- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Bölüm 3·Hasta herhangi bir enfeksiyon geçirdiğinde tedaviyi durduruyor musunuz?
·Tabii, enfeksiyon varken kemoterapi vermiyoruz. Enfeksiyon geçtikten sonra veriyoruz. Enfeksiyon sırada kemoterapi uygulanması, enfeksiyonun ağırlaşmasına, hastanın durumunun kötüleşmesine neden olabilir.
·Kemoterapi sırasında vitaminlerle takviye yapmak mümkün mü?
·Vitaminlerin, özellikle yüksek dozda kullanılan vitaminlerin bazı çalışmalarda kanseri önlediğine dair bir takım bilgiler varsa da bunlar kesinlik kazanmamıştır. Dolayısıyla vitaminler kanser tedavisinde rutin olarak kullanılan bir tedavi yöntemi değil. Genel olarak konuşursak, bazı vitaminler, örneğin Vitamin C, Vitamin E, karoten ve bazı başka antioksidan maddelerin, örneğin selenyumun kanseri koruduğuna dair bir takım bilgiler var. Aslında Amerikan Kanser Derneğinin ‘nasıl bir yaşam tarzı belirlenmeli diye bazı önerileri var. Orada deniliyor ki kanserden korunmak için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze yiyin, yağ ve eti fazla tüketmeyin, egzersiz yapın. Fakat yine de bunların kesin olarak kanseri önlediği ispatlanmamışsa da sağlıklı yaşam için yapılması gerekenler olduğu düşünülüyor. Tabii sigarayı kesin olarak yasaklıyor. Sigara akciğer, ağız, yutak, böbrek ve mesane kanserine neden olabiliyor. Bu nedenle sigara kesinlikle yasak. Alkol kullananlardan da alkolü azaltmasını, hatta bırakabiliyorsa tamamen bırakmasını isteniyor.
·Kemoterapi sırasında sigaranın bir yan etkisi olabilir mi?
·Kemoterapi sırasında özel bir etkisi yok. Fakat biz her insana sigarayı hemen bırakmasını söylüyoruz. Sigaranın uzun süre kullanımda kanser yapıcı etkisi var, bu nedenle önermiyoruz. Çok fazla akut etkisi olduğu söylenemez, ancak akciğerleri iyi değilse nefes darlığını artırabilir.
·Alkol?
·Alkolü tavisye etmiyoruz tabii. Alkol mide barsak sistemini irrite ettiği için ve kemoterapide de irritasyon olduğundan alkol kullanmamasını tavsiye ederiz. Bir de kemoterapinin yan etkilerini önlemek için kullandığımız bazı ilaçlar uyku ve sersemlik yapabilir. Alkol bu etkileri artırabilir. Özellikle kemoterapinin etkilerinin en çok görüldüğü dönemde alkol kullanılmamalıdır.
·Kemoterapi sırasında özellikle alınmaması gereken besin var mı?
·Ağır kemoterapilerde çiğ sebze ve meyve yenmemeli. Acı,baharatlı yemekler, turşu ve biber gibi mideyi rahatsız edecek yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınılması gerekir. Yoksa alındığı zaman kemoterapik ilaçla birleşip daha kötü etki edecek diye bir bilgi yok.
·Kemoterapi uygulanan hastalar egzersiz veya özel bazı uygulamalar yapmalı mı?
·Genel olarak hayatlarını kısıtlamamalarını öneriyorum. Enfeksiyonlardan korundukları ve vücutları müsaade ettiği ölçüde egzersiz yapabilirler. Dışarı çıkıp yürümenin bir zararı yok. Fakat kemoterapi sırasında halsizlik oluşabilir. Halsiz olan birinin dinlenmesi daha doğru. Kendini iyi hissediyorsa izole edilmiş bir yaşam nermiyorum.
·Kemoterapi gören bir hastaya nasıl yaklaşılmalı, özel psikolojik bir tedavi gerekli mi?
·Kemoterapiye başlamadan önce hasta her yönüyle değerlendirilmelidir. Hem fiziksel, hem psikolojik olarak ele alınmalıdır. Kemoterapinin yan etkileri kendisine ayrıntılarıyla anlatılmalı ve psikolojik destek verilmelidir. Bizim kemoterapiler sırasında destek veren bir psikoloğumuz var. Bütün hastaları kemoterapi öncesi ve kemoterapi sırasında görür. Hastanın hayal kırıklığına uğramasını önlemek için bütün yan etkiler ayrıntılarıyla anlatılmalı, bunların mutlaka gerçekleşmek zorunda olmadığı da belirtilmelidir.
·Kemoterapideki gelişmeler nereden öğrenilebilir?
·Basında bu konuda yer alan haberlerin bir kısmı çok eskiden beri bilinen bir takım tedavilerin tekrar gündeme getirilmesi şeklindedir. Yıllardır bilinen tedavilerin sanki yeni bir tedaviymiş gibi sunulması olayına sık rastlıyoruz. Kanser konusunda dünyada, özellikle ABDde çok yoğun çalışmalar yapılıyor. Basın bunu sadece bir yerinden alıyor ve bazan abartarak veriyor. İnsanlar zannediyor ki kanser konusunda sadece o konuda bir çalışma var, sadece bu bulunmuş. Halbuki bu tüm yönleriyle devam eden bir süreç. Bazan küçük bir gelişme oluyor. Bunun kansere çare bulundu gibi sunulması insanlara karşı yapılmış bir haksızlık.
·Hastaların gelişmeleri takip edebileceği güvenilir bir kaynak var mı?
·Doktoralara yönelik bir çok dergi mevcut, hastalar ise yurtdışından yayın yapan web sitelerinden yararlanabilir. Bunlar çoğunlukla İngilizce.
·Tabii, enfeksiyon varken kemoterapi vermiyoruz. Enfeksiyon geçtikten sonra veriyoruz. Enfeksiyon sırada kemoterapi uygulanması, enfeksiyonun ağırlaşmasına, hastanın durumunun kötüleşmesine neden olabilir.
·Kemoterapi sırasında vitaminlerle takviye yapmak mümkün mü?
·Vitaminlerin, özellikle yüksek dozda kullanılan vitaminlerin bazı çalışmalarda kanseri önlediğine dair bir takım bilgiler varsa da bunlar kesinlik kazanmamıştır. Dolayısıyla vitaminler kanser tedavisinde rutin olarak kullanılan bir tedavi yöntemi değil. Genel olarak konuşursak, bazı vitaminler, örneğin Vitamin C, Vitamin E, karoten ve bazı başka antioksidan maddelerin, örneğin selenyumun kanseri koruduğuna dair bir takım bilgiler var. Aslında Amerikan Kanser Derneğinin ‘nasıl bir yaşam tarzı belirlenmeli diye bazı önerileri var. Orada deniliyor ki kanserden korunmak için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze yiyin, yağ ve eti fazla tüketmeyin, egzersiz yapın. Fakat yine de bunların kesin olarak kanseri önlediği ispatlanmamışsa da sağlıklı yaşam için yapılması gerekenler olduğu düşünülüyor. Tabii sigarayı kesin olarak yasaklıyor. Sigara akciğer, ağız, yutak, böbrek ve mesane kanserine neden olabiliyor. Bu nedenle sigara kesinlikle yasak. Alkol kullananlardan da alkolü azaltmasını, hatta bırakabiliyorsa tamamen bırakmasını isteniyor.
·Kemoterapi sırasında sigaranın bir yan etkisi olabilir mi?
·Kemoterapi sırasında özel bir etkisi yok. Fakat biz her insana sigarayı hemen bırakmasını söylüyoruz. Sigaranın uzun süre kullanımda kanser yapıcı etkisi var, bu nedenle önermiyoruz. Çok fazla akut etkisi olduğu söylenemez, ancak akciğerleri iyi değilse nefes darlığını artırabilir.
·Alkol?
·Alkolü tavisye etmiyoruz tabii. Alkol mide barsak sistemini irrite ettiği için ve kemoterapide de irritasyon olduğundan alkol kullanmamasını tavsiye ederiz. Bir de kemoterapinin yan etkilerini önlemek için kullandığımız bazı ilaçlar uyku ve sersemlik yapabilir. Alkol bu etkileri artırabilir. Özellikle kemoterapinin etkilerinin en çok görüldüğü dönemde alkol kullanılmamalıdır.
·Kemoterapi sırasında özellikle alınmaması gereken besin var mı?
·Ağır kemoterapilerde çiğ sebze ve meyve yenmemeli. Acı,baharatlı yemekler, turşu ve biber gibi mideyi rahatsız edecek yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınılması gerekir. Yoksa alındığı zaman kemoterapik ilaçla birleşip daha kötü etki edecek diye bir bilgi yok.
·Kemoterapi uygulanan hastalar egzersiz veya özel bazı uygulamalar yapmalı mı?
·Genel olarak hayatlarını kısıtlamamalarını öneriyorum. Enfeksiyonlardan korundukları ve vücutları müsaade ettiği ölçüde egzersiz yapabilirler. Dışarı çıkıp yürümenin bir zararı yok. Fakat kemoterapi sırasında halsizlik oluşabilir. Halsiz olan birinin dinlenmesi daha doğru. Kendini iyi hissediyorsa izole edilmiş bir yaşam nermiyorum.
·Kemoterapi gören bir hastaya nasıl yaklaşılmalı, özel psikolojik bir tedavi gerekli mi?
·Kemoterapiye başlamadan önce hasta her yönüyle değerlendirilmelidir. Hem fiziksel, hem psikolojik olarak ele alınmalıdır. Kemoterapinin yan etkileri kendisine ayrıntılarıyla anlatılmalı ve psikolojik destek verilmelidir. Bizim kemoterapiler sırasında destek veren bir psikoloğumuz var. Bütün hastaları kemoterapi öncesi ve kemoterapi sırasında görür. Hastanın hayal kırıklığına uğramasını önlemek için bütün yan etkiler ayrıntılarıyla anlatılmalı, bunların mutlaka gerçekleşmek zorunda olmadığı da belirtilmelidir.
·Kemoterapideki gelişmeler nereden öğrenilebilir?
·Basında bu konuda yer alan haberlerin bir kısmı çok eskiden beri bilinen bir takım tedavilerin tekrar gündeme getirilmesi şeklindedir. Yıllardır bilinen tedavilerin sanki yeni bir tedaviymiş gibi sunulması olayına sık rastlıyoruz. Kanser konusunda dünyada, özellikle ABDde çok yoğun çalışmalar yapılıyor. Basın bunu sadece bir yerinden alıyor ve bazan abartarak veriyor. İnsanlar zannediyor ki kanser konusunda sadece o konuda bir çalışma var, sadece bu bulunmuş. Halbuki bu tüm yönleriyle devam eden bir süreç. Bazan küçük bir gelişme oluyor. Bunun kansere çare bulundu gibi sunulması insanlara karşı yapılmış bir haksızlık.
·Hastaların gelişmeleri takip edebileceği güvenilir bir kaynak var mı?
·Doktoralara yönelik bir çok dergi mevcut, hastalar ise yurtdışından yayın yapan web sitelerinden yararlanabilir. Bunlar çoğunlukla İngilizce.
