Birisi geldi; bir dostun, bir sevgilinin kapısını çaldı; sevgilisi "kimsin a güvenilir er" dedi.
Adam " benim" deyince, "Git " dedi, " şimdi zamanı değil; bu sofrada ham kişinin yeri yok, ham kişiyi ayrılık ateşlinden başka ne pişirebilir; ikiyüzlülükten ne kurtarabilir?
O yoksul gitti, tam bir yıl yollar düştü; sevgilisinin ayrılığıyla kıvılcımlar saçarak cayır cayır yandı.
O yanmış, yakılmış kişi pişti, olgunlaştı. Geri geldi, gene sevgilisinin evinin çevresine düştü.
Yüzlerce korkuyla, yüzlerce defa edebi gözeterek kapısının halkasını çaldı; ağzından edebe aykırı bir söz çıkacak diye korkup duruyordu.
Sevgilisi, "Kapıdaki kim?" diye bağırdı. Adam, "A, gönüller alan!" dedi, "Kapıdaki sensin!"
Sevgilisi, " Madem ki bensin, Gel içeriye gir! dedi; "ev dar, iki kişi sığmıyor"...
Mevlana
Adam " benim" deyince, "Git " dedi, " şimdi zamanı değil; bu sofrada ham kişinin yeri yok, ham kişiyi ayrılık ateşlinden başka ne pişirebilir; ikiyüzlülükten ne kurtarabilir?
O yoksul gitti, tam bir yıl yollar düştü; sevgilisinin ayrılığıyla kıvılcımlar saçarak cayır cayır yandı.
O yanmış, yakılmış kişi pişti, olgunlaştı. Geri geldi, gene sevgilisinin evinin çevresine düştü.
Yüzlerce korkuyla, yüzlerce defa edebi gözeterek kapısının halkasını çaldı; ağzından edebe aykırı bir söz çıkacak diye korkup duruyordu.
Sevgilisi, "Kapıdaki kim?" diye bağırdı. Adam, "A, gönüller alan!" dedi, "Kapıdaki sensin!"
Sevgilisi, " Madem ki bensin, Gel içeriye gir! dedi; "ev dar, iki kişi sığmıyor"...
Mevlana
