Elindeki Kitap

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan bigokyanus
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Şu an elimde Vamık D. Volkan'ın Atlarla yaşayan Kadın adlı Okyanus yayınlarından çıkan kitap'ı var.
Vamık Volkan Kıbrıslı bir Türk, ABD'de yaşıyor. Psikanalizde Jung'çı yaklaşımı benimsemiş
ve Kitle Psikolojisi üzerinde çalışmaları var. Kitaptan bazı alıntılar;
Vamık Volkan, Virginia Üniversitesi Blue Ridge Hastanesi başhekimliği görevini yürüttüğü sıralarda şişmanca, bir genç kadın odasına davetsiz olarak girer. Saçları dağınık ve yürüyüşü Amerikan güreşçileri gibi erkeksidir. Yaklaştıkça at gibi koktuğu ve üzerinde bir hayvan dışkısının lekeleri olduğunu farkeder.

Genç kadın, yüzünde saldırganca bir ifadeyle: 'Son ümidimin sen olduğunu söylediler. Hastan olmaya geldim,' der. Volkan onu, küstah ve haşin bulsa da bu görüntüsünün ardında yardım isteyen korkmuş bir çocuk olduğunu sezer. Oturup konuşmasını ister. Adı Pattie’dir ve 21 yaşındadır. 14 yaşındayken bir psikiyatristten 'şizofreni' tanısı almıştır. Bu nedenle haftada 3 gün bir psikologla görüşmeye başlamış. 18 yaşındayken 'şizofreni’ tanısıyla bir akıl hastanesine yatırılmış. Bu hastanede 2 yılı aşkın bir süre kalmış ve burada bir bayan terapist tarafından yine haftada 3 gün terapiye alınmıştır.

Pattie ailesinin Virginia’daki çiftliğinde, ailesi ise ayrı bir eyalette oturuyormuş. Başlarda evin bazı odaları Pattie'ye açıkken daha sonraları eve misafir geldiğinde Pattie evden uzaklaştırılıp yakınlardaki bir otele yerleştirilmiş. Ailesi, Pattie'nin kaotik ve eksantrik yaşam tarzının kendi düzenlerini bozmasını istemiyordu. Aslında Pattie, tıpkı çiftlikteki diğer hayvanlardan biriymiş gibi algılanıyordu. Pattie de bunu farketmiş olacak ki vaktinin çoğunu hayvanlarla geçiriyor ve çoğunlukla orada uyuyordu. Evde yattığı nadir zamanlarda da yatağında değil bir sedirin üzerinde köpeğiyle yatıyordu......

Atlarla yaşayan kadın'ı bitirdim, Vamık D. Volkan'ın "Fanustaki insanlar" ve "Kusursuz kadın'ın peşinde" adlı kitaplarını aldım. Fanustaki insanlarda ağırlıklı olarak "Narsisizm" üzerinde duruluyor (daha başlamadım, kapak tanıtımından okuduğum kadarıyla), Kusursuz kadın'ın peşinde adlı kitapta ise Hamilton adlı bir adam var ve kendini “kadın bağımlısı” olarak tanımlayan 57 yaşında mutsuz bir adam bu ve terapi süreci 5 yıl sürüyor...
Adam, çocukluğundan bilinçaltına kazınan mutsuzluklarını dindirmek için birbiri ardına kadınlarla birlikte oluyor. Onlarda “kusursuz kadın”ı arıyor. Bulamadıkça yerlerine yenileri geliyor.
Her hayal kırıklığında biraz daha göçüyor. Kitap ilginç oldukça, daha bitirmedim, yine Okyanus yayınlarından çıkmış.
* * *
 
mevlana'yı okuyorum.
mesneviden seçmeler.
kafamdaki bulutları dağıtıyo resmen.
 
Serenad'ı bitirdim, kitabı bloğumda tanıttım bilgi almak isteyenler linki tıklayabilirler ;

http://blog.milliyet.com.tr/Serenad___Zulfu_Livaneli/Blog/?BlogNo=303082

Girip üye oldum yorum yapabilmek için , yaptım da ama olmuş mudur bilmiyorum .
Bir de burdan yazayım , elimdeki kitapları bitirir bitirmez tavsiyelerini almaya çalışacağım , serenad adlı kitabı da çok merak ettim ben Zülfü Livaneli'nin 2002 yılında mutluluk adlı kitabından başkasını henüz okumadım .
Yorumun ve tavsiyen için çok teşekkürler :)
 
Nietzsche- Gilles Deleuze
Otonom Yayıncılık

http://www.otonomyayincilik.com/tekkitap.php?id=20

Gilles Deleuze?ün Nietzsche'si, Nietzsche'nin felsefesine bir giriş niyetiyle yazılmış olmasına rağmen, yanlış Nietzsche okumalarının sis bulutlarını dağıtıp, Deleuzecü özgünlüğün ve yaratıcılığın tadını da sunmaktan geri kalmayan yalın, duru ve anlaşılır bir metindir. Çok duyulan ama az bilinen "güç istenci, üstinsan, tanrının ölümü" gibi belli başlı Nietzscheci kavramlar sanki daha bir berraklık kazanır bu sayfalarda. İlk olarak 1965'te yayımlanan ve muhtemelen gömlek cebine koyulup rahatlıkla sokağa çıkarılabilsin diye kısa tutulan bu çalışmada Deleuze bizim için Nietzsche'nin yaşamı, felsefesi, metinlerinde adı geçen kişilikleri üzerine ışık tutar ve metin seçkisi bölümünde de sırf Nietzsche'den yaptığı alıntıları belli başlıklar altında sıralayarak adeta yeni bir metin yazar. Bu kitap Nietzsche'nin ezgisini Deleuze'ün yorumundan dinlemek isteyen herkes, ama bu sefer gerçekten herkes içindir.
 
Girip üye oldum yorum yapabilmek için , yaptım da ama olmuş mudur bilmiyorum .
Bir de burdan yazayım , elimdeki kitapları bitirir bitirmez tavsiyelerini almaya çalışacağım , serenad adlı kitabı da çok merak ettim ben Zülfü Livaneli'nin 2002 yılında mutluluk adlı kitabından başkasını henüz okumadım .
Yorumun ve tavsiyen için çok teşekkürler :)

Aldım canım aldım :) Çok mutlu oldum seni sayfamda görmekten. Çok teşekkür ederim canım benim, çok naziksin.
Öpüyorum
 
Şuan okumakta olduğum kitap Kibarca İkna Sanatı Sözlü Dövüş. Kitabın yarısını filan okudum şuanda. Ama şimdilik izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Önce hoşuma gitmeyen noktaları söyleyeyim.

Ben bir kitapta çok fazla "Bu kitapta şunu öğreneceksiniz.", "bu kitapta anlatılanlarla artık bundan kurtulacaksınız" gibi ifadeler görmekten hoşlanmam. Hadi bir kere iki kere yazdın diyelim okuyan da okuduğunu anlıyordur heralde 40 kere aynı şeylerin yazılması hoşuma gitmez. Adam lafı dolandırmış dolandırmış hep aynı yere gelmiş. Bu kitapta aklınıza gelenleri dilinizin ucunda tutmayı öğreneceksiniz diye çok fazla cümle var. Bu cümlelerden konuya giremiyor bir türlü.

İlk başta kitap bundan ibaret diye düşünmeye başlamıştım artık. Hiçbir şey anlatmıyordu. Neyse şimdi arada az da olsa detaylar vermeye başlıyor. Hatta bazı yerler gerçekten çok hoşuma gitti ve değişik bilgiler öğrendim. İşe yararlılığını denemeden bilemem. Ama arada gerçekten hoş bilgiler paylaşıyor. Bazı cümleler gerçekten çok etkiledi beni. Bir de özellikle insanların öğrenme biçimleriyle ilgili çok hoş bir noktaya değinmişti. İçinden beğendiğim kısımları belki bir ara eklerim siteye.

Bir de önceki okuduğum kitap Sevgi Bağı gerçekten çok güzel bir kitaptı. Belki de konu olarak okuduklarımdan çok farklıydı. Kesinlikle herkese tavsiye ederim Sevgi Bağı'nı. "Gözleri olmayan bir kediden hayata dair ne öğrenebiliriz?"in yaşanmış örneği...
 
şuanda okuduğum kitap
sthendal'ın parma manastırı.
ilk sayfalarındayım, dün başladım.
dönemin siyasetini ve askerlerini anlatan bir roman gibime geldi.
hiçte sevmem böyle romanları ama daha fazla sevmediğim şey ise bir kitabı yarım bırakmam.
inat ettim okuyacağım :)
 
şu an elimde baba ve piç kitabı var elif şafaktan. Okadar uzun zamandır ve bölük bölük okuyorum ki elimde kaldı ve bitmedi :( çok sürükleyici olduğu söylenemez ama elimdeki kitabı bitirme alışkanlığı gibi alışkanlığım var bitirmek için çabalıyorum.
 
975070090-2.jpg


Yakın tarihimize damgasını vuran 31 Mart Vakası'nın çevresinde gelişen İsyan Günlerinde Aşk. insanın en derinlerinde saklı olan duyguları bile şaşırtıcı bir aydınlıkla gösteren bir roman. İnsanları ustalıkla aydınlatırken tarihin de onlar gibi sırları, yalanları, ihanetleri, asla açığa çıkarmaya yanaşmadığı karanlık yanları olduğunu hatırlatıyor. İsyan Günlerinde Aşk, bütün bir yüzyılı sarsan bir ayaklanmanın içinde yaşayanların aşkları, tutkuları, acılarıyla dokunmuş. Bu kitabı okuduktan sonra bir daha unutamayacaksınız. Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi... ( Tanıtım yazısından )
 
çok kaba bi tabir oldu demi ağla2

nerdeyse kitap elimde ordan oraya benimle heryere geliyor ama açıp 1 sayfa okuyup tekrar kapatıyorum ve böle böle 50 sayfasını ilerledim sayılır. :S
 
serenad.jpg



Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar. 1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir. Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi. ( Tanıtım yazısından )
 
Serenad'ı bitirdim, kitabı bloğumda tanıttım bilgi almak isteyenler linki tıklayabilirler ;

http://blog.milliyet.com.tr/Serenad___Zulfu_Livaneli/Blog/?BlogNo=303082[/quote]

Güzelcim okudum önerdiğin kitabı , süperdi . Soyu , dili, rengi ne olursa olsun çatışmalarda olan masum insana oluyor . Çok güzel bir kitaptı teşekkür ederim.

Şu an elimde İskender Pala'nın Aşkname adlı kitabını okuyorum .

AŞKNAME'den..
[URL="http://img248.imageshack.us/img248/8500/askname.jpg"][/URL]

Bir genç, mahallesinden bir kızı sevmişti.Sonra yolları ayrıldı ve genç gurbete gitmek zorunda kaldı.Aradan uzun yıllar geçti,içindeki aşktan zerre miktar eksilme olmadı.Geri dönebildiğinde sevgilisi ona sitem etmiş ve şöyle demişti:

- A gönlüme hükmeden!..Bunca yıl geçti,yolunu gözledim.Ne bir haber,ne bir mektup?..Meğer ne kadar vefasızmışsın?...


Hakiki âşık başını yere eğdi,gözlerinden yaşlar boşandığı sırada cevap verdi:


- Ey sevgili! Yüzünü görmek benim için uğruna ölünecek bir hasret iken,o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?..


asknamebuyuk.jpg


Aşk, uyumadan önceki son şey, uyandığı zamanki ilk şeydir.Peki böyle midir?!..İnsanlık tarihinin en eski konusu... Ve İskender Pala nın nefis anlatımı... Aşkın kutsallığını, ayrılığın ve kavuşmanın anlamını, insanın aşka düşünce çektiği acıları, aşka düşen şairlerin dilinden dizelerle süsleyen İskender Pala, aşkı sadece kavuşmak olarak anlayanlara, aşkın tükenmeyen bir duygu olduğunu, beklemenin, özlemenin de aşka dair olduğunu seçkin bir üslupla anlatıyor.brbr Bundan yıllarca ve yıllarca önce yaşamış bazı şairleri ve onların şiirlerini, bu topraklarda yaşanan acıları ve insana dair en temel duyguyla aşkla yoğuran bu öyküleri, geçmiş zamana tanıklık ederek okuyacak, okurken sarsılacaksınız. Her yüzyıldan bir aşk öyküsü var kitapta. Tek başına okunduğunda her biri bir hüzün yumağı, ama ard arda okunduğunda yüzyıllar akarken değişen anlayışları ve hissedişleri sunan bir aşk tespiti... Bu kitabı okumadan aşk şudur demek daima yanlış yargı olacaktır. (tanıtım yazısından )
 
Güzelcim okudum önerdiğin kitabı , süperdi . Soyu , dili, rengi ne olursa olsun çatışmalarda olan masum insana oluyor . Çok güzel bir kitaptı teşekkür ederim.

Rica ederim canım, beğenmene sevindim. Öpüyorum, kendine iyi bak.
 
istanbulda aşkk yeni, başladım..
memnun olacağımı düşünüyorumm :)
 
Aşkın Gözyaşları'nı bitirdim. Ancak hiç beğenmedim. Düşündüklerimin çok çoookk altında. Şimdi Gwen Cooper'ın Sevgi Bağı kitabını okuyorum. Çok güzel başladı. Çok daha iyi süreceğini tahmin ediyorum. Çok merak ediyorum şuanda devamını...

Sevgiler.

kitabı okuduktan sonrada yorumunu yazarsan sevinirim. merak ediyorum.
 
kitabı okuduktan sonrada yorumunu yazarsan sevinirim. merak ediyorum.

Sevgi Bağı'nı bitireli epey zaman oldu. Gözleri görmeyen bir kedinin hayatını anlatıyor. Gerçekten çok güzel bir kitap. Çok ilginç anıları var kahramanımızın. Hiç düşündünüz mü hayatınızda ben şu işle meşgulken dünyanın şurasında şöyle şeyler oluyormuş diye? Bana bunu düşündüren bir kitap oldu. Hatta bir hikayesini de benzer bir şekilde deneyimledim. Bana kendi hayatıma dair almam gereken bazı dersleri gösteren bir kitap oldu. Tavsiye ederim herkese.

Sevgiler. actionsmile
 
Zerynthia teşekkür ederim cevabın için actionsmile
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst