Çekim Yasası Hikâyelerimiz...

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan CeM
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
:) zamanla deneye deneye oluyor bu serbest bırakma durumu sanırım. Pratik yapa yapa :) bengusunun dediği gibi " dilediğini beklemeye değil, yaşamaya devam et" esprili;ama yerinde bir söz kesinlikle. Kendime kabul ettiriyorum yavaş yavaş :)
çok ısrarcı olduğum dileklerim yok değil. Bu gerçekleşenler "nooolur olsunnn" demediklerim. Yani sıkı sıkıya yapışmadıklarım;ama olsa iyi olurdu dediklerimdi. Kendim için büyük gördüğüm, dediğin gibi "kaygılandığım" dileklerimi de sanırım bu pratiklerle oldurmaya başlayacağım Allah'ın izniyle. Yavaş yavaş;ama kesin :)
 
inanmak yada inanmamak işte bütün mesele bu
 
valla alakası var mıdır yok mudur bilmiyorum ama photoshopla kendi yüzümü ince bir bedene yapıştırdığımdan beri azıcık bir şey yesem hemen şişiyorum sanki dünyaları yemişim gibi y789ik başlarda tesadüf sandım ama normalde yediğimin yarısı bile bitmeden doymamın devamı gelince şüphelenmeye başladım alakası var mı yok mu diye. hayırlısı, izleyip görelim bakalım. :)


Hımmm, işe yaramış ooo67 Üstelik ben bunu yaptığımı unutmuştum :)

Şu anda o bedene inmiş durumdayım. İnsanlar bana kurudun iyice, fazla zayıfladın filan demeye başladılar... Hımmm... Çalışmalara geri dönmek ve devam etmek lazım...
 
ya arkadaşlar ayıptır sölemesi ben çekim yasasını en iyi kendime tatlı çekmede kullanmayı başarıyorum. daha önce çok olmuştu. bikaç gündür yine canım acayip tatlı istedi . sonra işyerime öğle yemeğine gelicem diyen kayınbiladerim tatlı getiirdi ama yetmedi tatmin olmadım sanki ddim kendi kendime daha çok canımın istediğini hissettim. bugünde taaa diyarbakırın en meşhur tatlıcısından tatlım geldi harika bişeyyyy sevincli
 
çok doğru çünkü o mesajı biz değil vücudumuz veriyor..ben de kan vermeye gittim döndüm en sevdiğim tatlı beni klınikte bekliyormuş.kimsenin kan verdiğimden haberi yoktu..çünkü vücut ihtiyaçlarını karşılmak için programlı biz engellemezsek tüm ihtiyaçlarını karşılar ya....ahh biz..
 
Cevap: Ynt: Çekim Yasası Hikâyelerimiz...

aslında bilmediğimiz bile çok güzel hikayelerimiz vardır... ama hayatımın son dönemleri gözlerimi biraz açıp çevreme baktığımda beklediğim gelişmeler içinde olmak çok keyifli. Bazen hala şaşırabiliyorum... nasıl olacağını bilmeden sürekli aynı şeyi hissetmek ve bunun yanında kendini iyi hissetmek gerekli... Yani görecelidir. Nasıl hissettiğiniz çok önemli. Objeler deil... Misal masada duran bir bardağa bakıp kötü şeyler hissettiğimizde o bardakla ilgili kötü olaylarla ve onun benzerlerini çekeriz... Yada o bardağa bakıp iyi şeyler hissettiğimizde onunla ilgili bizi sevindiren şeyler yaşarız. Bakış açısı çok önemli. onun için iyi hissedin diyoruz. şükrederken mutlu olun diyoruz
hy789 Bu yazıyı sanki şuan yaşamayaN biri yazmış gibi. Tuhaf oldum.
 
benimde bugun basıma ilginç bişey geldi iki arada kaldım yaa lütfen yorum yapın :S

bugun hava çok sıcakdı ve çoook yorgundum metrobüse binicektim ama hep dolu gelir oturma sansım olmaz evimde karsıda bide o saatte akşam trafigi var yani metrobüsten indikten sonra bende bunlar için olumsuz düşünmeyi bırakıp bu 2 kçk şey için denemeye karar verdim...
öncelikle bomboş bir otobüs hayal ettim ki o durakta bos gelmesi imkansızdır genelde aynen akşam 6 da trafigin olmamasının imkansız olması gibi ... hayal ettim bindigimi rahatca oturdugumu falan rengini bile hayal ettim yesildi :D ve 2 dkkaya kalmadı yesil ve bombos bir metrobüs geldi şok oldummm :S aynısını trafik içinde yaptım bombos yollardan geçtimi hayal ettim falan ama malesef trafik için işe yaramadı :( ilki tesadüfmydü yoksa trafigi imgelerken bişey mi kaçırdım secret varmı yok mu ehehehe :D

y789y789 Secret yani çekim yasasını yaşamışsın ama trafik konusunda bilinçaltına yerleştirdiğin olumsuz bir düşüncen var o yüzden olmamış. İstanbulun trafiği her zaman yoğun ve berbat gibi bir düşünce yerleşmiş olabilir.
Bununla ilgili birazcık olumlama yap gör bakalım İstanbulun trafiği varmıymış yokmuymuş. Ben bir Ankaralı olarak İstanbulun o trafiğini yaşamamak için önden imgeleme yaptım. İstanbulu iyi bilmeme rağmen hiçbir sıkıntı yaşamadım hemde kaldığım 2 ay boyunca ve daha sonra gittiğim 3 gün boyunca hep rahat gittim ve yollar açıktıy789
 
yorum için tesekkürler :) farkettimde bu anlattıklarımı yasayalı 1 yıl olmak üzere.. aradan gecen bunca zaman sonunda yine anlatacaklarım var :)
gecen yıl bu zamanlar secret kitabı ve bu site ile tanısmıstım, gercekten mutsuz ve umutsuz oldugum zamanlardı, bir arkadasımın kitabı bana önermesi ve arastırma yaparken bu sitenin karsıma cıkması, o günlerde buradaki telkinler,şifalı taşlar ve meditasyonlada cekim yasası na katkıda bulunmaya calısıyordum irili ufaklı bircok seyde bu yasayı denedim, istediklerimin hepsi oldumu? elbette hayır cunku farkettimki istek ne kdr büyürse endişe de o denli arttıgı için beynimdeki blokajlar beni dileklerimden fersah fersah uzaga itiyordu,zamanla unuttum, önce telkinleri, sonra secretı son olarakda uguruna cok inandıgım taslarımı bir köşeye attım.. şimdi yine zor zamanlar yasıyorum... ama kesinlikle bildigim bişey var arkadaslar o da bu dediklerimi bırakmadan önce, yani telkinler ve cekim yasası hayatımdayken yaklasık 6 ay boyunca muhtesem seyler yasadım, birçok güzel sey hep arka arkaya oldu ve kesinlikle son yıllarda encok mutlu oldugum dönemlerden biriydi diyebilirim... sanırım bu bir tesadüf olamaz, hayatımla ilgili olumlu düşünmeyi bıraktıgımdan beri genel hatlarıyla olumsuz bir hayat yasamaya basladım şimdi masal gibi gecen o 6 ayı hatırlıyorum ve tekrar söylüyorum tesadüf olamaz :)
bugunden itibaren telkinlere ve olumlu düşünmeye tekrar baslıyorum, yeni yeni basarı hikayeleriyle bulusabilmek dilegiyle...actionsmile
 
25889
956k
 
Bu bir çekim mi ? Emin değilim;ama olabilir sanırım :)
Dün herkesle paylaşmak istediğim bir şeyi bugün sitede yazdım :) Sitede yazmak planım değildi;ama bilmeyenler varsa bilsin istiyordum :)
O konuyla ilgili "benzer benzeri çeker bu durumda" diyordum dün. Bugün günayss tanışmaya bu başlıkla katıldı :) Gitar konusunu da oraya yazdım zaten :)
Şükürler olsun her zamanki gibi :)
 
selamlar
mesajlarınızı okudukca icim umutla doluyor ama bir yanımda acaba gercek mi die sorguluyor surekli. yine de basıma gelen bir olayı paylasmak istiyorum.
bundan 2 sene once erkek arkadasımdan ayrıldım ve secret la tanıstım. kitapta 'ilişkiniz ne kadar kotu giderse gitsin o kişide sevdiginiz ozelliklerin 30 gun boyunca listesini yapın , duzelicek' diyordu. bende liste yapmaya basladım. beni cok sevdigini, bana cicekler aldıgını, beni surekli aradıgını yazdım listeye. cicekleri hayal ettim , dokundum , kokladım. ama istediklerim bir turlu gerceklesmiyordu. sonra birgun listeyi okudugumda yazdıgım kişinin erkek arkadasımla alakası olmadıgını farkettim ve inanmayı bıraktım. listeyi yazdıgım defteri bi koseye attım.
aylar sonra hayatıma yeni birisi girdi. hayatımda yasadıgım en guzel ilişkiydi ama bazı problemler yuzunden bitti. ayrıldıktan sonra birgun listeyi buldugumda sok gecirdim cunku listede yazdıgım adam oydu. bana aldıgı cicekler bile imgelediklerimin aynısıydı.
hayallerimizin pesini bırakmayalım ve inanmaya devam edelim.
içimizdeki guce inanalım cunku gercekten var :)
 
Bende geçen gün annemle erkek kız ilişkilerini konuşurken anneme :
x hocamız olsa kesin şöyle şöyle derdi dedim.
Ertesi gün hiç olmadık bir anda erkek kız ilişkilerini konuşmaya başladık ve o hoca benim bir akşam önce anneme dediğim cümleleri hiç ama hiç değiştirmeden söyledi.
Tabii bende baya bir şaşkınlık oluştu (:
Hadi gerçekten onları diyecek bir adam diyelim ama kelimesi kelimesine aynı şeyleri söylemesi bana ilginç geldi (:
 
Gerçekten ilginçmiş:) Ben de çevremdeki insanları gözlemliyorum bu aralar. Olumlu düşünenlerin daha rahat olduklarını ve daha başarılı olduklarını görüyorum. İnanç gerçekten önemli. Benim de sınavlarım vardı misafir geleceğini öğrendim normalde misafiri çok severim ama ders çalışmam gereken zamanda onlarla yeterince ilgilenemem diye düşünüyordum. Acaba kalırlar mı diye düşündüm ama sonra nasılsa kalmazlar dedim kalmadılar ama zaten yarın bir yere gitme planları varmış yani benle alakalı değil sanırım ama nolursa olsun olumlu düşünmemiz gerektiğini anlıyorum...
 
Son zamanlarda endişelerimi gerçekleştirme "yeteneğiyle" bezenmiş haldeyim. Özellikle çok mutlu olduğum anlarda bir anda adeta şimşek çakması gibi yoğun bir endişe atağı geliyor ve maalesef ben her ne kadar iptal desem, tövbe desem pozitif düşünmeye geçsem de o endişem gün içinde gerçekleşiyor. Bildiğim tüm yöntemleri denedim ama sonuç değişmiyor. Ciddi bir anksiyete sorunum var sanırım; beraberinde de obsesyon... Belki de kimyasal destek almalıyım... Siz ne önerirsiniz?
 
Diğer taraftan, çekim yasasının kesinlikle istemekte şüpheye düşmediğimiz herşey için işlediğini farkettim. Bir şeyi çok istiyor ama içten içe ona sahip olmakla ilgili kırıntı kadar bile korku besliyorsanız o şeyin gelişini engelliyor ya da geciktiriyor. Ya da hiç düşünmediğiniz farklı formlarda gelmesini sağlıyor. En azından bu bende hep böyle oluyor. O endişeyi temizledikten sonra eğer hala içimde istek kalmışsa ( yani gelmemesi yüzünden şevkim kırılmamışsa) muhakkak elde ediyorum.
 
Son zamanlarda endişelerimi gerçekleştirme "yeteneğiyle" bezenmiş haldeyim. Özellikle çok mutlu olduğum anlarda bir anda adeta şimşek çakması gibi yoğun bir endişe atağı geliyor ve maalesef ben her ne kadar iptal desem, tövbe desem pozitif düşünmeye geçsem de o endişem gün içinde gerçekleşiyor. Bildiğim tüm yöntemleri denedim ama sonuç değişmiyor. Ciddi bir anksiyete sorunum var sanırım; beraberinde de obsesyon... Belki de kimyasal destek almalıyım... Siz ne önerirsiniz?

kimyasal destek almayın lütfen endişe geldiginde onu itiyorsunuz onunla savasıyorsunuz sakinlikle kabul etmeyı deneyin.kabul etmek onu davet etmek degıldır onunla savasmamaktır.ne kadar güçlü iterseniz o kadar güçlü geri gelir.naçizane fikrim but678
 
Son zamanlarda endişelerimi gerçekleştirme "yeteneğiyle" bezenmiş haldeyim. Özellikle çok mutlu olduğum anlarda bir anda adeta şimşek çakması gibi yoğun bir endişe atağı geliyor ve maalesef ben her ne kadar iptal desem, tövbe desem pozitif düşünmeye geçsem de o endişem gün içinde gerçekleşiyor. Bildiğim tüm yöntemleri denedim ama sonuç değişmiyor. Ciddi bir anksiyete sorunum var sanırım; beraberinde de obsesyon... Belki de kimyasal destek almalıyım... Siz ne önerirsiniz?
merhabalar.geçmiş inancınızda mutlu olduğum zamanlarda birden herşey inat gibi tersine gitmeye başlıyor diye bi çekirdek inanç oluşturmuş olabilirsin.mesela benim babannem biz çok gülmeye başlayınca hemen kızar sizin başınıza bi gelecek varya hadi hayırlısı derdi ve çok geçmeden başımıza bişey gelirdi.insanların kafasındaki mutluluk anlayışı maalesef çok farklı.sanki bi insan mutlu olduğunda yada mutlu olmaya başladığında bunu geçici bir süreymiş gibi yada rüyaymış gibi algılanıyor.mutluluk la ilgili geçmişten günümüze baktığımızda okadar yanlış inançlar var ki...ve hepimiz bu inançlarla yetiştirilmiş durumdayız.sanki mutluluk kaf dağının arkasındaki zümrütü anka kuşunun dışkısında gizliymiş gibi hisettiriliyor bizlere.hy789 arayayıp bulabiliyorsun nede bulduğunda dokunabiliyorsun.kimyasal kullanmaya başlamadan önce size bir önerim olacak.çık bi dağın başına avazın çıktığı kadar bağır ama ne istersen söyle içinden geldiği gibi bağır.küçük bir tavsiye ne söylediğine çok dikkat et y789çünkü sesinin yankısıda sana ilettiğin şekilde geri dönecektir.şimdi bu örneğe biraz dikkat edelim.mesela senin yanında seni büyüten yetiştiren insanları hatırladığın kadarıyla girdiğin ortamlardakilerin tanıştıklarının velhasıl bi ordunun olduğunu düşün.hep bir ağızdan farklı farklı şeyler söyleyerek bağırdığınızı bi düşün.yankı sana nasıl gelecektir.onların arasından kendi sesinin yankısını bile ayırt edemezsin.işte hayat budur....doğduğumuz günden itibaren hatta anne karnına girdiğimiz andan itibaren hep bi ses kalabalığı vardır etrafımızda.ve biz hayat boyunca kendi yakarışlarımızın farkında bile olmadan hep o kalabalığın sesini duyarız yankı olarak.işte bu yüzden sessizlik,meditasyon,ibadet,artık insanın kendi adına yanlızken yaptığı ne varsa çok önemlidir.çünkü sadece kendi söylediklerini duyarsın.şimdi sen hala mutluyken birden yaşamaya başladığın endişelerden bahsetmeye devam ettikçe hep bunu yaşayacaksın.hep mutlu olmaya başladığın anlarda birden içini bi korku saracak acaba ben neden bu kadar mutluyum bunu haketmiyorum başıma bi iş açacağım mutluluk kiiiiim ben kiiiiiiiim diye düşünmeye başlayacaksın.çünkü evrene bu şekilde bağırmaktasın.onunda sana yok canıııııım sen mutlu olmayı hakediyorsun diye bi yanıt vereceğini beklemiyorsun herhalde.bu çekim yasasına ayrıkı olduğu kadar doğa yasasına da ayrıkı......bu dediklerimi iyi düşün bence.çünkü bende bikaçgündür düşünüyorum bunları.çıkacaksanda o dağın başına senin gibi düşünenlerle çık.ve hep bir ağızdan aynı şeyi bağırın.geri gelen ses çok daha güçlü olacaktır çünkü....sevgiyle kalın iyiki varsınız iyiki varız.........actionsmile
 
merhabalar.geçmiş inancınızda mutlu olduğum zamanlarda birden herşey inat gibi tersine gitmeye başlıyor diye bi çekirdek inanç oluşturmuş olabilirsin.mesela benim babannem biz çok gülmeye başlayınca hemen kızar sizin başınıza bi gelecek varya hadi hayırlısı derdi ve çok geçmeden başımıza bişey gelirdi.insanların kafasındaki mutluluk anlayışı maalesef çok farklı.sanki bi insan mutlu olduğunda yada mutlu olmaya başladığında bunu geçici bir süreymiş gibi yada rüyaymış gibi algılanıyor.mutluluk la ilgili geçmişten günümüze baktığımızda okadar yanlış inançlar var ki...ve hepimiz bu inançlarla yetiştirilmiş durumdayız.sanki mutluluk kaf dağının arkasındaki zümrütü anka kuşunun dışkısında gizliymiş gibi hisettiriliyor bizlere.hy789 arayayıp bulabiliyorsun nede bulduğunda dokunabiliyorsun.kimyasal kullanmaya başlamadan önce size bir önerim olacak.çık bi dağın başına avazın çıktığı kadar bağır ama ne istersen söyle içinden geldiği gibi bağır.küçük bir tavsiye ne söylediğine çok dikkat et y789çünkü sesinin yankısıda sana ilettiğin şekilde geri dönecektir.şimdi bu örneğe biraz dikkat edelim.mesela senin yanında seni büyüten yetiştiren insanları hatırladığın kadarıyla girdiğin ortamlardakilerin tanıştıklarının velhasıl bi ordunun olduğunu düşün.hep bir ağızdan farklı farklı şeyler söyleyerek bağırdığınızı bi düşün.yankı sana nasıl gelecektir.onların arasından kendi sesinin yankısını bile ayırt edemezsin.işte hayat budur....doğduğumuz günden itibaren hatta anne karnına girdiğimiz andan itibaren hep bi ses kalabalığı vardır etrafımızda.ve biz hayat boyunca kendi yakarışlarımızın farkında bile olmadan hep o kalabalığın sesini duyarız yankı olarak.işte bu yüzden sessizlik,meditasyon,ibadet,artık insanın kendi adına yanlızken yaptığı ne varsa çok önemlidir.çünkü sadece kendi söylediklerini duyarsın.şimdi sen hala mutluyken birden yaşamaya başladığın endişelerden bahsetmeye devam ettikçe hep bunu yaşayacaksın.hep mutlu olmaya başladığın anlarda birden içini bi korku saracak acaba ben neden bu kadar mutluyum bunu haketmiyorum başıma bi iş açacağım mutluluk kiiiiim ben kiiiiiiiim diye düşünmeye başlayacaksın.çünkü evrene bu şekilde bağırmaktasın.onunda sana yok canıııııım sen mutlu olmayı hakediyorsun diye bi yanıt vereceğini beklemiyorsun herhalde.bu çekim yasasına ayrıkı olduğu kadar doğa yasasına da ayrıkı......bu dediklerimi iyi düşün bence.çünkü bende bikaçgündür düşünüyorum bunları.çıkacaksanda o dağın başına senin gibi düşünenlerle çık.ve hep bir ağızdan aynı şeyi bağırın.geri gelen ses çok daha güçlü olacaktır çünkü....sevgiyle kalın iyiki varsınız iyiki varız.........actionsmile
çok doğru şeyler söylemişsiniz bende katılıyorum bunların hepsi cezalandırılacağımızı zannettiğimiz için oluyor benim görüşüm..aslında olay şurdan başlıyor küçükken bize bir çok şeyler söylendi,öğretildi; mesela ''Yapma oğlum/kızım Allah taş eder, aman öyle deme oğlum/kızım çarpılırsın'' gibi bize Allah'ın (güya) cezalandırıcı olduğuna dair çok yanlış şeyler söylendi ve bizde dolayısıyla ondan korktuk ve onu yanlış tanıdık ve sanki her yaptığımız eylemden sonra ''Acaba cezalandırılırmıyım'' diye sorduk (daha doğrusu bilinçaltı böyle soruyor) sonrası işte malum güldükten eğlendikten sonra bile bilinçaltı soruyor ''acaba cezalandırılırmıyım'' iştee bütün bunların hepsi O'nu yanlış tanımaktan geliyor yada aile ceza vermiştir çocukken onun suçluluk duygusu yaşanıyorda olabilir
iyileşmeniz dileğiyle..
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst