- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Türk Eczacıları Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, Türkiye'de ortalama 3 bin 500 kişiye bir eczane düştüğünü ve bu rakamın Avrupa ortalamasının çok üstünde olduğunu belirterek, ''Var olan serbest eczane sayısı 2020 yılına kadar yeterlidir'' dedi.
Çolak, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla, Türk Eczacıları Birliği Konferans Salonu'nda yaptığı basın toplantısında, yarın ülke genelinde yapılacak çeşitli etkinliklerle bilimsel eczacılığın 169. yılının kutlanacağını söyledi.
Eczacıların, hastalıklardan korunma ve doğru tedavi yöntemleri konusunda bilgilendiren ve sağlık hizmeti veren kişiler olduğunu belirten Çolak, Türkiye'de yaklaşık 29 bin eczacının bulunduğunu bildirdi.
Çolak, reçete uygulaması, geri ödemeler, sahte ilaçla mücadele ve eczacılık eğitimi gibi çeşitli konularda sıkıntı yaşadıklarını, çözüm aşamasında bazı bürokratik engellerle karşılaştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
''İlaç firmalarının kamuya yaptığı ıskontolar eczane üzerinden geçerken yaşadığımız yüzde 2.5-3 civarındaki kayba tahammülümüz kalmadı. Artık geri ödeme gecikmesi yaşamak istemiyoruz. İlaçla reklamın yan yana gelmesine, bazı ilaçların tezgah üstü olarak reçetesiz satılmasına karşı çıkıyoruz. Kaynağından kesilen katılım paylarının düzenli ve zamanında ödenmemesi, yatsa bile hangi aya ve hangi faturaya ait olduğu bilinmediğinden takip edilemez olmasını anlayamıyoruz. Sağlık sisteminin tahsilat memuru olmak istemiyoruz.''
Çolak, ''günübirlik tedavi adı altında bazı reçetelerin özel hastanelerden karşılanmasının önünün açılması, sahte ilaçların takibinde eczacının cezalandırılmasına yönelik bir sistem kurulması çalışmaları, hekimin yazdığı reçetedeki sorunların ve eksiklerin bedelinin hem maddi hem de sözleşme feshi şeklinde eczacıya ödetilmesi'' gibi sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, en kısa sürede acil çözüm beklediklerini söyledi.
''TüRKİYE'DE SAĞLIĞA BüTÇEDEN YüZDE 5 PAY AYRILIYOR''
''Devlet kurumlarının, bireyin ve toplumun sağlık ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği'' görüşünü savunan Çolak, Türkiye'de sağlığa bütçeden yüzde 5 oranında pay ayrıldığını, yıllık kişi başı sağlık harcamasının yaklaşık 300 dolar civarında olduğunu dile getirdi.
Çolak, DSö tarafından açıklanan rapora göre, gelişmekte olan ülkelerde sağlığa ayrılan payın bütçenin en az yüzde 10'u civarında olması gerektiğini söyledi. Gelişmiş olan ülkelerde kişi başı sağlık harcamasının ise 1700 dolar olduğunu ifade eden Çolak, Türkiye'de de kaliteli hizmet için sağlığa ayrılan payın artırılması gerektiğini kaydetti.
Türkiye'de ortalama 3 bin 500 kişiye bir eczane düştüğünü ve bu rakamın Avrupa ortalamasının çok üstünde olduğunu belirten Çolak, ''Var olan serbest eczane sayısı 2020 yılına kadar yeterlidir'' diye konuştu.
Çolak, eczanelerin yüzde 41'inin ülke nüfusunun sadece yüzde 23'ünün yaşadığı İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunduğunu, yüzde 59'unun ise nüfusun yüzde 77'sine hizmet verdiğine dikkati çekti.
Bölgeler arasındaki dağılımının eşit olmadığını savunan Çolak, eczanelerin, bölgedeki nüfus ve eczaneler arasındaki mesafe göz önünde tutularak açılması gerektiğini söyledi.
''EŞDEĞER İLAÇ KULLANMAKTAN ÇEKİNMEYİN''
Çolak, eczacının, hastaya reçetede yazılan ilacın eşdeğerini verme yetkisi olduğunu ve vatandaşın eşdeğer ilaç kullanmaktan çekinmemesi gerektiğini ifade ederek, ''Emin olun, eşdeğer ilaç, reçetenize yazılan ile tıpatıp aynı etkiyi gösterecektir'' dedi.
Eşdeğer ilaç kullanımıyla aynı zamanda maddi açıdan da ülke ve aile ekonomisine de tasarruf sağlandığını belirten Çolak, yerli yatırımcının bu konuda desteklenmesi gerektiğini söyledi.
öte yandan Çolak, ilacın bir sağlık ürünü olduğu için reklamının yapılmasının doğru olmadığını, ilaçla ilgili her türlü bilginin bu konuda uzman olan kişilerden edinilmesi gerektiğini ifade ederek, ''İlaç, bir sağlık ürünüdür, reklam aracılığı ile satışı yapılamaz. Türk Eczacıları Birliği olarak, bu pazarı rekabet unsuru haline getirmek isteyen ve medyanın reklam gelirlerini artırmaya yönelik bu türlü anlayışın karşısında olduğumuz bilinmelidir'' dedi.Kaynak:AA
Çolak, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla, Türk Eczacıları Birliği Konferans Salonu'nda yaptığı basın toplantısında, yarın ülke genelinde yapılacak çeşitli etkinliklerle bilimsel eczacılığın 169. yılının kutlanacağını söyledi.
Eczacıların, hastalıklardan korunma ve doğru tedavi yöntemleri konusunda bilgilendiren ve sağlık hizmeti veren kişiler olduğunu belirten Çolak, Türkiye'de yaklaşık 29 bin eczacının bulunduğunu bildirdi.
Çolak, reçete uygulaması, geri ödemeler, sahte ilaçla mücadele ve eczacılık eğitimi gibi çeşitli konularda sıkıntı yaşadıklarını, çözüm aşamasında bazı bürokratik engellerle karşılaştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
''İlaç firmalarının kamuya yaptığı ıskontolar eczane üzerinden geçerken yaşadığımız yüzde 2.5-3 civarındaki kayba tahammülümüz kalmadı. Artık geri ödeme gecikmesi yaşamak istemiyoruz. İlaçla reklamın yan yana gelmesine, bazı ilaçların tezgah üstü olarak reçetesiz satılmasına karşı çıkıyoruz. Kaynağından kesilen katılım paylarının düzenli ve zamanında ödenmemesi, yatsa bile hangi aya ve hangi faturaya ait olduğu bilinmediğinden takip edilemez olmasını anlayamıyoruz. Sağlık sisteminin tahsilat memuru olmak istemiyoruz.''
Çolak, ''günübirlik tedavi adı altında bazı reçetelerin özel hastanelerden karşılanmasının önünün açılması, sahte ilaçların takibinde eczacının cezalandırılmasına yönelik bir sistem kurulması çalışmaları, hekimin yazdığı reçetedeki sorunların ve eksiklerin bedelinin hem maddi hem de sözleşme feshi şeklinde eczacıya ödetilmesi'' gibi sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, en kısa sürede acil çözüm beklediklerini söyledi.
''TüRKİYE'DE SAĞLIĞA BüTÇEDEN YüZDE 5 PAY AYRILIYOR''
''Devlet kurumlarının, bireyin ve toplumun sağlık ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği'' görüşünü savunan Çolak, Türkiye'de sağlığa bütçeden yüzde 5 oranında pay ayrıldığını, yıllık kişi başı sağlık harcamasının yaklaşık 300 dolar civarında olduğunu dile getirdi.
Çolak, DSö tarafından açıklanan rapora göre, gelişmekte olan ülkelerde sağlığa ayrılan payın bütçenin en az yüzde 10'u civarında olması gerektiğini söyledi. Gelişmiş olan ülkelerde kişi başı sağlık harcamasının ise 1700 dolar olduğunu ifade eden Çolak, Türkiye'de de kaliteli hizmet için sağlığa ayrılan payın artırılması gerektiğini kaydetti.
Türkiye'de ortalama 3 bin 500 kişiye bir eczane düştüğünü ve bu rakamın Avrupa ortalamasının çok üstünde olduğunu belirten Çolak, ''Var olan serbest eczane sayısı 2020 yılına kadar yeterlidir'' diye konuştu.
Çolak, eczanelerin yüzde 41'inin ülke nüfusunun sadece yüzde 23'ünün yaşadığı İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunduğunu, yüzde 59'unun ise nüfusun yüzde 77'sine hizmet verdiğine dikkati çekti.
Bölgeler arasındaki dağılımının eşit olmadığını savunan Çolak, eczanelerin, bölgedeki nüfus ve eczaneler arasındaki mesafe göz önünde tutularak açılması gerektiğini söyledi.
''EŞDEĞER İLAÇ KULLANMAKTAN ÇEKİNMEYİN''
Çolak, eczacının, hastaya reçetede yazılan ilacın eşdeğerini verme yetkisi olduğunu ve vatandaşın eşdeğer ilaç kullanmaktan çekinmemesi gerektiğini ifade ederek, ''Emin olun, eşdeğer ilaç, reçetenize yazılan ile tıpatıp aynı etkiyi gösterecektir'' dedi.
Eşdeğer ilaç kullanımıyla aynı zamanda maddi açıdan da ülke ve aile ekonomisine de tasarruf sağlandığını belirten Çolak, yerli yatırımcının bu konuda desteklenmesi gerektiğini söyledi.
öte yandan Çolak, ilacın bir sağlık ürünü olduğu için reklamının yapılmasının doğru olmadığını, ilaçla ilgili her türlü bilginin bu konuda uzman olan kişilerden edinilmesi gerektiğini ifade ederek, ''İlaç, bir sağlık ürünüdür, reklam aracılığı ile satışı yapılamaz. Türk Eczacıları Birliği olarak, bu pazarı rekabet unsuru haline getirmek isteyen ve medyanın reklam gelirlerini artırmaya yönelik bu türlü anlayışın karşısında olduğumuz bilinmelidir'' dedi.Kaynak:AA
