Super Moderator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 2,023
Tesekkür: 30,500
1,573 Mesajinıza toplam 7,820 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
| Cevap: TOZLARINDAN ARINMIŞLAR KULÜBÜ:))) Arkadaşlar; arınmak ve bu sayede bilinçaltımıza attığımız, fgcekerin tabiriyle çöplerimizden kurtulabilmek amacıyla bu sayfada yapılan tüm çalışmalar gerçekten çok değerli.. Öncelikle filizciğime,-geç de olsa- böyle bir farkındalığa vesile olduğu için teşekkür ediyorum.. Kişinin arınması için öncelikle kendini tanıması gerekiyor.. Bir insanın arınmışlık düzeyi en güzel sahip olduğu hoşgörüyle, anlayış ile ölçülebilir. Arınmış insan başkalarını yargılamaktan uzak, olayları ve insanları çok geniş bir bakış açısı ile görebilen, hoşgören, olaylar karşısında sukunetini yitirmeyen, her şeyi doğallıkla kabul eden bir yapıdadır. İyi ya da kötü diye ayrımları yapmaktan kaçınır, sevgisi bütüne, herkese ve her şeyedir. Hoşgörüsündeki yükseklik, onun bu sevgiyi bu şekilde eksiksizce ve adilce aktarabilmesini sağlar. Korku ve endişelerden hemen hemen tamamen uzaklaşmıştır. Güzellikleri yaratabileceğini bilir, ve olumsuzlukların da mutlaka bir hayırla geldiği bilincine sahiptir. Bu nedenle başkaları tarafından olumsuz görünen olaylar bile onun için olumsuz değildir. Bu tip olaylar karşısında üzüntülere, öfkelere, hırçınlıklara kapılmak yerine, olaydan görüp anlaması gerekenin ne olduğuna odaklanır, ve ne yaparak bu olayı aşabileceğine, olumluya dönüştürebileceğine bakar.. DÜŞÜNÜR. (Düşünmek arınmaya başlamanın birinci adımdır). Adildir, herkes tarafından güven duyulan bir kişiliktir. Kırmayan ve kırılmayandır.. Arınmada bize daima destek olacak ve bizim her zaman içimizde olmasını sağlamamız gereken, bize yol gösteren olarak kabul edeceğimiz tek olgu SEVGİDİR. Attığımız her adımda sevginin var olmasını sağlamak, her anımızda arınmışlık hali ile hareket etmemiz demektir. Burada anlatılmak istenilen sevgi sahiplenme duygusu taşımayan, koşulsuz bir sevgidir. Dilerseniz, şu farkındalık arttırma çalışmasını uygulayabiliriz: Arınmak için, her anınızda, sizi huzursuz eden herhangibir duygu veya düşünce ortaya çıkmaya başladığında bunu fark edip, · Bu duygu/düşüncemin kaynağı nereden geliyor? · Bu duygu/düşüncemi nasıl dönüştürebilirim? · Aşmam gereken kendime güvensizliğim, korkularım, öfkem, endişem ... nedir? · Hoşgörü ve affetme sınırlanımı nasıl genişletebilirim? · Olumlu tavrı şu anda nasıl yaratabilirim? Gibi soruların yanıtlarını bulmaya çalışmalıyız. Önceleri belki yaşadığınız bir olaydan bir süre sonra bu değerlendirmeleri yapmaya başlayabilirsiniz. Zamanla bu değerlendirmeleri hemen daha olay olurken yapabilmeye başladığınızı farkedeceksiniz. Arınmaya nasıl başlayabiliriz? Öneri: -Önce bir defter açalım kendimize. Bu defterin ilk sayfasına kendimizde olduğuna kesin olarak inandığımız olumlu yönlerimizi yazalım. (hoşgörü, affedebilme, başarılar vs..) Diğer sayfasına ise olumsuz olan yönlerinizi yazalım.. (endişe, telaşe, sabırsızlık..vs.). (Bunları yazarken sıklıkla hissettiğiniz duygularımızdan yola çıkalım..) -Sonra her gün akşam kendimizi değerlendirelim, o günü baştan sona bir kez daha yaşayalım ve günün hangi anlarında hangi duyguyu yaşadığımızı, bu duygunun olumlu mu olumsuz mu olduğunu ayırt ederek. Bunlarıda her gün için bir sayfada olumlular/olumsuzlar diye ayıralım. Bunu yapabilmek için gün içerisinde her an yaşadığımız her olay için, duygu ve düşüncelerimizi fark etmeye çalışalım, akşam yazmayı unutmamak için zihnimize kaydedebiliriz. Dilerseniz, sizin için uygunsa, defter hep yanınızda olabilir ve yaşadığınız olayları hemen değerlendirerek kaydedebilirsiniz. Daha sonra bakın bakalım, olumlu diye düşündüğümüz yanlarımızdan kaçını o gün sergileyebilmişiz? Buna karşılık kaç olumsuz duygu yaşamışız?.. Olumsuzluk yaşadığımız anları düşünelim, davranışlarımızı nasıl değiştirebiliriz DÜŞÜNÜN! Bunları gözlemlediğiniz anda EYLEME GEÇİN. Her gün, her anınızda içinizden yükselen duygu ve düşüncelerin farkında olun. O anda zihninizin sizi nasıl kontrolü altına aldığını farkedin..Ve kontrolü siz ele almaya çalışın,duygu ve düşüncelerinizi o anda olumlu düşünce ve duygularla yer değiştirmesini sağlamaya çalışın.. Eğer bunu o anda hemen başaramıyorsak,akşam yeniden değerlendirelim ve kontrolümüzü en çok hangi anlarda zihnimizin oyunlarına bıraktığımızı fark edelim .Dönüşüm talep edelim.. Bütün bunları yaparken, asla kendinizi baskı altında tutmayın, zorlamayın.. Sadece farkedin ve akışta kalın.. Her anınızda kontrolu elinizde tutabilmek için, zihninize kontrolü bırakmamak için anda kalın, anı yaşayın. Arındıkça, sayfalarımızdaki olumlu taraf çoğalacak, olumsuz taraf azalacak.. Ve siz her anınızda sevgi olan ve yansıtan, huzur dağıtan, hoşgörülü, içinde kırgınlık, huzursuzluk, endişe, korku, öfke yaşamayan, bu duygu ve düşünceler dışarıdan gelse bile içinizde tutunacak yer bulamayıp sevgiye dönüşerek giden, ince düşünceli, kırmayan ve kırılmayan bir varlık olmaya başlayacaksınız. |