- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
4000 yıldan bu yana severek tüketilen bir meyve olan muz, en çok Latin Amerika ve Asya ülkelerinde yetiştirilir. Muz tatlıların vazgeçilmez meyvelerinden biridir.
Çekirdeksiz, ince uzun bir meyve olan muz potasyum ve magnezyum deposudur. İlk yetiştirildiği 4000 yıldan bu yana insanlığın yaygın olarak tükettiği bir meyvedir. Özellikle Latin Amerika ve Asya da en çok yetiştirilen meyveler arasındadır.
Muz, Avrupa da elma ve portakaldan sonra en çok tüketilen meyvedir. Tamamiyle tropikal ülkelerden ithal edilir.
Türkiye de ise muz Güney Akdeniz bölgesinde yetiştirilir. Anamur ve Alanya bölgesinde muz üretimi hızlı bir gelişme göstermiştir.
Çok yumuşak bir meyve olan muzun suyunu çıkarmak imkansız olmasa bile zordur. Bu nedenle muz diğer meyve sularıyla karıştırılır. Örneğin yarım muzu, elma-çilek suyuyla, ya da ananas-portakal suyuyla karıştırabilirsiniz.
Sağlığa etkileri
12. yüzyılda, hastalarını bitkilerle tedavi eden Çinli doktorların, yüksek oranda potasyum içermeleri sebebiyle kalbe ve kas sistemine iyi gelen muzu, nekahat döneminde tavsiye etmeleri, şaşırtıcı değildir. Yumuşak meyveler arasında, genel mineral miktarı göz önüne alındığında çilekten sonra muz gelir. Muzun kalorisi yağsız dana etinden daha azdır. 100 gr. muz 96 kalori içerir. Buna karşılık bol miktarda A, B1, B2, B6, C vitaminleri, kalsiyum, magnesyum ve demir gibi mineraller içerir.
Satın alma-saklama
Ham muzun sindirimi zordur ve asla yenilmemelidir. Muzların çoğu yeşilken toplanır ve olgunlaşması için gaz verilir. Mümkünse muzu yeşilken satın alın, böylece henüz gaz verilmemiş olur. Muzu oda sıcaklığında bir iki gün bırakıp olgunlaştırmak kolaydır.
Fakat tam besleyici olması için muzu ve bir elmayı kağıt içinde oda sıcaklığında karanlık bir yere kaldırın. İki meyvanın kimyasal reaksiyonu, muzları olgunlaştıran doğal bir gaz oluşturur. Böylece muz, ağaçta olgunlaşmalarına izin verilenler kadar yüksek miktarda potasyum içerir. 12 den fazla muz için, iki adet elma kullanmalıdır.
Kaynak: Yemektarifleri
Çekirdeksiz, ince uzun bir meyve olan muz potasyum ve magnezyum deposudur. İlk yetiştirildiği 4000 yıldan bu yana insanlığın yaygın olarak tükettiği bir meyvedir. Özellikle Latin Amerika ve Asya da en çok yetiştirilen meyveler arasındadır.
Muz, Avrupa da elma ve portakaldan sonra en çok tüketilen meyvedir. Tamamiyle tropikal ülkelerden ithal edilir.
Türkiye de ise muz Güney Akdeniz bölgesinde yetiştirilir. Anamur ve Alanya bölgesinde muz üretimi hızlı bir gelişme göstermiştir.
Çok yumuşak bir meyve olan muzun suyunu çıkarmak imkansız olmasa bile zordur. Bu nedenle muz diğer meyve sularıyla karıştırılır. Örneğin yarım muzu, elma-çilek suyuyla, ya da ananas-portakal suyuyla karıştırabilirsiniz.
Sağlığa etkileri
12. yüzyılda, hastalarını bitkilerle tedavi eden Çinli doktorların, yüksek oranda potasyum içermeleri sebebiyle kalbe ve kas sistemine iyi gelen muzu, nekahat döneminde tavsiye etmeleri, şaşırtıcı değildir. Yumuşak meyveler arasında, genel mineral miktarı göz önüne alındığında çilekten sonra muz gelir. Muzun kalorisi yağsız dana etinden daha azdır. 100 gr. muz 96 kalori içerir. Buna karşılık bol miktarda A, B1, B2, B6, C vitaminleri, kalsiyum, magnesyum ve demir gibi mineraller içerir.
Satın alma-saklama
Ham muzun sindirimi zordur ve asla yenilmemelidir. Muzların çoğu yeşilken toplanır ve olgunlaşması için gaz verilir. Mümkünse muzu yeşilken satın alın, böylece henüz gaz verilmemiş olur. Muzu oda sıcaklığında bir iki gün bırakıp olgunlaştırmak kolaydır.
Fakat tam besleyici olması için muzu ve bir elmayı kağıt içinde oda sıcaklığında karanlık bir yere kaldırın. İki meyvanın kimyasal reaksiyonu, muzları olgunlaştıran doğal bir gaz oluşturur. Böylece muz, ağaçta olgunlaşmalarına izin verilenler kadar yüksek miktarda potasyum içerir. 12 den fazla muz için, iki adet elma kullanmalıdır.
Kaynak: Yemektarifleri
