- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
OBESİTE HİPOVENTİLASYON SENDROMU[/b]I-Obezitenin neden olduğu pulmoner komplikasyonlar:
Obezite, beden kitlesinin sağlıklı erkeklerde %15-20'sini, sağlıklı kadınlarda %25-30'unu oluşturan yağ dokusunun artışı ile karakterizedir. Obeziteyi saptamak için ağırlık/boy oranından veya çok daha yaygın kullanımı ile beden-kitle indeksinden (BKİ) yararlanılır. BKİ, ağırlık/boy2 (kg/m2) ile hesaplanır ve sağlıklı kadınlarda 19-24 kg/m2, sağlıklı erkeklerde 20-25 kg/m2 arasındadır. BKİ & 27 kg/m2 olduğunda obeziteden söz edilir. Başka bir ifadeyle ideal ağırlığından %20 fazla veya ağırlık/boy oranının 0.4'ün üzerinde olması obezite olarak kabul edilir. İdeal ağırlığından %50 fazlası, veya ağırlık/boy oranının 0.6'nın üzerinde ve BKİ & 40'ın üzerinde olması ise morbid obezite olarak adlandırılır.
Obezite solunum sistemini olumsuz yönde etkileyerek, solunum mekaniği, solunum kas kuvveti ve dayanıklılığı, pulmoner gaz değişimi, solunum kontrolü, akciğer fonksiyon testleri ve egzersiz kapasitesinde istenmeyen değişikliklere neden olabilir. Eforla olan dispne ve egzersiz intoleransı sık bildirilen şikayetlerdir. Obez kişiler özellikle perioperatif ve postoperatif dönemlerde atelektazi, ağır hipoksemi, pulmoner emboli, aspirasyon pnömonisi, akut solunum yetmezliği gibi komplikasyonların gelişimi açısından daha fazla risk altındadırlar.
Bazı obez kişilerde kronik hipoventilasyon gelişir ve 45 mmHg'yı aşan devamlı yüksek PaCO2 görülür. Diurnal (gün boyu) hipoventilasyon ve aşırı obezitenin birlikte bulunduğu duruma obezite hipoventilasyon sendromu (OHS) denmektedir. OHS olmayan obezlerde, basit veya komplike olmayan obeziteden bahsedilir.
Obezite aynı zamanda obstruktif uyku apne sendromuna (OSAS) en sık neden olan faktörlerden biridir. Uyku kliniklerinde değerlendirilen OSAS'ı olan hastaların %60-90'ında beden kitle indeksi 28 kg/m2'den fazla olan obezite mevcuttur. Bir araştırmada BKİ'de 1SD artış OSA riskinde 4 kat artışa neden olduğu görülmüştür. Başka bir çalışmada uyku sırasında olan apne şiddetinin değerlendirilmesi açısından cinsiyet ve yaşa göre obezitenin daha iyi prediktör olduğu görülmüştür. Tüm vücuttaki toplam yağ miktarına kıyasla gövdenin üst kısmında toplanan yağ miktarı OSAS için çok daha önemlidir. Birçok çalışma kilo kaybı ile OSAS'ın genellikle gerilediğini göstermiştir.
1-Obezite ve Akciğer Fonksiyonları
a-Kompliyans: Sharp ve arkadaşları basit ve komplike olmayan obezitede göğüs duvarı kompliyansının beklenenin %92'si, solunum sistemi toplam kompliyansının beklenenin %80'i olduğunu rapor etmişlerdir. OHS'da göğüs duvarı kompliyansı %37 ve solunum sistemi toplam kompliyansı %44 olmak üzere daha düşüktür. Solunum sistemi toplam kompliyansındaki bu düşüş akciğer kompliyansındaki düşüş ile ilgilidir ki bu basit obezitede %25, OHS'da %40'tır. Artmış pulmoner kan hacmi, hava yollarının kapanması akciğer kompliyansının düşüşüne neden olan diğer faktörlerdir.
Obezite nedeniyle göğüs duvarı kompliyansında azalmaya neden olan mekanizmanın, yağ dokusunun göğüs kafesine yaptığı bası olduğu düşünülmektedir. Yine de bu hipotez tam olarak doğru olmayabilir. Fazla kilo eşik tipi inspiratuar yüke neden olmaktadır. Eşik tipi inspiratuar yük ile inspiratuar hava akımı başlamadan önce solunum kaslarının karşı gelmesi gereken yük kastedilmektedir. Basit obezitede göğüs duvarının kompliyansı ağır obez kişilere oranla normaldir.
b-Rezistans:Havayolu, göğüs duvarı, solunum sistemi rezistansı basit obezitede artmaktadır, daha yüksek BKİ ve OHS'da daha da çok artmaktadır. Sharp ve arkadaşları OHS'da ve basit obezitede akciğer rezistansının benzer olduğunu, fakat göğüs duvarı ve toplam solunum rezistansının OHS'da daha yüksek olduğunu belirtmişlerdir. Akciğer ve toplam solunum sistemi rezistansının artmasında etkili primer mekanizma azalmış akciğer hacmidir. Fonksiyonel rezidüel kapasitedeki (FRC) düşüş düzeltildikten sonra hesaplanan hava yolu rezistansının ters oranlanmasıyla elde edilen spesifik hava yolu iletkenliği (conductance) normal ve normalin %50-70'i olarak bulunur.
İçindekiler
Kaynak: toraks.org.tr
Obezite, beden kitlesinin sağlıklı erkeklerde %15-20'sini, sağlıklı kadınlarda %25-30'unu oluşturan yağ dokusunun artışı ile karakterizedir. Obeziteyi saptamak için ağırlık/boy oranından veya çok daha yaygın kullanımı ile beden-kitle indeksinden (BKİ) yararlanılır. BKİ, ağırlık/boy2 (kg/m2) ile hesaplanır ve sağlıklı kadınlarda 19-24 kg/m2, sağlıklı erkeklerde 20-25 kg/m2 arasındadır. BKİ & 27 kg/m2 olduğunda obeziteden söz edilir. Başka bir ifadeyle ideal ağırlığından %20 fazla veya ağırlık/boy oranının 0.4'ün üzerinde olması obezite olarak kabul edilir. İdeal ağırlığından %50 fazlası, veya ağırlık/boy oranının 0.6'nın üzerinde ve BKİ & 40'ın üzerinde olması ise morbid obezite olarak adlandırılır.
Obezite solunum sistemini olumsuz yönde etkileyerek, solunum mekaniği, solunum kas kuvveti ve dayanıklılığı, pulmoner gaz değişimi, solunum kontrolü, akciğer fonksiyon testleri ve egzersiz kapasitesinde istenmeyen değişikliklere neden olabilir. Eforla olan dispne ve egzersiz intoleransı sık bildirilen şikayetlerdir. Obez kişiler özellikle perioperatif ve postoperatif dönemlerde atelektazi, ağır hipoksemi, pulmoner emboli, aspirasyon pnömonisi, akut solunum yetmezliği gibi komplikasyonların gelişimi açısından daha fazla risk altındadırlar.
Bazı obez kişilerde kronik hipoventilasyon gelişir ve 45 mmHg'yı aşan devamlı yüksek PaCO2 görülür. Diurnal (gün boyu) hipoventilasyon ve aşırı obezitenin birlikte bulunduğu duruma obezite hipoventilasyon sendromu (OHS) denmektedir. OHS olmayan obezlerde, basit veya komplike olmayan obeziteden bahsedilir.
Obezite aynı zamanda obstruktif uyku apne sendromuna (OSAS) en sık neden olan faktörlerden biridir. Uyku kliniklerinde değerlendirilen OSAS'ı olan hastaların %60-90'ında beden kitle indeksi 28 kg/m2'den fazla olan obezite mevcuttur. Bir araştırmada BKİ'de 1SD artış OSA riskinde 4 kat artışa neden olduğu görülmüştür. Başka bir çalışmada uyku sırasında olan apne şiddetinin değerlendirilmesi açısından cinsiyet ve yaşa göre obezitenin daha iyi prediktör olduğu görülmüştür. Tüm vücuttaki toplam yağ miktarına kıyasla gövdenin üst kısmında toplanan yağ miktarı OSAS için çok daha önemlidir. Birçok çalışma kilo kaybı ile OSAS'ın genellikle gerilediğini göstermiştir.
1-Obezite ve Akciğer Fonksiyonları
a-Kompliyans: Sharp ve arkadaşları basit ve komplike olmayan obezitede göğüs duvarı kompliyansının beklenenin %92'si, solunum sistemi toplam kompliyansının beklenenin %80'i olduğunu rapor etmişlerdir. OHS'da göğüs duvarı kompliyansı %37 ve solunum sistemi toplam kompliyansı %44 olmak üzere daha düşüktür. Solunum sistemi toplam kompliyansındaki bu düşüş akciğer kompliyansındaki düşüş ile ilgilidir ki bu basit obezitede %25, OHS'da %40'tır. Artmış pulmoner kan hacmi, hava yollarının kapanması akciğer kompliyansının düşüşüne neden olan diğer faktörlerdir.
Obezite nedeniyle göğüs duvarı kompliyansında azalmaya neden olan mekanizmanın, yağ dokusunun göğüs kafesine yaptığı bası olduğu düşünülmektedir. Yine de bu hipotez tam olarak doğru olmayabilir. Fazla kilo eşik tipi inspiratuar yüke neden olmaktadır. Eşik tipi inspiratuar yük ile inspiratuar hava akımı başlamadan önce solunum kaslarının karşı gelmesi gereken yük kastedilmektedir. Basit obezitede göğüs duvarının kompliyansı ağır obez kişilere oranla normaldir.
b-Rezistans:Havayolu, göğüs duvarı, solunum sistemi rezistansı basit obezitede artmaktadır, daha yüksek BKİ ve OHS'da daha da çok artmaktadır. Sharp ve arkadaşları OHS'da ve basit obezitede akciğer rezistansının benzer olduğunu, fakat göğüs duvarı ve toplam solunum rezistansının OHS'da daha yüksek olduğunu belirtmişlerdir. Akciğer ve toplam solunum sistemi rezistansının artmasında etkili primer mekanizma azalmış akciğer hacmidir. Fonksiyonel rezidüel kapasitedeki (FRC) düşüş düzeltildikten sonra hesaplanan hava yolu rezistansının ters oranlanmasıyla elde edilen spesifik hava yolu iletkenliği (conductance) normal ve normalin %50-70'i olarak bulunur.
İçindekiler
Kaynak: toraks.org.tr
