FARKINDA OLMAK,
SEZİNLEMEK, ALGILAMAK
Bilinçsizce davrandığını sezer sezmez dur!... Robot olma. Bir fincan çay içip ayıl. Sonra uyanık durumda, algılayarak davran. Kendini bırakma, denetle. Kendine gel!...
Çay, Zen öğretisinin simgelerinden biridir. Çay, insanı kendine getirir, uyanık tuıtar, her şeyi algılamasını sağlar.
Dinamizmi çoğaltır. Kısacası çay yardımcıdır. Çayı Budistler icat etmişlerdir. Ve asırlar boyunca, meditasyon sürelerinde yardımcı öğe olarak kullanmışlardır.
Efsane bizlere, Bodhidharma’nın§ “Ta” adlı bir dağın tepesinde tasavvufa daldığını aktarır. Ve çay “Tea” sözcüğü bu dağdan adını almıştır. Bodhidharma on sekiz saat meditasyon yapabilirmiş, ama inanılmayacak kadar da yorulurmuş. Sürekli uykusu gelir, gözleri kapanırmış. Bunun üzerine göz kapaklarını kesip atmış. İşte efsaneye göre, bu göz kapakları, bildiğimiz çayın ilk tohumlarını oluşturmuş. Gözkapaklarından boy veren nebatı kaynatıp içtiğinde, Bodhidharma daha uzun bir süre uyanık kalabildiğini fark etmiş. Bu nedenle Zen halkı yüzyıllar boyunca çay içmiştir, içmektedir.
Çay çok, pek çok kutsal bir nesnedir.
YEŞİLLİK KENDİ KENDİNE BÜYÜR
Sayfa: 272-273
§ Bodhidharma yaklaşık 440-528 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Zen okulunun Çin'deki kurucusu. Zen Budizm'in ilk piri olarak kabul edilir; bu nedenle geleneksel olarak Zen'in tarihi Bodhidharma'nın Çin'e geldiği 520 yılından başlatılır.
