Tekil Mesaj gösterimi
Alt 21-09-2013, 08:37 PM   #8 (permalink)
selinarosa
Teğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 94
Tesekkür: 24
67 Mesajinıza toplam 232 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
selinarosa is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: *Tüm Hayatınızı BİZZAT Değiştirin* (Mükemmel Kitap)

Alıntı:
Zakoreus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
''Bu kitabı bitirdiğinizde TANRI'YA BAĞLI, FAKAT HER DİNDEN BAĞIMSIZ birisi olabilirsiniz.'' lafına da gerek yok, ben kimseyi zorla inandırmaya çalışmıyorum senin anlattığın gibi insanların davranışlarına görede din yargılanmaz(yani dini yanlış yaşayanlar varsa benim suçum ne). o zaman bende diyorum ki kuran'ı oku boşluğa düşebilrsin, allah'a ve islam'a sonuna kadar bağlanabilirsin :)
O lafa, bu lafa ya da şu lafa aslında SON DERECE GEREK VAR, sevgili Zakoreus. Bu dünyada, bu varoluşta HER LAFA GEREK VAR. En rezil, en sinir bozucu, en ''gereksiz'' görünen laflar bile bize bir şey katmak için var çünkü. Nasıl mı? Çok basit bir kanıtı var bunun: Bizi memnun eden laflar, bize içimizdeki uyumu ya da boyun eğen cahilliği gösterir. Bizi etkilemeyen laflar, bize eksikliğimizi ya da duyarsızlığımızı gösterir. Bizi rahatsız eden laflarsa, bize içimizdeki bir problemi gösterir. Çünkü rahatsızlık hissetmemizin tek sebebi, içimizde bir yerde, karşımızdaki şeyle uyumsuz bir şeye sahip olmamızdır. Varoluşla TAMAMEN uyumlu bir varlığın HİÇBİR ŞEYDEN rahatsız olmayacağından emin olabilirsin.

Ek olarak, ''insanların davranışlarına göre din yargılanmaz'' sözüne gelelim. Elbette ki insanların davranışlarına göre din YARGILANIR. Neden mi? ÇÜNKÜ DİN, İNSANLAR İÇİN VAR; SADECE VE SADECE İNSANLAR İÇİN VAR. İNSANLAR OLMASA DİN DE OLMAZDI... Durup düşüneceğiz o halde: ''Din kavramı insanlar için var; peki insanlar üzerinde ne gibi etkiler yaratıyor? İnsanların davranışlarını nasıl etkiliyor?'' diye...

Alıntı:
Zakoreus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bi de inat derken o yazara inat o da bizim gibi bi insan iki cümle yazdı diye doğru olucak değil ya, onun tersi kitapları da var onlarada inanmak gerekir o zaman çünkü onlarda kafaya yatabilir herkesin mantığı farklı duygusal düşünmemek lazım. benim lafım kimseye değil zaten inat lafınada çok düşünme tam da ciddi bişey değildi. bende sana bişey dicem; din kavramı çoğu zaman BİR KURALMIŞÇASINA İNSANLARA AŞILANIYOR diyosunuz ya, boşverin o aşılayanları kuralmış gibi gösterenleri onları düşünmeyin sadece onlar aşılıyo diye neden katı bakıyosunuz onu istiyorum sadece ben kitabıda okuyucam bulursam boş vakitlerimde fikir alışverişi de yapmaya hazırım bu din konusunuda bi tartışma siyaset gibi görmeyin sadece kitapla ilgili kötü bi amaç yok :)
İşte, burada çok iyi bir noktaya değindik. ''Yazar, iki cümle yazdı diye doğru olacak değil ya'' şeklindeki fikrini inceleyelim. Din kitaplarını kimin yazdığını BİZZAT gördün mü? Nesiller önce yazılmış kitapların bu zamana dek OLDUĞU GİBİ geldiğinden emin misin? ÇEVİRİLERİN DOĞRULUĞUNDAN emin misin? Veya şöyle soralım: Tanrı'nın okuma/yazma, hatta konuşma yeteneği olduğundan emin misin? Niçin Tanrı dünyanın bir köşesine ''kitap indiriyor'' da, tüm insanların beynine otomatik olarak emirlerini ya da herneyse arzularını yazmıyor? Eminim o zaman daha etkili olurdu? Beynimizin dünyanın en güçlü bilgisayarından daha üstün bir BİLGİSAYAR olduğunu biliyor muydun? Tanrı bilmemizi istediği bilgileri niçin bilgisayarımıza kendi özel internet ağından indirmedi?

Şaka bir tarafa, kendi ifade ettiklerini bizzat uygulamanı rica ediyorum senden, sevgili Zakoreus. Herkes bir şeyler yazabilir, evet. Herkesin yazdığına TABİİ Kİ inanacak değiliz... Şu ''iki cümle yazdı diye doğru olacak değil ya'' şeklindeki ifaden ÇOK ŞEY SÖYLÜYOR... Belki de problem budur, ne dersin? ANLAMAMIZ GEREKEN, TAM OLARAK ŞU:

HERKES, HER TÜRLÜ ŞEY YAZABİLİR VE SÖYLEYEBİLİR. NEYİN DOĞRU, NEYİN YANLIŞ OLDUĞUNA İNANIP İNANMAMA MESELESİ DEĞİL BU. KENDİ KENDİMİZİ NEYE İKNA ETTİĞİMİZ MESELESİ BU... YANİ, HİÇ KİMSE, HİÇ KİMSEYİ BİR ŞEYE İKNA FİLAN EDEMEZ ASLINDA. SADECE *BİZLER* KENDİ KENDİMİZE İKNA OLMA İZNİNİ VEREBİLİRİZ.

Tüm mesele, işte bu. Hiçkimse ve hiçbir şey bizi bir şeye inandıramaz, ikna edemez KENDİMİZDEN BAŞKA...

Söylenenleri, yazılanları, içimize alır ve orada değerlendiririz. Neye inanacağımıza KENDİMİZ karar veririz. Ve madem ki sen herkes gibi sadece bir insan olarak mükemmel olmadığını KABUL EDİYORSUN... (Yazarın da bizler gibi bir insan olduğunu ve yanılma ihtimalinin olduğunu belirten cümlenden de anlaşılacağı üzere, insanların mükemmel olmadığını kabul etmişsin) ...O halde mükemmel olmayan bir varlığın kendi kendisini ikna etme sürecinde YANILABİLECEĞİNİ de hesaba katmalısın. Çok mu karışık oldu? Basitleştirelim:

''KENDİMİZ dışında hiçkimse bizi bir yazılanın/söylenenin doğruluğuna ikna edemez'' dedik.
''Tanrı mükemmeldir, insan değildir'' anlamına ulaşan bir cümle yazdığın için de senin de bir insan olarak mükemmel OLMADIĞIN sonucuna varıyoruz.

Şimdi soru şu: Mükemmel OLMADIĞINA göre, senin kendi kendini bizzat doğruluğuna ikna ettiğin bir kitabın DOĞRULUĞUNDAN NASIL EMİN OLUNUR? Madem mükemmel değilsin ve öyle olmadığını biliyorsun, o halde o kitabı doğru kabul ederek aslında YANILMADIĞINI NEREDEN BİLİYORSUN? Senin görüşüne göre sadece MÜKEMMEL OLAN TANRI YANILMAZ, öyle değil mi? O halde, MÜKEMMEL TANRI, KENDİSİ GİBİ MÜKEMMEL OLMAYAN İNSANA, MÜKEMMEL OLMADIĞINDAN ÖTÜRÜ O İNSANIN ASLA BUNU ANLAYAMAYACAĞINI BİLDİĞİ HALDE NEDEN BİR KİTAP VERSİN?

Bu beyin egzersizine firsat verdiğin için ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM, sevgili Zakoreus... Kitabın adı da işte bu yüzden ''MÜKEMMEL KİTAP'' biliyor musun? Bunu kitabı bitirdiğim zaman çok iyi anladım. Başlangıçta ''Neden kitabın adı bu?'' diye sormuştum ve nihayet çok güzel anladım nedenini... Kitabın ana temalarından biri şu: ''MÜKEMMEL OLAN YA DA OLMAYAN HİÇBİR ŞEY YOKTUR''
selinarosa isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla