Eğer çekim yasası doğruysa

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Muallim
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
ayrıca kavgam almanca yazılmıştır yannış orjinalden kopyalamışsın
 
bu kadardır yazıyo olamassın hadi uykum geldi bayılıcam
 
tamam YARATICIYA inanıyo diyelim yalandır kendisi bizzat şeytandır burda bahsettigim tanrı YARATICI manasında diil yoktan var etmekten bahsetmiyorum tanrı olmmaktan kastım en büyük güç olmak kapiş onun için zihin kontrolleriyle hipnozla iknayla enbüyük tanlarla fıransayı 2 saatte elgeçirmek 3 milyonla stalingrata saldıran o degilde kim olursa hitlerin tanrısıda olacaktır

Peki burada çekim yasasının rolü ne onu anlamadım. Hitler'in başarılarını açıklamak için neden Çekim Yasası'na başvuralım.

Siyasi ve askeri dehası, zihin kontrolü ve ikna konusunda uzman olması, ülkesinin askeri teçhizat bakımından yeterliliği, kendisinin zekası ve özgüveni her şeyi açıklıyor. Eğer burada bir "çekim" varsa metaforik anlamda bir çekim vardır. Yani doğru hamleler yaptıkça işleri rast gitmiştir ve istediği pozisyonları kendisine çekmiştir. Kısacası tüm Avrupa'nın Nazilerin çizmeleri altında ezilmesini açıklamak için Çekim Yasası gibi mistik öğelere başvurmamıza gerek yok diye düşünüyorum.

ÇY'nin etkisi olma ihtimali de var ama bu o kadar belirgin değil.

bu cümlende hiç inandırıcı gelmedi kavgamı hapiste tamamlamıştır yani seçilmededen çok çok önce orda bi yahudi savaşından bahsedicek kadar aptal olabilirmi

Birincisi: Evet, bu kitabı başarısız bir darbe girişimi sonucu girdiği hapiste yazmıştır. İngilizcesini koydum çünkü şuan Almancasını arayamam. Ayrıca İngilizce en baskın dildir ve pek çok kaynaktan teyit edilebilir. Bu yüzden bilginin güvenilirliğine hiçbir gölge düşürmez.

İkincisi: Hitler'in bu cümleleri kurması için seçilmesini ve 1933 yılını beklemesi gerekmiyordu. Kendisinin 1919'lardan beri antisemitist ve ırkçı gruplarla ilişkisi vardı. 1920 sonlarında Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ne katıldı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya'da yahudi karşıtı akımlar revaçtaydı. Mesela Thule Derneği (kuruluşu: 1918) ve German Order (kuruluşu: 1899) bu akımların en ünlüleri arasındadır. Ayrıca Hitler, Helena Blavatsky gibi yazarların üstün ırk ve Atlantis efsanesini konu alan fikirlerinden etkilenmiştir. Yani Hitler'in o yıllarda anisemitist (yahudi karşıtı) olduğunu gösteren pek çok bilgi var ve şüphe etmek içinse hiçbir neden yok.
 
ülkesinin askeri teçhizat bakımından yeterliliği 1. dünya savaşı versay anlaşması ve ambargolar sonrası devet günüz afganistanı gibiydi
 
evet, bu kitabı Başarısız bir darbe girişimi sonucu girdiği hapiste yazmıştır. İngilizcesini koydum çünkü şuan Almancasını arayamam. Ayrıca İngilizce en baskın dildir ve her pek çok kaynaktan teyit edilebilir. Bu yüzden bilginin güvenilirliğine hiçbir gölge düşürmez. bunuda muakeme etmen lazım adamın düşmanları kitabını çevirmişler 1 cümlesinide çeviirerek adamı deli ilan etmişler
 
İkincisi görünmesi gerekenler dorudur fakat sen cahil ve muhalif bi kişisin burda kafamızdan geçenleri kunuşmaya geldik sadan soldan kopyala yapıştırlarınamı cvp vericem cekim yasasını konuşuyoduk nerelere geldi cvp mevap yazman beni cvp vermek zorunda bırakma
 
siyonizim 1. dünya savaşını osmanlı imparatorlugunu yıkmak için kurguladı 2. dünya savaşınıda israil devletini kurmak için kurguladı gördüklerinin hepsi bir tiyatro piyesi aslında
 
İkincisi görünmesi gerekenler dorudur fakat sen cahil ve muhalif bi kişisin burda kafamızdan geçenleri kunuşmaya geldik sadan soldan kopyala yapıştırlarınamı cvp vericem cekim yasasını konuşuyoduk nerelere geldi cvp mevap yazman beni cvp vermek zorunda bırakma

Beni cahil ve muhalif olmakla suçluyorsun ama argümanlarıma kaçamak cevap veren ve delilsiz olarak reddeden sensin.

Ayrıca ben c/p yapmıyorum, kendi cümlelelerimle açıklıyorum.

Evet, çekim yasasını konuşuyorduk nereden nereye geldik. Ama bunda en çok senin payın var. Ben mümkün olduğunca konuyu kısa tutmaya çalışıyorum ama sen peş peşe kısa mesajlar yazarak konuyu uzatıyorsun.
 
ezberemi cevap veriyorum bukadar şeye yani napim yani normadiya çıkarmasının resimlerinimi gösterim sana delil ne delili ya delilmi arıcaz google daya ni
 
Konu dağıldığı için toplarmaya çalışacağım.

@Mumin Okan

Elbetteki doktoru kan tutarsa ve hastayla fazla empati kurarsa doktorluk görevini yapamaz. Ama tıp araştırmacıları da sonuçta duyguları olan insanlar ve robot değiller. Hastalıkların tedavisi üzerine düşünürken ve yöntemler geliştirirken onlar da keşif heyecanı duyuyorlar ve hastalıkları gözlerinde canlandırıyorlar, umutlanıyorlar, hatta bazen yoğun araştırmaları sonucunda umutsuzluğa da kapılabiliyorlar. Virüsleri yok etmek için laboratuarlarda sayısız deneyler yapıyorlar ve buna göre kimyasal ilaç geliştiriyorlar. Bunları yaparken de "kanserle savaşıyorlar", "ona karşı koyuyorlar" ve hastalıklara "odaklanıyorlar".

"Ama onlar tedavi etmeyi düşünüyorlar" diyebilirsiniz.

Fakat herkesin bildiği gibi olumlama tekniklerinde (cümle anlamca olumlu olsa da) olumsuzluğu çağrıştıran kelimeler kullanmaktan ısrarla kaçınılır.

"Yoksul olmak istemiyorum" yerine "zenginim, zenginliğe sahibim."

"Hasta olmuyorum" yerine "sağlık içindeyim" gibi.

Bunlar oldukça yararlı tavsiyeler tabi ki.

Benim vurgulamak istediğim nokta kanser araştırmacılarının her ne kadar enfeksiyonların, kanserlerin ve diğer organik kusurların tanı ve tedavisi üzerinde düşünseler de bunları neden kendilerine çekmedikleridir?

Çekim Yasası üstadlarının sözlerinde de neye karşı koyarsak o şeyi kendimize çekeceğimiz ısrarla vurgulanır:

Spiritual ve kişisel gelişim konularında yazan Lisa Nichols şöyle diyor:

People have a tendency to look at the thing* that they want and
say, "Yes, 1 like that, I want that." However, they look at the
things that they don’t want and they give them just as much
energy, if not more, with the idea that they can stamp it out, they
can eliminate it, obliterate it. In our society, we’ve become content
with fighting against things. Fighting against cancer, fighting
against poverty, fighting against war, fighting against drugs,
fighting against terrorism, fighting against violence. We tend to
fight everything we don’t want, which actually creates more of a
fight.

İnsanlar genellikle beğendikleri nesnelere bakıp; “Evet, bunu beğendim, bunu istiyorum” deme eğilimindedirler; ama, beğenmedikleri şeylere bakarken de, onları yok etmek, ortadak kaldırmak, silmek için, daha fazla değilse bile, en azından aynı enerjiyi harcarlar. Yaşadığımız toplumda insanlar, bir şeylere karşı savaşmaktan hoşlanır oldular. Kansere karşı savaşmak, yoksulluğa karşı savaşmak, savaşa karşı savaşmak, uyuşturucuya karşı savaşmak, terörizme karşı savaşmak, şiddete karşı savaşma. İstemediğimiz her şeye karşı savaşma eğilimindeyiz ve bu da aslında savaşacağımız konuları artırıyor.

Kaynak: 5.“ The Secret “ by Rhonda Byrne. "Master peter Blog…"

Gördüğünüz gibi karşı koyduklarınızı kendinize çekersiniz. Savaşı protesto eden mitingler düzenlerseniz savaşı daha çok kendinize çekersiniz. Aynı mantıkla hastalıklardan korunmaya veya onları tedavi etmeye çalışırsanız onları daha çok kendinize çekmeniz gerekmez mi? Bu durumda kanser araştırmacıları ve doktorlar The Secret prodüktörüne göre risk altında yaşıyorlar.

The Secret'ta yer alan bir başka alıntı:

"What you resist persists."
“Neye karşı koyarsan, o ısrarla olmaya devam eder”

Carl Jung

Aynı bir görüşü savunan bir başka kişisel gelişimci daha:

HALE DWOSKIN

TEACHER AND AUTHOR OF THE SEDONA METHOD Anything you focus on we do create. So if we’re really angry, for instance, at a war that’s going on, or strife,

or suffering, we’re adding our energy to it. We’re pushing

ourselves, and that only creates resistance.

HALE DWOSKİN (ÖĞRETMEN VE SEDONA YÖNTEMİ’NİN YAZARI); odaklandığımız her şeyi hayata geçiriyoruz. Örneğin; süregelen bir savaşa ya da kavgaya, güçlüğe karşı gerçekten öfkeliysek, duruma kendi enerjimizi eklemiş oluyoruz. Kendimizi zorlamamız, yalnızca direnç yaratmamıza neden oluyor.

Kaynak: 5.“ The Secret “ by Rhonda Byrne. "Master peter Blog…"

"Çekim Yasası, bir şeyi iyi yada kötü olarak algılamanıza veya bir şeyi isteyip istemediğinize aldırmaz: sadece düşüncelerinize karşılık verir." -Bob Doyle.

"Birçok kişi borçlarından kurtulmak istiyor. Bu onları sonsuza dek borç içinde bırakıyor. Düşündüğünüz şeyi kendinize çekersiniz. Ama borçtan kurtulduğunuzu düşündüğünüzü söyleyebilirsiniz. Borçtan kurtulmayı veya borca girmeyi düşünmeniz önemli değildir. Borcu düşünürseniz borcu çekersiniz." -Bob Proctor

The Secret yazarı Rhonda Byrne, Oprah Winfrey ile yaptığı ropörtajında şöyle diyor:

"If you see people who are overweight, do not observe them, but immediately switch your mind to the picture of you in your perfect body and feel it."

"Aşırı kilolu insanlar görürseniz, onları gözlemlemeyin; bunun yerine, hemen zihninizde mükemmel bir bedene sahip olduğunuzu hayal edin."

Çekim Yasası neyi isteyip istemediğimize değil, titreşimlerimize cevap verir. Bir başka Çekim Yasası savunucusu sitede şu açıklama yer alıyor:

Hepimiz titreşimsel varlıklarız. Sizler, alıcınızı bir istasyona ayarladığınızda o istasyonda çalanları duyan radyolar gibisiniz. Anteninizi aldığınız şeye odaklanırsınız ve sadece 17 saniye o istasyona odaklansanız bile içinizdeki titreşimi aktif hale getirirsiniz. İçinizdeki bir titreşimi aktif hale getirdiğinizde, Çekim Yasası o titreşime cevap vermeye başlar ve istediğiniz veya istemediğiniz bir şey olsa bile o şeyi kendinize çekersiniz.
Abraham
18 Ağustos Pazar günü
Kuzey Los Angeles’taki atölye çalışmasından alınmıştır.
Home of Abraham-Hicks Law of Attraction -- It All Started Here!

Aynı durum sinema oyuncuları, hipokondriyaklar ve diğer psikotik deneyimler yaşayanlar için de geçerli.

Çünkü bu vakalarda “duygu, düşünce, davranış yada inanç eksikliği” gibi çekimi engelleyen bariyerler bulunmamaktadır. Ancak buna rağmen çekim gerçekleşmez. Bunun sebebi nedir?

Bu kişilerin durumunu önceki mesajlarımda detaylandırdım. Yine de kısaca tekrarlayayım:

Psikotik deneyimlerde delüzyonlar, paranoyalar ve halüsinasyonlar oluşur. Psikiyatri literatürünü tararsanız bu sanrıların geniş bir yelpazesiyle karşılaşırsınız. Suikast/komplo, aldatılma, izlenme, tek yanlı aşk, hastalanma paranoyası bunlara örnek olarak verilebilir. Bazıları ise mistisizm içerikli sanrılardır. Mesela Mesih, tanrının misyoneri veya seçilmiş kişi olduğuna inanma paranoyası gibi. Ve bu paranoyak bireyler, sanrılarına KESİN bir şekilde inanırlar. Davranışları, duygu ve düşünceleri sanrıları ışığında şekillenir. Ancak yine de korktukları veya inandıkları durumları kendilerine çekmezler.
 
"If you see people who are overweight, do not observe them, but immediately switch your mind to the picture of you in your perfect body and feel it."

"Aşırı kilolu insanlar görürseniz, onları gözlemlemeyin; bunun yerine, hemen zihninizde mükemmel bir bedene sahip olduğunuzu hayal edin."

The Secret prodüktörünün bu iddiası da gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Bilim insanları nükleer kazalar sonucu ortaya çıkan yüksek radyasyondan etkilenmiş ve mutasyona uğramış pek çok canlı üzerinde araştırma ve gözlem yapıyor. Bildiğiniz gibi bu mutant canlılar üzerinde pek çok anormal durumlar ortaya çıkar. Hatta bilimciler mikrobiyolojik analizler için bu mutant canlılardan alınan DNA nümunelerini elektron mikroskobu altında gözlemleyerek hasarlı genleri tespit etmeye çalışırlar. Biyokimya ve genetik biliminden yararlanarak bu hasarları düzeltmeye yarayacak kimyasal ilaçlar ve çeşitli ameliyat yöntemleri geliştirilir.

Ancak bilim insanlarından neredeyse hiçbirinin başına nükleer bir kaza gelmez.

Öyleyse gözlemleyerek ve hayal ederek nasıl isteklerimizi kendimize çekebiliriz?
 
Güncelleme.
 
Einstein ve Çekim Yasası

Bazı Çekim Yasası savunucuları Einstein'ın şu sözlerini kullanarak onun bir Çekim Yasası inanırı olduğunu savunuyor:

"Your imagination is your preview of life's coming attractions."
"Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir."

"Imagination is more important than knowledge."
"Hayal gücü bilgiden daha önemlidir."

Oysa bu sözler context'inden koparılmış alıntılardır. Einstein evrende çok büyük sırların ve muammaların bulunduğunu söylemekte, imajinasyonu da bu bağlamda yorumlamaktadır. Bilimsel buluşlar için bir insanda bulunması gereken en önemli özellik de hayal gücünün zenginliğidir. Bir şeylerin imkansız olduğuna inanmak hayal gücünü frenler. Bu da bakış açınızı daraltır. Ancak devrimsel buluşlara yol açan ana faktör hayal gücünün geniş olmasıdır. Bu sayede çeşitli hipotezler ortaya atılır, sonra onlar geliştirilerek teori haline gelir. Çeşitli deneylerle test edilir ve onaylanırlar.

Kısacası Einstein'in bu sözlerinde Çekim Yasası'na inandığıyla ilgili hiçbir şey söylememektedir.

Bir de Einstein'a ait olduğu söylenen bir başka söz daha vardır:

“Eğer düşüncelerimizi görebilseydik, onların beynimizin önünden çıkıp, arkadan yine bize döndüğünü de görecektik.”

Şahsen İngilizce kaynaklarda bu sözü bulamadım. Nil Gün'ün ve diğer yerli Çekim Yasası yazarlarının kitaplarında bu söz aktarılıyor.

Bu sözün geçtiği kaynakları bilen arkadaş varsa, bilgilendirirse sevinirim. Zira bu sözü ne amaçla söylediğini anlayabilmek için bağlamı içinde okumaya ihtiyaç var.
 
ya şimdi sen bu yazıyı yazarak çekim yasasına akis bişey sölememişinki bu nası görmessin zaten kendi yazın onaylamış nedemek istedigini ayrıcaa o yazdıgım msj albert tin çekim yasası üzerine söyledigi bi söz deyildi hayatta başarıyı yakalamaklan ilgili başka bi yerdeki yazıydı
 
@ Muallim
aktörler için daha önce söylediğimi yineliyorum, iş icabı, yeni bir role başlamak için bilmem kaç ay o karakter olması ise kimlik karmaşası yaşamadığı için olabilir mi?
bildiğim kadarıyla, rolünü, hayatı sanan aktörler, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. bunları ona sormak gerekebilir.
araştırmacılar da yineliyorum nasıl yenebilirim diye düşünüyorlar ve tahmin etmiyorum ki kendilerinin o rahatsızlığa nasıl kapıldığını görmek isstesinler.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst