte olduğunun ve
derhal müdahaleyi gerektirdiğinin raporla belgelendirilmesi gerekir.
Gerekli işlem ve belgeler tamamlanmadan yapılmış olan giderlerin bedeli, bunların
tamamlanmasından sonra, faturalar verilmek suretiyle kurumdan alınır."
hükmü yer almaktadır.
Memurların Hastalık Raporlarını
Verecek Hekim ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmelik 30.12.1980 tarih ve
8/2175 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılmış ve 6.2.1981 tarih
ve 17243 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Anılan yönetmeliğin
acil vakalar başlıklı 7 inci maddesinde "Acil vakalarda düzenlenen hastalık
raporları uyarınca hastalık izni verilebilmesi için raporda vakanın acil olduğunun
belirtilmiş olması şarttır.
Aksi takdirde hasta memur, hastalık izni kullanıyor sayılmakla beraber en kısa
zamanda Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin
ilgili maddelerine göre muayeneye sevkedilerek hakkında bu muayene sonucuna
göre işlem yapılır.
Hastalık izni vermeye yetkili amirler lüzum gördükleri takdirde hastalık raporunun
acil bir vaka üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin belirtilmesini en yakın resmi
sağlık kurulundan isteyebilirler.
Resmi sağlık kurullarının hastalık raporunun düzenlenmesine esas olan vakanın
acil olmadığını belirtmeleri halinde ilgili memur hakkında ikinci fıkra uyarınca
işlem yapılır." denilmektedir.
Ayrıca, 2005 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatında ( Sıra No : 4-5-6 )(Tedavi
Yardımı);
"3. Acil Vakalarda Tedavi
Yönetmeliğin 15 ve 25 inci maddelerine göre, vakanın acil olması nedeniyle,
gerekli başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan doğrudan sağlık kurum ve kuruluşunca
tedavi sağlandığı takdirde, tedavi giderlerinin ödenebilmesi için, hastanın
taburcu edildiği tarihten itibaren lüzumlu işlem ve belgelerin usulü dairesinde;
a) Yurt içinde (resmi tatil günleri hariç) 30 gün, b) Yurt dışında 90 gün,
içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma verilmesi gerekmektedir.
Acil vakalara ilişkin tedavilerde de ilgili sağlık kurumu tarafından bu Talimat
eki (EK-8) ve (EK-9) fiyat tarifelerinde yer alan fiyatlar uygulanır. Gerekli
tedavi işlem ve belgeleri tamamlanmadan yapılan giderlerin bedeli, bunların
tamamlanmasından sonra ilgili masraf belgeleri verilmek suretiyle kurumdan alınır."
ifadesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca;
1- Üniversitelerde görev yapan devlet memurları ile diğer kurumlarda görev
yapan memurlar arasında bir faklılık bulunmamaktadır.
2- Acil durumlarda sağlık kurum ve kuruluşları için özel veya resmi ayrımı
yapılmamıştır.
3- Acil olarak birinci kademe özel sağlık kuruluşuna gidip tedavi olan ve işlemleri
mesai gününde tamamlanan işlemde belirtilen mevzuata aykırı bir husus görülememiştir.
Bu nedenle hastalık raporunun hastalık iznine çevrilmesin gerektiği düşünülmektedir.
4- Şayet, almış olduğunuz raporda vakanın acil olduğu belirtilmiş ise çalıştığınız
kurumun yapacağı sadece hakem hastaneye raporun gönderilmesidir.
Bunun dışında hastalık iznine çevirme gibi bir yetkisi yoktur. Ancak,
siz kurumunuza gelerek çalışmaya başlamakla hasta olmadığınızı ispatlamışsınız.
Şu aşamada yapılacak çok fazla bir şey bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda
idareden raporun sağlık iznine niçin çevrilmediğine ilişkin resmi yazı istemenizi
öneririz.
Kaynak: memurlarnet
209 uncu maddesi değiştirilmiştir. Bu değişikliğie göre, Devlet memurlarının
özel sağlık kurum ve kuruluşlarından ayakta veya yatarak tedavi hizmeti almaları
mümkündür.
Devlet memurlarının hastalanmaları halinde takip edebilecekleri zevk zinciri
Memurlarının Tedavi
Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinde belirlenmiştir. Bu yönetmeliğin,
"özel sağlık kurumlarında tedavi" başlıklı ek 2 nci maddesinde "Yönetmeliğin
3 üncü maddesine göre tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar resmi
sağlık kurum ve kuruluşları tarafından, tedavi amacıyla, özel sağlık kurumlarına
sevk edilebilir.
Hangi özel sağlık kurumlarına doğrudan sevk yapılabileceği, hangi tür tedaviler
için hasta gönderileceği hususları ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, özel
sağlık kurumlarında aranacak tıbbi donanım ve teknik özellikler, Maliye Bakanlığı
ile Sağlık Bakanlığınca müştereken tespit edilir.
Özel sağlık kurumlarında yapılacak paket tedavi uygulamaları ve bunlara ilişkin
fiyatlandırma işlemleri ile ilgili olarak özel sağlık kurumları ile Maliye Bakanlığı
arasında anlaşma yapılabilir.
Kurumlarca, özel sağlık kurumlarına yapılacak ödemeler, resmi sağlık kurumları
için tespit edilen birim fiyatlarını geçemez." hükmü bulunmaktadır.
Anılan madde hükmü uyarınca anılan Bakanlıklarca 30/05/2003 tarih ve 25123
sayılı Resmi gazetede Teşhis ve Tedavi Amacıyla Özel Sağlık Kuruluşlarına
Hasta Sevkine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ yayınlanmıştır. Bilahare
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü devlet memurlarının özel
hastanelere sevkine ilişkin Genelge yayınlamış bulunmakta olup bu genelgede
acil durumlara özel sağlık kuruluşların ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Ayrıca her yıl yayınlanan bütçe uygulama talimatlarında da konuya ilişkin olarak
düzenlemelere yer verilmiştir. 2005 Mali Yılı 4-5-6 Sıra Nolu Bütçe Uygulama
Talimatı talimatlarında konuya ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan
genelgede
Devlet memurlarının sevk zincirine ilişkin olarak daha önce yayımladığımız
haberi görmek için buraya
tıklayınız.
Mezkur Yönetmeliğin acil vakalar balıklı 15 inci maddesinde "Acil vakalarda,
yukarıdaki maddelerde söz konusu edilen işlemlere başvurulmaksızın, hastanın
gerekli tedavisi hastanın bizzat kendisi veya hasta ile ilgili biri tarafından
derhal yaptırılır. Bu muayene ve tedavi;
Mümkün olduğu takdirde, memurun bağlı olduğu kurum tabibine, olmadığı takdirde
hükümet tabibine veya belediye tabibine veya sağlık ocağına;
Mümkün olamadığı takdirde, bu Yönetmeliğin 8 nci maddesinde belirtilen hastanelerden
birine veya bir sağlık merkezine;
Bu da mümkün olmadığı takdirde, serbest tabibe veya özel sağlık kuruluna; başvurulmak
suretiyle yaptırılır.
gerekli işlemler sonradan tamamlanır." hükmü ile "Acil vakalarda"
başlıklı 25 inci maddesinde "Vakanın acil olması nedeniyle, gerekli
başvurma ve yollama işlemleri yaptırılmadan tedavi sağlandığı takdirde, tedavi
giderlerinin ödenebilmesi için:
A) Lüzumlu işlem ve belgelerin usulü dairesinde tamamlanması;
B) Bu tedavi, resmi sağlık kurumları veya kuruluşlarına başvurmaya imkan bulunamadan
özel sağlık kurumları veya kuruluşlarında yaptırılmışsa, ayrıca, vakaya el koyan
ve ilk müdahaleyi yapan tabip tarafından, vakanın acil nitelikte olduğunun ve
derhal müdahaleyi gerektirdiğinin raporla belgelendirilmesi gerekir.
Gerekli işlem ve belgeler tamamlanmadan yapılmış olan giderlerin bedeli, bunların
tamamlanmasından sonra, faturalar verilmek suretiyle kurumdan alınır."
hükmü yer almaktadır.
Memurların Hastalık Raporlarını
Verecek Hekim ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmelik 30.12.1980 tarih ve
8/2175 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılmış ve 6.2.1981 tarih
ve 17243 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Anılan yönetmeliğin
acil vakalar başlıklı 7 inci maddesinde "Acil vakalarda düzenlenen hastalık
raporları uyarınca hastalık izni verilebilmesi için raporda vakanın acil olduğunun
belirtilmiş olması şarttır.
Aksi takdirde hasta memur, hastalık izni kullanıyor sayılmakla beraber en kısa
zamanda Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin
ilgili maddelerine göre muayeneye sevkedilerek hakkında bu muayene sonucuna
göre işlem yapılır.
Hastalık izni vermeye yetkili amirler lüzum gördükleri takdirde hastalık raporunun
acil bir vaka üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin belirtilmesini en yakın resmi
sağlık kurulundan isteyebilirler.
Resmi sağlık kurullarının hastalık raporunun düzenlenmesine esas olan vakanın
acil olmadığını belirtmeleri halinde ilgili memur hakkında ikinci fıkra uyarınca
işlem yapılır." denilmektedir.
Ayrıca, 2005 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatında ( Sıra No : 4-5-6 )(Tedavi
Yardımı);
"3. Acil Vakalarda Tedavi
Yönetmeliğin 15 ve 25 inci maddelerine göre, vakanın acil olması nedeniyle,
gerekli başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan doğrudan sağlık kurum ve kuruluşunca
tedavi sağlandığı takdirde, tedavi giderlerinin ödenebilmesi için, hastanın
taburcu edildiği tarihten itibaren lüzumlu işlem ve belgelerin usulü dairesinde;
a) Yurt içinde (resmi tatil günleri hariç) 30 gün, b) Yurt dışında 90 gün,
içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma verilmesi gerekmektedir.
Acil vakalara ilişkin tedavilerde de ilgili sağlık kurumu tarafından bu Talimat
eki (EK-8) ve (EK-9) fiyat tarifelerinde yer alan fiyatlar uygulanır. Gerekli
tedavi işlem ve belgeleri tamamlanmadan yapılan giderlerin bedeli, bunların
tamamlanmasından sonra ilgili masraf belgeleri verilmek suretiyle kurumdan alınır."
ifadesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca;
1- Üniversitelerde görev yapan devlet memurları ile diğer kurumlarda görev
yapan memurlar arasında bir faklılık bulunmamaktadır.
2- Acil durumlarda sağlık kurum ve kuruluşları için özel veya resmi ayrımı
yapılmamıştır.
3- Acil olarak birinci kademe özel sağlık kuruluşuna gidip tedavi olan ve işlemleri
mesai gününde tamamlanan işlemde belirtilen mevzuata aykırı bir husus görülememiştir.
Bu nedenle hastalık raporunun hastalık iznine çevrilmesin gerektiği düşünülmektedir.
4- Şayet, almış olduğunuz raporda vakanın acil olduğu belirtilmiş ise çalıştığınız
kurumun yapacağı sadece hakem hastaneye raporun gönderilmesidir.
Bunun dışında hastalık iznine çevirme gibi bir yetkisi yoktur. Ancak,
siz kurumunuza gelerek çalışmaya başlamakla hasta olmadığınızı ispatlamışsınız.
Şu aşamada yapılacak çok fazla bir şey bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda
idareden raporun sağlık iznine niçin çevrilmediğine ilişkin resmi yazı istemenizi
öneririz.
Kaynak: memurlarnet
