'Türkiye'de deli dana riski yok'

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

Bluesky24

New member
20
HD RANK
Katılım
16 Aralık 2008
Mesajlar
145,988
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şen, yaptığı açıklamada, ''Deli dana (Bovine Spongioform Encephalopathy-BSE)'' hastalığının, sığırların merkezi sinir sistemini etkileyen öldürücü bir hastalık olduğunu söyledi.



Hastalığın, ''bulaşıcı, süngerimsi beyin hastalığı'' olarak tanımlanan daha genel bir grup içinde yer aldığını ve bu hastalığın sığırların yanı sıra koyun, keçi, kedi, mink, karaca, devekuşu ve domuz gibi birçok hayvan türünde ve insanlarda görülebildiğini ifade eden Şen, BSE'nin ilk olarak 1986 yılında İngiltere'de ortaya çıktığını anımsattı.



Ayşin Şen, BSE'nin 1989 yılından sonra diğer Avrupa ülkelerinde, ayrıca Japonya ve İsrail'de de görülmeye başladığını dile getirerek, ''Bugün birçok Avrupa ülkesinde deli dana hastalığı bulunmaktadır. İnsanlarda hastalık tablosu yine ilk defa İngiltere'de 1995 yılında ortaya çıkmış ve o döneme kadar insanlara bulaşma olasılığından söz edilmeyen hastalık etkeninin, 1996 yılında tür bariyerini aştığı ve insanlara da bulaşabileceği rapor edilmiştir'' dedi.



''Deli dana''nın insanlardaki formunun ''Creutzfeldt-Jacob (nvCJD) Hastalığı'' olduğunu belirten Şen, hastalıktan bugüne kadar dünya





genelinde 100'ün üzerinde kişinin öldüğünü bildirdi.



Prof Dr. Şen, bu hastalığın en önemli bulaşma yolunun enfekte materyalin ağız yoluyla alınması olduğuna dikkati çekerek, ''Hasta hayvanların beyin, omurilik gibi sinir sistemi doku ve organları, hastalık etkenini en fazla içeren materyallerdir. Yani beyin ve omurilik, en riskli grubu oluşturmaktadır. İnsanlara hastalığın bulaşmasında bu tür bulaşık gıda maddelerinin tüketilmesi, önemli rol oynamaktadır'' diye konuştu.



TÜRKİYE'DEKİ DURUM



Şen, Türkiye'de hastalığa yönelik bilimsel çalışmalar gerçekleştirildiğini, bu çerçevede mezbahalarda kesilen hayvanların beyin dokularında incelemeler yapılarak, hastalık tablosunun araştırıldığını kaydetti.



Yapılan tarama çalışmalarında, bugüne kadar Türkiye'de deli dana





hastalığının varlığına dair bir bulguya rastlanmadığına işaret eden





Şen, şunları söyledi: ''Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yürüttüğü bir proje var. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde pilot olarak seçilen mezbahalardan





alınan örnekler, Etlik Veteriner Merkez Kontrol ve Araştırma Enstitüsü labaratuvarında inceleniyor. Hastalığın belirli bir süre taşıyıcılık durumu var. Hastalıktan önce, BSE varlığını canlı hayvanda ortaya koymak mümkün değil. Ancak kesimhanelerden alınan örnekler üzerinde incelemeler yapılıyor. Hastalığın kan yoluyla bulaştığına dair literatürde net bir bilgi yok. Bu hastalığın etle bulaşması da pek fazla mümkün değil, çünkü hastalıktan direkt etkilenen yer, sinir sistemidir.''



Şen, insanlara ''et alırken şunlara dikkat edin'' demenin bir anlam taşımadığını, BSE yönünden bulaşık etin çıplak gözle anlaşılmasının mümkün olmadığını belirterek, şöyle konuştu: ''Önemli olan, devletin bu konudaki hassasiyetini sürdürmesidir. Gerekli teşvikleri ve yardımlar yapılarak, Türk hayvancılığının gelişmesi sağlanmalıdır. Böylece dışarıdan canlı hayvan ve et ürünleri alımı da en aza indirilmiş olur. Ülkemizde deli daha hastalığı yönünden bir risk yok. İnsanlar kırmızı eti güvenle yiyebilirler. Herhangi bir tehdit yok.''



Kaynak : Bayposta.com
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst