- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Bundan 30 yıl kadar önce kadınlar açısından cinsel
devrim dendiğinde kadınların sadece diledikleri zaman hamile
kalmaları hakkına sahip olmaları kastediliyordu oysa
günümüzde cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve özellikle
AIDS'in güncelliği kadınlar açısından bu hastalılardan
korunmanın da önemini ortaya koymakta.
Doğum kontrolü ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan
korunmada erkekler biraz daha farklı, çünkü
kullanabilecekleri yöntem sayısı çok kısıtlı. Bununa
bereber erkekler bu yöntemleri kullanmada oldukça isteksiz.
Özellikle bizim gibi toplumlarda prezervatif kullanımı bir
türlü arzu edilen düzeylere çıkartılamıyor. Tük
erkeğinin "atın ölümü arpadan olsun" ya da
"bana birşey olmaz" mantığı hemen her zaman baskın
çıkıyor. Üstelik bu düşünce kişilerin eğitim düzeyinden
de çok fazla etkilenmiyor. Oysa türk erkeklerine de birşeyler
olabiliyor ve bu olan şey neticede yine kadınları etkiliyor.
Son yıllarda Türkiye'de cinsel yolla bulaşan hastalıkların
sayısında görülen artış konu ile ilgili kadın doğum
uzmanı, dermatolog ve ürologların dikkatinden kaçmıyor.
Üstelik bu hastalıkların kısırlık başta olmak üzere uzun
dönemde yarattığı pek çok komplikasyon maddi ve manevi
açıdan büyük sorun teşkil ediyor.
Erkeklerin doğum kontrolü ve hastalıklardan korunmadaki
isteksizliği sadece Türkiye'ye özgü değil. Pek çok
gelişmiş toplumda da benzeri düşünce tarzı hakim. Bu
nedenle araştırmalar daha çok kadınların kullanabileceği
yöntemler üzerinde yoğunlaşmakta. Erkeklerin kullabileceği
doğum kontrol haplarıyla ilgili çalışmalar son hızıyla
devam etse de kimse bu yöntemin de istenilen düzeyde
kullanılacağı konusunda iyimser değil.
Öte yandan istenmeyen gebeliklerin önlenmesi ile birlikte
cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunma konusundaki
tek etkili yöntem prezervatif. Erkeklerin prezervatif kullanma
konusundaki isteksizliği uzun zamandan beri araştırmacıları
kadınların kullanabileceği ve hamileliğin yanı sıra AIDS
başta olmak üzere bu tür hastalıklara karşı koruyucu bir
yöntem bulmaya zorluyor. Bugün için her iki amaca da hizmet
eden tek bir ürün var.
Kadın prezervatifi olarak adlandırılan bu ürün Amerika
Birleşik Devletlerinde Reality, Türkiye'nin de
dahil olduğu diğer ülkelerde ise Femidom
ticari adı ile piyasada bulunuyor. ABD'de ilk kez satışa
sunulduğu 1992 yılından beri tüm dünyada 18 milyondan fazla
satılan kadın prezervatifi kısa bir zaman öncesinde
Türkiye'de de piyasaya sunuldu. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi
(FDA) ürünün gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan
hastalıkların önlenmesinde kullanımını 1994 yılında
onayladı.
Kadın prezervatifi nedir?
Kadın prezervatifi doğum
kontrolündeki bariyer yöntemlerinden birisidir. Yaklaşık 15
santimetre uzunluğunda poliüretandan yapılmış bir kese ya da
kılıf şeklinde olan kadın prezervatifi ilişki öncesinde
vajina içerisine yerleştirilir. Kılıfın vajina içinde kalan
ucu kapalı, diğer ucu ise açıktır.
Kondomun her iki ucunda yarı sert ve kolay büklebilen bir
halka bulunur. Kapalı uçta bulunan halka kondomun yerinde
durmasını sağlarken, açık taraftaki halka peri bölgesini ve
penis kökünü korurken kondomun ilişki sırasında vajina
içine kaçmasını engeller. Kondom yapısındaki maddenin
özelliğine bağlı olarak yerleştirildikten hemen sonra vücut
sıcaklığı ile yumuşayarak vajina duvarına yapışır.
Kondomun içi silikon temeli bir kayganlaştırıcı ile
kaplıdır. Kadın kondomu spermleri öldüren spermisidler
içermez.
Nasıl kullanılır?
Kadın prezervatifinin yerleştirilmesi diyafram
yerleştirilmesine benzer. Kapalı uçtaki halka orta, işaret ve
baş parmaklar ile bükülerek vajina içerisine sokulur ve daha
sonra işaret parmağı ile sonuna kadar itilir. Bu sırada
kondomun kendi etrafında bükülmediğinden emin olmak gerekir.
Kondomun dışta kalan kısmı ilişki sırasında genital
bölgelerin temas etmesini engellediğinden genital siğilere
karşı erkek prezervatifinden daha fazla koruyuculuk sağlar.
Kaynak: Dr. Mumcu
devrim dendiğinde kadınların sadece diledikleri zaman hamile
kalmaları hakkına sahip olmaları kastediliyordu oysa
günümüzde cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve özellikle
AIDS'in güncelliği kadınlar açısından bu hastalılardan
korunmanın da önemini ortaya koymakta.
Doğum kontrolü ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan
korunmada erkekler biraz daha farklı, çünkü
kullanabilecekleri yöntem sayısı çok kısıtlı. Bununa
bereber erkekler bu yöntemleri kullanmada oldukça isteksiz.
Özellikle bizim gibi toplumlarda prezervatif kullanımı bir
türlü arzu edilen düzeylere çıkartılamıyor. Tük
erkeğinin "atın ölümü arpadan olsun" ya da
"bana birşey olmaz" mantığı hemen her zaman baskın
çıkıyor. Üstelik bu düşünce kişilerin eğitim düzeyinden
de çok fazla etkilenmiyor. Oysa türk erkeklerine de birşeyler
olabiliyor ve bu olan şey neticede yine kadınları etkiliyor.
Son yıllarda Türkiye'de cinsel yolla bulaşan hastalıkların
sayısında görülen artış konu ile ilgili kadın doğum
uzmanı, dermatolog ve ürologların dikkatinden kaçmıyor.
Üstelik bu hastalıkların kısırlık başta olmak üzere uzun
dönemde yarattığı pek çok komplikasyon maddi ve manevi
açıdan büyük sorun teşkil ediyor.
Erkeklerin doğum kontrolü ve hastalıklardan korunmadaki
isteksizliği sadece Türkiye'ye özgü değil. Pek çok
gelişmiş toplumda da benzeri düşünce tarzı hakim. Bu
nedenle araştırmalar daha çok kadınların kullanabileceği
yöntemler üzerinde yoğunlaşmakta. Erkeklerin kullabileceği
doğum kontrol haplarıyla ilgili çalışmalar son hızıyla
devam etse de kimse bu yöntemin de istenilen düzeyde
kullanılacağı konusunda iyimser değil.
Öte yandan istenmeyen gebeliklerin önlenmesi ile birlikte
cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunma konusundaki
tek etkili yöntem prezervatif. Erkeklerin prezervatif kullanma
konusundaki isteksizliği uzun zamandan beri araştırmacıları
kadınların kullanabileceği ve hamileliğin yanı sıra AIDS
başta olmak üzere bu tür hastalıklara karşı koruyucu bir
yöntem bulmaya zorluyor. Bugün için her iki amaca da hizmet
eden tek bir ürün var.
Kadın prezervatifi olarak adlandırılan bu ürün Amerika
Birleşik Devletlerinde Reality, Türkiye'nin de
dahil olduğu diğer ülkelerde ise Femidom
ticari adı ile piyasada bulunuyor. ABD'de ilk kez satışa
sunulduğu 1992 yılından beri tüm dünyada 18 milyondan fazla
satılan kadın prezervatifi kısa bir zaman öncesinde
Türkiye'de de piyasaya sunuldu. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi
(FDA) ürünün gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan
hastalıkların önlenmesinde kullanımını 1994 yılında
onayladı.
Kadın prezervatifi nedir?
Kadın prezervatifi doğum
kontrolündeki bariyer yöntemlerinden birisidir. Yaklaşık 15
santimetre uzunluğunda poliüretandan yapılmış bir kese ya da
kılıf şeklinde olan kadın prezervatifi ilişki öncesinde
vajina içerisine yerleştirilir. Kılıfın vajina içinde kalan
ucu kapalı, diğer ucu ise açıktır.
Kondomun her iki ucunda yarı sert ve kolay büklebilen bir
halka bulunur. Kapalı uçta bulunan halka kondomun yerinde
durmasını sağlarken, açık taraftaki halka peri bölgesini ve
penis kökünü korurken kondomun ilişki sırasında vajina
içine kaçmasını engeller. Kondom yapısındaki maddenin
özelliğine bağlı olarak yerleştirildikten hemen sonra vücut
sıcaklığı ile yumuşayarak vajina duvarına yapışır.
Kondomun içi silikon temeli bir kayganlaştırıcı ile
kaplıdır. Kadın kondomu spermleri öldüren spermisidler
içermez.
Nasıl kullanılır?
Kadın prezervatifinin yerleştirilmesi diyafram
yerleştirilmesine benzer. Kapalı uçtaki halka orta, işaret ve
baş parmaklar ile bükülerek vajina içerisine sokulur ve daha
sonra işaret parmağı ile sonuna kadar itilir. Bu sırada
kondomun kendi etrafında bükülmediğinden emin olmak gerekir.
Kondomun dışta kalan kısmı ilişki sırasında genital
bölgelerin temas etmesini engellediğinden genital siğilere
karşı erkek prezervatifinden daha fazla koruyuculuk sağlar.
Kaynak: Dr. Mumcu
