Hayat, acele edilemeyecek kadar kısa

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

Bluesky24

New member
20
HD RANK
Katılım
16 Aralık 2008
Mesajlar
145,988
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Belediye otobüsü ile gelip bir tavla iki çay alıp kalkan öğrencilerden eser yoktu ortalıklarda. Kalan son emekliler ise masalarda tek başlarına oturuyor, kimi boğazı seyrediyor kimi gazete okuyordu. Akşama doğru lüks arabalar ile gelinen paparazilerin iz sürdüğü buluşma mekanıydı artık eski çay bahçesi.







Boğazın akıp giden sularına, ışıltısına bakanlar da azalmıştı. İnsanlar biri birine bakmaktan, başkalarıyla ilgilenmekten görmüyorlardı boğazın o ışıltısını, dinginliğini.







Halbuki, boğaz aynı boğazdı, değişen insanlardı sanki. Hatta, boğazın umuru da değildi böylesi değişim. O inadına akmaya devam ediyordu, Akdeniz ile Karadeniz arasında.







Boğaz sırtlarına fırça darbeleri gibi düşen erguvanlar ve sabah güneşinin gölge oyunları ilkbaharı müjdeliyordu. O sabah yıllardır yurt dışında yaşayan eski dostumu da alıp öğrencilik anılarımızla dolu çay bahçesine gittik.



Anılar ile yüklü çay bahçesinin sosyetik cafeye dönüştüğünü görüp hüzünlendik, önce. Boş ver, bak boğaz yine aynı boğaz diyerek teselli ettim, dostumu.







Kenar masalardan birine iliştik. Biraz sonra garson geldi. Eskilerin çaycısı Arap Ali'ye hiç benzemiyordu,gelen. Masaya bıraktığı mönüye göz attığımızda adını sanını ilk kez duyduğumuz sürüyle içecekle karşılaşmış ve şaşırmıştık. Klasik cam bardakta çay olmadığını, fincanda poşet çay servisi yapıldığını öğrenince sıkıntımız daha da arttı.







Neyse ki, boğaz önümüzdeydi ve olanca güzelliği ile ışıl ışıldı. Siyah bir şilep bacasından dumanlar çıkararak taşıttırıyordu kendini, boğazın akıntısına. Martılar ise peşindeydi. Arkadaşımla ne alacağımıza karar verememiş halde bir süre boğaza baktık.







Garson kararsızlığımızı anlamış olacak ki; Ben size yaseminli Çin çayı öneriyorum. Denemenizi tavsiye ederim dedi. Daha önce hiç içmediğimiz, adını bile duymadığımız bir çay için gelen sıcak öneriye hayır diyemedik. Tatmadığımız bu içecek doğrusu merakımızı da uyandırmıştı.







Boğazın esintisi, öğrencilik yıllarımızın eskimiş martı seslerini, o günlerin hayal ve özlemlerini anımsatıyordu. Hayattan neler ummuş, ne çok şeyi hayal etmiştik buralarda. Hayatı daha da yaşanılır kılmak için çabalayacak, sisteme asla teslim olmayacaktık.







Aradan yıllar geçmiş, ikimiz de meslek sahibi olmuş orta yaşı devirmiştik. Sistemin parçası olup olmadığımızı ise sorgulamayı bırakmıştık artık. Boğazın değişmeyen dinginliğinde hayal ettiğimiz gelecek ile karşı karşıyaydık şimdi. İkimiz de susuyorduk. Gelecek hayallerimizi paylaşmıştık ama geçmişimizi sorgulamaya cesaret edemiyorduk.







Hayal ettiğimiz noktaya gelememiştik belki ikimiz de ancak yine de o gün olmak istediğimiz yerde, boğazın kenarındaki eski çay bahçesindeydik.



Derken çaylar geldi. Çay, keskin yasemin kokan ancak hayli buruk ve acıydı. Yanında verilen kahverengi şekerler ise tatlandırmaya yetmiyordu. Bir süre boğuştuktan sonra içemeyeceğimizi anlayıp bıraktık.







- Garson bey biz bunları içemeyeceğiz. Umarım Türk kahvesi vardır? Acele iki sade kahve yapıver bize.



Garson keskin yasemin kokulu garip çayları alıp kahve yapmak üzere yanımızdan ayrılırken yan masadaki yaşlı beyefendi garsona seslendi;



- Garson bey oğlum bir kahve de benim için yap ama acele olmasın, kahve iyi pişsin.



Sonra ışıltılı gözlerle bize bakarak sürdürdü konuşmasını.



- Ne de olsa hayat acele edilemeyecek kadar kısa.



Şaşırmıştık. Sanırım beyefendi oturduğumuzdan beri bizi gözlüyordu ve yaşadıklarımızın farkındaydı. Bize dönerek sürdürdü konuşmasını;



- Başarısız da olsanız yine de iyi bir denemeydi, tebrikler.



- Çay bulamayınca farklı bir şey deneyelim istedik. Ancak hüsrana uğradık.



- İyi yaptınız. Demek ki içinizdeki gençlik tükenmemiş.



- Gençlikle ne ilgisi var bunun? Anlayamadım doğrusu.



Yaşlı beyefendi gazetesini masanın üstüne koydu. Gözlüğünü kılıfına yerleştirdi. Işıltılı gözler ile bizlere baktı.



- İnsan gençken öğrenmeye, yeni olanı merak edip tecrübe etmeye daha eğilimli oluyor. Hepimiz gençken hayaller kurup hayallerimizin gerçekleşmesi için gelecek planları yapmadık mı? Hep yeni başlangıçlar hayal etmedik mi?



- Evet, öyle ama bir süre sonra çoğunu unutup kenara bıraktık.



- Olsun. Gençlik, yeniliğe açık olmada, hayal kurabilme ve hayallerin peşinde yürüyebilmede, yeni başlangıçlarda yaşıyor. Gün gelip de hayallerin gerçekleşmediğinden dem vurup elindekiler ile yetinmeye başladığında, soluyor içindeki gençlik.







Bu sırada kahvelerin önce kokusu sonra kendi geldi. Kahvesinden kuvvetli yudum alarak sürdürdü sözlerini.







- Gelecek için olumlu beklentisi kalmadığında haline şükretmeye başlıyor, insan.



- Eh, bir yaştan sonra öyle oluyor sanırım.



- Gerçek şu ki; daha kötü durumda olmadığınıza şükretmeye başladığınızda damarlarınızda akan gençliği yitirmiş oluyorsunuz. Bir şeylerin daha iyi olacağına ait beklentileriniz kalmayıp, elinizdekileri korumaya çabaladığınız an başlıyor yaşlanma. Hangi yaşta olduğunuzla ilgisi de yok.



Elindeki fincanını çalkalayıp telvesini yudumladıktan sonra masaya bıraktı.



- Siz iki arkadaş buraya gelip hala ne olduğunu bilmediğiniz şeyler içmeyi korkmadan deneyebildiğinize göre gençliğinizden bir şeyler taşıyorsunuz. Bunun kıymeti bilin. Yeni tatları denemektense, acı kahvenin tadını unutmadığına şükreden bu ihtiyarı da çok ciddiye almayın.



Garsonu çağırıp hesabını ödedi. Bastonuna yaslanıp ayağa kalktı, gazetesini koltuğunun altına sıkıştırdı. Şapkası ile bizleri selamlayıp, şaşkın bakışlarımız arasında uzaklaştı.







Mehmet Uhri



mehmetuhri
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst