- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Çalışmalarını İngiltere'deki Newcastle üniversitesi'nde yürüten bir grup bilim insanı, insan ve hayvan hücrelerinden melez olarak embriyon ürettiğini açıkladı. Ekip açıklamasında insan ve sığır hücrelerinden oluşturulan embriyonların üç gün yaşatılabildiğini ve çeşitli hastalıkların tedavisi için yapılan tıbbi araştırmalar çerçevesinde geliştirildiğini vurguladı.
Daha önce benzer uygulamaların yaygınlaştırılmasına olanak sağlayan ve daha Avam Kamarası'na getirilmeden sert tartışmalara neden olan yasadan önce elde edilen embriyonlar, mikroskop altında aynı dönemdeki herhangi bir insan embriyonuna benziyor. Embriyonların insan cildinden alınan DNA'ların sığır yumurtalarına enjekte edilmesiyle elde edildiğini açıklayan araştırmacılar, sığır yumurtalarının kullanılmasının nedeninin, bağışçılardan alınan insan yumurtalarının 'kıt' ve 'değerli' olmasından kaynaklandığını söylüyor.
'Frankenstein deneyi' denmişti
Katolik Kilisesi başta olmak üzere çeşitli din gruplarının şiddetle karşı çıktığı ve İngiltere kabinesindeki Katolik bakanların istifasına bile yol açabileceği belirtilen uygulamayı destekleyen tıp çevreleriyse, hastalıkların anlaşılabilmesi ve tedavi edilebilmesi için bu tür araştırmalara mutlaka izin verilmesi gerektiği görüşünde.
Destekleyen çevreler ve bilim dünyası, uygulamanın parkinson ve alzheimer gibi hastalıklara yeni tedavi yöntemleri bulunmasına yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor. İskoç Katolik Kilisesi'nden Kardinal Keith O'Brien ise geçen ay, bu çalışmaları 'Frankenstein deneyi' olarak nitelendirmişti.
Lyle Armstrong liderliğindeki Newcastle ekibi, geçen yıl ocak ayında verilen ilk iki lisanstan birinin sahibi. Uygulama için lisans alınan ikinci ekipse Prof. Stephen Minger liderliğindeki King's College London. Yasa geçerse, bu bilimsel uygulamalar bir yasal statü de kazanmış olacak.
'Hiçbir zaman gelişmeyecek'
Artık çıkarılması düşünülen yasaya göre, insan-hayvan melezi embriyonlar sadece araştırma amacıyla geliştirilebilecek ve bu embriyonların 14 günün ötesine geçmesine asla izin verilmeyecek. Bilim insanları, bu embriyonlardan vücudun temelini oluşturan kök hücreleri almak ve bunlar üzerinde sebebi bilinmeyen ve tedavisi bulunmayan hastalıklar konusunda araştırma yapmak istiyor. Newcastle ekibinden Prof. John Burn, Yaptığımız; laboratuvar ortamında, çok dikkatlice yürütülecek olan lisanslı bir çalışma. Hiçbir zaman gelişmeyecek olan bir hücre kümesiyle çalışıyoruz. Ve bu embriyonlar asla başka birine enjekte edilmeyecek diye konuşuyor.
Newcastle üniversitesi'nin insan-hayvan melezi embriyonların geliştirilmesine olanak tanıyan yasanın Avam Kamarası'nda görüşülmesi ve oylanmasından önce yaptığı deney, üreme Sağlığı ve Embriyoloji İdaresi özel izniyle yapıldı. (The Times, aa)
Radikal
Daha önce benzer uygulamaların yaygınlaştırılmasına olanak sağlayan ve daha Avam Kamarası'na getirilmeden sert tartışmalara neden olan yasadan önce elde edilen embriyonlar, mikroskop altında aynı dönemdeki herhangi bir insan embriyonuna benziyor. Embriyonların insan cildinden alınan DNA'ların sığır yumurtalarına enjekte edilmesiyle elde edildiğini açıklayan araştırmacılar, sığır yumurtalarının kullanılmasının nedeninin, bağışçılardan alınan insan yumurtalarının 'kıt' ve 'değerli' olmasından kaynaklandığını söylüyor.
'Frankenstein deneyi' denmişti
Katolik Kilisesi başta olmak üzere çeşitli din gruplarının şiddetle karşı çıktığı ve İngiltere kabinesindeki Katolik bakanların istifasına bile yol açabileceği belirtilen uygulamayı destekleyen tıp çevreleriyse, hastalıkların anlaşılabilmesi ve tedavi edilebilmesi için bu tür araştırmalara mutlaka izin verilmesi gerektiği görüşünde.
Destekleyen çevreler ve bilim dünyası, uygulamanın parkinson ve alzheimer gibi hastalıklara yeni tedavi yöntemleri bulunmasına yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor. İskoç Katolik Kilisesi'nden Kardinal Keith O'Brien ise geçen ay, bu çalışmaları 'Frankenstein deneyi' olarak nitelendirmişti.
Lyle Armstrong liderliğindeki Newcastle ekibi, geçen yıl ocak ayında verilen ilk iki lisanstan birinin sahibi. Uygulama için lisans alınan ikinci ekipse Prof. Stephen Minger liderliğindeki King's College London. Yasa geçerse, bu bilimsel uygulamalar bir yasal statü de kazanmış olacak.
'Hiçbir zaman gelişmeyecek'
Artık çıkarılması düşünülen yasaya göre, insan-hayvan melezi embriyonlar sadece araştırma amacıyla geliştirilebilecek ve bu embriyonların 14 günün ötesine geçmesine asla izin verilmeyecek. Bilim insanları, bu embriyonlardan vücudun temelini oluşturan kök hücreleri almak ve bunlar üzerinde sebebi bilinmeyen ve tedavisi bulunmayan hastalıklar konusunda araştırma yapmak istiyor. Newcastle ekibinden Prof. John Burn, Yaptığımız; laboratuvar ortamında, çok dikkatlice yürütülecek olan lisanslı bir çalışma. Hiçbir zaman gelişmeyecek olan bir hücre kümesiyle çalışıyoruz. Ve bu embriyonlar asla başka birine enjekte edilmeyecek diye konuşuyor.
Newcastle üniversitesi'nin insan-hayvan melezi embriyonların geliştirilmesine olanak tanıyan yasanın Avam Kamarası'nda görüşülmesi ve oylanmasından önce yaptığı deney, üreme Sağlığı ve Embriyoloji İdaresi özel izniyle yapıldı. (The Times, aa)
Radikal
