- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Bıkıp usanmadan çalışan kalbimiz hiç yorulmaz mı?
Yorulur elbette
İlerleyen yaş, kalıtım, yoğun stres ve hazır ve hızlı yenen yemekler kalbimizin temposunu fark ettirmeden düşürüyor. Bir gün de, iki hafta da ya da 3 ay da olmuyor Yıllar sürüyor yıpranması. Çoğu zaman uyarılarda bulunuyor. Biz bu uyarıları bazen görüyor ve önlem alıyoruz. Doktora gidip kan tahlilleri yaptırmak, bahar geldiğinde diyete başlamak, spor yapmak
Çoğu zaman görmezlikten geliyoruz
Örneğin; her yıl 1-2 kilo alıyorsunuz ve 10 yılın sonunda yaklaşık 10-15 kilo fazlalık Fazla kilo, kalbin de fazla çalışması demek.
Ya yemekler !
“Şu yemek kalbe zararâ€
“Bu yağ kalp sağlığınız için iyi, şu yağ kötüâ€
“Açık renkli yağ bizim ki, kolesterolsüzâ€
Gazeteler, televizyonlar, reklamlar
Doğrularla yanlışlar havada uçuşup duruyor. Çoğumuz ya pes edip “atın ölümü arpadan olsun†diyor ve düşünmeden yiyor. Ya da her şeyden kısıtlayıp yemek yemeyi bir işkence haline getiriyoruz. Böyle kişilerde YEMEK bir stres oluyor.
Aslında iş o kadar karışık değil. Yalnızca yediklerinizin farkında olmak önemli.
Şunu unutmayın ! Sıfır yağ, sıfır kolesterollü bir beslenme mümkün olsa bile doğru değildir. Vücudun dengesini koruması için bir miktar yağ ve kolesterole ihtiyacı vardır. Kolesterol, vücutta vardır ve bu nedenle hiç kolesterol almasanız bile vücudunuz bunu çok daha fazla üreterek yükseltebilir.
Sağlıklı beslenme, yemek yerken sınır koymakla olur. Farkında olarak, bilinçli yemek, kendinize olan güveninizi bir kat daha arttırır ve stresinizi azaltır.
Sizlere bir haftalık dengeli dağılmış mönü örnekleri;
1.gün: Mercimek çorba, etli dolma, yoğurt, lor tatlısı
2.gün: Sebzeli-peynirli börek, ayran
3.gün: Fırında balık, salata, tahin helva
4.gün: Kuru fasulye, bulgur pilavı, turşu
5.gün: Kıyma soslu makarna, salata, ayran
6.gün: Kuru köfte- kızarmış patates- zeytinyağlı pırasa- sütlü tatlı
7.gün: Tavuk ızgara-sebzeli pirinç pilavı- salata
Yorulur elbette
İlerleyen yaş, kalıtım, yoğun stres ve hazır ve hızlı yenen yemekler kalbimizin temposunu fark ettirmeden düşürüyor. Bir gün de, iki hafta da ya da 3 ay da olmuyor Yıllar sürüyor yıpranması. Çoğu zaman uyarılarda bulunuyor. Biz bu uyarıları bazen görüyor ve önlem alıyoruz. Doktora gidip kan tahlilleri yaptırmak, bahar geldiğinde diyete başlamak, spor yapmak
Çoğu zaman görmezlikten geliyoruz
Örneğin; her yıl 1-2 kilo alıyorsunuz ve 10 yılın sonunda yaklaşık 10-15 kilo fazlalık Fazla kilo, kalbin de fazla çalışması demek.
Ya yemekler !
“Şu yemek kalbe zararâ€
“Bu yağ kalp sağlığınız için iyi, şu yağ kötüâ€
“Açık renkli yağ bizim ki, kolesterolsüzâ€
Gazeteler, televizyonlar, reklamlar
Doğrularla yanlışlar havada uçuşup duruyor. Çoğumuz ya pes edip “atın ölümü arpadan olsun†diyor ve düşünmeden yiyor. Ya da her şeyden kısıtlayıp yemek yemeyi bir işkence haline getiriyoruz. Böyle kişilerde YEMEK bir stres oluyor.
Aslında iş o kadar karışık değil. Yalnızca yediklerinizin farkında olmak önemli.
Şunu unutmayın ! Sıfır yağ, sıfır kolesterollü bir beslenme mümkün olsa bile doğru değildir. Vücudun dengesini koruması için bir miktar yağ ve kolesterole ihtiyacı vardır. Kolesterol, vücutta vardır ve bu nedenle hiç kolesterol almasanız bile vücudunuz bunu çok daha fazla üreterek yükseltebilir.
Sağlıklı beslenme, yemek yerken sınır koymakla olur. Farkında olarak, bilinçli yemek, kendinize olan güveninizi bir kat daha arttırır ve stresinizi azaltır.
Sizlere bir haftalık dengeli dağılmış mönü örnekleri;
1.gün: Mercimek çorba, etli dolma, yoğurt, lor tatlısı
2.gün: Sebzeli-peynirli börek, ayran
3.gün: Fırında balık, salata, tahin helva
4.gün: Kuru fasulye, bulgur pilavı, turşu
5.gün: Kıyma soslu makarna, salata, ayran
6.gün: Kuru köfte- kızarmış patates- zeytinyağlı pırasa- sütlü tatlı
7.gün: Tavuk ızgara-sebzeli pirinç pilavı- salata
