Hem can sıkıntısı hem de hiçbirşey yapmak istememe sorunum var

imported_Angel

New member
9
HD RANK
Katılım
17 Mayıs 2008
Mesajlar
996
Reaksiyon puanı
7
Puanları
0
Arkadaşlar bu ne yaman çelişkidir ki hem canım çok sıkılıyor (ne yapacağını bilememekten ve boşluktan) daha sonra bu psikolojik bunalıma dönüşüyor...ama öbür yandan da içimden hiçbirşey yapmak gelmiyor çok üşeniyorum herşeye...durum böyle olunca ikilemde kalıyorum..

can sıkıntısını geçirmek için birşeyler yapmak iyi gelebilir geçirebilir diye düşünüyorum ama bazen birşey de yapsam sıkıntı geçmeyebiliyor...bu da beni üşengeç hale getirdi yaptıklarım kafamı dağıtmıyor işe yaramıyor yorulduğumla kalıyorum diye...herşeyden çabuk sıkılıyorum..

siz hiç bu gibi durumları yaşadınız mı ? yaşadınızsa naptınız ?
 
ben de oyle durum oluyr.ben o anda disari cikdigim zamn iyi oluyorum.bir arkadasmla gorusurum ya parkta kitap okurum ama mutlaka disari cikmaya calisirim.
 
Kendine ilgilenecek bişeyler bulman seni rahatlatacaktır.Dışarıda bişeyler yapmak,bir insana yardım etmek (mükemmel bir huzur vericidir),Eksik olduğunu düşündüğün bişeye başlamak öğrenmek vs...

Bu gibi şeyler sana can sıkıntını unutturacaktır.İnsan Can sıkıntısını düşündükçe sıkılır.Canının sıkkın olduğunu düşünmemelisin.
 
Anlattığınız iç huzursuzluk sadece sizin değil tüm dünyanın sorunu olan bir hastalık aslında yetiştirilmemiz ve çevremiz gereği çok hızlı olay akışlarından dolayı artık bizleri hiçbirşey mutlu etmiyor. Çevremizdeki olaylara karşı tepkilerimiz azaldı. Bunun iki sebebi var birincisi ve bence en önemlisi televizyon denen kullanmayı hiç bilmediğimiz alet ve yine ikinciside bu televizyonlar sayesinde bize ulaştırılan bilinçaltı belleğimizi körleştiren mesajlar. Düşünün en basit bir örnek daha öncede 1 tane şehit veriilince tüm Türkiye ayağa kalkar tepki gösterirken şimdi 10 tanenin altındakilere haber değeri verilip bakılmıyor bile (Yanlış anlaşılma olmasın güncel bir konu olduğu için bu örneği verdim) gibi. Tepkilerimizin gelişmesini istiyorsak etkilerimizi geliştirmeliyiz ki etkiler tepkileri doğursun. Zaten gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Biraz uzun oldu hakkınızı helal edin.


Saygılarımla.....
 
aman canım sıkılmasın diye düşünmek yerine zaten şunada canım sıkılmıştı bunada sıkılmıştı iyce yüklenirsen beyin kendini otomatik olarak az bi süre sonra rahatlamaya alıyor bi kitapta okumuştum bende işe yarıyor denemelisin umarım işe yarar sevgiler:zpzp::zpzp::zpzp:
 
Anlattığınız iç huzursuzluk sadece sizin değil tüm dünyanın sorunu olan bir hastalık aslında yetiştirilmemiz ve çevremiz gereği çok hızlı olay akışlarından dolayı artık bizleri hiçbirşey mutlu etmiyor. Çevremizdeki olaylara karşı tepkilerimiz azaldı. Bunun iki sebebi var birincisi ve bence en önemlisi televizyon denen kullanmayı hiç bilmediğimiz alet ve yine ikinciside bu televizyonlar sayesinde bize ulaştırılan bilinçaltı belleğimizi körleştiren mesajlar. Düşünün en basit bir örnek daha öncede 1 tane şehit veriilince tüm Türkiye ayağa kalkar tepki gösterirken şimdi 10 tanenin altındakilere haber değeri verilip bakılmıyor bile (Yanlış anlaşılma olmasın güncel bir konu olduğu için bu örneği verdim) gibi. Tepkilerimizin gelişmesini istiyorsak etkilerimizi geliştirmeliyiz ki etkiler tepkileri doğursun. Zaten gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Biraz uzun oldu hakkınızı helal edin.


Saygılarımla.....

Tv'de yayınlanan en ciddi haber bile bir süre sonra insanı hissizleştiriyor. İnsanlar yemek yerken bir ölüm haberi ya da buna benzer bir haberle karşılaştığında "vah vah ne yazık, Allah Allah neler oluyor dünyada" diyor fakat 5-10 dakika sonra tekrar yemeğine ya da meşguliyetine dönüyor hiç bir şey olmamışcasına... "TV dünyaya unutma, caydırıcılık ve yok etme duygusu yayan ve bunu esir kamplarındakinden çok daha sistemli bir şekilde yapabilen bir araçtır." Bireylerde oluşan iç bunaltısının temelini de bence; yabancılaşma, ait olamama, kendini tek ve eşsiz bir birey olarak görememe, yararlı işler yaptığına inanmama, hayat amacını saptayamama, desteklenmeme gibi faktörlerde arayabiliriz ve bir de inanç eksikliği, yani maneviyatın güçlü olmaması... Bunlar az ya da çok, bazılarında tolere edilebilir olarak hepimizde var, yaşam zor ve içinde yaşadığımız yüzyılın sorunlarını da eklersek, bu duygular kimseye yabancı değil...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst