- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Kizil Sultan tabirinin kim tarafindan
niçin uyduruldugunu incelemeden evvel hemen kaydedelim ki, bu tabir,
yurdumuzdaki Ermenilerin ne yapmak istedikleri ve nasil çalistiklarini tesbit
yönünden mühimdir!... Bu mühim hususu görgü sahidinin sehadetiyle gözler önüne
serelim. Sultan Ikinci Abdülhamid Hân devrinin ünlü Mâbeyn Baskâtibi Tahsin Pasa
hatiratinda der ki:... Ermeni ayaklanmalarinda Ermeni
papazlarinin büyük rolü oldugunu ve kiliselerin ibâdetten ziyade fesad ve
sekavete hizmet ettiklerini haber almistik. Ancak Ermeni ihtilalcileri bazi
elçiliklerin de yardimiyla o derece mahirane tertibat almislar, silah ve
komitacilar, memlekete sokmak hususunda öyle yardimlar te'min etmislerdi ki,
ipucu bulmak mümkün olamiyordu. Nihayet bir gün, yine kendi aralarindan te'min
ettigimiz bazi kimseler bize bu silahlarin Beyoglu'nda Ermeni kilisesinin
duvarinda sakli oldugunu haber verdi.Bunun üzerine Zaptiye Nâzirina emir
gönderildi, bir heyet marifetiyle kilise basilarak duvar yikildi, silah deposu
meydan çikti!.. Bir ibadethaneyi eskiya siginagi haline sokan Ermeni
ihtilalcilerin bu fesad ve ihaneti elçiliklerden çagrilan kimselere gösterildi
ve hemen bir zabit tutuldu. Ermeni komitacilari, en ziyade Londra'da efkâr-i
umumiyyeyi aleyhimize tahrik etmekte ve bilhassa nüfuzlu Ingiliz kadinlarinin
yardimlarindan istifade eylemekte olduklarindan Türk dostu Sir Arshmitt
Bartlet'in vasitasiyla bu, kilisede çikan silahlar Londra'ya gönderilerek
Parlamento'nun yaninda teshir ve bu suretle bize karsi uyandirilan gayz ve
gazabin mecrasi degistirildi.
Mâbeyn Baskâtibi Tahsin Pasa böyle
kiliseyi silah deposu haline getiren Ermenilerin bu mel'anetinin Londra'da
teshir edilmesi bize karsi duyulan gayz ve gazabin mecrasi degistirdi diyor
ama, Ingilizler'deki bu degisiklik, gözler önüne serilen aci gerçege ragmen
geçici olmus, Ingilizler kisa bir zaman sonra yine Ermenilerin haklarindan
bahsetmeye baslamislardir!.. Ve Ingilizlerin bu tutumu o devrin olaylari içinde
tabiidir!...
Sultan Ikinci Abdülhamid Hân devrinde
faaliyetlerini böyle kiliseyi silah deposu haline getirecek derecede arttiran
Ermeniler yillar boyu yer yer isyanlarla Dogu-Anadolu'yu bir Ermeni yurdu haline
getirmek için çalismislarsa da, Abdülhamid Hân siyasî dehasiyla mel'aneti
önlemis, Dogu Anadolu'yu Ermeni tecavüzünden kurtarmis ve iste bu hizmeti
dolayisiyla kendisine bize düsman ser kuvvetlerce Kizil Sultan ünvani
verilmistir!...
Dogu Anadolu'yu elde edebilmek için
mel'anetlerini nerelere kadar götürdüklerini bir görgü sahidinin sehadetiyle
yukarida kaydettigimiz Ermeniler, korkunç bir demagoji ile uzun yillar,
Müslümanlar Hristiyanlari katlediyorlar (!) propagandasina ile devrin büyük
devletlerinden birinin müdahalesini te'min için her yola basvurmuslardir!...
Dogu'daki Müslüman köyleri yagmalanmis, yakilip yikilmis, Müslümanlar türlü
iskenceyle öldürülmüs ve hattâ müslüman kiligina bürünen Ermeniler kendi
kardeslerini öldürmüs ve sonra disaridaki yoldaslari vasitasiyla yürütülen
propaganda basari kazanarak, bazi büyük devletlerin Ermeniler katl
olunuyor!... bahanesiyle Babiâli'yi protesto edebilmeleri te'min
edilmistir!...
Sultan Ikinci Abdülhamid Hân büyük
devletler arasindaki rekabetten istifade ile disarinin bu müdahalesini bosa
çikardigi gibi, aldigi isabetli tedbirlerle de yer yer patlak veren Ermeni
isyânlarini basstirmasini bilmistir!... 1894 yilinda Mus ve Siirt civarindaki
Sason'da ayaklanan Ermeniler daha sonra Diyarbakir isyanini baslatmislarsa da
her iki isyanda Abdülhamid Hân'in yumrugunu yiyerek büyük zayiat verip geri
çekilmisler ve bu maglubiyetten hemen bir yil sonra, bu kere 30 Eylül 1894
(30.09.1894, M.F.) Pazartesi günü ayaklanmislar, fakat netice alamamislar, 1896
yilinin 26 Agustos (26.08.1896, M.F.) Çarsamba günü yine Istanbul'da
baslattiklari isyanda Osmanli Bankasi'ni (Osmanli Bankasi baska bir hikaye,
M.F.) basmak, Babiâli'yi, tüneli havaya uçurmak, bazi elçiliklere tecavüzle
Avrupa devletlerinin müdahalesini te'min etmek etmislerse de, Abdülhamid Hân,
emrindeki Yildiz Istihbarat Teskilâti vasitasiyla isyani evvelden haber almis
ve o gün Bankayi basan Ermeniler, haklari (!) verilmedigi, yani, Dogu Anadolu
kendilerine birakilmadigi takdirde Bankayi havaya uçuracaklari tehdidini savurup
bu arada bir kaç bomba da patlatmislar, fakat alinan tertibatla cümlesi
ellerindeki silah ve bombalarla yakalanmislardir!...
Patrik Izmirliyen idaresindeki bu isyan
daha sonra Ermeni mahallelerinde intikal etmis ve Sultan Ikinci Abdülhamid
Hân'in bu asi Ermenilerle mücadelesi pek basit olmustur!... Sakalini degirmende
agartmayan Sultan Ikinci Abdülhamid, devam edegelen Ermeni isyanlarinin içyüzünü
bilmektedir!... Isyani Avrupa devletlerinin müdahalesine meydan vermeden
bastirmak iyteyen Abdülhamid Hân askeri ve polisi kislalarina çektikten sonra
limandaki hamallarla sivil halktan gönüllülere kalin sopalar dagittirmis ve
bunlari katiyyen atesli ve kesici âlet kullanmamak sartiyla Ermeniler üzerine
göndermistir!... Müslümanlar ellerindeki kalin sopalarla yakaladiklari Ermeninin
hesabini görmüsler ve iki üç gün sürdükleri bu Ermeni avi ile hdefe varip
1905'teki meshur bomba vak'asina kadar Ermenileri
sindirememsilerdir!...
Bütün bu islerolup biterken Avrupa
devletleri Ermeni meselesini yine körüklemisler, Ruslar yukaridaki sopali olayi
protesto ederken, Ingilizler bir ara donanmalariyla Çanakkale önlerine kadar
gelmislerse de, Abdülhamid Hân'in siyasî dehasiyla aldigi tedbirler önünde geri
çekilmeye mecbur olmuslardir!...
Sultan Ikinci Abdülhamid Hân böyle aldigi
tedbirlerle Devlet-i Aliyye'nin varligi ve bekasi yolunda çalisirken, düsmanin
serrinden kurtulamamis ve Fransiz tarihçisi Albert Vandal, Ermeni isyanlarini
bastirmasini bilen Abdülhamid Hân'a kan dökücü manasina Le Sultan Rouge demis,
bizdeki gaafiller de bir Hristiyanin Ermeni menfaatleri ugruna uydurdugu bu
tâbiri Kizil Sultan'a çevirerek Abdülhamid Hân hakkinda kullanmaktan
utanmamislardir!...
Talihin ne garip cilvesidir ki, ömrü
boyunca kan dökmekten kat'iyyen çekinen Sultan Ikinci Abdülhamid Hân, içimizden
yetisen gaafillerce Kizil Sultan diye anilmis ve yanlis bir maarif
politikasiyla mekteplerde evlatlarimiza böyle tanitilmistir!...
Veyl, böylesine Islam düsmanlarinca
uydurulan tâbiri günümüzde hâlâ tekrarlayanlarin haline!...
Mustafa
Müftüoglu
niçin uyduruldugunu incelemeden evvel hemen kaydedelim ki, bu tabir,
yurdumuzdaki Ermenilerin ne yapmak istedikleri ve nasil çalistiklarini tesbit
yönünden mühimdir!... Bu mühim hususu görgü sahidinin sehadetiyle gözler önüne
serelim. Sultan Ikinci Abdülhamid Hân devrinin ünlü Mâbeyn Baskâtibi Tahsin Pasa
hatiratinda der ki:... Ermeni ayaklanmalarinda Ermeni
papazlarinin büyük rolü oldugunu ve kiliselerin ibâdetten ziyade fesad ve
sekavete hizmet ettiklerini haber almistik. Ancak Ermeni ihtilalcileri bazi
elçiliklerin de yardimiyla o derece mahirane tertibat almislar, silah ve
komitacilar, memlekete sokmak hususunda öyle yardimlar te'min etmislerdi ki,
ipucu bulmak mümkün olamiyordu. Nihayet bir gün, yine kendi aralarindan te'min
ettigimiz bazi kimseler bize bu silahlarin Beyoglu'nda Ermeni kilisesinin
duvarinda sakli oldugunu haber verdi.Bunun üzerine Zaptiye Nâzirina emir
gönderildi, bir heyet marifetiyle kilise basilarak duvar yikildi, silah deposu
meydan çikti!.. Bir ibadethaneyi eskiya siginagi haline sokan Ermeni
ihtilalcilerin bu fesad ve ihaneti elçiliklerden çagrilan kimselere gösterildi
ve hemen bir zabit tutuldu. Ermeni komitacilari, en ziyade Londra'da efkâr-i
umumiyyeyi aleyhimize tahrik etmekte ve bilhassa nüfuzlu Ingiliz kadinlarinin
yardimlarindan istifade eylemekte olduklarindan Türk dostu Sir Arshmitt
Bartlet'in vasitasiyla bu, kilisede çikan silahlar Londra'ya gönderilerek
Parlamento'nun yaninda teshir ve bu suretle bize karsi uyandirilan gayz ve
gazabin mecrasi degistirildi.
Mâbeyn Baskâtibi Tahsin Pasa böyle
kiliseyi silah deposu haline getiren Ermenilerin bu mel'anetinin Londra'da
teshir edilmesi bize karsi duyulan gayz ve gazabin mecrasi degistirdi diyor
ama, Ingilizler'deki bu degisiklik, gözler önüne serilen aci gerçege ragmen
geçici olmus, Ingilizler kisa bir zaman sonra yine Ermenilerin haklarindan
bahsetmeye baslamislardir!.. Ve Ingilizlerin bu tutumu o devrin olaylari içinde
tabiidir!...
Sultan Ikinci Abdülhamid Hân devrinde
faaliyetlerini böyle kiliseyi silah deposu haline getirecek derecede arttiran
Ermeniler yillar boyu yer yer isyanlarla Dogu-Anadolu'yu bir Ermeni yurdu haline
getirmek için çalismislarsa da, Abdülhamid Hân siyasî dehasiyla mel'aneti
önlemis, Dogu Anadolu'yu Ermeni tecavüzünden kurtarmis ve iste bu hizmeti
dolayisiyla kendisine bize düsman ser kuvvetlerce Kizil Sultan ünvani
verilmistir!...
Dogu Anadolu'yu elde edebilmek için
mel'anetlerini nerelere kadar götürdüklerini bir görgü sahidinin sehadetiyle
yukarida kaydettigimiz Ermeniler, korkunç bir demagoji ile uzun yillar,
Müslümanlar Hristiyanlari katlediyorlar (!) propagandasina ile devrin büyük
devletlerinden birinin müdahalesini te'min için her yola basvurmuslardir!...
Dogu'daki Müslüman köyleri yagmalanmis, yakilip yikilmis, Müslümanlar türlü
iskenceyle öldürülmüs ve hattâ müslüman kiligina bürünen Ermeniler kendi
kardeslerini öldürmüs ve sonra disaridaki yoldaslari vasitasiyla yürütülen
propaganda basari kazanarak, bazi büyük devletlerin Ermeniler katl
olunuyor!... bahanesiyle Babiâli'yi protesto edebilmeleri te'min
edilmistir!...
Sultan Ikinci Abdülhamid Hân büyük
devletler arasindaki rekabetten istifade ile disarinin bu müdahalesini bosa
çikardigi gibi, aldigi isabetli tedbirlerle de yer yer patlak veren Ermeni
isyânlarini basstirmasini bilmistir!... 1894 yilinda Mus ve Siirt civarindaki
Sason'da ayaklanan Ermeniler daha sonra Diyarbakir isyanini baslatmislarsa da
her iki isyanda Abdülhamid Hân'in yumrugunu yiyerek büyük zayiat verip geri
çekilmisler ve bu maglubiyetten hemen bir yil sonra, bu kere 30 Eylül 1894
(30.09.1894, M.F.) Pazartesi günü ayaklanmislar, fakat netice alamamislar, 1896
yilinin 26 Agustos (26.08.1896, M.F.) Çarsamba günü yine Istanbul'da
baslattiklari isyanda Osmanli Bankasi'ni (Osmanli Bankasi baska bir hikaye,
M.F.) basmak, Babiâli'yi, tüneli havaya uçurmak, bazi elçiliklere tecavüzle
Avrupa devletlerinin müdahalesini te'min etmek etmislerse de, Abdülhamid Hân,
emrindeki Yildiz Istihbarat Teskilâti vasitasiyla isyani evvelden haber almis
ve o gün Bankayi basan Ermeniler, haklari (!) verilmedigi, yani, Dogu Anadolu
kendilerine birakilmadigi takdirde Bankayi havaya uçuracaklari tehdidini savurup
bu arada bir kaç bomba da patlatmislar, fakat alinan tertibatla cümlesi
ellerindeki silah ve bombalarla yakalanmislardir!...
Patrik Izmirliyen idaresindeki bu isyan
daha sonra Ermeni mahallelerinde intikal etmis ve Sultan Ikinci Abdülhamid
Hân'in bu asi Ermenilerle mücadelesi pek basit olmustur!... Sakalini degirmende
agartmayan Sultan Ikinci Abdülhamid, devam edegelen Ermeni isyanlarinin içyüzünü
bilmektedir!... Isyani Avrupa devletlerinin müdahalesine meydan vermeden
bastirmak iyteyen Abdülhamid Hân askeri ve polisi kislalarina çektikten sonra
limandaki hamallarla sivil halktan gönüllülere kalin sopalar dagittirmis ve
bunlari katiyyen atesli ve kesici âlet kullanmamak sartiyla Ermeniler üzerine
göndermistir!... Müslümanlar ellerindeki kalin sopalarla yakaladiklari Ermeninin
hesabini görmüsler ve iki üç gün sürdükleri bu Ermeni avi ile hdefe varip
1905'teki meshur bomba vak'asina kadar Ermenileri
sindirememsilerdir!...
Bütün bu islerolup biterken Avrupa
devletleri Ermeni meselesini yine körüklemisler, Ruslar yukaridaki sopali olayi
protesto ederken, Ingilizler bir ara donanmalariyla Çanakkale önlerine kadar
gelmislerse de, Abdülhamid Hân'in siyasî dehasiyla aldigi tedbirler önünde geri
çekilmeye mecbur olmuslardir!...
Sultan Ikinci Abdülhamid Hân böyle aldigi
tedbirlerle Devlet-i Aliyye'nin varligi ve bekasi yolunda çalisirken, düsmanin
serrinden kurtulamamis ve Fransiz tarihçisi Albert Vandal, Ermeni isyanlarini
bastirmasini bilen Abdülhamid Hân'a kan dökücü manasina Le Sultan Rouge demis,
bizdeki gaafiller de bir Hristiyanin Ermeni menfaatleri ugruna uydurdugu bu
tâbiri Kizil Sultan'a çevirerek Abdülhamid Hân hakkinda kullanmaktan
utanmamislardir!...
Talihin ne garip cilvesidir ki, ömrü
boyunca kan dökmekten kat'iyyen çekinen Sultan Ikinci Abdülhamid Hân, içimizden
yetisen gaafillerce Kizil Sultan diye anilmis ve yanlis bir maarif
politikasiyla mekteplerde evlatlarimiza böyle tanitilmistir!...
Veyl, böylesine Islam düsmanlarinca
uydurulan tâbiri günümüzde hâlâ tekrarlayanlarin haline!...
Mustafa
Müftüoglu
