- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Ülkemiz kamu çalışanlarının ikinci adresi durumuna gelen siteniz, gerek memurlar
ve gerekse kamuouyunun önemli bir ihtiyacını giderdiği sebebiyle sizleri kutluyor,
27 yıllık memuriyetinin son 15 yılını sendikal faaliyet içinde geçirmiş yeni
emekli bir kamu çalışanı olarak, birikimlerimizi ve bu doğrultuda kazanımlarımızı
sizlerle paylaşmak gerektiği inancıyla, memurların sicil notları hakkında yayınladığınız
yazıya ekleme yapmak, katkı
sunmak isitiyorum.
Bilgi Edinma Hakkı Yasası'nın yürürlüğe girmesi sonucu bazı memur arkadaşlarımız
sadece sicil notlarını istemiş oldukları nedeniyle idareler sicil notlarını
göndermektedirler.
Oysa sicil raporları iki bölümden oluşmaktadır: Sicil amirinin rakamla
not olarak yadığı bölüm ile kanaatini yazı ile belirttiği "şahsiyet
değerlendirmesi" bölümü.
Memurların olumlu sicil almış sayılabilmeleri not olarak verilen sicil notunun
60 ve üzeri olmasına bağlıdır, bu durumda memur başarılı sayılır kademe/derece
ilerlemesi yapılır.Memur arkadaşlar Bilgi Edinme Hakkı Yasasından yararlanarak,
belirttikleri yıllara ait sicil raporlarının onaylı suretlerini istemek suretiyle
sicil raporlarını edinmelidirler.
Çok memurun dikkate almadığı ancak yükselmesine ölçü olacak skala durumundaki
şahsiyet değerlendirmesi bölümünde yazılanlar ise günümüze kadar sorgulanamamıştı.
Sicil amirlerinin memurları hakkında doldurdukları sicil raporunun "Şahsiyet
Değerlendirmesi" bölümünde, adli ve idari bir işlem konusu olduğu halde
bu doğrultuda bir işleme dayanmadan, somut bilgi ve kanıta dayalı olmadan
yazdıkları, memurlar hakkında suçlamalarda bulunulması, iftira, hakaret ve aşağılamalarda
bulunmaları halinde, buna maruz kalan memur edindiği Sicil raporunu ek yaparak,
sicil amirinin doldurduğu sicil raporunda kasıtlı olarak asılsız beyanlarda
bulunmuş ise (iftira, hakaret, aşağılama vs.var ise) belirtilerek (sicil
amirlerinden hangisi yazmışsa onun hakkında, ikisi birden yazmışsa ikisinin
hakkında) bulunulan yer Cumhuriyet Başsavcılığı'na "İftira atmak, hakaret
etmek, asılsız belge tanzim etmek, görevini kötüye kullanmak" suçlamalarıyla
Suç Duyurusunda bulunulacak.) Cumhuriyet Başsavcılığı doğrudan soruşturma
başlatabileceği gibi, memuriyette geçen olay olarak değerlendirerek şikayet
dilekçesini yerin mülki amirliğine göndererek, 4483 sayılı Kanun gereği Ön İnceleme
Yaptırılıp Soruşturma İzni Verilmesi/Verilmemesi'ni isteyebilir.
Yapılan Ön İnceleme sonucu haklarında şikayetci olduğumuz kişi/kişiler
hakkında disiplin yönünden soruşturma açılıp, adli takibatın başlatılması için
Soruşturma İzni Verilerek şikayet olunanlar hakkında adli takibatın yapılması
için o yer Cumhuriyet Başsavcılığı'na dosya gönderilir. Ya da Soruşturma İzni
Verilmemesi Kararı verilerek, şikayet olunan kişilerin yargılanmalarına izin
verilmez. Ancak bu durumda Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itirazda
bulunularak Mülki Amirlikçe verilen Soruşturma İzni Verilmemesi kararının kaldırılması
istenebilir. Bölge idare mahkemesi talebi haklı bulursa kararı bozup, şikayet
olunanların yargılanmasına karar verebilir ve dosya Cumhuriyet Başsavcılığı'na
gönderilir. Böylece şikayetcisi olduğumuz kişiler hakkında kamu davası
başlatmış oluruz.
Bu sürece kadar hiçbir harç ve ödeme yapılmamaktadır. Başlanan yargılama
sürecinde avukatla temsil edilebileceğimiz gibi bizzat kendimiz de takip edebiliriz.
Açılan kamu davasının yanısıra hakkımızda olumsuz sicil veren veya asılsız kanaat
bildidren sicil amirleri hakkında Hukuk Mahkemesi nezdinde "Tazminat
Davası" açabiliriz. Ancak bu süreçte dava açma harçlarını ve talep
ettiğimiz tazminat oranına göre tazminat harcını yatırmamız gerekecektir.
Haberi yazan: ykbinerbay
Kaynak: memurlarnet
ve gerekse kamuouyunun önemli bir ihtiyacını giderdiği sebebiyle sizleri kutluyor,
27 yıllık memuriyetinin son 15 yılını sendikal faaliyet içinde geçirmiş yeni
emekli bir kamu çalışanı olarak, birikimlerimizi ve bu doğrultuda kazanımlarımızı
sizlerle paylaşmak gerektiği inancıyla, memurların sicil notları hakkında yayınladığınız
yazıya ekleme yapmak, katkı
sunmak isitiyorum.
Bilgi Edinma Hakkı Yasası'nın yürürlüğe girmesi sonucu bazı memur arkadaşlarımız
sadece sicil notlarını istemiş oldukları nedeniyle idareler sicil notlarını
göndermektedirler.
Oysa sicil raporları iki bölümden oluşmaktadır: Sicil amirinin rakamla
not olarak yadığı bölüm ile kanaatini yazı ile belirttiği "şahsiyet
değerlendirmesi" bölümü.
Memurların olumlu sicil almış sayılabilmeleri not olarak verilen sicil notunun
60 ve üzeri olmasına bağlıdır, bu durumda memur başarılı sayılır kademe/derece
ilerlemesi yapılır.Memur arkadaşlar Bilgi Edinme Hakkı Yasasından yararlanarak,
belirttikleri yıllara ait sicil raporlarının onaylı suretlerini istemek suretiyle
sicil raporlarını edinmelidirler.
Çok memurun dikkate almadığı ancak yükselmesine ölçü olacak skala durumundaki
şahsiyet değerlendirmesi bölümünde yazılanlar ise günümüze kadar sorgulanamamıştı.
Sicil amirlerinin memurları hakkında doldurdukları sicil raporunun "Şahsiyet
Değerlendirmesi" bölümünde, adli ve idari bir işlem konusu olduğu halde
bu doğrultuda bir işleme dayanmadan, somut bilgi ve kanıta dayalı olmadan
yazdıkları, memurlar hakkında suçlamalarda bulunulması, iftira, hakaret ve aşağılamalarda
bulunmaları halinde, buna maruz kalan memur edindiği Sicil raporunu ek yaparak,
sicil amirinin doldurduğu sicil raporunda kasıtlı olarak asılsız beyanlarda
bulunmuş ise (iftira, hakaret, aşağılama vs.var ise) belirtilerek (sicil
amirlerinden hangisi yazmışsa onun hakkında, ikisi birden yazmışsa ikisinin
hakkında) bulunulan yer Cumhuriyet Başsavcılığı'na "İftira atmak, hakaret
etmek, asılsız belge tanzim etmek, görevini kötüye kullanmak" suçlamalarıyla
Suç Duyurusunda bulunulacak.) Cumhuriyet Başsavcılığı doğrudan soruşturma
başlatabileceği gibi, memuriyette geçen olay olarak değerlendirerek şikayet
dilekçesini yerin mülki amirliğine göndererek, 4483 sayılı Kanun gereği Ön İnceleme
Yaptırılıp Soruşturma İzni Verilmesi/Verilmemesi'ni isteyebilir.
Yapılan Ön İnceleme sonucu haklarında şikayetci olduğumuz kişi/kişiler
hakkında disiplin yönünden soruşturma açılıp, adli takibatın başlatılması için
Soruşturma İzni Verilerek şikayet olunanlar hakkında adli takibatın yapılması
için o yer Cumhuriyet Başsavcılığı'na dosya gönderilir. Ya da Soruşturma İzni
Verilmemesi Kararı verilerek, şikayet olunan kişilerin yargılanmalarına izin
verilmez. Ancak bu durumda Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itirazda
bulunularak Mülki Amirlikçe verilen Soruşturma İzni Verilmemesi kararının kaldırılması
istenebilir. Bölge idare mahkemesi talebi haklı bulursa kararı bozup, şikayet
olunanların yargılanmasına karar verebilir ve dosya Cumhuriyet Başsavcılığı'na
gönderilir. Böylece şikayetcisi olduğumuz kişiler hakkında kamu davası
başlatmış oluruz.
Bu sürece kadar hiçbir harç ve ödeme yapılmamaktadır. Başlanan yargılama
sürecinde avukatla temsil edilebileceğimiz gibi bizzat kendimiz de takip edebiliriz.
Açılan kamu davasının yanısıra hakkımızda olumsuz sicil veren veya asılsız kanaat
bildidren sicil amirleri hakkında Hukuk Mahkemesi nezdinde "Tazminat
Davası" açabiliriz. Ancak bu süreçte dava açma harçlarını ve talep
ettiğimiz tazminat oranına göre tazminat harcını yatırmamız gerekecektir.
Haberi yazan: ykbinerbay
Kaynak: memurlarnet
