- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 23 üncü
maddesinde "Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla
izin hakkına sahiptirler." ve 108 inci maddesinin son fıkrasında ise
"Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı
kalarak aylıksız izinli sayılırlar. Bunlar hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu hükümleri ile bu Kanunun 83 üncü maddesi hükümleri saklıdır."
denilmektedir. Bu dönemde Devlet memurunun memurluğu askıda kalmaktadır.
Özel ve genel düzenleme varken özel düzenlemenin öncelikle uygulanması gerekmektedir.
Bu nedenle Devlet memuru muvazzaf askerlik süresince aylıksız izinli sayılması
yasal bir zorunluluktur.
Diğer taraftan , muvazzaf askerlik hizmeti için silah altına alınan personelin
1076 sayılı Yedek Subaylar Ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ve 1111 sayılı Askerlik
Kanunu Kanunun hükümleri uyarınca belirlenen statüye tabiidirler. Bir kişinin
uhdesinde aynı anda hem Devlet memurluğu ve askeri statü olmayacağı değerlendirilmektedir.
Bu nedenle Devlet memurunun askeri statüye dahil olduğu günden itibaren
aylıksız izin alması gerektiği, asker olduğu dönemde 657 sayılı Kanununun
askerlik hizmeti için tanıdığı aylıksız izin dışındaki hükümleri uyarınca kendisine
tanınan diğer haklardan faydalanmasının mümkün olmadığı düşünülmektedir. Bu
tür bir yola tevessül edilmesi ve daha sonra durumun anlaşılması halinde sorun
çıkma olasılığı fazladır.
Kaynak: memurlarnet
maddesinde "Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla
izin hakkına sahiptirler." ve 108 inci maddesinin son fıkrasında ise
"Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı
kalarak aylıksız izinli sayılırlar. Bunlar hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu hükümleri ile bu Kanunun 83 üncü maddesi hükümleri saklıdır."
denilmektedir. Bu dönemde Devlet memurunun memurluğu askıda kalmaktadır.
Özel ve genel düzenleme varken özel düzenlemenin öncelikle uygulanması gerekmektedir.
Bu nedenle Devlet memuru muvazzaf askerlik süresince aylıksız izinli sayılması
yasal bir zorunluluktur.
Diğer taraftan , muvazzaf askerlik hizmeti için silah altına alınan personelin
1076 sayılı Yedek Subaylar Ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ve 1111 sayılı Askerlik
Kanunu Kanunun hükümleri uyarınca belirlenen statüye tabiidirler. Bir kişinin
uhdesinde aynı anda hem Devlet memurluğu ve askeri statü olmayacağı değerlendirilmektedir.
Bu nedenle Devlet memurunun askeri statüye dahil olduğu günden itibaren
aylıksız izin alması gerektiği, asker olduğu dönemde 657 sayılı Kanununun
askerlik hizmeti için tanıdığı aylıksız izin dışındaki hükümleri uyarınca kendisine
tanınan diğer haklardan faydalanmasının mümkün olmadığı düşünülmektedir. Bu
tür bir yola tevessül edilmesi ve daha sonra durumun anlaşılması halinde sorun
çıkma olasılığı fazladır.
Kaynak: memurlarnet
