fiziksel özellikler konusunda aşırı önyargılıyım..hem kendime hem başkalarına karşı

imported_Angel

New member
9
HD RANK
Katılım
17 Mayıs 2008
Mesajlar
996
Reaksiyon puanı
7
Puanları
0
arkadaşlar bu sorunumun bana artık çok zarar verdiğini hissediyorum ve birşekilde bunu çözmek istiyorum...
nedenlerini bulup bu sorunu ortadan kaldırmaya çok ihtiyacım var..tabiki sizin de yardımlarınızla..

derdimi anlatmaya çalışayım..benim derdim..hem kendi fiziksel özelliklerime hem de başka insanların fiziksel özelliklerine karşı aşırı derecede önyargılı ve sert tutumlu olduğumu anladım....kafamda beğendiğim belli başlı kriterler var bunları kendimde göremediğimde kendimi çirkin ve değersiz hissettiğim gibi...bir başkasında gördüğümdede o kişiyi önemsenmeye değer bulamayabiliyorum...
ama farkettimki beğendiğim şeylerin sınırına oldukça az şey giriyor...mesela piyasada dünyada bir sürü ünlü insan var ve ben sadece 1 tane oyuncuyu beğeniyorum ve tamamiyle beğeniyorum...bundan yola çıkarak ona benzeyen veya onu andıran başka isimler arayıp ilgi alanımı genişletmek istediysem de bunu başaramadım....
yani demem o ki....belli şeylerle ilgili sadece belli özellikleri seviyorum ve buna uymayanları farkında bile olmayarak otomatikman reddediyorum...
mesela yüz şekli olarak uzun ve üçgenimsi yüzlerden hoşlanıyorum...kaşlarda ise kalın kaşa tahammül edemiyorum....göz rengi olarak renkli gözleri daha çok beğeniyorum...veya ne biliym esmer tenden oldum olası hiç hoşlanamadım...veya geniş çene yapısı olan erkekleri beğenmemek ..vesaire vesaire bunun gibi şeyler...

aslıdna bu hislerin doğru şeyler olmadığını ve işin doğrusunu ben de biliyorum..o yüzden lütfen bana herşey fizikten ibaret değil önemli olan ruh güzelliğidir falan gibi zaten herkesin bildiği doğruları tekrar söylemeyin lütfen...bunları ben de biliyorum ama bilmek yetmiyor..sadece bu huydan nasıl kurtulurum bu yönde fikirlere ihtiyacım var...çünkü hem kendime hem çevreme hem hayatıma zarar vermeye başladım...kimseleri beğenememekten arkadaş bile edinemiyorum...internette herhangi birinin bir resmini bile görsem hemen gözüme ilk takılan şey kusurlu veya az güzel olan yeri oluyor...mesela bu kişi etek giymişse ve bacakları kalınsa hemen o takılıyor gözüme ve bacakları kalınmış diye yargılıyorum...kimi zaman bazen karşımdakinin ses tonu bile yeterince etkileyici gelmemişse bana bu bile ondan soğumama neden olabiliyor...
veya kendime ilgili örnek vereyim..sabah kalktığımda cildim biraz solgun gözükse hemen moralim bozuluyor..saçlarım istediğim şekle girmese hemen enerjim düşüyor..

bu huyumun kaynağı sanırım çocukluğumdan beri fiziksel özelliklerimin hem aile hem çevre tarafından haddinden fazla yargılanması ve bunları kafama takmamdı galiba...küçüklükten beri herkes kilomla dalga geçerdi ailem de dahil...daha sonra ise kısaboyluluğum ve kilom her karşıma çıkanın ağzına sakız olmaya başlamıştı büyüsem de bu değişmedi...belki çevremden bunları gördüğüm için hem kendime hem başkalarına karşı böyle tutum takınmaya başladım bilmiyorum...hayatım boyunca hiç kimse bana güzel olduğumu ve beğenildiğimi hissettirmedi..o konuda hiç şöyle doyurucu iltifat almadım...hatta şu yaşa kadar çıkma teklifi falan da almadım....
derdim artık bana ağır gelmeye başladı lütfen yardım ağla2 kafamda birilerini yargılayacam diye kimseyle karşılaşasm bile yok...çünkü bi kere yargıladımı kafamda hep öyle kalıyor o kişi..
 
imported angel seni gerçekten çok iyi anlıyorum.çünkü bende senın yaşadıklarına benzer şeyler yaşadım.hatta o kadar kendimle savaştımki; malesef depresyona girdim birara.anlayacağın kendime çok acı cektırdım.fakat hiçbirzaman birgün iyileşeceğime;bu huyumu yenecegıme daır olan umudumu; şükürler olsun,kaybetmedım.
bence;ilk başta bunun geçebılecek birşey olduğunu kabullenmelısın..daha sonra;telkınlerle aran nasıl bılmıyorum ama ! ;ego ve sucluluk telkınlerını duzenlı olarak dinle ve arasıra onların içeriklerinide oku derim..bunların harıcınde aklına olumsuz birşey geldiğinde;onları olumlu şeyler söyleyerek o dış sesi bastır.(ben harıkayım;ben kendımı sevıyorum,ben değerliyim gıbı..)
inanç+dua+sabır+ümit+emek(çaba) = başarı :)
aklıma geldıkçe yazacağım..
seVgılER
 
Merhaba İmproted Angel
Bende senin gibi insanların görünüşleriyle çok fazla ilgili olan bir insanım. Bu aslında kendimizi tam olarak olduğumuz gibi kabul etmememizden kaynaklanıyor. Kendimizi olduğumuz gibi kabul edip yaratıcının üzerimizdeki İMZASI olan benzersizliğimizi her nasılsa öyle kabul edip sevemediğimiz için başkalarıda gözümüze hep yamuk görünüyor. :))
bir de hayatın bir oyun olduğunu unutup onu çok fazla ciddiye alıyoruz galiba. :)
Kimimiz yaratıcının SONSUZ GÜZELLİĞİNİ yansıtmak üzere varız sanki...Yaratıcı onları özene bezene yaratmıştır ... :)))
Kimisini ise güzel olanlar diğerlerinden farkedilsin diye arka fon niyetine varetmiştir sanki :)))
çirkin ol ya da güzel...hiç farketmez SEN ÖZÜNDE SONSUZLUĞU TAŞIMAKTASIN. Bedenin okyanusun bir damlası ise ÖZÜN okyanusun tümüdür..ve sen her nasıl olursan ol içinde bu nasılı olduğu gibi kabul edip sevecek ve onunla barışık olarak yaşayabilecek bir nitelik var...ben telkinleri dinledikten sonra bunu daha iyi kavradım.

"Sen olmasan, bu evrenin şiirinde, güzelliğinde bir şeyler eksik kalır. Bir şarkı, bir nota eksik kalır, bir boşluk olur; hiç kimse sana bunu söylemedi... "

"Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin.

Sevgin senin müziğindir.

Sevginle birlikte çarpan kalbin senin dansındır. "

sevgiyle kal
 
Ne derlerse desinler,, sen senin içindesin, angel actionsmile
 
"Sen olmasan, bu evrenin şiirinde, güzelliğinde bir şeyler eksik kalır. Bir şarkı, bir nota eksik kalır, bir boşluk olur; hiç kimse sana bunu söylemedi... "
bu sözler çok dogru aslında. sorunuda, çözümüde kendin bulmuşun bence .sadece uygulama kalıyor ,hayatında...seni çok eleştirenlere ,senin cevabın bu olmamamlı sen kendini tek ve özel hissedersen eger, o ayna olacak ve sende etrafını oldugu gibi görmeye ve kabul etmeye başlayacaksın bunu bir düşün bence .cevap burda. sevgiyle kal...
 
Merhaba İmproted Angel
Bende senin gibi insanların görünüşleriyle çok fazla ilgili olan bir insanım. Bu aslında kendimizi tam olarak olduğumuz gibi kabul etmememizden kaynaklanıyor. Kendimizi olduğumuz gibi kabul edip yaratıcının üzerimizdeki İMZASI olan benzersizliğimizi her nasılsa öyle kabul edip sevemediğimiz için başkalarıda gözümüze hep yamuk görünüyor. :))
bir de hayatın bir oyun olduğunu unutup onu çok fazla ciddiye alıyoruz galiba. :)
Kimimiz yaratıcının SONSUZ GÜZELLİĞİNİ yansıtmak üzere varız sanki...Yaratıcı onları özene bezene yaratmıştır ... :)))
Kimisini ise güzel olanlar diğerlerinden farkedilsin diye arka fon niyetine varetmiştir sanki :)))
çirkin ol ya da güzel...hiç farketmez SEN ÖZÜNDE SONSUZLUĞU TAŞIMAKTASIN. Bedenin okyanusun bir damlası ise ÖZÜN okyanusun tümüdür..ve sen her nasıl olursan ol içinde bu nasılı olduğu gibi kabul edip sevecek ve onunla barışık olarak yaşayabilecek bir nitelik var...ben telkinleri dinledikten sonra bunu daha iyi kavradım.

"Sen olmasan, bu evrenin şiirinde, güzelliğinde bir şeyler eksik kalır. Bir şarkı, bir nota eksik kalır, bir boşluk olur; hiç kimse sana bunu söylemedi... "

"Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin.

Sevgin senin müziğindir.

Sevginle birlikte çarpan kalbin senin dansındır. "

sevgiyle kal
Arkadaşımıza katılıyorum Angel, güzel olduğunu bilmen için onaylanmaya ihtiyacın yok. Kendini güzel hissediyorsan sorun yoktur, çevrendeki olumsuz insanları ve onların olumsuz düşüncelerini kafana takma. Başkaları hakkındaki bu fiziksel takınıtını da zamanla aşacağına inanıyorum. Umarım herşey dilediğince olur. Sevgilerimle...
 
yorumlarınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar...özellikle de bu kötü huyumdan ötürü beni eleştirmeyip yargılamayıp anlayışla karşıladığınız ve öneriler sunduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum...yazdığınız her bir kelime benim için büyük önem taşıyor...hepiniz sevgiyle kalın....
 
canım sanırım sen kendini bu konuda fazla yargılıyorsun.Bence bir çok insan senin gibi ve kimileri de yorumlarını içinden geçirip dile getirmiyor yada paylaşmıyor.Güzellik görecelidir ve herkesin güzellikle ilgili kriterleri vardır.Yalnız bazı insanlar dış görünüşü çok önemserken bazıları(az sayıda olduğunu düşünüyorum)gerçekten fazla önemsemiyor.
 
canım sanırım sen kendini bu konuda fazla yargılıyorsun.Bence bir çok insan senin gibi ve kimileri de yorumlarını içinden geçirip dile getirmiyor yada paylaşmıyor.Güzellik görecelidir ve herkesin güzellikle ilgili kriterleri vardır.Yalnız bazı insanlar dış görünüşü çok önemserken bazıları(az sayıda olduğunu düşünüyorum)gerçekten fazla önemsemiyor.

evet canım o konuda malesef kendimi sıkıyorum...bunun da çocukluğumda fiziksel özellikler hakkında maruz kaldığım davranışların sonucu olduğunu sanıyorum..çünkü saç tarama şeklimden tut, bakışlarıma kadar herşeyimi eleştiren bir ailem vardı... konuşma ses tonum ve nefes alış tarzım bile eleştirilirdi...bu okulda da ergenlikte de gençliğimdede böyle sürdü...hem de ailenin eleştirilerine bir de dışarıdakilerinki katıldı....
okuldaki sınıf arkadaşlarım bile etek boyumun uzunluğu vesaireyle ilgili eleştiriler yaparlardı...
sanırım ben de bunların öcünü almak adına insanların özelliklerine karşı katı tutum gösteriyor olabilirim...onlar bana yaptı ben de onlara yapıyım gibi bir durum olabilir...

şimdi ise sonuç olarak, kendim öyle rahat hissettiğim ve yapıma daha uygun olduğu için spor tarzda giyinerek çıkıyorum dışarı...ama dışarıda ne zaman ki daha feminen daha dişi tarzda giyinmiş makyaj yapmış...gömlek giymiş kolye küpe takmış bir kız göreyim nedense kendimi kötü hissediyorum..ikinci sınıfmışım gibi...çünkü kendime bakıyorum...kısa paçalı eşofman altı giymişim..kapşonlu yelek giymişim..başıma kasket tipi şapka takmışım...hiç makyaj yok en fazla dudak parlatıcı...topuklu ayakkabı da yok dümdüz spor ayakkabı giymişim..saç desen saçlar da kısa...yani karşılaştırıyorum her yönden 1-0 yenik gibiyim...çünkü biliyorumki yoldaki insanlara aramızdan birini seçme hakkı tanınsa herkes beni değil o özendiğim kızı seçerdi ona bakarlardı gibi geliyor....dışarıda böyle tarzda olan kişileri görmediğim süre içinde gayet kendime güveliyim ama böylesini gördüğüm anda bir anda eziliyorum..sanki o gerçek bir kız imiş de ben hakkıyla kız olmayı bile beceremeyen bir kız müsveddesiymişim gibi hissediyorum...çünkü o imrendiğim kişiler biri oturmuş bir tipim ve belli bir tarzım yok...çocuk ile genç kız arası..arada kalmış bir ergen gibi görünüyorum hala...genç kızlıktan eser yok yani...napıyım topuklu ayakkabılarla rahat edemiyorum...işte çalışmadığım için çok klasik de giyinemiyorum..mahalle de buna müsait değil...

kendime ilgili hala net bir fikrim yok..kimi gün kendimi çok beğeniyorken hatta mankenlere taş çıkarırım diye düşünecek kadar güvenli hissederken kimi gün hiçbir cazip tarafımın olmadığını düşünebiliyorum..kendimle ilgili kesin bir değer yargım bile yok aslında..
 
"bunun da çocukluğumda fiziksel özellikler hakkında maruz kaldığım davranışların sonucu olduğunu sanıyorum..çünkü saç tarama şeklimden tut, bakışlarıma kadar herşeyimi eleştiren bir ailem vardı... konuşma ses tonum ve nefes alış tarzım bile eleştirilirdi..."

Bu satırları okurken kendi çocukluğumu hatırladım birden... Benimde ailem bu şekilde beni sürekli eleştirirdi. Asla olduğum gibi kabul edildiğimi ve saygı duyulduğumu hatırlamıyorum. Beni olduğum gibi kabul edip, beni sevip yüreklendirmeleri gerekirken sürekli eziyorlardı. Bunu belkide benim iyiliğim için yapıyorlardı bilinçsizce...
Şu an da dışarıda dolaşırken beni imrendiren insanlar yakışıklı insanlar değil...Cesur insanlara imreniyorum, atak, hafif, hareketli, sosyal insanlara...Kendiyle barışık insanlara imreniyorum her zaman.... :))
 
"bunun da çocukluğumda fiziksel özellikler hakkında maruz kaldığım davranışların sonucu olduğunu sanıyorum..çünkü saç tarama şeklimden tut, bakışlarıma kadar herşeyimi eleştiren bir ailem vardı... konuşma ses tonum ve nefes alış tarzım bile eleştirilirdi..."

Bu satırları okurken kendi çocukluğumu hatırladım birden... Benimde ailem bu şekilde beni sürekli eleştirirdi. Asla olduğum gibi kabul edildiğimi ve saygı duyulduğumu hatırlamıyorum. Beni olduğum gibi kabul edip, beni sevip yüreklendirmeleri gerekirken sürekli eziyorlardı. Bunu belkide benim iyiliğim için yapıyorlardı bilinçsizce...
Şu an da dışarıda dolaşırken beni imrendiren insanlar yakışıklı insanlar değil...Cesur insanlara imreniyorum, atak, hafif, hareketli, sosyal insanlara...Kendiyle barışık insanlara imreniyorum her zaman.... :))


güzel yorumun için teşekkür ederim :)
geçmişi benzer bir şekilde yaşamış birisi olarak beni çok iyi anladığını sanıyorum...hani demişsin ya beni imrendiren insanlar yakışıklı insanlar değil cesur, atak sosyal kendiyle barışık insanlar demişsin ya :)
ya biliyomusun aslında benim imrendiğim şey de aslında salt olarak güzellik yada yakışıklılık değil....belki de o kişilerin kendi özelliklerini gururla güvenle dışa yansıtabilmeleri belki beni etkiliyor...yani ne olduklarını biliyorlar kabullenmişler ve kendi farklılıklarını özelliklerini gururla dışa yansıtıyorlar...mesela daha önce de örnek verdiğim gibi o özendiğim genç kızları ele alırsak saçlarına başlarına özenmişler beğendikleri yanlarını vurgulamışlar ve cinsiyetlerini ortaya çıkaracak şekilde giyinmişler
yani şimdi bir genç kızın spor ayakkabı giymesiyle topuklu ayakkabı giymesi aynı şey değil...
(yanlış anlaşılmasın burada kasetmek istediğim şey aşırı süslenip dekolte veya seksi giyinmek değil) bu özendiğim kişiler yaşlarını konumlarını cinsiyetlerini vesairelerini kabullenmiş insanlar...ama kendime bakıyorum, dışarıdan kendime bakıyorum ne yaş grubum ne cinsiyetim ne tarzım hiçbirşeyimde bellirgin çizgiler sınırlar yok...aslında beni bu üzüyor...kendimi kişiselleştirememiş ve özelleştirememiş olmam..sanki kişilik sahibi olamamışım da dışım da bunu anlatıyormuş gibi...o kadar şeffaf ve boşum ki sanki bana bakan beni değil arkamdakini görüyor...
 
Telkinler sayesinde tam olarak bu sorunları aşabileceğimizi düşünüyor musun?
 
Telkinler sayesinde tam olarak bu sorunları aşabileceğimizi düşünüyor musun?

telkinlerin tabi ki faydası var ancak herşeyde olduğu gibi telkinlere de tamamen bel bağlamak doğru gelmiyor..herşey bizde bitiyor aslında...ama o kilitlenen ve açılması gereken kapının anahtarı heryerde olabilir tabi..heryere bakmak aramak lazım...
 
ben 5-6 yıldır düzenli olarak meditasyon yapıyorum ve 3 aydırda telkinleri dinlemeye başladım. Yaz tatiline girdiğimizde telkinleri daha yoğun dinlemeyi düşünüyorum. şu anda günde 3-4 saat dinleyebiliyorum ancak.
 
imported angel sanki tam olarak beni anlatmışsıın :):) bende hep belli bi kişiliği tarzı olan insanlara özeniyorum, kendimi bi türlü bulamadığımdan dolayı :)
 
imported angel sanki tam olarak beni anlatmışsıın :):) bende hep belli bi kişiliği tarzı olan insanlara özeniyorum, kendimi bi türlü bulamadığımdan dolayı :)


Kendini bulamamak.... Ne kadar da guzel ozetlemissin lavinyacim...actionsmile

Hepimizin en buyuk istegi de bu degil mi zaten , KENDINI BULMAK , KENDINI FARKETMEK...Kimseye ihtiyac duymadan ne kadar degerli ve ozel oldugun kesfedebilmek....

  • Bana gore ne telkinler , ne olumlamalar ne de yapilan eft, meditasyon gibi kisisel gelisim programlarindan faydalanmak, eger kisinin kendine inanci yoksa hep yarim kaliyor, tam ve kalici fayda saglamiyor... Cunku bunlardan faydalanan kisi bu etkilerin gecici oldugunu kendini inandiriyor, bu gelisimlerin omurluk olabilecegini dusunemiyor...Ve kendine bu konuda inanmiyor ve guvenmiyor...

  • Tek yapmamiz gereken sadece baskalarina bu kadar kolayca guvenebilirken , neden kendimize guvenebilmemiz bu kadar zaman aliyor , bunu farketmeliyiz... Bu da ancak kendini her kosulda, her yerde kendini bilerek hareket etmekten geciyor... Kendini, nefesini, sozlerini. dusuncelerini izleyebilmekten geciyor...
Ben bunu farkedeli 2 ay kadar oldu arkadaslar ve inanin bana artik daha bir Arzu`yum, adimin anlami bile beni daha cok heyecanladiriyor artik...Daha bir benim... Ben kendi icimdeyim ve orasi benim , sadece benim OZEL alanim...

Hepinizin kendini bulmasi dilegiyle....u859


 
imported angel sanki tam olarak beni anlatmışsıın :):) bende hep belli bi kişiliği tarzı olan insanlara özeniyorum, kendimi bi türlü bulamadığımdan dolayı :)

yani bu bahsettiğim olay mesela atıyorum en basitinden yaş 30 a gelmiş senelerdir saç rengi olarak denemediğim renk kalmadı ve hala kendi en iyi saç rengimi aramaktayım... " benim rengim budur" diyemiyorum bir türlü...neyi denesem gözüme "emanet" veya " özenti" izlenimi veriyor...ne renge boyatsam illa bi kusur buluyorum ve yakıştıramıyorum....imajları konusunda kararlı ve tutarlı olan insanlara gıpta ediyorum...mesela bazı sanatçılar var senelerdir aynı saç rengiyle geziyorlar değişiklik yapsalar bile belirledikleri temeli bozmadan ufak tefek değişiklikler yapıyorlar ve bu da kendileriyle bütünleşmiş vaziyette...mesela jennifer lopez senelerdir aynı saç renklerini kullanıyor ve saçları efsane olma yolunda...herkes o saç rengine jennifer lopez saç rengi demeye başladı....

işin soyut kısmına gelirsek...tabi ki birşeyler hakkında fikrim var ancak çoğunluğu olaylara objektif bakmak adına çift yönlü veya nötr fikirler....yani birşeyin ne karşıtı olabiliyorum ne de tutkunu...herhangi bir şeyde tarafımı seçemiyorum rengimi belli edemiyorum....siyah veya beyaz olamıyorum...hep gri taraftayım bu da beni kişiliksiz gösteriyor gibime geliyor...
 
Kendi düşüncelerimi yazacağım. Kimse üstüne alınmasın, kimseye cevap yazmıyorum...

Zayıf olmak isteyen var, kilolu olmak isteyen yada kaslı olmak isteyen insanlar var. Aynı şekilde estetik ameliyatlarının da yanlış olmadığını düşünmüyorum. Bu vücudumla da mutluyum, sorun yok ama estetik ameliyatı olunca ya da spor yapınca daha mutlu olacaksam yaparım bisiklet. Saçımın, kaşımın şeklinden memnun değilsem imkanım olduğunda estetik olurum ama olamazsam da kendimi üzmem, depresyona girmem. Yaşasın teknoloji idea3.

Diş teli çok popüler mesela. Dişlerine bakan insan çok. İnsanların diş teli takması çok tepki almıyor ama estetik ameliyarlar tepki alıyor. Ben diş teli taktıracağım deyince olumlu karşılanıyor ama estetik olacağım dediğinde bir dövmedikleri kalıyor. Sözlerinle dövüyor insanlar. Düşüncedeki temeli aynı aslında: güzel görünmek. Aramızdan bazı arkadaşlar da tepkili sanırım. Şaşırıyorum böyle tepki verenlere.
 
Bence angel, beğenmediğin bir özelliğin varsa -ki bu kendimizi kabullenemediğimizi gösterir- değiştir. Yani değiştirebileceklerimizi değiştirebiliriz. Kilolarından şikayetçi isen kilo ver. Düşün kendinde ne farklı olsa mutlu olurdun. Bunlar için denemelerde bulunabilirsin.
Yalnız gerçekten kendini kabullenme öyle farklı bir şey ki,etrafımızda hepimiz görüyoruz. Fiziksel özellikleri beklenen standartlarda değil ancak kendine güvenleriyle farklı bir albeni yakalıyorlar. Konuşmaları, davranış tarzları bizi çekiyor. Öyle olabilmek en güzeli tabi.
Ben de senelerce kilolarımdan yakınıp dururdum,zoruma gidiyordu artık. Artık yeter diyerek kendimde bir değişim başlattım. İnsan olmak istediği gibi olunca güveni geliyor kendine.
 
Kendi düşüncelerimi yazacağım. Kimse üstüne alınmasın, kimseye cevap yazmıyorum...

Zayıf olmak isteyen var, kilolu olmak isteyen yada kaslı olmak isteyen insanlar var. Aynı şekilde estetik ameliyatlarının da yanlış olmadığını düşünmüyorum. Bu vücudumla da mutluyum, sorun yok ama estetik ameliyatı olunca ya da spor yapınca daha mutlu olacaksam yaparım bisiklet. Saçımın, kaşımın şeklinden memnun değilsem imkanım olduğunda estetik olurum ama olamazsam da kendimi üzmem, depresyona girmem. Yaşasın teknoloji idea3.

Diş teli çok popüler mesela. Dişlerine bakan insan çok. İnsanların diş teli takması çok tepki almıyor ama estetik ameliyarlar tepki alıyor. Ben diş teli taktıracağım deyince olumlu karşılanıyor ama estetik olacağım dediğinde bir dövmedikleri kalıyor. Sözlerinle dövüyor insanlar. Düşüncedeki temeli aynı aslında, şaşırıyorum böyle tepki verenlere.

Çünkü estetik ile diş teli birbirinden çok ayrı yerdeler. Diş teli dişin yapısını, şeklini değiştirmiyor. Dişleri düzeltmeye yarıyor. Evet aynı zamanda bir burun estetiği de burnu düzeltiyor. Ama burnun şekli değişiyor. Farklı bir burun oluyor.

Ama yine de estetiğe karşı çıkmak yanlış. Herkesin kendi seçimidir
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst