- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Demir besin maddeleri arasında belki de hakkında en çok
araştırma yapılan ve etkileri en iyi bilinendir. Dünya
üzerindeki hemen hemen tüm canlı organizmaların hayatının
devamında kilit rol oynar. İnsanlarda da yüzlerce protein ve
enzim için elzem bir maddedir.
Görevleri
Oksijen taşınması ve depolanması: Biolojik açıdan önemli
olan pekçok molekül içeriğinde heme (hem) adı verilen ve
demir içeren bir maddeyi barındırır. Bunlar arasında
hemoglobin ve myoglobin bu tür maddelere örnektirler ve
oksjenin taşınması ile saklanmasında rol alırlar. Hemoglobin
kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar, eritrosit) yapısında yer
alır ve vücuttaki demirin yaklaşık üçte ikisini
barındırır. Hemoglobinin görevi akciğerlerden aldığı
oksijeni diğer dokulara taşımaktır. Myoglobin ise kaslarda
kısa süreli oksijen depolanmasını sağlar.
Öte yandan hücresel düzeyde enerji üretiminde yer alan ve
sitokrom adı verilen maddeler yaşamın devamı için elzemdir.
Sitokromlar da heme yani demir içeren maddelerdir. Dolayısıyla
demir enerji üretimi ve depolanmasında da önemli rol
üstlenir.
Demirin vücutaki bir başka görevi de antioksidasyondur.
Yani zararlı veya toksik olabilecek maddelerin zararasız hale
dönüştürülmesi de demir yardımıyla olur.
DNA sentezi de demire bağımlı bir olaydır. Bu nedenle
demir büyüme, üreme, yara iyileşmesi ve bağışıklık gibi
pekçok olayda kilit fonksiyon üstlenir.
Demir ve diğer mineral ve vitaminler ile olan
ilişkisi
A Vitamini: A vitamini eksikliğinin demir eksikliğine
bağlı anemi (kansızlık) riskini arttırdığı bilinmektedir.
A vitamini desteği çocuk ve hamile kadınlarda demir eksikliği
anemisinin tedavisini kolaylaştırmaktadır.
Bakır: Normal demir metabolizması ve
eritrosit üretimi için yeterli miktarda bakır bulunması
gereklidir. Bakır eksikliğinin önemli klinik bulgularından
birisi de anemidir. Yapılan hayvan deneylerinde bakırın demir
emiliminde görev aldığı saptanmıştır. Yine bakır
eksikliği olan hayvanların karaciğerinde demirin biriktiği
saptanmıştır. Bu bulguya göre bakır demirin kemik iliğine
naklinde görev alıyor olabilir.
Demir eksikliği
Demir eksikliği tüm dünyada en sık gözlenen beslenme
bozukluğudur. Demir eksikliği 3 değişik şekilde olabilir.
Demir depolarının boşalması
Erken fonksiyonel demir eksikliği: Fonksiyonel demir
azalmış ve kırmızı kan hücrelerinin yapımı
azalmıştır ancak klinik olarak anemi mevcut değildir.
Demir eksikliği anemisi: Kırmızı küre üretimini
sağlayacak yeterli demir yoktur. Kırmızı küreler
olması gerekenden daha küçüktür ve hemoglobin
içerikleri azalmıştır. Hastalarda anemiye bağlı
halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma, çarpıntı,
yaraların zor iyileşmesi, dudak kenarlarında yaralar,
yutma güçlüğü, soğuk intoleransı gibi yakınmalar
ortaya çıkar.
Kimler yüksek risk altındadır?
Yenidoğanlar ve 6 ay 4 yaş arası çocuklar: Zamanında
doğan bişr bebeğin demir depoları onu 6 ay kadar
idare edebilir ancak daha sonra eğer yeterli demir
almıyorsa anemi ortaya çıkabilir.
Ergenlik dönemi: Hızlı büyümenin
olduğu bu dönemde adet kanamaları ile birlikte
görülen kan kaybı demir eksikliği anemisi
açısından risk taşır.
Gebelik: Hem bebek ve plasenta hem de
artan kan hacmi nedeni ile gebelik döneminde demir
eksikliğine sık rastlanır.
Kronik kan kaybı:
Vejeteryan beslenme: Hayvansal
gıdalarda bulunan demirin emilimi çok daha etkili ve
kolay olmaktadır.
Günlük gereksinim ne kadardır?
Kişilerin yaş gruplarına göre gereksinim duydukları demir
miktarları 2001 yılında yeniden belirlenmiştir.
Kaynak: Dr. Mumcu
araştırma yapılan ve etkileri en iyi bilinendir. Dünya
üzerindeki hemen hemen tüm canlı organizmaların hayatının
devamında kilit rol oynar. İnsanlarda da yüzlerce protein ve
enzim için elzem bir maddedir.
Görevleri
Oksijen taşınması ve depolanması: Biolojik açıdan önemli
olan pekçok molekül içeriğinde heme (hem) adı verilen ve
demir içeren bir maddeyi barındırır. Bunlar arasında
hemoglobin ve myoglobin bu tür maddelere örnektirler ve
oksjenin taşınması ile saklanmasında rol alırlar. Hemoglobin
kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar, eritrosit) yapısında yer
alır ve vücuttaki demirin yaklaşık üçte ikisini
barındırır. Hemoglobinin görevi akciğerlerden aldığı
oksijeni diğer dokulara taşımaktır. Myoglobin ise kaslarda
kısa süreli oksijen depolanmasını sağlar.
Öte yandan hücresel düzeyde enerji üretiminde yer alan ve
sitokrom adı verilen maddeler yaşamın devamı için elzemdir.
Sitokromlar da heme yani demir içeren maddelerdir. Dolayısıyla
demir enerji üretimi ve depolanmasında da önemli rol
üstlenir.
Demirin vücutaki bir başka görevi de antioksidasyondur.
Yani zararlı veya toksik olabilecek maddelerin zararasız hale
dönüştürülmesi de demir yardımıyla olur.
DNA sentezi de demire bağımlı bir olaydır. Bu nedenle
demir büyüme, üreme, yara iyileşmesi ve bağışıklık gibi
pekçok olayda kilit fonksiyon üstlenir.
Demir ve diğer mineral ve vitaminler ile olan
ilişkisi
A Vitamini: A vitamini eksikliğinin demir eksikliğine
bağlı anemi (kansızlık) riskini arttırdığı bilinmektedir.
A vitamini desteği çocuk ve hamile kadınlarda demir eksikliği
anemisinin tedavisini kolaylaştırmaktadır.
Bakır: Normal demir metabolizması ve
eritrosit üretimi için yeterli miktarda bakır bulunması
gereklidir. Bakır eksikliğinin önemli klinik bulgularından
birisi de anemidir. Yapılan hayvan deneylerinde bakırın demir
emiliminde görev aldığı saptanmıştır. Yine bakır
eksikliği olan hayvanların karaciğerinde demirin biriktiği
saptanmıştır. Bu bulguya göre bakır demirin kemik iliğine
naklinde görev alıyor olabilir.
Demir eksikliği
Demir eksikliği tüm dünyada en sık gözlenen beslenme
bozukluğudur. Demir eksikliği 3 değişik şekilde olabilir.
Demir depolarının boşalması
Erken fonksiyonel demir eksikliği: Fonksiyonel demir
azalmış ve kırmızı kan hücrelerinin yapımı
azalmıştır ancak klinik olarak anemi mevcut değildir.
Demir eksikliği anemisi: Kırmızı küre üretimini
sağlayacak yeterli demir yoktur. Kırmızı küreler
olması gerekenden daha küçüktür ve hemoglobin
içerikleri azalmıştır. Hastalarda anemiye bağlı
halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma, çarpıntı,
yaraların zor iyileşmesi, dudak kenarlarında yaralar,
yutma güçlüğü, soğuk intoleransı gibi yakınmalar
ortaya çıkar.
Kimler yüksek risk altındadır?
Yenidoğanlar ve 6 ay 4 yaş arası çocuklar: Zamanında
doğan bişr bebeğin demir depoları onu 6 ay kadar
idare edebilir ancak daha sonra eğer yeterli demir
almıyorsa anemi ortaya çıkabilir.
Ergenlik dönemi: Hızlı büyümenin
olduğu bu dönemde adet kanamaları ile birlikte
görülen kan kaybı demir eksikliği anemisi
açısından risk taşır.
Gebelik: Hem bebek ve plasenta hem de
artan kan hacmi nedeni ile gebelik döneminde demir
eksikliğine sık rastlanır.
Kronik kan kaybı:
Vejeteryan beslenme: Hayvansal
gıdalarda bulunan demirin emilimi çok daha etkili ve
kolay olmaktadır.
Günlük gereksinim ne kadardır?
Kişilerin yaş gruplarına göre gereksinim duydukları demir
miktarları 2001 yılında yeniden belirlenmiştir.
Kaynak: Dr. Mumcu
