- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
İşitme, konuşma ve dil becerilerinin kazanılmasında gerekli bir rol oynar.
Küçük bir işitme kaybı bile bebeğinizin dil yardımıyla anlama ve ardından
iletişim kurma yeteneği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.
Bazı yeni doğan bebekler, işitme kaybı bakımından yüksek risk grubu içinde
bulunurlar. Bu gruba giren çocuklar arasında şunlar bulunur: Doğumdan sonra 10
dakika içinde kendiliğinden nefes almaya başlamamış olanlar; Apgar puanları O
ile 3 arasında bulunanlar, kızamıkçık, frengi ve herpes gibi enfeksiyonlara
yakalanmış olarak doğanlar; baş veya boyun kusurları bulunanlar; ileri derecede
sarılıktan muzdarip olanlar, aile geçmişinde çocukluk sırasında işitme kaybı
görülmüş olanlar ve ileri derecede prematüre olarak doğanlar.
Yeni doğan bebekler arasında her iki kulakta birden ileri düzeyde işitme
kaybı ensidansı (görülme sıklığı), yüzde 2 ile 5 arasında değişir.
Bebeklerde ve çocuklarda dört tip işitme kaybı söz konusu olur:
?Kondüktif işitme kaybı?, dış kulağın ses alma yeteneği veya sesin dış
kulaktan iç kulağa geçmesi ile ilgili bir tür bozukluktur. Bu işitme kaybı
tipinin en yaygın nedenleri kulakta doğuştan gelen anomalilerin ve kulak
enfeksiyonunun varlığıdır. Bu işitme kaybı tipi genellikle ilaç tedavisi veya
ameliyat yardımıyla giderilmektedir.
?Sensörinöral işitme kaybı?, kulak içindeki koklea tüy hücrelerinin ya da
işitme sinirinin (akustik sinir) anomalilerinden kaynaklanır. Şiddetli
sensörinöral işitme kaybı vakalarının yüzde 50 den fazlası kalıtsaldır. Diğer
nedenler arasında ileri derecede sarılık, rahim içinde iken yakalanılan bir
enfeksiyon ve farenksin (yutak) bakteriyel enfeksiyonları bulunur. Sensörinöral
işitme kaybı genellikle kalıcıdır.
?Karışık işitme kaybı?, bir çocukta hem kondüktif, hem de sensörinöral işitme
kaybı bir arada şiddetli olabilir. Haç tedavisi ya da ameliyat veya her ikisi
birden uygulanarak çocuğun işitme kaybı bir ölçüde giderilebilir.
?Merkezi işitme bozuklukları?, kulağın beyinle sinir bağlantısını oluşturan
merkezi işitme sinirleri sistemindeki bir sorundan kaynaklanabilir. Bu tip
bozukluklardan mustarip çocuklar, sesleri yalnızca bir uğultu biçiminde
duyabilirler.
Bebeğiniz hastaneden çıkarılmazdan önce doktorunuz tarafından anormal
tepkilerinin belirlenmesi amacıyla rutin testlere tabi tutulacaktır. Yeni doğan
bir bebeğin işitme kaybı yaşamının ilk birkaç günü içinde, daha hastanede
bulunuyorken belirlenmezse sonra ancak, ana babanın çocuklarında konuşma
gecikmesi olduğundan kuşkulanmaya başladıkları zaman, yani bebek 18 ile 24 aylık
olunca keşfedilebilir. Bu süre zarfında da çocuk dil yeteneği kazanması için
gereken kritik bir dönemi geçirmiş olur. Bu nedenle, bebeklik döneminde en ufak
bir işitme kaybının bile tesbit edilmesi, bu kaybın neden olabileceği sorunlann
bertaraf edilmesi için gereken girişimlerin başlatılabilmesi açısından
önemlidir.
Bebeğinizin işitme kaybı açısından yüksek risk grubuna girdiği düşünülüyorsa
işitme testlerinin bebek henüz hastanede iken yapılması veya daha sonra düzenli
bir değerlendirme takibinin gerçekleştirilmesi gerekir. Halen iki test yöntemi
kullanılmaktadır:
1) Bebeğin gürültüye tepkisinin gözlenmesi;
2) Bir kulaktaki kaybın kontrol edilebilmesine olanak sağlayan özel bir test
(işitsel beyin sapı uyarımlı tepkiler).
Ancak, halen yeni doğan bebekler üzerinde kullanılmakta olan testlerin
hiçbiri, çocuk büyüdükçe ilerleyecek olan hafif işitme kaybının ya da minimal
kaybın belirlenmesini sağlayamamaktadır. Bu nedenle, herhangi bir işitme
kaybının varlığından kuşkulanmıyorsa, bebeğinizin 3. ve 6. aylar arasında bir
takip testinden geçirilmesi gereklidir.
Bazı işitme kaybı tipleri düzeltilebilmektedir. Sorun, örneğin kulak
enfeksiyonundan kaynaklanıyorsa, antibiyotikler, enfeksiyonun kökünü kurutabilir
ve kulak normal işlevine kavuşabilir. Ameliyat da bazen doğuştan olan kulak
oluşum anomalilerini düzeltebilmektedir.
Ana babalara sağır ya da işitme özürlü bebekleri ile iletişim kurmakta
yardımcı olan programlar da birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu programlar da
birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu programlar çerçevesinde ana babalara, çocuğun
sahip olduğu kısıtlı işitme yeteneğinden en üst düzeyde nasıl
yararlanabilecekleri ve işaret veya dudak izleme yoluyla çocuğu görsel dile
nasıl alıştırabilecekleri öğretilmektedir.
Kan Şekerinin Ölçüm Aletiyle ÖlçülmesiKeton Testi Nasıl Yapılır ?Keton Testi KılavuzuKeton TestiGlikozillenmiş Hemoglobin Testiİdrar Testi Yapılması
üşük Kan Şekerinin Nedeni Nedir?Düşük Kan Sekeri Nedir?Kan Şekeri Düzenine Göre TedaviGlukagonDüşük Kan Şekeri Nasıl Tedavi Edilir?Diyabet Hastası Olduğunuzun BelirtilmesiDüşük Kan Şekerinin BelirtileriGlukagonun Enjekte Edilmesi:Glukagonun Enjeksiyona Hazırlanması:Glukagon Seti Nasıl Kullanılır?Hiperglisemik KomalarKan Sekerinin Tehlikeli Şekilde Yükselmesi (Diyabetik Komalar)Kan Sekerinin Asın Yükselmesi Nasıl Tedavi Edilir?Kan Şekeri Yükselmesinin Semptomları
Küçük bir işitme kaybı bile bebeğinizin dil yardımıyla anlama ve ardından
iletişim kurma yeteneği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.
Bazı yeni doğan bebekler, işitme kaybı bakımından yüksek risk grubu içinde
bulunurlar. Bu gruba giren çocuklar arasında şunlar bulunur: Doğumdan sonra 10
dakika içinde kendiliğinden nefes almaya başlamamış olanlar; Apgar puanları O
ile 3 arasında bulunanlar, kızamıkçık, frengi ve herpes gibi enfeksiyonlara
yakalanmış olarak doğanlar; baş veya boyun kusurları bulunanlar; ileri derecede
sarılıktan muzdarip olanlar, aile geçmişinde çocukluk sırasında işitme kaybı
görülmüş olanlar ve ileri derecede prematüre olarak doğanlar.
Yeni doğan bebekler arasında her iki kulakta birden ileri düzeyde işitme
kaybı ensidansı (görülme sıklığı), yüzde 2 ile 5 arasında değişir.
Bebeklerde ve çocuklarda dört tip işitme kaybı söz konusu olur:
?Kondüktif işitme kaybı?, dış kulağın ses alma yeteneği veya sesin dış
kulaktan iç kulağa geçmesi ile ilgili bir tür bozukluktur. Bu işitme kaybı
tipinin en yaygın nedenleri kulakta doğuştan gelen anomalilerin ve kulak
enfeksiyonunun varlığıdır. Bu işitme kaybı tipi genellikle ilaç tedavisi veya
ameliyat yardımıyla giderilmektedir.
?Sensörinöral işitme kaybı?, kulak içindeki koklea tüy hücrelerinin ya da
işitme sinirinin (akustik sinir) anomalilerinden kaynaklanır. Şiddetli
sensörinöral işitme kaybı vakalarının yüzde 50 den fazlası kalıtsaldır. Diğer
nedenler arasında ileri derecede sarılık, rahim içinde iken yakalanılan bir
enfeksiyon ve farenksin (yutak) bakteriyel enfeksiyonları bulunur. Sensörinöral
işitme kaybı genellikle kalıcıdır.
?Karışık işitme kaybı?, bir çocukta hem kondüktif, hem de sensörinöral işitme
kaybı bir arada şiddetli olabilir. Haç tedavisi ya da ameliyat veya her ikisi
birden uygulanarak çocuğun işitme kaybı bir ölçüde giderilebilir.
?Merkezi işitme bozuklukları?, kulağın beyinle sinir bağlantısını oluşturan
merkezi işitme sinirleri sistemindeki bir sorundan kaynaklanabilir. Bu tip
bozukluklardan mustarip çocuklar, sesleri yalnızca bir uğultu biçiminde
duyabilirler.
Bebeğiniz hastaneden çıkarılmazdan önce doktorunuz tarafından anormal
tepkilerinin belirlenmesi amacıyla rutin testlere tabi tutulacaktır. Yeni doğan
bir bebeğin işitme kaybı yaşamının ilk birkaç günü içinde, daha hastanede
bulunuyorken belirlenmezse sonra ancak, ana babanın çocuklarında konuşma
gecikmesi olduğundan kuşkulanmaya başladıkları zaman, yani bebek 18 ile 24 aylık
olunca keşfedilebilir. Bu süre zarfında da çocuk dil yeteneği kazanması için
gereken kritik bir dönemi geçirmiş olur. Bu nedenle, bebeklik döneminde en ufak
bir işitme kaybının bile tesbit edilmesi, bu kaybın neden olabileceği sorunlann
bertaraf edilmesi için gereken girişimlerin başlatılabilmesi açısından
önemlidir.
Bebeğinizin işitme kaybı açısından yüksek risk grubuna girdiği düşünülüyorsa
işitme testlerinin bebek henüz hastanede iken yapılması veya daha sonra düzenli
bir değerlendirme takibinin gerçekleştirilmesi gerekir. Halen iki test yöntemi
kullanılmaktadır:
1) Bebeğin gürültüye tepkisinin gözlenmesi;
2) Bir kulaktaki kaybın kontrol edilebilmesine olanak sağlayan özel bir test
(işitsel beyin sapı uyarımlı tepkiler).
Ancak, halen yeni doğan bebekler üzerinde kullanılmakta olan testlerin
hiçbiri, çocuk büyüdükçe ilerleyecek olan hafif işitme kaybının ya da minimal
kaybın belirlenmesini sağlayamamaktadır. Bu nedenle, herhangi bir işitme
kaybının varlığından kuşkulanmıyorsa, bebeğinizin 3. ve 6. aylar arasında bir
takip testinden geçirilmesi gereklidir.
Bazı işitme kaybı tipleri düzeltilebilmektedir. Sorun, örneğin kulak
enfeksiyonundan kaynaklanıyorsa, antibiyotikler, enfeksiyonun kökünü kurutabilir
ve kulak normal işlevine kavuşabilir. Ameliyat da bazen doğuştan olan kulak
oluşum anomalilerini düzeltebilmektedir.
Ana babalara sağır ya da işitme özürlü bebekleri ile iletişim kurmakta
yardımcı olan programlar da birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu programlar da
birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu programlar çerçevesinde ana babalara, çocuğun
sahip olduğu kısıtlı işitme yeteneğinden en üst düzeyde nasıl
yararlanabilecekleri ve işaret veya dudak izleme yoluyla çocuğu görsel dile
nasıl alıştırabilecekleri öğretilmektedir.
Kan Şekerinin Ölçüm Aletiyle ÖlçülmesiKeton Testi Nasıl Yapılır ?Keton Testi KılavuzuKeton TestiGlikozillenmiş Hemoglobin Testiİdrar Testi Yapılması
