- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Hatırlarsanız geçen hafta yeni bir ezber bozma girişiminde bulunmuş ve o
küçük filimizi tarihin zücaciye dükkânına Kasr-ı Şirin kapısından salmıştık.
Demiştik ki, siyasetçilerimiz Kasr-ı Şirin'den beri İran sınırımızın
değişmediğini, hatta İran'la 400 yıldır dost olduğumuzu söylüyorlar, halbuki bu
tarihen yanlış bir bilgi.
'Vay efendim sen ne demek istiyorsun?' Ne Bush'un yardakçısı olmadığım kaldı,
ne İran'a saldırmak için diş bileyen kesime top toplayıcılığı yaptığım.
Eğer yazımdan ille de bir siyasî sonuç çıkarılacaksa, bu çürük iddiamız
karşısında Bush'un eli armut toplamayan 'tarihçileri' de kalkıp, 'Bakın, Kasr-ı
Şirin'den bu yana İran'la en az 10 kez savaşmışsınız, sınırlarınızda delinmedik
nokta kalmamış, bir kere daha delinse ne lazım gelir?' deseler ve bizi kendi
silahımızla vurmaya kalksalar ne diyeceğiz? Bu işleri tarihçilere bırakalım mı? Yıllar önce Bakü'de bir müzeyi geziyoruz. Adının İrade olduğunu öğrendiğimiz
hanım rehberimiz Şah İsmail'in Çaldıran savaşını Osmanlı topları yüzünden
kaybettiğini ağlamaklı bir tonda anlatıyor. Besbelli hayranı olduğu Şah İsmail
Çaldıran'da bir duvar teşkil eden toplarımızı geçemeyince hiddetinden kılıcıyla
topun ağzına öyle bir vurmuş ki, tuncu paramparça etmiş!
Burada efsanenin kendisine takılmayın derim. Türk olduğunu düşündüğümüz
Azeri kardeşlerimizin bu savaşta Şah İsmail'in ordusunda saf tutmaları ve
Yavuz'u saldırgan bir işgalci olarak görmeleriydi beni asıl şaşırtan.
Bir de özellikle bazı Osmanlı karşıtı kesimlerin dillerine doladıkları ve
maalesef İsmail Hami Danişmend gibi ateşli Osmanlı yanlısı 'Sünniler'in de
Şii-Alevi husumetlerinden ötürü köpürttükleri 'Yavuz'un 40 bin Alevi'yi kestiği'
söylentisi var. Ne yalan söyleyeyim, her iki kamp da bu tehlikeli ateşe odun
taşımakta fevkalade mahirler. Halbuki Fethullah Gülen hocaefendinin yakınlarda
yaptığı 'mum söndü iftirası' hakkında sağduyuya çağıran konuşmasını okusalar, bu
meseleye nasıl bir denge bilinciyle yaklaşacaklarına dair değerli ipuçlarını
yakalayabilirlerdi.
kaynak
Mustafa ARMAĞAN
pazar.zaman.com.tr
küçük filimizi tarihin zücaciye dükkânına Kasr-ı Şirin kapısından salmıştık.
Demiştik ki, siyasetçilerimiz Kasr-ı Şirin'den beri İran sınırımızın
değişmediğini, hatta İran'la 400 yıldır dost olduğumuzu söylüyorlar, halbuki bu
tarihen yanlış bir bilgi.
'Vay efendim sen ne demek istiyorsun?' Ne Bush'un yardakçısı olmadığım kaldı,
ne İran'a saldırmak için diş bileyen kesime top toplayıcılığı yaptığım.
Eğer yazımdan ille de bir siyasî sonuç çıkarılacaksa, bu çürük iddiamız
karşısında Bush'un eli armut toplamayan 'tarihçileri' de kalkıp, 'Bakın, Kasr-ı
Şirin'den bu yana İran'la en az 10 kez savaşmışsınız, sınırlarınızda delinmedik
nokta kalmamış, bir kere daha delinse ne lazım gelir?' deseler ve bizi kendi
silahımızla vurmaya kalksalar ne diyeceğiz? Bu işleri tarihçilere bırakalım mı? Yıllar önce Bakü'de bir müzeyi geziyoruz. Adının İrade olduğunu öğrendiğimiz
hanım rehberimiz Şah İsmail'in Çaldıran savaşını Osmanlı topları yüzünden
kaybettiğini ağlamaklı bir tonda anlatıyor. Besbelli hayranı olduğu Şah İsmail
Çaldıran'da bir duvar teşkil eden toplarımızı geçemeyince hiddetinden kılıcıyla
topun ağzına öyle bir vurmuş ki, tuncu paramparça etmiş!
Burada efsanenin kendisine takılmayın derim. Türk olduğunu düşündüğümüz
Azeri kardeşlerimizin bu savaşta Şah İsmail'in ordusunda saf tutmaları ve
Yavuz'u saldırgan bir işgalci olarak görmeleriydi beni asıl şaşırtan.
Bir de özellikle bazı Osmanlı karşıtı kesimlerin dillerine doladıkları ve
maalesef İsmail Hami Danişmend gibi ateşli Osmanlı yanlısı 'Sünniler'in de
Şii-Alevi husumetlerinden ötürü köpürttükleri 'Yavuz'un 40 bin Alevi'yi kestiği'
söylentisi var. Ne yalan söyleyeyim, her iki kamp da bu tehlikeli ateşe odun
taşımakta fevkalade mahirler. Halbuki Fethullah Gülen hocaefendinin yakınlarda
yaptığı 'mum söndü iftirası' hakkında sağduyuya çağıran konuşmasını okusalar, bu
meseleye nasıl bir denge bilinciyle yaklaşacaklarına dair değerli ipuçlarını
yakalayabilirlerdi.
kaynak
Mustafa ARMAĞAN
pazar.zaman.com.tr
