- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, yatan hasta reçetelerinin hastane eczanelerinden karşılanmasıyla ilgili ''Hastanelerdeki ödenek ve depolama sorunu çözülmeden, hasta başına düşen eczacı sayısı artırılmadan uygulamanın başlatılmasındaki ısrarcı tutum, bu kaosun ve çözümsüzlüğün temel nedenini oluşturdu' dedi.
Çolak, yatarak tedavilerde ilaç ve malzemelerin, 1 Ocaktan itibaren hastanelerce temin edilmesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.
Uygulamanın, yeterli alt yapı sağlanmadan, hastanelerdeki mevcut sorunlar çözülmeden ve konunun taraflarından görüş alınmadan başlatıldığı için bazı sıkıntılar doğduğunu ifade eden Çolak, TEB olarak ilaç sarfiyatının önlenmesi ve kaynakların akılcı kullanılması yönündeki her türlü yaklaşımı desteklediklerini bildirdi.
Bugüne kadar 27 eczacı odasının, hastanelerdeki toplam 70 yatan hasta reçete dağıtım bürosu aracılığıyla hastanede bulunmayan ilaçların, hastaların ayağına götürüldüğünü hatırlatan Çolak, şöyle konuştu:
''Biz bir sağlık meslek örgütü olarak hastalarımızın ilaca erişimini kolaylaştıracak her türlü önlemi destekliyoruz ve bunu sağlayacak koşulları bizzat yaratıyoruz fakat uygulamanın bilimsel yaklaşıma ve hasta odaklı hizmete dayanması gerektiği düşüncesindeyiz. Böyle bir uygulamaya geçilmeden önce, bir geçiş süreci yaşanması gerektiğine inanıyoruz. Hastanelerdeki ödenek sorunu, ilacın depolanacağı alan ve depolama sorunu çözümlenmeden, hasta başına düşen eczacı sayısı artırılmadan uygulamanın başlatılmasındaki ısrarcı tutum, Sağlık Bakanlığı ile hastane yönetimi arasındaki iletişimsizlik, yaşanan tüm bu kaosun ve belirsizliğin nedenini oluşturdu.''
Bazı hastane eczanelerinde eczacı olmadığını kaydeden Çolak, ilacın eczacı denetiminde verilmesi gerektiğini belirtti. Çolak, ''Hastane eczanelerinde yeterli sayıda eczacı olmadan bu uygulamanın başlaması, hastalık tehdidini ve maliyetini de artıracaktır'' diye konuştu.
Birçok ilde ihaleye girecek depo bile bulunmadığını savunan Çolak, medikal ürünlerdeki denetimsizliğin de önemli sorunlardan birisi olduğunu kaydetti.
Medikal ürünün kullanımının hastaya, hekimin tercihine, ürünün fiyatına ve kalitesine göre çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Çolak, bu alanda ciddi bir denetimsizliğin de söz konusu olduğunu söyledi.
Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK), bu alanda denetimi sağlamak için tıbbi malzemelerin hastanelerden karşılanmasını istemesini olumlu karşıladıklarını bildiren Çolak, ilacın ise tersine sistematik yapıya sahip bir ürün olduğuna işaret etti.
Fiyatı, geri ödeme koşulları sabit ve yatan hasta dağıtım bürolarıyla ilacın hastaların ayağına getirilmesine olanak tanıyan sistem işlevini kaybetmeden önce, bir geçiş süresinin mutlaka tanınması gerektiğini ifade eden Çolak, bu süre içinde de hastanelerin alt yapı ve özellikle eczacı kadrolarının genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Çolak, yatan hasta tevzi bürolarını ortadan kaldıracak değil, bunları tüm devlet hastanelerine yaygınlaştıracak bir yapının kurulması, hastanelerde yatan her 50 hasta için 1 eczacı istihdam edilmesi gerektiğini savundu.
-''ECZANELER ARASI ETİK DAĞITIM SAĞLANDI''-
Çolak, bir soru üzerine, hastanelerdeki ilaç tevzi bürolarının oluşturulmasıyla hem ilaç sarfiyatının düştüğünü, hem de eczaneler arasında etik bir dağıtım sağlandığını belirtti.
''Yatan hastaların ilaçlarının hastane eczanelerinden karşılanmasının serbest eczaneler açısından bir sorun yaratıp yaratmadığı'' sorusuna karşılık da Çolak, yatan hasta ilaçlarının serbest eczaneleri tek başına ayakta tutmadığını, serbest eczaneler açısından ayaktan tedavi reçetelerinin de önem taşıdığını söyledi.
Yeni sistemin merkezde çalışabileceğini ancak taşrada çalışmasının mümkün olmadığını savunan Çolak, ''Buralarda hastanelere haftada 2-3 kez ilaç getirecek depo yok'' dedi.
''Hastanede bulunmayan ilaçlar için provizyon sisteminin açık olduğu''nun ifade edilmesi üzerine de Çolak, ''(İlacı dışarıdan aldığında hastaneden mahsup ederim) derseniz hiçbir başhekim bunu yazmaz. Ayrıca son uygulamadan sonra birçok yatan hasta ayaktan gösterilip ilacın temin yoluna gidiliyor'' şeklinde konuştu.
Çolak, bir başka soruya karşılık da her yatan 50 hastaya bir eczacı istihdam edilmesi gereğinden yola çıkarak, kamuya bin eczacı daha alınması gerektiğini bildirdi.AA
Çolak, yatarak tedavilerde ilaç ve malzemelerin, 1 Ocaktan itibaren hastanelerce temin edilmesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.
Uygulamanın, yeterli alt yapı sağlanmadan, hastanelerdeki mevcut sorunlar çözülmeden ve konunun taraflarından görüş alınmadan başlatıldığı için bazı sıkıntılar doğduğunu ifade eden Çolak, TEB olarak ilaç sarfiyatının önlenmesi ve kaynakların akılcı kullanılması yönündeki her türlü yaklaşımı desteklediklerini bildirdi.
Bugüne kadar 27 eczacı odasının, hastanelerdeki toplam 70 yatan hasta reçete dağıtım bürosu aracılığıyla hastanede bulunmayan ilaçların, hastaların ayağına götürüldüğünü hatırlatan Çolak, şöyle konuştu:
''Biz bir sağlık meslek örgütü olarak hastalarımızın ilaca erişimini kolaylaştıracak her türlü önlemi destekliyoruz ve bunu sağlayacak koşulları bizzat yaratıyoruz fakat uygulamanın bilimsel yaklaşıma ve hasta odaklı hizmete dayanması gerektiği düşüncesindeyiz. Böyle bir uygulamaya geçilmeden önce, bir geçiş süreci yaşanması gerektiğine inanıyoruz. Hastanelerdeki ödenek sorunu, ilacın depolanacağı alan ve depolama sorunu çözümlenmeden, hasta başına düşen eczacı sayısı artırılmadan uygulamanın başlatılmasındaki ısrarcı tutum, Sağlık Bakanlığı ile hastane yönetimi arasındaki iletişimsizlik, yaşanan tüm bu kaosun ve belirsizliğin nedenini oluşturdu.''
Bazı hastane eczanelerinde eczacı olmadığını kaydeden Çolak, ilacın eczacı denetiminde verilmesi gerektiğini belirtti. Çolak, ''Hastane eczanelerinde yeterli sayıda eczacı olmadan bu uygulamanın başlaması, hastalık tehdidini ve maliyetini de artıracaktır'' diye konuştu.
Birçok ilde ihaleye girecek depo bile bulunmadığını savunan Çolak, medikal ürünlerdeki denetimsizliğin de önemli sorunlardan birisi olduğunu kaydetti.
Medikal ürünün kullanımının hastaya, hekimin tercihine, ürünün fiyatına ve kalitesine göre çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Çolak, bu alanda ciddi bir denetimsizliğin de söz konusu olduğunu söyledi.
Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK), bu alanda denetimi sağlamak için tıbbi malzemelerin hastanelerden karşılanmasını istemesini olumlu karşıladıklarını bildiren Çolak, ilacın ise tersine sistematik yapıya sahip bir ürün olduğuna işaret etti.
Fiyatı, geri ödeme koşulları sabit ve yatan hasta dağıtım bürolarıyla ilacın hastaların ayağına getirilmesine olanak tanıyan sistem işlevini kaybetmeden önce, bir geçiş süresinin mutlaka tanınması gerektiğini ifade eden Çolak, bu süre içinde de hastanelerin alt yapı ve özellikle eczacı kadrolarının genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Çolak, yatan hasta tevzi bürolarını ortadan kaldıracak değil, bunları tüm devlet hastanelerine yaygınlaştıracak bir yapının kurulması, hastanelerde yatan her 50 hasta için 1 eczacı istihdam edilmesi gerektiğini savundu.
-''ECZANELER ARASI ETİK DAĞITIM SAĞLANDI''-
Çolak, bir soru üzerine, hastanelerdeki ilaç tevzi bürolarının oluşturulmasıyla hem ilaç sarfiyatının düştüğünü, hem de eczaneler arasında etik bir dağıtım sağlandığını belirtti.
''Yatan hastaların ilaçlarının hastane eczanelerinden karşılanmasının serbest eczaneler açısından bir sorun yaratıp yaratmadığı'' sorusuna karşılık da Çolak, yatan hasta ilaçlarının serbest eczaneleri tek başına ayakta tutmadığını, serbest eczaneler açısından ayaktan tedavi reçetelerinin de önem taşıdığını söyledi.
Yeni sistemin merkezde çalışabileceğini ancak taşrada çalışmasının mümkün olmadığını savunan Çolak, ''Buralarda hastanelere haftada 2-3 kez ilaç getirecek depo yok'' dedi.
''Hastanede bulunmayan ilaçlar için provizyon sisteminin açık olduğu''nun ifade edilmesi üzerine de Çolak, ''(İlacı dışarıdan aldığında hastaneden mahsup ederim) derseniz hiçbir başhekim bunu yazmaz. Ayrıca son uygulamadan sonra birçok yatan hasta ayaktan gösterilip ilacın temin yoluna gidiliyor'' şeklinde konuştu.
Çolak, bir başka soruya karşılık da her yatan 50 hastaya bir eczacı istihdam edilmesi gereğinden yola çıkarak, kamuya bin eczacı daha alınması gerektiğini bildirdi.AA
