Tekil Mesaj gösterimi
Alt 15-03-2010, 09:56 PM   #9 (permalink)
Işıldayan Safir
Administrators
Zerynthia
 
Işıldayan Safir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Mutlulukya
Mesajlar: 5,993
Tesekkür: 49,758
6,229 Mesajinıza toplam 25,545 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
Işıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Kendi kendimizle ilişki! En önemli ilişkimiz!

Alıntı:
Merto Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
KAYBETTİKLERİMİZİ BAŞKA İNSANLARDA BULMAK
Yaşamlarımızı devam ettirebilmek için, bizi biz yapan yönlerimizin büyük bir kısmından vazgeçmek zorunda kaldık. Her böyle yaptığımızda, sosyal olarak kabul edilen bir şey olmakla beraber, içimizde bir şeyler kaybederiz ve bu bize acı verir.
Bir ailenin parçalanmasının ardından yetişkin rolü üstlenerek çocukluğun yaşanmaması; kültürler birbirinin içine geçmeye zorlandıkça ırk kimliğinin kaybı; acı, öfke ve kızgınlık duygularının bastırılarak erken yaşta geçirilen travmalar parçalarımızı kaybetmenin örnekleridir.
Neden böyle bir şey yapalım? Kim olduğumuzun özü olduğunu bilirken neden inançlarımızı, güvenimizi ve şefkatimizi kaybedelim? Cevap basitti: Yaşama devam edebilmek için. Çocukluğumuz da anne, baba, kardeşler ve arkadaşlar tarafından küçük düşürülmek ve alay edilme riskini almaktansa fikirlerimizi söylemek yerine sessizce kalmanın daha kolay olduğunu keşfetmiş olabiliriz. Ailenin taciz odağı olarak bizim üzerimizde güç sahibi olanlara direnmektense “teslim olup” unutmak daha güvenlidir.
Yaşamda bulunduğumuz yerde olabilmek için verdiğimiz her parçamızın yerinde doldurulmayı bekleyen bir boşluk vardır. O belirli boşluğu dolduracak her ne ise sürekli olarak onu aramaktayız. Kendimizden verdiklerimize sahip olan birisini bulduğumuzda, o kişinin yanında kendimizi rahat hissederiz. Onun tamamlayıcı özü bizim içsel boşluğumuzu doldurur ve kendimizi tekrar bütün olarak hissetmemizi sağlar.
Başkalarında “kayıp” parçalarımızı bulduğumuz zaman, büyük bir güçle ve karşı konulamaz bir şekilde ona doğru çekiliriz. Onlarda bizi bu kadar çeken şeyin hala içimizde varolan... ve sadece uyumakta olan bir şey olduğunu fark edene kadar, o insanlara “ihtiyacımız” olduğuna bile inanabiliriz. Bu özellik ve niteliklere hala sahip olduğumuzun farkındalığında, onların maskelerini çıkartarak tekrar yaşamlarımızın parçası haline getirebiliriz. Böyle yaptığımızda, bize bu özellikleri göstermek için aynalık yapan insana güçle ve açıklanamaz bir şekilde çekilmediğimizi fark ederiz.
İşte tam anlamıyla benim yaşadıklarımın özeti... Muhteşem bir yazıydı Mert abi. Demek ki insanlardan destek beklemem, yanımda yer almalarını istemem de bu boşluğu doldurmak ve kendimi tam hissedebilmek içinmiş. Yalnız yolda yürüyememek, odada tek yatamamak (bunu aştım ama olsun), tek başına alışverişe gidememek, devamlı bir onaylanma beklentisi içinde olmak, başkalarının desteği olmadan kendimi ifade edememek bu nedenleymiş. Boşlukları başka türü nasıl doldurabilirim bu cevabı arıyorum. Tam ve bütünsem beni bu halimle eksiksiz kılan özelliklerimi bilmek istiyorum. Bu sefer "ama bilmiyorum" demeyeceğim. Biliyorum ve bildiklerimin farkına varmayı seçiyorum. Çok teşekkürler. Sevgiler.
__________________
Işıldayan Safir isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla