- Katılım
- 11 Nisan 2009
- Mesajlar
- 4,053
- Reaksiyon puanı
- 12
- Puanları
- 0
Sınava iyi motive olmak başarıyı getirir.
Bu yazımızda motivasyondan söz edeceğiz. Şimdi daha önceki yazıyı okudunuz ve sınava kadar olan zamanınızı planladınız, çalışma disiplininizi bozmuyorsunuz, elinizdeki yayınların da yardımıyla bilgi birikiminizi artırırken bir yandanda bilgiyi kullanma kabiliyetinizi geliştiriyorsunuz. Günlük stres kaynaklarını kontrol etmeyi öğrendiniz, sınav stresinizi sizin için itici bir güç oluşturacak şekilde kullanabiliyorsunuz artık.
Güzel. Yukarıda sözünü ettiklerimiz ilk iki yazımızın konularıydı.
Bu gün işimiz sınava iyi motivize olmanızı sağlamak. Motivasyon güdülenmektir arkadaşlar. Güdülenme hem içsel sebeplerle hemde dışsal dürtülerle olabilir. İşte kritik cümle bu. Sınava en iyi şekilde güdülenmemiz gerekli ve bu ya içsel sebeplerle ( onları biz yaratacağız ) yada dışsal dürtülerle ( onlarıda biz kontrol edeceğiz ) olacaktır.
Her insanın güdülenme derecesi ve kaynağı farklı olabilir.
Şimdi biraz daha açıklayalım.
İçsel sebeplerden başlayalım. İçsel sebeplerimizi biz oluşturmak zorundayız. "Hadi koçum göreyim seni" yaşlarını çoktan geçtik ve sürekli bizi güdüleyecek bir yaşam koçu bulma şansımız olmayabilir. O zaman kendi yaşam koçumuz kendimiz olacağız. Tam şimdi ilk uyarıyı yapalım kendimize. Hadi bir düşünsenize neler neler başardınız siz bu hayatta ! Şimdi başarabileceğiniz bir sınav daha var önünüzde. Şimdiye kadarki başarılarınız bu sınav için en büyük teminatınızdır aslında.
Evet çok güzel. Her sabah güne bu düşünceyle başlayalım mı artık. Unutmayın kendi kendinizin yaşam koçusunuz artık. Başka düşüncelerin beyninize sızmasına hiç imkan vermeyin. Hedefinizi düşünün, başardığınız nice şeyi düşünün. Yine olacak. Haydi.
Kendimize motivasyonumuzu sağlayacak içsel sebepler oluşturup bunları sürekli canlı tutmaya başladık. Şimdi sıra dışsal dürtüleri düzenlemeye geldi. Bu biraz daha zor olabilir. Çünkü dışsal dürtülerin pek çoğu bizim kontrolümüz dışında olur. Bu yüzden kotrol edebileceklerimizle başlayalım.
Hedefinizi kağıtlara yazıp görebileceğiniz yerlere takın. Bu ciddi kararlı bir hedef olsun.
Karamsar ortamlardan hemen uzaklaşın. Arkadaşlarınızla sohbetleriniz başarı ve hedefleriniz üzerine olsun.
Sizi çalışma ortamından uzaklaştıracak bir çok dürtü vardır. ( müzik, maç, tv., ekstra işler, sokaktan gelen sesler ve daha neler neler ) Bunlar motivasyonunuzu bozar. Bu etkenleri ortadan kaldırmayı deneyin. Çalışma zamanı sadece size ve hedefinize ait zaman olmalıdır.
Aklınızı meşgul eden çevresel sorunlar vardır. Bunları en kısa sürede sonuçlandırıp aklınızdan çıkarınız.
Bazı insanlar uzun süreli çalışmaları sonuçlandıramazlar. Bu durumda önceki yazıyı hatırlayın. Ana hedefinizi küçük hedeflere ayırarak onlara motive olun.
Korkmayın. Korku, endişeyi, endişe baş edemeyeceğimiz stresi getirir. Bu da motivasyonumuzu bozar. Çalışma disiplinimiz kaybolur.
İyi motive olarak çok zor işler başarmış kişi, grup vb. nin hikayelerini bulup okuyun. Sakın unutmayın onlar hikaye değil BAŞARI öyküleridir.
Haydi şimdi SİZ de başarı öykünüzü yazmaya başlayın.
-alıntı-
Bu yazımızda motivasyondan söz edeceğiz. Şimdi daha önceki yazıyı okudunuz ve sınava kadar olan zamanınızı planladınız, çalışma disiplininizi bozmuyorsunuz, elinizdeki yayınların da yardımıyla bilgi birikiminizi artırırken bir yandanda bilgiyi kullanma kabiliyetinizi geliştiriyorsunuz. Günlük stres kaynaklarını kontrol etmeyi öğrendiniz, sınav stresinizi sizin için itici bir güç oluşturacak şekilde kullanabiliyorsunuz artık.
Güzel. Yukarıda sözünü ettiklerimiz ilk iki yazımızın konularıydı.
Bu gün işimiz sınava iyi motivize olmanızı sağlamak. Motivasyon güdülenmektir arkadaşlar. Güdülenme hem içsel sebeplerle hemde dışsal dürtülerle olabilir. İşte kritik cümle bu. Sınava en iyi şekilde güdülenmemiz gerekli ve bu ya içsel sebeplerle ( onları biz yaratacağız ) yada dışsal dürtülerle ( onlarıda biz kontrol edeceğiz ) olacaktır.
Her insanın güdülenme derecesi ve kaynağı farklı olabilir.
Şimdi biraz daha açıklayalım.
İçsel sebeplerden başlayalım. İçsel sebeplerimizi biz oluşturmak zorundayız. "Hadi koçum göreyim seni" yaşlarını çoktan geçtik ve sürekli bizi güdüleyecek bir yaşam koçu bulma şansımız olmayabilir. O zaman kendi yaşam koçumuz kendimiz olacağız. Tam şimdi ilk uyarıyı yapalım kendimize. Hadi bir düşünsenize neler neler başardınız siz bu hayatta ! Şimdi başarabileceğiniz bir sınav daha var önünüzde. Şimdiye kadarki başarılarınız bu sınav için en büyük teminatınızdır aslında.
Evet çok güzel. Her sabah güne bu düşünceyle başlayalım mı artık. Unutmayın kendi kendinizin yaşam koçusunuz artık. Başka düşüncelerin beyninize sızmasına hiç imkan vermeyin. Hedefinizi düşünün, başardığınız nice şeyi düşünün. Yine olacak. Haydi.
Kendimize motivasyonumuzu sağlayacak içsel sebepler oluşturup bunları sürekli canlı tutmaya başladık. Şimdi sıra dışsal dürtüleri düzenlemeye geldi. Bu biraz daha zor olabilir. Çünkü dışsal dürtülerin pek çoğu bizim kontrolümüz dışında olur. Bu yüzden kotrol edebileceklerimizle başlayalım.
Hedefinizi kağıtlara yazıp görebileceğiniz yerlere takın. Bu ciddi kararlı bir hedef olsun.
Karamsar ortamlardan hemen uzaklaşın. Arkadaşlarınızla sohbetleriniz başarı ve hedefleriniz üzerine olsun.
Sizi çalışma ortamından uzaklaştıracak bir çok dürtü vardır. ( müzik, maç, tv., ekstra işler, sokaktan gelen sesler ve daha neler neler ) Bunlar motivasyonunuzu bozar. Bu etkenleri ortadan kaldırmayı deneyin. Çalışma zamanı sadece size ve hedefinize ait zaman olmalıdır.
Aklınızı meşgul eden çevresel sorunlar vardır. Bunları en kısa sürede sonuçlandırıp aklınızdan çıkarınız.
Bazı insanlar uzun süreli çalışmaları sonuçlandıramazlar. Bu durumda önceki yazıyı hatırlayın. Ana hedefinizi küçük hedeflere ayırarak onlara motive olun.
Korkmayın. Korku, endişeyi, endişe baş edemeyeceğimiz stresi getirir. Bu da motivasyonumuzu bozar. Çalışma disiplinimiz kaybolur.
İyi motive olarak çok zor işler başarmış kişi, grup vb. nin hikayelerini bulup okuyun. Sakın unutmayın onlar hikaye değil BAŞARI öyküleridir.
Haydi şimdi SİZ de başarı öykünüzü yazmaya başlayın.
-alıntı-
