Kafein ve hastalıklarla ilişkisi

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

Bluesky24

New member
20
HD RANK
Katılım
16 Aralık 2008
Mesajlar
145,988
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Kafein ve sinir sistem üzerine etkileri



Kafein beyin sapındaki solunum merkezini güçlü şekilde uyarır. Yüksek dozda konvülsiyon oluşturur. Santral etkileriyle bulantı ve kusma yapar. Solunum merkezinin karbondioksite duyarlılığını arttırırlar.

Kafein ağızdan 200-400 mg dozunda alındığında psikolojik etkinlik gösterir, dikkati attırır, yorgunluğu azaltır. Kafeinin bellek fonksiyonları üzerinde genellikle bir etkisi yoktur. Kafein uykusuzluk yapma, yorgunluğa karşı direnci attırma ve fiziksel, psikomotor ve intellektüel performansı arttırma gibi diğer psikotrop etkileri yönünden amfetamin ve efedrine benzer.



Kafein genellikle bağımlılık oluşturmaz. Ancak fazla kahve içenlerde (günde 12-15 amerikan kahvesi gibi) ilaç bağımlılığının temel öğeleri ortaya çıkar. Dozu arttırmak suretiyle yapılan çift-kör denemelerde kafeinin insanda pekiştirici olduğu, tolerans ve fiziksel bağımlılık oluşturabildiği bulunmuştur. Bu olgularda kafeinin kesilmesi disfori, başağrısı, irritabilite, zihinsel konsantrasyonun azalması ve anksiyete ile belli eden hafif bir yoksunluk sendromuna neden olmuştur.

Kafein ve Gastrointestinal sistem üzerine etkileri



Kahve ve kafeinin, gastrik mukozal hücrelerdeki fosfodiesteraz aktivitesini inhibe ederek, gastrik asit ve pepsin salınımını arttırdığı düşünülmektedir. Ayrıca duyarlı kişilerde mide ekşimesine neden olmaktadır.

Yıllardan beri dünyadaki çay tiryakileri, çayın mideyi rahatlatıcı etki yaptığını, midede asitlik yaratmadığını, gaz üretmediğini ve hazımsızlığa da neden olmadığını açıklamışlardır. Bu açıklamanın zamanımızdaki modern tıp araştırma bulgularıyla da uyum içerisinde olduğu, çayın mide salgılarını çoğaltmadığı saptanmıştır.

çay içerisinde bulunan ve thearubigin adı verilen bileşikler kafein ile tepkimeye girerek mide üzerine kafeinin olumsuz etkilerini önlemektedir. Midenin asit ortamında, tepkime geçerliliğini sürdürmektedir. Ancak alkali bir ortamın oluşması ya da bir anada alkali tepkimeli bir madde ile karşılaşması kafeinin bileşikten bağımsız şekle dönüşerek kana geçmesine ve insan vücudu üzerine belirtilen olumlu etkilerini gerçekleştirmesine neden olmaktadır.

Kafein kardiyovasküler sistem üzerine etkileri



Kafeinin kardiyovasküler sistemde belirgin etkileri vardır. Bu etkiler esas olarak sempatomimetik ilaçların yaptıklarına benzer. Ayrıca adrenal medullasında katekolamin salınımını arttırırlar; plazmada renin etkinliğini yükseltirler. Bu etkiler genellikle 330mg dozunda itibaren belirgin duruma gelir. Kalpte orta ve yüksek dozlarda belirgin olarak uyarıların iletim hızını ve kasılma kuvvetini arttırıcı etki gösterir.

Kalbin debisini, yaptığı işi ve oksijen tüketimini arttırır. Koroner kan akımını arttırır. Aritmi oluşturabilir. Damarlarda genellikle genişleme yapar, periferik damar rezistansını düşürür. Ancak beyin damarlarını büzer ve kan basıncını düşürür.

Kafein ve kan basıncına etkisi



Farmakolojik çalışmalarda, kafein verilmesinden sonra, kan basıncıda değişikliğin oluşmadığı veya çok az bir artışın oluştuğu saptanmıştır. Benzer olarak kafeinsiz kahve ile karşılaştırıldığında 4mg/kg kafein içeren kahve verilmesinin kan basıncında küçük bir artışa neden olduğu görülmüştür.



Son yapılan çalışmalarda kafeinin akut olarak, kısa dönemde alınmasının kan basıncını arttırdığı gösterilmiştir. Normotensif bireylerde kahve içilmesinin, kafeinsiz kahve ile karşılaştırıldığında kan basıncını arttırması, kalp hızını azaltması bu etkisinin, esas olarak kahvedeki kafeinden kaynaklandığını düşündürmektedir.

Kafein ve iskelet sistemi üzerine etkileri



Kafein düz kas gevşetici etkisi belirgin değildir. çalışmalarda kafeinin kalsiyum salınımını arttırarak motor sinir uçlarından asetilkolin salgılanmasını da kolaylaştırarak çizgili kasların kasılmasını arttırdığı görülmüştür. Fakat insanlarda terapotik dozlarda elde edilen konsantrasyonlarda bu etkiler belirgin değildir.

Kafeinin, diüretik etkisinden bağımsız olarak idrarla kalsiyum, magnezyum, potasyum ve sodyum gibi minerallerin atımını da attırdığı belirlenmiştir. Fazla miktarda kafein alımının kalsiyum emilimini olumsuz yönde etkilediği bulunmuştur. Bu nedenle kafein osteoporoz oluşumunda primer bir risk faktörü olarak kabul edilmiştir.







Kaynak: www.sdonmez.com













Kaynak: saglicaklakal.com
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst