- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Günümüzde
bireyler birbirini severek birlikte olmakta ve bu ilişki sonunda evliliğe
dönüşmektedir. Ve her çift, evliliğin devamı gibi görülen süreç içinde,
kendilerinin en sevdikleri, en beğendikleri ve sonraki kuşaklara aktarmak
istedikleri özelliklerinin geçeceği bir bebeğe sahip olmak ister. Hamile olduğunu, "anne" olacağını öğrenen kadının vücut ve beyin kimyasında bazı
değişiklikler oluşur, anne adayı belki hiç olmadığı kadar duygusal, belki
yaşamakta olduğu deneyiminden mutlu ve tatminkar, belki de gergin bir bekleyişin
içinde bulur kendini. Hamilelik sürecinde bazı anne adayları bebeklerinin fazla
hareketli olduklarını söylerken, bazıları ise bebeklerindeki hareket azlığından
şüphe duyduklarını, bunu doktorları ile konuştuklarını ve birlikte
değerlendirdiklerini belirtmiştir. Tüm "iyi" beklentilerle dünyaya getirilen bebek, çoğu zaman ailesinin
beklentilerine cevap verir, annesinin gözlerinin içine bakar, hatta dünyayı onun
gözleriyle tanımaya çalışır, kendisiyle konuşulduğunda benzer sesler çıkarır,
konuşma öncesi dönemde mırıldanır, kendisinde uzanıldığında kucağa gelmek ve
sevilmek için vücudunu annesine yöneltir, kollarına uzanır, annesine onunla
birlikte olmak ve bununla güvende kalmak istediğini belli eder. Tüm bu
yaşantıların bebeğin duygusal ve sosyal gelişimi için gerekli olmasının yanında;
bu davranışları gözleyen anne için de bebeğinin özellikle ilk günlerdeki zor
bakımını sevgiyle - çekinmeden yerine getirebilmesi, onunla sağlam bir ilişki ve
iletişim kurması için gereklidir. Otizmin gelişim seyrine bakıldığında anne ile bebeğin kurduğu bu ilk
ilişkide bir takım aksaklıklar, yetersizlikler olduğu belirlenmiştir. Bu yorum,
ilk dönemlerde annelerin soğuk tavırları sebebiyle bebeğin doğru ilişkiyi
tanımaması ve büyüdükçe çevresindeki bireylerle iletişim kuramadığı yolundadır.
Ancak bu bilgi zaman içinde geçerliliğini kaybetmiştir; otizmin bebeklikten
başlayan ve gelişim süreci içinde yoğunluğu farklılaşan bir sosyal gelişim
bozukluğu olduğu görüşü kabul edilmektedir.
Otizmde erken müdahalenin önemiOtizmin erken dönemde farkedilmesi, belirtilerinin en iyi şekilde
değerlendirilerek doğru tanının konması ve bu tanıya uygun tedavinin yapılması
çok önemlidir. Yapılan çalışma ve araştırmalar, erken dönemde belirlenen ve
tedavi edilen otistik çocukların daha hızlı ve olumlu yönde geliştiğini,
konuşabildiğini, aile ve içinde bulunduğu çevreyle rahat ilişki kurabildiğini,
uygun olmayan problem davranışlarının veya sürekli tekrarlanan rutin
davranışlarının azaldığı veya bittiğini göstermiştir.Yapılan değerlendirmeler; otizm konusunda uzman kişilerin (özel eğitim
uzmanları, psikolog, psikiyatrist, nörolog, uzman doktorlar), çocuğu yakından
tanıyanlardan aldıkları bilgiler, çocuğun detaylı incelenmesi ve gözlenmesi ile
mümkün olmaktadır. Bu değerlendirme sonuçlarına göre çocuk en iyi şekilde
incelenmiş ve özellikleri belirlenerek kazandırılması hedeflenen beceriler
saptanmış olacaktır.
******
Otizmin erken belirtileri >>
bireyler birbirini severek birlikte olmakta ve bu ilişki sonunda evliliğe
dönüşmektedir. Ve her çift, evliliğin devamı gibi görülen süreç içinde,
kendilerinin en sevdikleri, en beğendikleri ve sonraki kuşaklara aktarmak
istedikleri özelliklerinin geçeceği bir bebeğe sahip olmak ister. Hamile olduğunu, "anne" olacağını öğrenen kadının vücut ve beyin kimyasında bazı
değişiklikler oluşur, anne adayı belki hiç olmadığı kadar duygusal, belki
yaşamakta olduğu deneyiminden mutlu ve tatminkar, belki de gergin bir bekleyişin
içinde bulur kendini. Hamilelik sürecinde bazı anne adayları bebeklerinin fazla
hareketli olduklarını söylerken, bazıları ise bebeklerindeki hareket azlığından
şüphe duyduklarını, bunu doktorları ile konuştuklarını ve birlikte
değerlendirdiklerini belirtmiştir. Tüm "iyi" beklentilerle dünyaya getirilen bebek, çoğu zaman ailesinin
beklentilerine cevap verir, annesinin gözlerinin içine bakar, hatta dünyayı onun
gözleriyle tanımaya çalışır, kendisiyle konuşulduğunda benzer sesler çıkarır,
konuşma öncesi dönemde mırıldanır, kendisinde uzanıldığında kucağa gelmek ve
sevilmek için vücudunu annesine yöneltir, kollarına uzanır, annesine onunla
birlikte olmak ve bununla güvende kalmak istediğini belli eder. Tüm bu
yaşantıların bebeğin duygusal ve sosyal gelişimi için gerekli olmasının yanında;
bu davranışları gözleyen anne için de bebeğinin özellikle ilk günlerdeki zor
bakımını sevgiyle - çekinmeden yerine getirebilmesi, onunla sağlam bir ilişki ve
iletişim kurması için gereklidir. Otizmin gelişim seyrine bakıldığında anne ile bebeğin kurduğu bu ilk
ilişkide bir takım aksaklıklar, yetersizlikler olduğu belirlenmiştir. Bu yorum,
ilk dönemlerde annelerin soğuk tavırları sebebiyle bebeğin doğru ilişkiyi
tanımaması ve büyüdükçe çevresindeki bireylerle iletişim kuramadığı yolundadır.
Ancak bu bilgi zaman içinde geçerliliğini kaybetmiştir; otizmin bebeklikten
başlayan ve gelişim süreci içinde yoğunluğu farklılaşan bir sosyal gelişim
bozukluğu olduğu görüşü kabul edilmektedir.
Otizmde erken müdahalenin önemiOtizmin erken dönemde farkedilmesi, belirtilerinin en iyi şekilde
değerlendirilerek doğru tanının konması ve bu tanıya uygun tedavinin yapılması
çok önemlidir. Yapılan çalışma ve araştırmalar, erken dönemde belirlenen ve
tedavi edilen otistik çocukların daha hızlı ve olumlu yönde geliştiğini,
konuşabildiğini, aile ve içinde bulunduğu çevreyle rahat ilişki kurabildiğini,
uygun olmayan problem davranışlarının veya sürekli tekrarlanan rutin
davranışlarının azaldığı veya bittiğini göstermiştir.Yapılan değerlendirmeler; otizm konusunda uzman kişilerin (özel eğitim
uzmanları, psikolog, psikiyatrist, nörolog, uzman doktorlar), çocuğu yakından
tanıyanlardan aldıkları bilgiler, çocuğun detaylı incelenmesi ve gözlenmesi ile
mümkün olmaktadır. Bu değerlendirme sonuçlarına göre çocuk en iyi şekilde
incelenmiş ve özellikleri belirlenerek kazandırılması hedeflenen beceriler
saptanmış olacaktır.
******
Otizmin erken belirtileri >>
