- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
657 sayılı Kanunun değişik 4/B maddesine göre sözleşmeli istihdam edilen personelin
genel istihdam esaslarını belirleyen 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esaslar"ın 9 uncu maddesinde "217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
2 nci maddesinde sayılan kurumlarda ve Sosyal Güvenlik Kurumlarına prim ödemek
suretiyle geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele yirmi
gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir.(Ek fıkra,
11.9.1990 tarih ve 90/902 sayılı BJC.K., R.G. 12.11.1990-20693)
(Ek fıkra: 24.06.2006 tarihli R.G.- 2006/10557 BKK) Milli Eğitim Bakanlığında
norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla
kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenler yaz tatili
ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret
izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez.
(Ek fıkra: 2/9/2005 tarihli R.G.) Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce
sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile
izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine
iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık
durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel,
isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda,
sözleşmeli kadın personelin isteği halinde doğum öncesi çalıştığı süreler, doğum
sonrası izin süresine eklenir.
(Ek fıkra: 2/9/2005 tarihli R.G.) Sözleşmeli personele, bir yaşından küçük
çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt
izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır.
Sözleşmeli Personele isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde iki gün,
kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun
veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için üç gün ücretli mazeret izni verilir."
hükmü yer almadır.
Mezkûr Hüküm uyarınca sözleşmeli personele doğum öncesi ve doğum sonrası 8
er haftalık doğum izni verilmiştir. Bu maddede düzenlenen yıllık izin, doğum
izni ve mazeret izni ücretli izindir. Sözleşmeli Personele Doğum izni düzenlenirken
Devlet memurlarına sağlanan haklara paralellik sağlamaya çalışılmıştır. Ancak
Sözleşmeli personele doğuma bağlı aylıksız izin müessesesine yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 10 uncu
maddesinde; "Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30
günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal
Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden
düşülür" denilmektedir. Anılan hüküm uyarınca hastalık iznin 1 aylık süresi
için ücret ödenmesi, 1 ayı aşan hastalık izinleri için ise ücret ödenmemesi
gerekmektedir. Ancak 506 sayılı Kanundan doğan hakları saklıdır.
Bu durumda kesintinin kaynağı nedir?
Sizin sorunuzdan anlaşıldığı kadarıyla maaşınız değil, döner sermayeniz
kesilmektedir. Bilindiği gibi Sağlık Bakanlığında 4924 sayılı kanun kapsamında
istihdam edilen sözleşmeli personele, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurum
Ve Kuruluşlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına
Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda döner sermayeden ek ödeme yapılmaktadır.
Sözü edilen yönetmelik gereğince bu ek ödeme çalışılan günler
için alınmakta olup, çalışılmayan günler için ek ödeme yapılmamaktadır.
Söz konusu ödemeye ilişkin mezkûr yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.
maddesinin h- bendinde Çalışılmayan günler; Resmî tatil günleri ve nöbet
izinleri hariç olmak üzere, tüm çalışılmayan günler olarak tanımlanmıştır. Bu
durumda doğum izni için alınan izin süresi çalışılmayan günler kapsamında değerlendirilecek
ve bu süre için ek ödeme yapılmayacaktır. Dolayısıyla yapılan kesinti maaş kesintisi
değil, sözünü ettiğimiz yönetmelik doğrultusunda çalışılmayan günler olarak
değerlendirilen doğum izni nedeniyle yapılan döner sermaye kesintisi olduğu
anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan kesintide mevzuat açısında bir sakıncası
yoktur.
Kaynak: memurlarnet
genel istihdam esaslarını belirleyen 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esaslar"ın 9 uncu maddesinde "217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
2 nci maddesinde sayılan kurumlarda ve Sosyal Güvenlik Kurumlarına prim ödemek
suretiyle geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele yirmi
gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir.(Ek fıkra,
11.9.1990 tarih ve 90/902 sayılı BJC.K., R.G. 12.11.1990-20693)
(Ek fıkra: 24.06.2006 tarihli R.G.- 2006/10557 BKK) Milli Eğitim Bakanlığında
norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla
kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenler yaz tatili
ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret
izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez.
(Ek fıkra: 2/9/2005 tarihli R.G.) Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce
sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile
izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine
iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık
durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel,
isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda,
sözleşmeli kadın personelin isteği halinde doğum öncesi çalıştığı süreler, doğum
sonrası izin süresine eklenir.
(Ek fıkra: 2/9/2005 tarihli R.G.) Sözleşmeli personele, bir yaşından küçük
çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt
izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır.
Sözleşmeli Personele isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde iki gün,
kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun
veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için üç gün ücretli mazeret izni verilir."
hükmü yer almadır.
Mezkûr Hüküm uyarınca sözleşmeli personele doğum öncesi ve doğum sonrası 8
er haftalık doğum izni verilmiştir. Bu maddede düzenlenen yıllık izin, doğum
izni ve mazeret izni ücretli izindir. Sözleşmeli Personele Doğum izni düzenlenirken
Devlet memurlarına sağlanan haklara paralellik sağlamaya çalışılmıştır. Ancak
Sözleşmeli personele doğuma bağlı aylıksız izin müessesesine yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 10 uncu
maddesinde; "Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30
günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal
Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden
düşülür" denilmektedir. Anılan hüküm uyarınca hastalık iznin 1 aylık süresi
için ücret ödenmesi, 1 ayı aşan hastalık izinleri için ise ücret ödenmemesi
gerekmektedir. Ancak 506 sayılı Kanundan doğan hakları saklıdır.
Bu durumda kesintinin kaynağı nedir?
Sizin sorunuzdan anlaşıldığı kadarıyla maaşınız değil, döner sermayeniz
kesilmektedir. Bilindiği gibi Sağlık Bakanlığında 4924 sayılı kanun kapsamında
istihdam edilen sözleşmeli personele, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurum
Ve Kuruluşlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına
Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda döner sermayeden ek ödeme yapılmaktadır.
Sözü edilen yönetmelik gereğince bu ek ödeme çalışılan günler
için alınmakta olup, çalışılmayan günler için ek ödeme yapılmamaktadır.
Söz konusu ödemeye ilişkin mezkûr yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.
maddesinin h- bendinde Çalışılmayan günler; Resmî tatil günleri ve nöbet
izinleri hariç olmak üzere, tüm çalışılmayan günler olarak tanımlanmıştır. Bu
durumda doğum izni için alınan izin süresi çalışılmayan günler kapsamında değerlendirilecek
ve bu süre için ek ödeme yapılmayacaktır. Dolayısıyla yapılan kesinti maaş kesintisi
değil, sözünü ettiğimiz yönetmelik doğrultusunda çalışılmayan günler olarak
değerlendirilen doğum izni nedeniyle yapılan döner sermaye kesintisi olduğu
anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan kesintide mevzuat açısında bir sakıncası
yoktur.
Kaynak: memurlarnet
