- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Fen- Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Akyüz, günümüzde az çocuk yapılmasının en büyük nedenlerinden birisinin, anne ve babaların taşıdığı ekonomik kaygılar olduğunu
söyledi.
Akyüz, 20-27 Aralık tarihleri arasında kutlanan, "Dünya Nüfusuna Dikkat Haftası"nda, dünya çapında kaydedilmekte olan nüfus artışının getirdiği çevresel, sosyo-ekonomik ve politik gerçeklere kamuoyunun ve yöneticilerin
dikkatlerinin çekilmesi gerektiğini belirterek, nüfus artışının özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan birçok ülkenin en ciddi sorunları arasında yer aldığını kaydetti.
İdeal çocuk sayısında karar veremiyoruz
Yapılan bir araştırmada ideal çocuk sayısının erkeklere göre üç, kadınlara göre bir olduğunu, buna rağmen kırsalda ortalama 7 çocuk sahibi olunduğunu ifade eden Akyüz, "Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarla yüz yüze yaptığımız görüşmelerde, düşündükleri ideal çocuk sayısı ile sahip oldukları çocuk sayısı arasında büyük fark olduğunu belirledik. Kırsaldaki vatandaşlarımızın aile planlaması konusunda yeterince bilgileri var. Ancak daha önce bu bilgiyle hareket edilmemiş" diye konuştu.
Ekonomik kaygı en önemli aile planlaması
Son yıllarda tarım ve hayvancılık girdilerinin artması, çok çocuk sahibi olunduğu için toprak bölünmesinin had safhaya ulaştığı kırsal kesimde yaşayan vatandaşların büyük bir kısmının da geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Akyüz, şunları söyledi:
"Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan bazı aileler iyi bir gelecek düşüncesiyle ya göç ediyor ya da az çocuk yapmayı tercih ediyorlar. Çocuklarını günün şartlarına uygun yetiştirmek için gerekli maddi imkanı bulunmayan bazı aileler de, az çocuk yapma yolunu tercih ederek, artık (çocuğun kısmetini Allah verir) inanışından hareket etmiyorlar. Maddi imkanları ölçüsünde çocuk sayısı düşünüyorlar.
Çocuklarının işsiz kalmasını, açlık sınırı altında yaşamasını istemeyen aileler, yeni nüfus artışlarını maddi imkanlarına göre ayarlıyorlar. Günümüzde az çocuk yapılmasının en büyük nedeni, anne ve babaların taşıdıkları ekonomik kaygılardır. Bu kaygı ve endişeyle hareket edenler az çocuk yapıyorlar."
Medya önemli bir faktör
Son yıllarda ülkemiz kırsalındaki ailelerin çocuk yapma oranında bir düşüş olduğunu belirten Akyüz, çocuk yapma konusunda özellikle televizyon ekranlarında izlenen haber programlarının çok büyük bir etken olduğunu söyledi.
Televizyon programlarında izlenen olayların anne ve babalar üzerinde oluşturduğu etki nedeniyle gelecekten kaygı duyulduğunu ifade eden Akyüz, şöyle devam etti:
"Haber ve diğer programlarda açlık sınırının altındaki insanlara, bunalıma giren ya da ekonomik sorunlardan dolayı intihara kalkışan insanlara sıkça yer veriliyor. Ülkemizin en ücra köşesindeki küçük yerleşim birimlerinde bile, şehirlilerin sofrasında hangi yemeklerin bulunduğu, giysilerinin nasıl olduğu biliniyor. Bu tür haberleri izleyen vatandaşlar da gelecekten kaygı duymaya başlıyorlar. Duyulan kaygı anne ve babaların sosyal sorumluluk bilinci taşıdığını ortaya koyuyor. Bu bilinçle hareket eden ebeveynler de çok çocuk yapmaktan kaçınıyorlar."
söyledi.
Akyüz, 20-27 Aralık tarihleri arasında kutlanan, "Dünya Nüfusuna Dikkat Haftası"nda, dünya çapında kaydedilmekte olan nüfus artışının getirdiği çevresel, sosyo-ekonomik ve politik gerçeklere kamuoyunun ve yöneticilerin
dikkatlerinin çekilmesi gerektiğini belirterek, nüfus artışının özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan birçok ülkenin en ciddi sorunları arasında yer aldığını kaydetti.
İdeal çocuk sayısında karar veremiyoruz
Yapılan bir araştırmada ideal çocuk sayısının erkeklere göre üç, kadınlara göre bir olduğunu, buna rağmen kırsalda ortalama 7 çocuk sahibi olunduğunu ifade eden Akyüz, "Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarla yüz yüze yaptığımız görüşmelerde, düşündükleri ideal çocuk sayısı ile sahip oldukları çocuk sayısı arasında büyük fark olduğunu belirledik. Kırsaldaki vatandaşlarımızın aile planlaması konusunda yeterince bilgileri var. Ancak daha önce bu bilgiyle hareket edilmemiş" diye konuştu.
Ekonomik kaygı en önemli aile planlaması
Son yıllarda tarım ve hayvancılık girdilerinin artması, çok çocuk sahibi olunduğu için toprak bölünmesinin had safhaya ulaştığı kırsal kesimde yaşayan vatandaşların büyük bir kısmının da geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Akyüz, şunları söyledi:
"Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan bazı aileler iyi bir gelecek düşüncesiyle ya göç ediyor ya da az çocuk yapmayı tercih ediyorlar. Çocuklarını günün şartlarına uygun yetiştirmek için gerekli maddi imkanı bulunmayan bazı aileler de, az çocuk yapma yolunu tercih ederek, artık (çocuğun kısmetini Allah verir) inanışından hareket etmiyorlar. Maddi imkanları ölçüsünde çocuk sayısı düşünüyorlar.
Çocuklarının işsiz kalmasını, açlık sınırı altında yaşamasını istemeyen aileler, yeni nüfus artışlarını maddi imkanlarına göre ayarlıyorlar. Günümüzde az çocuk yapılmasının en büyük nedeni, anne ve babaların taşıdıkları ekonomik kaygılardır. Bu kaygı ve endişeyle hareket edenler az çocuk yapıyorlar."
Medya önemli bir faktör
Son yıllarda ülkemiz kırsalındaki ailelerin çocuk yapma oranında bir düşüş olduğunu belirten Akyüz, çocuk yapma konusunda özellikle televizyon ekranlarında izlenen haber programlarının çok büyük bir etken olduğunu söyledi.
Televizyon programlarında izlenen olayların anne ve babalar üzerinde oluşturduğu etki nedeniyle gelecekten kaygı duyulduğunu ifade eden Akyüz, şöyle devam etti:
"Haber ve diğer programlarda açlık sınırının altındaki insanlara, bunalıma giren ya da ekonomik sorunlardan dolayı intihara kalkışan insanlara sıkça yer veriliyor. Ülkemizin en ücra köşesindeki küçük yerleşim birimlerinde bile, şehirlilerin sofrasında hangi yemeklerin bulunduğu, giysilerinin nasıl olduğu biliniyor. Bu tür haberleri izleyen vatandaşlar da gelecekten kaygı duymaya başlıyorlar. Duyulan kaygı anne ve babaların sosyal sorumluluk bilinci taşıdığını ortaya koyuyor. Bu bilinçle hareket eden ebeveynler de çok çocuk yapmaktan kaçınıyorlar."
