Tekil Mesaj gösterimi
Alt 28-12-2009, 09:03 PM   #1 (permalink)
echoo
Teğmen
 
echoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 73
Tesekkür: 12
76 Mesajinıza toplam 841 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
echoo will become famous soon enoughechoo will become famous soon enough
Standart Koca Geldi,Şimdi de Bebiş İstiyoruz,Ama Kız Tamam mı?(Deneme-Yanılmalarım)

''Bana bir koca lazım,o da bu gece lazım''ı okuyan bir çok arkadaşıma sözüm vardı,devamını da yazacağım diye,lakin bir türlü fırsat bulamamıştım yazmaya.Yazı,Şu ''oyun hamurdan koca yapan kız''-adı da böyle kaldı garibimin,''umut'' diyelim ona şimdilik-Umut'a ulaşınca,hemen telefon etti,''tek kelimeyle harikasın,ben bunu kızımın albümüne koydum,anne-babasının hikayesini bir de senin kaleminden okusun istedim.Ama lütfen kızımın hikayesini de yaz'' dedi.Hem onun için,hem de pozitif düşünce-çekim yasası ikilisinin bence muhteşem bir örneği olduğu için,her zaman ki gibi,yine uzun ama kesinlikle okunmaya değer diye düşünüyorum...

Peri kızı gibiydi düğününde...Herşey ama herşey isteği gibi oldu.En ufak bir sorun,problem çıkmadı.Harika bir balayı geçirdi,sağ sağlim gittiler,geldiler.Döner dönmez işinin başına geçti.Seviyordu,seviliyordu,maddi sorunu yoktu,yani daha ne olacak ki?Ne istenebilir ki?

Yok işte öyle değil...Tam herşey muhteşem gidiyorken,laylaylom derken,hayat bir şekilde bir çelme takmayı deniyor ayağınıza.Hayat böyle işte,inişi ve çıkışları var,grafik hep değişiyor.Eğer siz,o çelmeyle karşılaştığınızda dengenizi nasıl koruyacağınızı bilmiyorsanız küttt diye kapaklanıveriyorsunuz yere.Sonra da bekle ki,biri kaldırsın sizi yerden.E hani Çekim yasası?Yasayı da devreye sokacak olan sizsiniz,''okurum,yazarım,çizerimle'' bitmiyor işte,düşünceler değişmeden,''siz'' değişmede olaylar değişmiyor.''Ben değiştiririm'' diyen varsa da yalan söylüyor!

Evliliklerinin 8.ayına kadar herşey sorunsuz gitti,daha doğrusu biz öyle sanmışız.Çünkü Umut 2. aydan itibaren çocuk sahibi olmak için denemelere başlamış.Çok yakın arkadaşınızda olsa,kimsenin kendi 4 duvarı arasında neler yaşandığını bilme şansınız yok.Ve bence ''hadi çocuk yapın'' deme hakkınızda yok,.Tabii dene dene bir sonuç yok,yaş da birinde 34 olmuş,birinde 38,bizimki panikliyor,doktora gidiyor.1 ay boyunca testler,filmler şunlar bunlar...

Nasıl hastayım o gün,anlatamam size.Ateş,ateş,ölüyorum,bademciklerim boğazımdan çıkmış,ağzıma girmiş neredeyse,o derece şişmiş.Gözümü açacak halim yok.Yarı baygın yatıyorum evde.Bir de,hastahaneden,doktordan,ilaçtan nefret ederim,iğneden de felaket korkarım.Bu yaşa geldim,hala biri ''sus bak yoksa iğneyici çağıracam'' desin,gıkım çıkmaz,pısarım bir köşeye:)(ııı,şey,eskiden annem çok konuşan çocukları iğneciler duyar,gelip hemen iğne yapar derdide,ordan kalma bir fobi)...Hatırlıyorum,Umut geldi.''Echo,çocuk olmuyor'' dedi,oturdu koltuğa.Hayır ne bilim ben,ne olup bittiğini,sanıyorum ki herzaman ki beni sinir etmek için kurduğu negatif cümlelerini kuruyor;''sen yapmasını bilmiyorsundur,olur olur,dur iyileşim ben sana anlatacam'' diyormuşum ben(ne anlatacaksam,bilsem kendime yaparım,o da ayrı bir konu).
Ben gözümü hastahanede açtım,şoklamalar,buzlar,oramda buramda serumlar,delik deşik olmuşum!Canım arkadaşım başucumda,ve iç çeke çeke ağlıyor.Ay ben bir fena oldum,''korkma korkma,iyiyim ben,ağlama,ne olursun'' dedim.''Manyakmısın sen be,sana ne ağlayacam,altı üstü faranjitsin,ölmeyecen'' dedi!Ay ben bir bozuldum.''E niye ağlıyorsun o zaman tepemde?''''Bugün doktordan sonuçları aldım,benim çocuk sahibi olma ihtimalim çok düşükmüş.Ben hiçbir zaman anne olamayacağım.Ne yapacağım ben echo,bununla nasıl başa çıkacağım?...''

''Başımdan aşşağıya bir kazan su boşaldı'' derler ya,aynen öyle oldu.Umut benim hayatımda çok ayrı bir yerde olan biri,arkadaştan,hatta dosttan çok ayrı bir yeri var;o benim hiçbir zaman sahip olamadığım kızkardeşim gibidir.Cidden ne yapacaktı?Nasıl kabullenecekti bunu?2-3 yaşından itibaren bizim kucağımıza bebek verip,''bir gün gelecek sen bunun canlısına sahip olacaksın,yani doğuracaksın,senin bu dünyaya geliş nedenlerinden biri bu'' demiyorlar mı?Biz buna şartlanıp büyümüyor muyuz?Evlenmekte ki amaçlarımızdan biri bu değil mi?Bu ne peki şimdi?Adamın biri çıkıyor,alıyor bir filmi eline bakıyor,sen anne olamazsın diyor,herşey bitti.Bu mudur?Elbette değil,olmaz,olamaz,olmamalı...

39 derece ateşle,jinekolog jinekolog gezen başka biri var mı bilmiyorum ama,biz gezdik...Hem de 2 gün içinde,elimizde bir tomar dolusu tahlil,film,ıvır zıvırla, tam 8 tane doktorun kapısını aşındırdık.Bir sürü garip gurup terim(tamam anladık doktorsunuz da,şunun türkçesini söyleseniz,bizde anlasak ne olur?),sonuç?Evet şu durumda cidden zor gibi görünüyor,eşiniz de bir takım tahlılleri yaptırsın,sonra yeniden gelin...
Hönk...Şimdi bu eş nasıl gidecek doktora?Ne dicem ben?Benim doğurganlığımda sorun var,hadi gel bakalım,senin de doğurtmanda bir bozukluk var mı?Echoo,nolur sende gel,beraber konuşalım...Oldu canım,istersen ben elinden tutup götüreyim adamı tahlile?Git evine,al karşına kocanı,otur konuş.

Allahtan çok aklı başında bir eşi var.Bizimki ne kadar farfaraysa,o da bir o kadar sakin.Hemen gitti hastahaneye,gerekli tüm tahlilleri yaptırdı.Tahmin edeceğiniz üzere onda da bir takım sorunlar çıktı.Ama aşılama şansı var,tüp bebek olayı var,yani imkasız değil hiçbirşey.Sadece normal yollardan çok zor sahip olursunuz diyor doktorlar...Lakin bu negatif düşünce öyle acaip bir şey ki,bizim ki ne yaptıne etti,tencere-kapak oldular bir anda,hatta eşinin tahlillerini aldıkları günün akşamına muhabbet bir anda,''evlat mı edinsek acaba'' ya kadar gitti.


Şoke oldum.Aylarca hamurdan yaptığı oyuncak bebekle yatıp kalkan,''ortada fol yokken,yumurta yokken,''ben kesin evleneceğim''deyip sonunda da evlenen o kadın gitti,yerine acaip bir şey geldi.''Ya Umut,aşılama denen bir şey var,olmadı tüp bebek var,sen cahil cüheyla biri değilsin,ne oluyorsun,kendine gel!''Yok echo,olmayacak,bak görürsün,ben eninde sonunda evlat edinmek zorunda kalacam''''Kızım,denedin mi de biliyorsun?''''Deneyemem,tutmazsa iyice allak bullak olurum ben''
Devekuşu...Gerçi devekuşları kafalarını kuma filan gömmüyor,onlar bile biz insanlar kadar aptal değil bunu da kim uydurdu bilmiyorum ama,kullanıp duruyoruz işte bu yakıştırmayı.Kaçmaya başladı bizimki.Ama sadece kaçmakla da kalmadı,etrafındakileri de kaçırmaya başladı.Ne desen yok der ,ne söylesen olmaz der,ne anlatsan inanmaz...Sinirim bozuk,sinirim bozuk.2 ay sürdü bu.En son''Yemişim sinirini,sanki bizde sinir yok,seninle mi uğraşacaz ya'' lafıyla biten bir tartışma yaşadı bizim kızlardan biriyle,ve grubun da dışında kaldı.Bu arada da,eşiyle sorunlar başladı.Adam anlayışsız oldu,bunu anlamaz oldu,dinlemez oldu,vır vır,dır dır...Hayır çocuk derken koca gidecek elden,haberi yok kızın!Bir taraftan buna laf anlat,öbür taraftan ona laf anlat,ona ''idare et,geçek,düzelecek'' de,öbürüne ''bir sus,lütfen kendine gel''de...Her böyle olaya girdiğim zaman,''yok bir daha asla bulaşmayacam böyle işlere'' diyorum,sonra kendi söylediğimi unutup, gene kendimi olayların merkezinde buluyorum.Ay işte ben bunlar yüzünden evlenemiyorum!Ona koş,buna koş,kendi ilişkime başlayacak gücüm kalmıyor benim.Ya bir durun ya,bende 2 dk içimi boşaltayım ama ya,kimse beni konuşturmuyor ya:)

Şimdi bir taraftan içim gidiyor,çok üzülüyorum,bir taraftan da,bir şekilde dibe vurması lazım,kendi ayağıyla gelmesi,kendinin bir şey istemesi lazım diye bekliyorum.O kadar negatif ki,laf anlatmanın imkanı yok!Keskin sirke önce küpüne zarar verir,4.ayın sonunda işyerinde de ciddi ciddi sorunlar yaşamaya başlayınca,-bir bomba durumunda geziyor,ne genel müdür dinliyor ne birşey,önüne gelene giydiriyor,sanki herkes bunu çekmeye mecbur-dayandı bu bizim kapıya.''Ben ne yapacağım echo?''''Bir psikoloğa gideceksin.''Tamam gidecem.''''Echo biri bize kesin büyü yaptı,ayırmaya çalışıyor''(Hatırlarsanız,bu kız hayatta fala büyüye,falcıya gitmeyen biriydi,nereden nereye geldi,düşünün.) .''Haklısın canım,olabilir,iyi bir falcı bulup gidelim''''.Echo ya,hani bundan yılllar önce anlatırlardı ya,böyle kadınlar varmış,muayene edermiş,sana çocuğun olup olmayacağını söylermiş,acaba varlar mı gene?''''Öğreniriz tatlım bizim altın kızlardan(annemin arkadaşları altın kızlar)''''Tamam öğren sen,onlara da gidelim''.''Birde hani şu bitkiciler var ya,otlar motlar,acaba onlardan birşey çıkar mı?'''Tamam,onlara da bakarız,sen kafanı yorma''Echo seni seviyorum''''Bende seni seviyorum.''''Echo,ya olmazsa ne olacak.?''(işte benim kopma noktam burası,ciyak ciyakk)

''Elinin körü olacak Umut,elinin körü olacak!Ne denedin?Ne yaptın olması için de geldin karşıma bunu soruyorsun?Millet 20 sene sonra çocuk sahibi oluyor,20 sene bıkmadan yılmadan deniyor,''ya olmazsa demiyor'',sen hiçbirşey yapmadan,denemeden,istemeden anca geçtin karşıma mızmızmızzz!Al benim de yok,napalım?Bırak çocuğu,kocam yok...Kaldırıp kendimi atayım mı bir yerden aşşağı?SHÇEK çocuk,dolu,gidiyorum,seviyorum,oynuyorum,egomu tatmin ediyorum geliyorum.Kaldı ki senin bir eşin var,anne olma ihtimalin var.Ama sen kapadın tüm kapıları...Arkadaşlarını kaybediyorsun,kocanı kaybediyorsun,işini kaybediyorsun,anca bir ''olmazsa'' lafı gidiyor.Olmaz umut,olmazzzzz,asıl böyle olmaz,derdin ne senin!!!''(Eee, ama bende etten kemikten,gayet de sıradan bir insanım,hep pozitif pozitif tamam da,neredeyse 5 ay ya,taş olsa çatlar canım,el insaf yanii)

Hani bir laf var ya,''dinsizin hakkında imansız gelir''diye;durum bu oldu.Ay bir kere ben masumum,kendisi kaşındı,ne yapabilirm ki:)İşte asıl hikaye ve komedi asıl bundan sonra başladı.

Ben falcı,hacı hoca birşey bilmem.Ve inanmam da...Çekim yasasına çok zıt düştüğüne inanıyorum fal olayının.Çünkü fal baktırdıüınız zaman,karşıdakinin ağzından,sizin için mesaj yollatıyorsunuz evrene.Olumlamaları ya da olumsuzlamaları sizin adınıza o yapıyor ve size yolluyor.Ama söz verdim bir kere ve felaket bir falcıya götürdüm bizimkini:)

Sabah ilk iş kızları topladım.Umut'un tanımadığı bir bayan arkadaş bulduk.Kadına anlattık olanı biteni,bizimkinin ne halde olduğunu,nerden nereye gittiğini;''ben varım yardıma'' dedi.Sonra açtık telefonu diyanete,''durum bu bu,biz böyle bir şey yapacağız,bunun günahı var mı?''''Yok'' dedi hoca,''siz kötülüğüne bir şey yapmıyorsunuz,lakin her iş bittikten sonra arkadaşınıza olanı biteni anlatın ve helallik almayı unutmayın''.Tamam,Allah razı olsun...Umuta da,kadın ''süper bir falcıymış,ne dese çıkıyormuş,herşeyi biliyormuş'' dedik.Kalktık gittik.Kadın bir güzel bizim istediklerimiz söyledi buna;özeti,''çocuğun olacak''.Bol bol dua et kızım,bol bol ayetel-kürsü,felak,nas,elham oku,namaz kı,dua et...(mecbur bunları okuyacak,ben ne ezberlettiysem onu söylüyor kadın ve ben başka dua bilmiyorum)Tabii bizimki güneşte kuyup boynunu büken çiçekti,hayali falcı da bunun suyu oldu,bir anda bir umutlandı bu,yüzü gülmeye başladı.İlk adımı attık biz...

Gittiği psikoloğu zaten tanıyorum ve düzenliği gittiğini biliyorum.O konuda hiçbir sorun sıkıntı yok.İkinci adımı da attık...

Eee,şu ''aralık ebesi'' diye de tabir edilen ''alaylı jinekoloğu'' nerden bulacaz?Nasıl bir şey bu?Neye benzer?Bizim altın kızlardan biri,''durun durun,benim tanıdığım bir ebe var,falanca köyde yaşıyor,ona gösterin'' dedi.Biz 4 deli,10 doktor gezmiş,-bu arada,bunlardan 6 sı da prof.doç filan-34 yaşındaüni.mezunu,çift masterlı,üst düzey yönetici olarak çalışan ayaklı bir hesap makinesinin,sırf psikolojisini rahatlatmak için takıldık peşine,2 saat yol gittik,bir köyde ebeyi bulduk,Muayene ettirdik,''senin kesinlikle çocuğun olur kızım'' icazetini aldık.(valla benim parmağım yok bu icazette,teyze kendinden söyledi)...Hatta teyze bizi çok sevdi,bir karışım verdi,''bak bunu sür'' dedi,aman bizimki nasıl mutlu,nasıl keyifli,yavru ceylanlar gibi seke seke,kavanozu kucağında,şarkılar türküler söyleye söyleye döndü evine...Üçüncü adım da tamam...

Geldik ota bitkiye.Allahım burası tam bir facia.Neler varmış arkadaşlar,ne karışımlar,ne macunlar,ne dehşet formüller...''41 tane taze yumurtanın akını çiğ çiğ kocana içir,bak nasıl hemen hamile kalırsın''diyenden tutun,ballarla,pekmezlerle,cevizle,fındıkla,fıstık la yapılan envayi çeşit macuna kadar, bir liste çıkardılar,resmen huhh dedim.41 tane çiğ yumurta,hele bir de akı,nasıl içilir ya?Tabii ki içirmedik:)Ama Rizeden neredeyse bir servet ödeyip ballar mı getirmedik,Manisadan mesir macunları mı getirtmedik,yok o memleketten pekmez,yok bu şehirden reçel,nerden ne bulduysak topladık,yığldık mutfaklarına...Bu arada da,''hadi aşkısı bir kaşık daha ye'',''hadi birtanem şundan bir lokma al,bak,bak valla çok tatlı''''aaa,bak olmaz hayatım,bunu yemezsen vallahi küserim,bak ağlarım,ağlıyorum amaa'' diye diye var ya,o filinta gibi adama 1 ayda 6 kilo aldırmayı başardı(k):)

Şimdi bir taraftan kocayı ballarla pekmezlerle besliyor,bir taraftan da kendine verilen formülleri uyguluyor.Avuç avuç çörek otu yedi mesela;sayesinde çörek otu fiyatı 2 ye katlandı:)Sonra şu ebe hanım teyzenin verdiği bulamaç mesela..Tabii şimdi ben detaylara giremiyorum,erkeklerde okuyor,mecburen üstü kapalı geçiyorum bazı şeyleri...Bu arada da herşeyin bir günü saati,zamanı var.Öyle ''hadi bugün yapalım'' diyemiyorsun.Teyzenin verdiği bulamacın zamanı geldi.Simsiyah bir bulamaç düşünün,bu kuyruksokumuyla beliniz arasında bir alana sürülecek,güzelce sarıacak ve 3 gün de orda kalacak.Sonra yıkanacaksınız,yakı yapıştırma faslı başlayacak.E bu kadın çalışıyor,nasıl olur?''Ben orasını bilmem'' dedi teyze,''nasıl olacağını siz bulacasınız gari''.Ay inşalah hafta sonuna gelir,şu olur,bu olur derken,tam bizimkinin toplantılarının olduğu,civcivli bir zamana denk geldi mi?Ne izin alabilir,ne birşey..Ya 1 ay daha bekleyecek,ya da sürünecek.Yok dedi,ben bekleyemem,sürerim,bağlarım,hatta korse de giyerim,işede öyle giderim.E iyi,tamam,hadi sürelim.Ay Allahım,yok böyle birşey;2. günün sonunda o karışım iyice kuru,tabii otur -kalk,otur -kalk,korse iyice kıvrıl,bu yürüdükçe arkandan patır patır siyah siyah birşeyleri,yerlere dökeee saçaaa gezin şirketin içinde..En son asistanlardan biri dayanamamış,eğilmiş kulağına,''Umut hanım,bağırsaklarınla alakalı bir sorun mu var'' demiş,''siz yürüdükçe arkanızda bir şeyler bırakıyorsunuz da,o bakımdan sordum'':)Rezillik meziilik arkadaşlar,ama 4.adım da tamam,ne haberr,hem kime ne?Rezil olanın gıkı çıkmıyor ki:)

Tabii bu arada ben altından girdim,üstünden çıktım,Umut aşılamaya başladı.Dünya şekeri,böyle doktor gibi bir doktor(buna çok gülüyor annem,'doktor gibi doktor nasıl oluyor'' diyor,ya ne bilim ben,herşeyiyle doktora benziyor işte,yani havada asılı kalmıyor:))bulduk.Bu arada da hepimizin elinde bir kağıt kalem,Umut'u takip ediyoruz.''Yumurta şu gün çaylayacak'',''Yok sen yanlış hesapladın,yarın çatlayacak!''''Kızım yumurta benim yumurtam,benden iyimi bileceksiniz,öbür gün!''''Ya arkadaşım,sen yanlış biliyorsun,ben çok eminim,hatta bak dinlebaşladı dediğin gün çarşambaydı,ben yaprak dökümünü izliyordum,çok eminim!...''Hay sana da yaprak dökümüne de,kafamı karıştırıp durma be,ulturason denen bir şey var,orda çıkar nasılsa...

(Yazı uzun geldi,sistem kabul etmedi,mecbur yine bölüyorum,devamı altta arkadaşlar,haberiniz olsun)

 

 

Buraya ilk defa geliyorsanız ismim Atakan Sönmez ve burası hayatimdegisti.com.Boğaziçi üniversitesi mezunuyum ve Türkiyede ilk Subliminal Telkin Uzmanıyım.tıklayın

Bir site olsa onu bulanların uykuda dinledikleri mp3 ler ile hayatları değişse… Bir site olsa onu bulanlar hipnoz olmadan sadece subliminal mp3 leri yükleyip ve uykuda dinleyerek hayatlarını değiştirseler. Bu fikir 1995 yılında yani 25 yıl önce çıkmıştı. 15 yıl önce ise bu mp3 lerin kişiye engel olan çekirdek inançlara göre hazırlanması yani cekirdekinanc.com fikri oluştu

Hipnoz gibi bir şey mi subliminal mp3 nedir?

Tam olarak değil. Öncelikle size engel olan 0-11 yaş arası oluşan bilinçaltı kayıtlarınız yani çekirdek inançlarınız bulunur. Sonra bu çekirdek inançlarınızın pozitif halleri olumlamalar isminize özel olarak mp3 lerin ve müziğin içine gizlenir. Siz de uykuda ya da uyanıkken bu mp3 leri dinleyerek sonuç alırsınız. Çocukluğunuzda size söylenenlerin tam tersini dinlediğiniz kayıtlarla binlerce kez bilinçaltınıza yerleştirmiş oluruz.

Çekirdek inançların hayatımda engellere neden olduğunu nasıl anlarım?

Hayatınızda hep aynı şeyler tekrar ediyorsa. İlişkilerde hep aynı şeyleri yaşıyorsanız... Aşırı fedakar bir yapınız varsa ve bu sanki göreviniz haline geldiyse. Birilerini kurtarmaya çalışıyorsanız. Paranızın bereketi yoksa sürekli gereksiz harcamalar çıkıyorsa birikim yapamıyorsanız. Hayır demekte zorlanıyorsanız. Odaklanmakta bir şeyleri devam ettirmekte sorun yaşıyorsanız. İlişkilerde mıknatıs gibi sorunlu kişileri çekiyorsanız. İş hayatında iniş çıkışlar sürekli oluyorsa. Ertelemeleriniz fazla ise. Aşırı kontrolcü ve garantici bir yapınız varsa kaygı düzeyiniz yüksekse hep en kötü ihtimali düşünüyorsanız ve şanssızlıkları sorunlu olayları ve sorunlu kişileri hayatınıza çekiyorsanız çocuk yaşta oluşan çekirdek inançlar hayatınızı yönetiyor olabilir.

25. yıla özel şimdi arayanlara 5 dakikalık çekirdek inanç ön tespit ve bir günlük deneme telkin mp3 ücretsizdir. Ön tespitte size engel olan birkaç çekirdek inanç örneği verilir. Atakan Sönmez tarafından yapılır ve bilgi amaçlıdır. +90 5424475050 Türkiye dışındakiler whatsapp tan arayabilir cekirdekinanc.com inceleyiniz.

echoo isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla