Galatasaray Kongresi sonrası Beyoğlu

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

Bluesky24

New member
20
HD RANK
Katılım
16 Aralık 2008
Mesajlar
145,988
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Galatasaray Kongresi sonrası Beyoğlu[/b]



Cumartesi keyfi için klasik Beyoğlu günü olarak bu cumartesiyi hedefledik ve sabah erkenden yola çıktık. Kahvaltı konusu evde halledildiğinden, sabah kahvesi için hemen sokağın girişindeki Gloria'ya girdik. Dışarı doğru bakan en öndeki koltuğa

kurulduk ve gelen geçene önce boş boş bakmaya sonra da hafiften incelemeye başladık. Neden mi ? Bizim Bağdat caddesinde insanlar sürekli bu pozisyonda oturup, tozu dumanı yutarak ve de o toz dumanla yemek yiyerek saatlerce ne zevk

alıyorlar diye merak ettiğimizden. Bir de epeydir gelmiyorduk buralarda neler oluyor diye
smile.gif
Hava henüz biraz soğuk olduğu için kapının kapatılma konusu bize ve yanda oturan bir adamcağıza sorun oldu. Nedense Gloria cafelerde ortak bir sorun

var. Bizim Şaşkınbakkal'da da hala kapıyı yapacaklar. Burada da servis yapan çocuk kapımız tam kapanmıyor deyince, insanlara kızmaktan vazgeçtik. Gelene geçene bakmaya devam. Oldukça hoş bir görüntü vardı. İnsanlar yazlık ve kışlık olmak

üzere çeşitlere ayrıldıkları gibi, kendi içlerinde de aynı çeşitliliği yaşıyorlardı. Adam kışlık, kadın çizmeli, tişortlü yazlık ve kışlık olabiliyordu. O kadar tanıdığım bir duygu ki bu; çocuklarım her zaman yaparlar. Kış ortasında yazdan

kalma bir elbiseye takılınır ve illaki gıymek için bahane aranır. Palto ile sandalet arası çeşitli insan manzaraları vardı. Turistler erkenden gelmişler ve etrafı gezme telaşı içinde aceleyle kahvelerini içip yola devam ediyorlardı. Bütün

bunların arasında farkettiğimiz şey, insanların abartısız halleriydi. Gençler de aynı şekildeydi. Yani ortalıkta tuhaf boyalı ve akseuarlı varlıklar yoktu. Cumartesi sabahı gördüğümüz bu doğal ortam hoşumuza gitti. Nereden bilirdik sonrasında

uygarlık dışı bir kalabalığa düşeceğimizi.. Yürüdük. Alışveriş yaptık. Sohbet ettik ...Simitçinin derdine çare olamadık, sadece küçük bir sohbetle ne kadar üzüldüklerini öğrendik. "Simit sarayları açıldı. Bizim ekmeğimize engel oldu halbuki

en güzel simit bizim taş fırın simitlerimiz" dedi
smile.gif
Kimsenin bir suçu yoktu. Büyük şehir yutmaya, öğütmeye devam ediyordu. Fransız sokağında bir tur attık. Yazın gelir serinleriz ne güzel olur. Geçen sene kahvaltıları harikaydı diyerek

merdivenleri nefes nefese geri çıktık. Kondisyon sıfırın altında eksi sonsuz. Ortalıkta tuhaf bir kalabalık vardı. Kocaman cipler, göşterişli arabalar ve kilit bir trafik. Aynı tipte insanlar ortalık yerde şöförlerinin kapılarını açtıkları

arabalarınabiniyorlardı.. Cumartesi günü zaten daracık olan o yolda trafiğin bu şekilde felç olmasını anlayamadık. Kaldırımdan yürürken birden yine aynı kalıpta bir adam geçti "Pardon" diyerek. Ortada pardon diyecek bir durum yok. Yol var.

Adamın üzerinde aynı tonda ceket pantolon bir kılık ve elde puro. Bir el de cepte. İnanılmaz bir havayla yürüyor. Allah Allah demeye kalmadı. Başka bir tane gördük. Elde puro, öbür el cepte, aynı kütlükte ve ortalıkta kendi arabasına binen, çevre

özürlü. Gerçekten inanılmaz bir görüntü vardı. Sanki bir sürü zengin ailenin filmlerdeki küt, kilolu ve şımarık, kendinden başkasını düşünmeyen çocukları ortaya salınmıştı. Ve burası büyük ihtimalle New York'tu. Kendimizi çiçek pasajına

atalım da kurtulalım dedik. Veee inanamadık. Bütün pasaj bunlarla doluydu. Çocukluğumdan beri gittiğim Entellektüel Cavit'in restoranında oturacak yer yoktu. Garsonlar bizi görünce yer bulmak istediler. Arkada küçük bir masa vardı. Bizi oraya

götürdüler. Yolun tam ortasında oturan aynı model bir varlık telaştan ölecek gibi oldu. Oraya bizim arkadaşlar gelecekler diye. Kadın mı gelmiş ya da insan mı var? Kusura bakmayın cümlesi mi?? Hayır hiçbiri yok. Ayyy bir inadım tuttu.

Oturacağım. Nitekim yandaki masada oturanlar "Biz kalkıyoruz" dediler. Zaten o bağırışta orada bir şeyler yemenin keyfi yoktu. Hep birlikte bağırıyorlar, sürekli tıkınıyorlar ve arada göbeklerini gevşetip cep telefonuyla konuşuyorlardı. Bardaklar

inanılmaz bir gürültüyle tokuşturuluyor, olmadı şişeyle şerefe hareketi yapılmaya çabalanıyordu. Kendilerini ne ve nerede sandıklarını bilmediğim bu insanlar ezici bir çoğunlukla, en ilkel davranışları sergiliyorlardı. Bu arada bizden

korunan o meşhur masa sahibi 2 arkadaşı da görmüş bulunduk. Gençten biri klasik tipte kilolu ve küt ve blazerle diğeri daha normal görüntülü iki varlık daha ortama katıldı. Oturdular ve camı sonuna kadar açtılar. Sormak gibi bir duyguları yok. İçeri

ciddi bir rüzgar da giriyor. Neyse biri "esiyor, hanımları da rahatsız eder" diyince kapattılar.Ama bu arada dönüp, kusura bakmayın gibi bir cümle de yok. Konuşmaya ve yemeğe daldılar. Garsonlar servis yapacak ama adam ortada oturuyor ve yiyor,

içiyor. Sandalye kenara çekmek hak getire. Gelen yemeklerin yenme ve bitme hızı da bir tuhaf. Bu insanları tıpatıp görüntüyle bu şekilde bir araya getiren neydi bilmiyorum. Ama bu derece başka insanları yok sayarak davranmanın ötesine

geçemediklerine göre, toplum içinde bulunmalarının yarattığı rahatsız edici manzarayı kaldırmak adına, özel bir yerde toplanmaları gerekir. O koca arabalarını şöfor olduğu halde cumartesi trafiğinde Galatasaray Lisesi'nin önüne getirecek

kadar normal olmayan bir davranışı engellemek için bile bu gerekli diye düşünüyorum. Bir elde puro, öbür el cepte caddede sadece ben yürüyorum modelleri için de sanırım uygun olur. Rakı şişelerini tokuşturmak, avazı ciyak konuşmak ve lise kantininde

dahi olmayacak bir görüntü yaratmak için özel bir yerde toplanmaları gerekir. Yedik ve kalktık. Gözünü sevdiğimin Kaktüs'üne gittik. Yerde uyuyan köpeğin huzuru, orada oturup gazete okuyanların sessizliğine karıştı. Kahvemizi içtik. O

sırada Ayşe (Ayşe Özyılmazel) çağırdı. City's e gelin. Yukarıdayım diye
smile.gif
))) Anneeee gökyüzünde nasıl bir açı varsa bugün kalabalık bir ortama yeniden düştük. Yemekler güzel, tatlılar harika görünüyordu. Sadece çay içtik ve inanılmaz güzel

bir tatlı yedik. Ruhumuz dinlendi. Sohbet ettik. Orada da ciddi bir kalabalık ve bir sürü değişik insan vardı. Sabah Beyoğlu'nda gördüklerimizden farklı. Olsun
smile.gif
Normaldiler. Ve birarada olmaları başkalarını rahatsız etmek gibi bir biçim ve

enerji taşımıyordu.



Dünyayı düşünün, ülkeyi kurtarın, her şey için savaşın demiyorum. Hepimiz o gün o anı bile kurtarabilsek genele yayılır. Bir yere giderken yanınızda oturanları, sizinle birlikte olanları, sizden sonra gelecekleri

düşünün, onların da sizinle aynı haklara sahip insanlar olduklarını. Bu, Tanrı'nın iyi veya kötü ayırım yapmadan her kuluna verdiği bir hak. Bizlerin bu hakkı vermemek konusunda gösterdiğimiz çabada, kendimizi koyduğumuz yer neresi

????



Sevgiyle, ayla
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst