- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kadroların tespiti başlıklı 33 üncü maddesinin
1 ve 2 inci fıkralarında Kadrosuz memur çalıştırılamaz.
Genel ve Katma Bütçeli kuruluşlarla bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar;
kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde
memur deyimine giren kişilere gördürülen hizmetlerin gerektirdiği görevler için
tespit olunan kadrolar Genel Kadro Kanununda gösterilir. Milli Güvenliğe ilişkin
kadrolardan gizli kalması gerekenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.
denilmektedir.
Mezkur hüküm uyarınca 13/12/1983 tarih ve 190 sayılı Genel Kadro Ve Usul Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname 14/12/1983 tarih ve 18251 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri uyarınca 25.4.1984
tarih ve 84/8029 Bakanlar Kurulu Karar ile kararlaştırılan Kadro İhdası, Serbest
Bırakma ve Kadro Değişikliği İle Kadroların Kullanım Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelik ve 13.5.1984 tarih
ve 18400 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Devlet memurlarının 190 sayılı Genel Kadro Ve Usul Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname uyarınca ihdas edilen ve işgal ettikleri kadronun unvanlarını kullanmaları
esastır. Çünkü unvana, görevler mündemiç bulunmaktadır.
Memurlar (istisnalar hariç) daha önce ihraz ettikleri kadroların unvanlarını
da daha sonra atandıkları kadrolarda kullanmaları da söz konusu değildir. Örneğin
hesap uzmanı daire başkanı olunca, Hesap uzmanı daire başkanı unvanını
değil, daire başkanı unvanını kullanmaktadır. Bu husus diğer unvanlar da bu
şekildedir. Yapmış olduğumuz tespitlere göre bunun iki istisnası bulunmaktadır.
Birincisi valilerdir. 14/2/1985 tarih 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 37 nci maddesinin 2 inci fıkrasında Valilik
sıfat ve unvanını kazanmış olanlar, valilik dışında atandıkları görevlerde de
bu unvanlarını kullanabilirler. hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm
uyarınca valiler atadıkları görevde vali unvanını kullanabilmektedir. Vali
Genel Müdür, Vali Daire Başkanı veya Vali Genel Müdür
Yardımcısı gibi
İkincisi ise öğretim üyeleridir. 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu
Öğretim elemanlarının sınıflandırılması başlıklı 3 üncü maddesinde, öğretim
elemanları, A) Öğretim üyeleri sınıfı, B) Öğretim görevlileri ve okutmanlar
sınıfı, C) Öğretim yardımcıları sınıfı olarak 3 sınıfa ayırmış olup, öğretim
üyelerinin profesörler, doçentler ve yardımcı doçentlerden oluşacağı hüküm altına
alınmıştır. 2547sayılı Yükseköğretim Kanunu Unvanların korunması başlıkl ı29
uncu maddesinde Öğretim üyeleri, bu kanunda yazılı hükümler dışında
kazanmış oldukları akademik unvanlardan yoksun bırakılamazlar.
Başka bir işe geçmek, emekli olmak veya çekilmek ya da işten çekilmiş sayılmak
yoluyla öğretim görevinden ayrılanlar, akademik unvanlarını taşıyabilirler.
Ancak profesörlük, doçentlik veya yardımcı doçentlik unvanlarını kazananlar
her unvan dönemi içinde yükseköğretim kurumlarında fiilen iki yıl görev yapmadıkları
takdirde yükseköğretim kurumları dışındaki çalışmalarında bu unvanı kullanamazlar.
hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları
başlıklı 10 uncu maddesinde Devlet memurları amiri oldukları kuruluş
ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri
zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını
yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik
yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.
Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan
hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez
ve borç alamaz.denilmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde;
1- Devlet memurunun, asıl olan kadro unvanını kullanması gerekmektedir..
2- Özel kanuni düzenlemeler bulunması halinde ihraz ettiği yasal veya
akademik unvanı kullanması mani bir husus bulunmamaktadır.
3- Kurumların, isim ile kullanılacak unvanlarla ilgili olarak sadece
idari kadrolarda yer alan unvanlar için düzenleme yapmaları, 657 sayılı kanunun
11 inci maddesi ile anayasanın eşitlik ilkesine açıkça aykırı olacağı aşikârdır.
4- Kurumsal düzenleme yok iken, sadece belirli idari kadrolarda bulunan personele
isimlerinin yanında belirli unvanların yazılması imkanını verilirken, diğer
memurların bu unvanları kullanmalarına müsaade etmemek yasalara aykırıdır.
Kaynak: memurlarnet
1 ve 2 inci fıkralarında Kadrosuz memur çalıştırılamaz.
Genel ve Katma Bütçeli kuruluşlarla bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar;
kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde
memur deyimine giren kişilere gördürülen hizmetlerin gerektirdiği görevler için
tespit olunan kadrolar Genel Kadro Kanununda gösterilir. Milli Güvenliğe ilişkin
kadrolardan gizli kalması gerekenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.
denilmektedir.
Mezkur hüküm uyarınca 13/12/1983 tarih ve 190 sayılı Genel Kadro Ve Usul Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname 14/12/1983 tarih ve 18251 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri uyarınca 25.4.1984
tarih ve 84/8029 Bakanlar Kurulu Karar ile kararlaştırılan Kadro İhdası, Serbest
Bırakma ve Kadro Değişikliği İle Kadroların Kullanım Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelik ve 13.5.1984 tarih
ve 18400 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Devlet memurlarının 190 sayılı Genel Kadro Ve Usul Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname uyarınca ihdas edilen ve işgal ettikleri kadronun unvanlarını kullanmaları
esastır. Çünkü unvana, görevler mündemiç bulunmaktadır.
Memurlar (istisnalar hariç) daha önce ihraz ettikleri kadroların unvanlarını
da daha sonra atandıkları kadrolarda kullanmaları da söz konusu değildir. Örneğin
hesap uzmanı daire başkanı olunca, Hesap uzmanı daire başkanı unvanını
değil, daire başkanı unvanını kullanmaktadır. Bu husus diğer unvanlar da bu
şekildedir. Yapmış olduğumuz tespitlere göre bunun iki istisnası bulunmaktadır.
Birincisi valilerdir. 14/2/1985 tarih 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 37 nci maddesinin 2 inci fıkrasında Valilik
sıfat ve unvanını kazanmış olanlar, valilik dışında atandıkları görevlerde de
bu unvanlarını kullanabilirler. hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm
uyarınca valiler atadıkları görevde vali unvanını kullanabilmektedir. Vali
Genel Müdür, Vali Daire Başkanı veya Vali Genel Müdür
Yardımcısı gibi
İkincisi ise öğretim üyeleridir. 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu
Öğretim elemanlarının sınıflandırılması başlıklı 3 üncü maddesinde, öğretim
elemanları, A) Öğretim üyeleri sınıfı, B) Öğretim görevlileri ve okutmanlar
sınıfı, C) Öğretim yardımcıları sınıfı olarak 3 sınıfa ayırmış olup, öğretim
üyelerinin profesörler, doçentler ve yardımcı doçentlerden oluşacağı hüküm altına
alınmıştır. 2547sayılı Yükseköğretim Kanunu Unvanların korunması başlıkl ı29
uncu maddesinde Öğretim üyeleri, bu kanunda yazılı hükümler dışında
kazanmış oldukları akademik unvanlardan yoksun bırakılamazlar.
Başka bir işe geçmek, emekli olmak veya çekilmek ya da işten çekilmiş sayılmak
yoluyla öğretim görevinden ayrılanlar, akademik unvanlarını taşıyabilirler.
Ancak profesörlük, doçentlik veya yardımcı doçentlik unvanlarını kazananlar
her unvan dönemi içinde yükseköğretim kurumlarında fiilen iki yıl görev yapmadıkları
takdirde yükseköğretim kurumları dışındaki çalışmalarında bu unvanı kullanamazlar.
hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları
başlıklı 10 uncu maddesinde Devlet memurları amiri oldukları kuruluş
ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri
zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını
yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik
yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.
Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan
hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez
ve borç alamaz.denilmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde;
1- Devlet memurunun, asıl olan kadro unvanını kullanması gerekmektedir..
2- Özel kanuni düzenlemeler bulunması halinde ihraz ettiği yasal veya
akademik unvanı kullanması mani bir husus bulunmamaktadır.
3- Kurumların, isim ile kullanılacak unvanlarla ilgili olarak sadece
idari kadrolarda yer alan unvanlar için düzenleme yapmaları, 657 sayılı kanunun
11 inci maddesi ile anayasanın eşitlik ilkesine açıkça aykırı olacağı aşikârdır.
4- Kurumsal düzenleme yok iken, sadece belirli idari kadrolarda bulunan personele
isimlerinin yanında belirli unvanların yazılması imkanını verilirken, diğer
memurların bu unvanları kullanmalarına müsaade etmemek yasalara aykırıdır.
Kaynak: memurlarnet
