- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
"Gebeliği sonlandırılmak için kürtaj dışında
bir yöntem yok mu?"
"Düşük hapı ya da iğnesi yok mu"
ve buna benzer sorular e-posta, telefon ya da yüzyüze
görüşmelerde en sık karşılaştığım soruların başında
geliyor.
Sorunun cevabı EVET, düşük hapı var.
Ancak bu hap ülkemizin de dahil olduğu pekçok ülkede
satışta değil. Aslına bakalırsa hap uzun zamandır Fransa
başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde, ve 2000 yılının
sonlarından beri Amerika Birleşik Devletlerinde
kullanılmasına rağmen güvenilirliği ve kullanım
kolayılığı hala daha tartışmalı.
TARİHÇE
Gebeliği erken dönemlerde sonlandırıp düşüğe neden
olduğu için düşük hapı olarak adlandırılan bu ilaç
yaygın olarak RU486 olarak bilinmektedir. İlk kez Fransa'da Dr.
Etienne-Emile Baulieu tarafından 1980 yılında
geliştirilmiştir. RU486 adı etken maddeyi üreten ilaç
firması olan Roussel-Uclaf'ın ilk harflerinden gelirken 486 ise
madde ile ilgili seri numarasıdır. RU486 adı artık pek
kullanılmamakta bunun yerine ilacın etken maddesinin adı olan
mifepriston tercih edilmektedir.
Fransa ve Çin ilacın en fazla kullanıldığı ülkelerdir.
Bunlar dışında 20'ye yakın ülkede kullanımı serbesttir.
Ancak bu ilaç eczanelerden kolaylıkla temin edilebilecek bir
ilaç değildir. Hemen her ülkede satışı ve kullanımında
sınırlandırmalar bulunur ve sadece yetkili doktorlar
tarafından verilir. Bazı ülkelerde kontrolü sağlayabilmek
için her hapın üzerinde bir numara bulunur ve bu sayede hangi
hapı hangi doktor ya da kliniğin satın aldığı bilinebilir.
Amerika Birleşik Devletleri mifepristonun kullanımına uzun
yıllar onay vermemiştir. Bu kararda kürtaj karşıtı
grupların çalışmaları büyük ölçüde etkili olmuştur.
Hatta bu gruplar ilacı üreten firmanın 2. Dünya Savaşı'nda
Hitler Almanya'sına ölüm gazlarını satan firmanın bir kolu
olduğunu ve sadece bu nedenle bile kullanımına izin
verilmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Kürtaj
karşıtı grupların çalışmalarına rağmen yapılan uzun
süreli klinik araştırmaların yanısıra kadın hakları
savunucu grupların lobileri sonucu ülkenin ilaç ve gıda
denetimi yapan ve bunların kullanılıp kullanılamayacağına
karar veren en yetkili kuruluşu olan FDA (Food and Drug
Administration) Eylül 2000'de ilacın ABD sınırları içinde
belirli kurallar dahilinde kullanılmasına onay vermiştir.
Mifepriston ile ilgili düzinelerce bilimsel araştırma
yapılmış olmasına karşın ilacın etkinliği ve
güvenilirliği konusunda bilimsel arenada hala daha
tartışmalar devam etmektedir.
DÜŞÜK HAPI NASIL ETKİ EDER?
Hamileliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi
yumurtalıklardan salgılanan progesteron adı verilen hormona
bağlıdır. Bu hormonun yokluğunda embryonun yerleştiği
endometrium tabakası dökülür ve kanamayla atılır ve gebelik
düşükle sonuçlanır. Mifepriston vücutta bulunan
progesteronu bloke ederek etki gösteren sentetik bir
anti-progesterondur. Mifepriston kullanıldığında sonuçta bir
düşük olayı meydana gelir.
Tek başına kullanıldığında her zaman düşük
gerçekleşmiyebilir. Tıpkı missed abortusta olduğu gibi bebek
içeride ölür ancak rahim dışına atılamıyabilir. Bu
durumda düşük hapının amacına ulaşabilmesi için rahim
kasıcı başka ilaçlar ile birlikte kullanılması gerekir. Bu
amaçla en sık, gerçekte bir ülser ilacı olan ancak ikinci
etki olarak içerdiği prostoglandin nedeni ile rahim
kasılmalarını başlatan başka bir ilaç kullanılır.
ETKİNLİĞİ NE KADAR?
Mifepriston tek başına kullanıldığında başarı şansı
yani gebeliğin bir düşükle sonuçlanması olasılığı %60
civarındadır. Rahim kasılmalarını başlatan ilaçla birlikte
kullanıldığında ise bu oran %92'ye çıkmaktadır. Ancak bu
oranlar sadece 7 haftalığa kadar olan gebelikler için
geçerlidir. Yapılan çalışmalar iki ilacın birarada
kullanıldığı durumlarda 9. haftaya kadar
kullanılabileceğini göstermektedir. Ancak bu haftalara
ulaşıldığında kandaki progesteron seviyesi ilacın bloke
edebileceğinden daha fazla olduğu için başarı şansı
azalır.
NASIL KULLANILIYOR?
Mifepriston kullanımı korunmasız bir ilişki sonrası alınan
haplar şeklinde uygulanan acil doğum kontrolü değildir.
Ayrıca düşük hapı ile istenmeyen bir gebeliği
sonlandırmak,ağrı kesici alıp başğarısını dindirmek
kadar kolay bir işlem de değildir. Aslında ilacın kadınlar
ve doktorlar arasında yaygın olarak tercih edilmemesinin temel
nedeni de zahmetli olması ve işlemin uzun sürmesidir.
İstenmeyen gebeliğin ilaç yardımı ile sonlandırılması 14
gün kadar sürebilir ve en az 3 kere doktor ziyareti yapılması
gerekir. İşlemin 3 temel aşaması vardır.
İlk aşama kürtaj olmak isteyen kadının tam bir
muayenesidir. Tıbbi özgeçmişinin irdelenmesi ve
ilacın kullanımına engel bir durumun olamadığı
anlaşıldıktan sonra jinekolojik muayene ve inceleme
yapılarak dış gebelik olmadığı ve bebeğin 7
haftadan büyük olmadığı saptanır. Daha sonra
kişiye uygulama şekli, olası yan etkileri konusunda
bilgi verilir, işlemi ve potansiyel yan etkilerini
anladığına, işlemin yapılmasına izin verdiğine ve
gelmesi gereken günlerde kontrollere geleceğine dair
yazılı bir form imzalatılır. Daha sonra hastaya 3
adet mifepriston hapı verilir. Kişi bu hapları
doktorun gözetimi altında hemen yuttuktan sonra
beklemeye başlır. Kişinin hapları alıp başka
birisine vermemesi için doktorun gözü önünde
yutması gerekir. Hastaların yaklaşık yarısında 24
saat içinde kanama başlar ve %3-6'sı ilk 48 saat
içinde düşük yapar.
Kişi 48 saat sonra yeniden doktorunun yanına gider ve
düşük olup olmadığı veya bebeğin hala daha canlı
olup olmadığı incelenir. Eğer gebelik ürünü
tamamen atılmadıysa düşüğün tamamlanması için
gerekli olan prostoglandin hapı verilir. Rahim
kasılmalarının neden olduğu ağrıların şiddetini
azaltmak için ağrıkesiciler reçete edilebilir.Hasta
daha sonra 4-6 saat kadar doktorun yanında bekler.
Hastaların %90'ından fazlası bu süre içinde
düşüğü gerçekleştirir. Dört altı saat içinde
düşük olmayanlar ise evine gönderilir ve evde
düşük yapması beklenir. Hastaya acil durumlarda ne
yapması gerektiği konusunda bilgi verilir.
Yaklaşık 14 gün sonra hasta kontrole çağılırır.
Bu kontrolde, düşüğün olup olmadığı, eğer
olduysa içeride parça bulunup bulunmadığı,
enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonların varlığı
araştırılır. Eğer hala devam ediyorsa olası
konjenital anomali riski nedeni ile gebeliğin kürtaj
ile sonlandırılması önerilir. Komplikasyon
varlığında uygun şekilde tedavi edilir.
YAN ETKİLER VE KOMPLİKASYONLAR
Yapılan çalışmalarda hastaların %99'unda aşağıdaki yan
etkilerden biri ya da birden fazlasına rastlandığı
gösterilmiştir.
Kaynak: Dr. Mumcu
bir yöntem yok mu?"
"Düşük hapı ya da iğnesi yok mu"
ve buna benzer sorular e-posta, telefon ya da yüzyüze
görüşmelerde en sık karşılaştığım soruların başında
geliyor.
Sorunun cevabı EVET, düşük hapı var.
Ancak bu hap ülkemizin de dahil olduğu pekçok ülkede
satışta değil. Aslına bakalırsa hap uzun zamandır Fransa
başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde, ve 2000 yılının
sonlarından beri Amerika Birleşik Devletlerinde
kullanılmasına rağmen güvenilirliği ve kullanım
kolayılığı hala daha tartışmalı.
TARİHÇE
Gebeliği erken dönemlerde sonlandırıp düşüğe neden
olduğu için düşük hapı olarak adlandırılan bu ilaç
yaygın olarak RU486 olarak bilinmektedir. İlk kez Fransa'da Dr.
Etienne-Emile Baulieu tarafından 1980 yılında
geliştirilmiştir. RU486 adı etken maddeyi üreten ilaç
firması olan Roussel-Uclaf'ın ilk harflerinden gelirken 486 ise
madde ile ilgili seri numarasıdır. RU486 adı artık pek
kullanılmamakta bunun yerine ilacın etken maddesinin adı olan
mifepriston tercih edilmektedir.
Fransa ve Çin ilacın en fazla kullanıldığı ülkelerdir.
Bunlar dışında 20'ye yakın ülkede kullanımı serbesttir.
Ancak bu ilaç eczanelerden kolaylıkla temin edilebilecek bir
ilaç değildir. Hemen her ülkede satışı ve kullanımında
sınırlandırmalar bulunur ve sadece yetkili doktorlar
tarafından verilir. Bazı ülkelerde kontrolü sağlayabilmek
için her hapın üzerinde bir numara bulunur ve bu sayede hangi
hapı hangi doktor ya da kliniğin satın aldığı bilinebilir.
Amerika Birleşik Devletleri mifepristonun kullanımına uzun
yıllar onay vermemiştir. Bu kararda kürtaj karşıtı
grupların çalışmaları büyük ölçüde etkili olmuştur.
Hatta bu gruplar ilacı üreten firmanın 2. Dünya Savaşı'nda
Hitler Almanya'sına ölüm gazlarını satan firmanın bir kolu
olduğunu ve sadece bu nedenle bile kullanımına izin
verilmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Kürtaj
karşıtı grupların çalışmalarına rağmen yapılan uzun
süreli klinik araştırmaların yanısıra kadın hakları
savunucu grupların lobileri sonucu ülkenin ilaç ve gıda
denetimi yapan ve bunların kullanılıp kullanılamayacağına
karar veren en yetkili kuruluşu olan FDA (Food and Drug
Administration) Eylül 2000'de ilacın ABD sınırları içinde
belirli kurallar dahilinde kullanılmasına onay vermiştir.
Mifepriston ile ilgili düzinelerce bilimsel araştırma
yapılmış olmasına karşın ilacın etkinliği ve
güvenilirliği konusunda bilimsel arenada hala daha
tartışmalar devam etmektedir.
DÜŞÜK HAPI NASIL ETKİ EDER?
Hamileliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi
yumurtalıklardan salgılanan progesteron adı verilen hormona
bağlıdır. Bu hormonun yokluğunda embryonun yerleştiği
endometrium tabakası dökülür ve kanamayla atılır ve gebelik
düşükle sonuçlanır. Mifepriston vücutta bulunan
progesteronu bloke ederek etki gösteren sentetik bir
anti-progesterondur. Mifepriston kullanıldığında sonuçta bir
düşük olayı meydana gelir.
Tek başına kullanıldığında her zaman düşük
gerçekleşmiyebilir. Tıpkı missed abortusta olduğu gibi bebek
içeride ölür ancak rahim dışına atılamıyabilir. Bu
durumda düşük hapının amacına ulaşabilmesi için rahim
kasıcı başka ilaçlar ile birlikte kullanılması gerekir. Bu
amaçla en sık, gerçekte bir ülser ilacı olan ancak ikinci
etki olarak içerdiği prostoglandin nedeni ile rahim
kasılmalarını başlatan başka bir ilaç kullanılır.
ETKİNLİĞİ NE KADAR?
Mifepriston tek başına kullanıldığında başarı şansı
yani gebeliğin bir düşükle sonuçlanması olasılığı %60
civarındadır. Rahim kasılmalarını başlatan ilaçla birlikte
kullanıldığında ise bu oran %92'ye çıkmaktadır. Ancak bu
oranlar sadece 7 haftalığa kadar olan gebelikler için
geçerlidir. Yapılan çalışmalar iki ilacın birarada
kullanıldığı durumlarda 9. haftaya kadar
kullanılabileceğini göstermektedir. Ancak bu haftalara
ulaşıldığında kandaki progesteron seviyesi ilacın bloke
edebileceğinden daha fazla olduğu için başarı şansı
azalır.
NASIL KULLANILIYOR?
Mifepriston kullanımı korunmasız bir ilişki sonrası alınan
haplar şeklinde uygulanan acil doğum kontrolü değildir.
Ayrıca düşük hapı ile istenmeyen bir gebeliği
sonlandırmak,ağrı kesici alıp başğarısını dindirmek
kadar kolay bir işlem de değildir. Aslında ilacın kadınlar
ve doktorlar arasında yaygın olarak tercih edilmemesinin temel
nedeni de zahmetli olması ve işlemin uzun sürmesidir.
İstenmeyen gebeliğin ilaç yardımı ile sonlandırılması 14
gün kadar sürebilir ve en az 3 kere doktor ziyareti yapılması
gerekir. İşlemin 3 temel aşaması vardır.
İlk aşama kürtaj olmak isteyen kadının tam bir
muayenesidir. Tıbbi özgeçmişinin irdelenmesi ve
ilacın kullanımına engel bir durumun olamadığı
anlaşıldıktan sonra jinekolojik muayene ve inceleme
yapılarak dış gebelik olmadığı ve bebeğin 7
haftadan büyük olmadığı saptanır. Daha sonra
kişiye uygulama şekli, olası yan etkileri konusunda
bilgi verilir, işlemi ve potansiyel yan etkilerini
anladığına, işlemin yapılmasına izin verdiğine ve
gelmesi gereken günlerde kontrollere geleceğine dair
yazılı bir form imzalatılır. Daha sonra hastaya 3
adet mifepriston hapı verilir. Kişi bu hapları
doktorun gözetimi altında hemen yuttuktan sonra
beklemeye başlır. Kişinin hapları alıp başka
birisine vermemesi için doktorun gözü önünde
yutması gerekir. Hastaların yaklaşık yarısında 24
saat içinde kanama başlar ve %3-6'sı ilk 48 saat
içinde düşük yapar.
Kişi 48 saat sonra yeniden doktorunun yanına gider ve
düşük olup olmadığı veya bebeğin hala daha canlı
olup olmadığı incelenir. Eğer gebelik ürünü
tamamen atılmadıysa düşüğün tamamlanması için
gerekli olan prostoglandin hapı verilir. Rahim
kasılmalarının neden olduğu ağrıların şiddetini
azaltmak için ağrıkesiciler reçete edilebilir.Hasta
daha sonra 4-6 saat kadar doktorun yanında bekler.
Hastaların %90'ından fazlası bu süre içinde
düşüğü gerçekleştirir. Dört altı saat içinde
düşük olmayanlar ise evine gönderilir ve evde
düşük yapması beklenir. Hastaya acil durumlarda ne
yapması gerektiği konusunda bilgi verilir.
Yaklaşık 14 gün sonra hasta kontrole çağılırır.
Bu kontrolde, düşüğün olup olmadığı, eğer
olduysa içeride parça bulunup bulunmadığı,
enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonların varlığı
araştırılır. Eğer hala devam ediyorsa olası
konjenital anomali riski nedeni ile gebeliğin kürtaj
ile sonlandırılması önerilir. Komplikasyon
varlığında uygun şekilde tedavi edilir.
YAN ETKİLER VE KOMPLİKASYONLAR
Yapılan çalışmalarda hastaların %99'unda aşağıdaki yan
etkilerden biri ya da birden fazlasına rastlandığı
gösterilmiştir.
Kaynak: Dr. Mumcu
