- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Halk arasında kansızlık olarak da bilinen anemi özellikle
ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur. Oksijen kanda
hemoglobin adı verilen bir proteine bağlanarak taşınır
Alyuvarlarda bulunan hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı
rengi veren maddedir. Hemoglobinin normalden düşük olması ise
anemi olarak isimlendirilir.
Kadınlarda en sık karşılaşılan anemi türü demir
eksikliği anemisidir. Demir, hemoglobinin ana yapısında
bulunan bir elementtir. Amerika Birleşik Devletlerinde
kadınların %10-30'unun anemik olduğu düşünülmektedir.
Kadınlar erkeklere göre anemiye biraz daha eğilimlidirler.
Bunun temel nedeni adet kanamaları ile düzenli ve sürekli
olarak kan kaybetmeleridir. Ayrıca kadınların yeme
alışkanlıklarının erkeklerden farklı olması da anemiye
olan eğilimi arttırmaktadır.
Hamilelik anemi riskini arttıran bir süreçtir. Kan temel
olarak 2 bölümden oluşur. Birinci bölüm şekilli elemanlar
denilen akyuvar, alyuvar gibi hücreler, ikinci kısım ise bu
şekilli elemanları taşıyan sıvı yani plazmadır. Kırmızı
kürelerin (alyuvar, eritrosit) plazmaya göre olan yüzdesine
hematokrit adı verilir. Normalde hematokrit %38-45
arasındadır. Yani kanın %38-45'i şekilli elemanlar geri
kalanı ise plazma tarafından oluşturulmaktadır. Hamilelik
sırasında kan hacmi yaklaşık %50 artar. Bu artışın büyük
bir bölümü plazma kısmındadır. Alyuvarlar plazma kadar
hızlı çoğalamazlar.Bu durumda kan içinde alyuvar
konsantrasyonu azalır ve hamilelik öncesi dönemde olduğundan
daha aşağılara iner. Bu durum özellikle hamileliğin ilk
yarısında belirgindir. Hamilelik ilerledikçe alyuvar yapımı
artar. Yapım artışı ise demire olan ihtiyacı arttırır.
İlk başlarda gerek duyulan demir vücuttaki depolardan
karşılanır ancak çoğu zaman bu depolar ihtiyacı
karşılamada yetersiz kalır. Eğer kişi diet ya da ilaçlar
ile yeteri kadar demir almıyor ise anemi ortaya çıkar. Bu tür
anemiye hemodilüsyonel anemi adı verilir. Hamile kadınların
yaklaşık %20'sinin anemik olduğu bilinmektedir.
Genel olarak hemoglobinin 10 gr/dL altında olması anemi
olarak tanımlanır. Hemodilisyon varlığında hematokrit
düzeyi %38-45'den %34 civarına düşer. Çoğul gebeliklerde bu
değer %30'a kadar inebilir. Gebeliğe bağlı bu fizyolojik
hemodilusyon oksijen taşıma kapasitesinde bir azalmaya neden
olmaz ve aneminin hamilelikte doğurduğu riskleri arttırmaz.
Asıl problem olan hamileliğe anemik olarak başlamak ya da
hamileliğin ilk 3 ayında anemik olmaktır.
Hamilelikte görülen aneminin olası nedenleri
Demir eksikliği anemisinin en sık karşılaşılan
nedeni yetersiz demir alımıdır.Demir hayvansal
gıdarlarda ve yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda
bulunur.
Folik asit yetersizliği de anemiye neden olur.
Basur ya da benzeri patolojiler nedeni ile kronik kan
kaybı
Gelişmekte olan bebeğin annesinin depolarını
tüketmesi
Travma, kaza gibi durumlarda ani ve fazla miktarda kan
kaybı
Diğer anemi nedenleri
Risk fakörleri
Çoğul gebelik
Beslenme bozukluğu
Sigara kullanımı (besin maddelerinin emilimini
azaltır)
Alkol kullanımı
Sindirim sistemi hastalıkları
Bazı ilaçların kullanımı
Belirtileri
Pekçok olguda kişi anemik olduğunun farkında değildir. Anemi
birden değil de yavaş yavaş geliştiğinde vücut bu duruma
tolerans geliştirir. Anemi sıklıkla rutin yapılan incelemeler
sırasında anlaşılır. En sık karşılaşılan belirtiler
şunladır:
Halsizlik
Çabuk yorulma
Soluk görünüm
Çarpıntı
Merdiven çıkma, yürüyüş gibi aktivitelerde hemen
yorulma ve nefes nefese kalma
Başdönmesi, baygınlık
Başağrısı
Tırnak diplerinin soluklaşması
Sarılık (nadir)
Karın ağrısı (nadir)
Bu belirtilerin büyük bir kısmının hamileliğin erken
döneminde de normalde görülebilen yakınmalar olduğu gözden
kaçırılmamalıdır.
Tanı
Aneminin tanısı çok kolaydır. Yapılacak olan bir kan
sayımı ile anemi varlığı saptanabilir. İlk kontrolde
yapılacak olan kan sayımı hamilelik öncesi anemi
varlığının anlaşılması açısından önemlidir. Hamilelik
takipleri sırasında kan sayımı 24-28. haftalarda
tekrarlanmalıdır.
Kaynak: Dr. Mumcu
ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur. Oksijen kanda
hemoglobin adı verilen bir proteine bağlanarak taşınır
Alyuvarlarda bulunan hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı
rengi veren maddedir. Hemoglobinin normalden düşük olması ise
anemi olarak isimlendirilir.
Kadınlarda en sık karşılaşılan anemi türü demir
eksikliği anemisidir. Demir, hemoglobinin ana yapısında
bulunan bir elementtir. Amerika Birleşik Devletlerinde
kadınların %10-30'unun anemik olduğu düşünülmektedir.
Kadınlar erkeklere göre anemiye biraz daha eğilimlidirler.
Bunun temel nedeni adet kanamaları ile düzenli ve sürekli
olarak kan kaybetmeleridir. Ayrıca kadınların yeme
alışkanlıklarının erkeklerden farklı olması da anemiye
olan eğilimi arttırmaktadır.
Hamilelik anemi riskini arttıran bir süreçtir. Kan temel
olarak 2 bölümden oluşur. Birinci bölüm şekilli elemanlar
denilen akyuvar, alyuvar gibi hücreler, ikinci kısım ise bu
şekilli elemanları taşıyan sıvı yani plazmadır. Kırmızı
kürelerin (alyuvar, eritrosit) plazmaya göre olan yüzdesine
hematokrit adı verilir. Normalde hematokrit %38-45
arasındadır. Yani kanın %38-45'i şekilli elemanlar geri
kalanı ise plazma tarafından oluşturulmaktadır. Hamilelik
sırasında kan hacmi yaklaşık %50 artar. Bu artışın büyük
bir bölümü plazma kısmındadır. Alyuvarlar plazma kadar
hızlı çoğalamazlar.Bu durumda kan içinde alyuvar
konsantrasyonu azalır ve hamilelik öncesi dönemde olduğundan
daha aşağılara iner. Bu durum özellikle hamileliğin ilk
yarısında belirgindir. Hamilelik ilerledikçe alyuvar yapımı
artar. Yapım artışı ise demire olan ihtiyacı arttırır.
İlk başlarda gerek duyulan demir vücuttaki depolardan
karşılanır ancak çoğu zaman bu depolar ihtiyacı
karşılamada yetersiz kalır. Eğer kişi diet ya da ilaçlar
ile yeteri kadar demir almıyor ise anemi ortaya çıkar. Bu tür
anemiye hemodilüsyonel anemi adı verilir. Hamile kadınların
yaklaşık %20'sinin anemik olduğu bilinmektedir.
Genel olarak hemoglobinin 10 gr/dL altında olması anemi
olarak tanımlanır. Hemodilisyon varlığında hematokrit
düzeyi %38-45'den %34 civarına düşer. Çoğul gebeliklerde bu
değer %30'a kadar inebilir. Gebeliğe bağlı bu fizyolojik
hemodilusyon oksijen taşıma kapasitesinde bir azalmaya neden
olmaz ve aneminin hamilelikte doğurduğu riskleri arttırmaz.
Asıl problem olan hamileliğe anemik olarak başlamak ya da
hamileliğin ilk 3 ayında anemik olmaktır.
Hamilelikte görülen aneminin olası nedenleri
Demir eksikliği anemisinin en sık karşılaşılan
nedeni yetersiz demir alımıdır.Demir hayvansal
gıdarlarda ve yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda
bulunur.
Folik asit yetersizliği de anemiye neden olur.
Basur ya da benzeri patolojiler nedeni ile kronik kan
kaybı
Gelişmekte olan bebeğin annesinin depolarını
tüketmesi
Travma, kaza gibi durumlarda ani ve fazla miktarda kan
kaybı
Diğer anemi nedenleri
Risk fakörleri
Çoğul gebelik
Beslenme bozukluğu
Sigara kullanımı (besin maddelerinin emilimini
azaltır)
Alkol kullanımı
Sindirim sistemi hastalıkları
Bazı ilaçların kullanımı
Belirtileri
Pekçok olguda kişi anemik olduğunun farkında değildir. Anemi
birden değil de yavaş yavaş geliştiğinde vücut bu duruma
tolerans geliştirir. Anemi sıklıkla rutin yapılan incelemeler
sırasında anlaşılır. En sık karşılaşılan belirtiler
şunladır:
Halsizlik
Çabuk yorulma
Soluk görünüm
Çarpıntı
Merdiven çıkma, yürüyüş gibi aktivitelerde hemen
yorulma ve nefes nefese kalma
Başdönmesi, baygınlık
Başağrısı
Tırnak diplerinin soluklaşması
Sarılık (nadir)
Karın ağrısı (nadir)
Bu belirtilerin büyük bir kısmının hamileliğin erken
döneminde de normalde görülebilen yakınmalar olduğu gözden
kaçırılmamalıdır.
Tanı
Aneminin tanısı çok kolaydır. Yapılacak olan bir kan
sayımı ile anemi varlığı saptanabilir. İlk kontrolde
yapılacak olan kan sayımı hamilelik öncesi anemi
varlığının anlaşılması açısından önemlidir. Hamilelik
takipleri sırasında kan sayımı 24-28. haftalarda
tekrarlanmalıdır.
Kaynak: Dr. Mumcu
