Endometrial Hiperplazi

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

Bluesky24

New member
20
HD RANK
Katılım
16 Aralık 2008
Mesajlar
145,988
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Endometrium nedir ?



Rahimin iç kısmını döşeyen zar tabakasına endometirum adı

verilir. Endometirum statik değil, sürekli yenilenme dönemleri

yaşayan bir dokudur.Görevi gebelik esnasında gebelik

ürününe yataklık etmek ve gebeliğin sonuna kadar onu

taşımaktır.



Endometrium tabakası iki bölümden oluşur. Altta kalan

1/3'lük kısım bazal tabakadır ve yıkılmaz. Üstteki

2/3'lük kısım ise fonksiyonel tabakadır ve gebelik

olmadığında dökülerek adet kanaması ile birlikte vücut

dışına atılır.



Fonksiyonel tabaka adet kanamasının bitmesi ile birlikte

overlerden salgılanan östrojen hormonunun etkisi ile

kalınlaşmaya başlar. Bu döneme proliferasyon fazı ya da

folliküler faz adı verilir. Folliküler faz adet kanaması ile

birlikte başlar ve yumurtlamaya kadar (ovülasyon) devam eder.Bu

devrede hakim olan hormon östrojendir.



Yumurta hücresi overden atıldıktan sonra geride kalan

kısıma corpus luteum adı verilir. Korpus luteum progesteron

adı verilen hormonu salgılar. Progesteronun bir görevi de

endometiumun daha fazla kalınlaşmasına engel olmaktır.

Progesteron etkisi ile endometrial dokular artık büyümez fakat

gelişmiş olan dokuların olgunlaşması ve sıvı salgılaması

başlar. Endometriumun progesteron etkisindeki bu fazına

sekretuar faz ya da luteal faz adı verilir.



Luteal faz yumurtlamadan bir sonraki adet kanamasına kadar

olan zamanı temsil eder.Endometriumun dökülmeden durabilmesi

östrojen ve progesteron adlı bu iki hormona bağlıdır.Gebelik

oluşmadığında corpus luteumdan olan progesteron salgısı

kesilir ve endometriumun desteği ortadan kalktığı için doku

dökülmeye başlar. Alttaki küçük kan damarları açığa

çıkar ve kanama olur. Bu esnada yumurtalıklarda yeni yumurta

gelişimi başlamıştır ve buradan yine östrojen hormonu

salgılanmaktadır. Östrojen etkisi ile endometrium hızla

iyileşmeye ve yeniden büyümeye başlar. Bu döngüsel

değişim menopoza kadar bu şekilde devam eder. Progesteronun bu

şekilde östrojeni bloke ederek endometium değişimlerini

önlemesine karşılanma adı verilir. Progesteron yokluğunda

ancak östrojen varlığındaki durumda görülen etkiye ise

karşılanmamış östrojen etkisi denir.







Endometrial Hiperplazi



İlk kez 20. yüzyılın başlarında Dünya'da jinekolojinin

önemli isimlerinden biri olan Dr. Cullen endometium kanserine

dönüşebildiğini saptadığı bir histolojik durum

tanımladı. Cullen'in açtığı yoldan ilerleyen diğer

araştırmacılar bu tabloya endometiral hiperplazi adını

verdiler ve 1947 yılında Dr.Gusberg bu hastalığın

sınıflamasını yaptı.







Endometrial hiperplazi olarak tanımlanan bu tablo, fazla

östrojen aktivitesine bağlı olarak endometriumu oluşturan

hücrelerin ve salgı bezlerinin normalden fazla büyüdüğü,

ve çeşitli aşamalardan geçtikten sonra habis değişikliğe

uğrayabildiği kanıtlanmış bir hastalıklar

grubudur.Hiperplaziden sorumlu tutulan progesteron ile

karşılanmamış östrojen aktivitesidir. Bunun en önemli

nedeni anovülasyon yani yumurtlamanın olmamasıdır.

Anovülasyonun en tipik nedeni polikistik over hastalığıdır.

Ayrıca dolaşımdaki östrojenin fazla olduğu şişmanlık,

karaciğer hastalığı, östrojen salgılayan tümörler gibi

faktörlerin varlığında da endometrial hiperplazi daha sık

görülür. Dışarıdan östrojen verilen ancak buna progesteron

eklenmeyen vakalarda (menopoz sonrası bazı tedavi

protokollerinde olduğu gibi) normalden 4-5 kat fazla sıklıkta

hiperplaziye rastlanmıştır. Endometrial hiperplazide suçlanan

bir başka faktör de endometrium dokusunun östrojene olan

duyarlılığının artmasıdır.







Sınıflama



1947 yılında Gusberg endometrial hiperplaziyi hafif, orta ve

ağır olarak ilk kez sınıflara ayırdı. Geçen zaman

zarfında hastalığın patolojisinin daha iyi anlaşılması ile

sınıflamalarda değişmiştir. Günümüzde kabul edilen

sınıflama 1985 yılında WHO (Dünya Sağlık Örgütü, World

Health Organisation) ve ISGP (Uluslararası Jinekolojik

Patologlar Cemiyeti, International Society of Gynecological

Pathologists) tarafından önerilen sınıflama

kullanılmaktadır. Sınıflamada temel olarak hiperplazide yer

alan hücrelerin durumları esas alınır. Bu sınıflamaya göre

endometrial hiperplazi ilk önce basit ve kompleks olarak ikiye

ayrılır. Bunlarda kendi aralarında atipili ve atipisiz olarak

tekrar ikiye ayrılırlar. Bütün bu tanımlamalar histolojik

yani hücre yapısına göre değerlendirmelerdir. Ultrason ya da

muayene ile anlaşılmaları mümkün değildir. Atipik

hiperplazi de kendi içinde hafif ve ağır atipi olarak yine 2

bölüme ayrılır. Atipisiz hiperplazilerde kansere dönüşüm

oranı % 1-3 arasında iken, atipi varlığında bu olasılık

%8-29 arasında olmaktadır. Yani atipili hiperplazi bir kanser

öncülüdür. Eğer hasta menopoz sonrası dönemde ise kansere

dönüşüm olasılığı üreme çağındaki kadınlara göre

5-10 kat fazla bulunmaktadır.Atipisiz hiperplazide kansere

dönüşme süreci 10, atipili hiperplazide ise 4 yıl kadar

sürmektedir.







Belirtiler



Endometrial hiperplazi progesteron ile karşılanmamış

östrojen uyarısının bir sonucudur. Böyle bir durum

varlığında er ya da geç hiperplazi ortaya çıkacaktır. Uzun

süreli östrojen etkisinde olan endometrium kalınlaşır ve

kolaylıkla dökülemez, yani hastada adet kanaması olmaz. Bu

tür vakalarda en sık görülen bulgu uzun süreli adet

gecikmesini takip eden kirli kanamalardır. Bunun dışında

menometroraji olarak adlandırılan ara kanamalarla birlikte adet

kanamasının uzun sürmesi ikinci sıklıkta görülen

belirtidir. Bazı hastalarda ise hiçbir anormal belirti olmaz.

Tanı başka bir nedenle yapılan biopsi ya da ameliyat sonrası

tesadüfen konur.







Risk Faktörleri



Endometrial hiperplazi açısından en fazla risk altında olan

kadınlar polikistik over sendromlu kişilerdir. Ayrıca menopoz

sonrası sadece östrojen içeren ilaçlar ile tedavi olan

kişilerde de risk yüksektir.Kilo fazlası olan kadınların

yağ dokusunda az miktarda östrojen sentezlenir. Bu miktar zaman

zaman hiperplazi geliştirmeye yeterli olabilir. Menopoza geç

girenlerde de risk yüksektir.Yine doğum yapmamış kadınlarda

da daha sık görülür. Aile öyküsü pozitif olanlar, şeker

hastaları, sosyokültürel düzeyi yüksek kadınlar endometrial

hiperplaziye aday kişilerdir.







Tanı



Endometrial hiperplazinin kesin tanısı yanlızca yapılan

küretaj ve bunun patolojik incelemesi ile konabilir. Yani

hastalık klinik bir tablo değil patolojik bir tablodur.Son

yıllarda transvajinal ultrasonografinin yaygın kullanımı ile

endometrial kalınlık rahatlıkla ölçülebilir hale

gelmiştir. Bazı yazarlar endometrium kalınlığının 7

milimetreden fazla olduğu durumlarda tanısal kürtaj

yapılmasını önermektedirler.







Tedavi



Endometrial hiperplazide şişmanlık risk faktörü olduğundan

kişi kilo vermeye yönlendirilmelidir.Eğer hiperplazi

polikistik over gibi yumurtlama bozukuğuna bağlı ise altta

yatan sebebin giderilmesi sorunu çözebilir. Kesin tedavi,

hiperplazinin tipi ve hastanın yaşına göre planlanır.

Atipisiz hiperplazilerde eğer kadın üreme çağında ise

tıbbi tedavi tercih edilir. Bu hastalarda tanı amaçlı

yapılan küretaj aynı zamanda tedavi de sağlar. Küretaj ve

3-6 aylık ilaç tedavisine cevap %90 civarındadır.Menopoz

sonrası dönemde ise rahimin alınması en uygun tedavi

seçeneğidir. Atipili hiperplazi menopoz sonrası dönemde ya da

menopoza yakın yaşlarda saptandığında çok fazla zaman

kaybetmeden cerrahi uygulanması bazen son derece önemli

olabilmektedir. Çocuk isteyen ancak atipili hiperplazi saptanan

kadınlarda ise verilecek karar çok kritiktir. Bunlarda yüksek

doz ilaç tedavisi yakın takip altında denenebilir.



Tipi ne olursa olsun hiperplazilerin tıbbi tedavisi sırasında

takip son derece önemlidir. Bu vakalar tedavi sonrası kontrol

amaçlı küretaj yapılmalı ve hastalığın son durumu tespit

edilmelidir. Gerilemeyen vakalarda cerrahi tedavi

düşünülmelidir.







[/b]











Bu yazı ilginizi çektiyse aşağıdaki

yazıları da okumanızı öneririm













Endometrial polip



















Geri































































10 Şubat 2008



Saat: 14:20







UYARI



Çin

Malı ürünlere dikkat !

















































































































































Unutmayın!





Çalışan

anne adayları: Doğum

öncesi iznine ayrılmak için yapmanız gereken

işlemleri unutmayın













































Kaynak: Dr. Mumcu
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst