- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Doğum eylemi anne adayı açısından fiziksel olduğu kadar
psikolojik de bir olaydır. Bebek açısından bakıldığında
ise doğum olayı anneyle kıyaslandığında çok daha güç ve
karmaşıktır.Bebek dünyaya gelmek için nispeten dolambaçlı
sayılabilecek doğum kanalından geçmek zorundadır. Bu
kanalın çaplarına kendi kafa çaplarını uydurmak için bazı
hareketler yapması gerekir. Ayrıca doğum kanalında ilerlerken
karşılaştığı dirençler ile başa çıkmak amacıyla
pozisyon değişiklikleri yapar.Bu hareketler doğumun kardinal
hareketleri (ya da esas hareketleri) olarak adlandırılır. Ne
anne adayı ne de doğumu izleyen doktor bu hareketler üzerinde
etkili değildir. Kardinal hareketlerin tek sorumlusu yolcu yani
bebektir.
Doğum eylemi başlamadan önce bebeğin
kafası rahim içinde ve kemik yapının dışında bulunur. Bir
başka deyişle bebeğin kafası amniyon sıvısı içinde
yüzmektedir. Böyle bir durumda doğum sancıları başlasa bile
bebeğin doğması mümkün değildir. Bebeğin kafası
yukarıdayken su kesesi açıldığında kenardan kordon
sarkabilir ve bu oldukça tehlikeli bir durumdur. Bebeğin
sorunsuz bir şekilde doğabilmesi için kafanın aşağıya,
kemik yapı içine girmesi gerekir.
Doğumun birinci esas hareketi:
ANGAJMAN
Angajman kelime anlamıyla
bağlanmak demektir. Doğum bilimi açısından balıldığında
ise bebeğin başının en geniş yan çapının kemik çatı
girimini geçmesini ifade eder. Doğumun ilk hareketi
angajmandır. Babeğin iki yandan gelen kafa kemikleri ortada
birleşir ve bu eklem sagital sütür olarak adlandırılır.
Normal bir angajmanda sagital sutur tam ortada olmalıdır.Böyle
bir durumda başın sinklitik olduğundan söz edilir. Eğer
bebeğin başı doğum kanalına girdiğinde kafası hafif yana
doğru eğikse yani sagital sütür tam ortada değil de önde ya
da arkadaysa bu durumda asinklitismus mevcuttur. Doğumun
ilerleyişi sırasında budurum düzelebilir. Eğer düzelmez ise
bebek doğum kanalında ilerleyemez ve eylem uzayabilir. Böyle
bir durumda baş pelvis uygunsuzluğu nedeni ile doğumun
önünde mekanik bir engel oluşabilir.
İniş (DESENSUS)
Normal doğumun ikinci esas hareketi bebeğin doğum kanalı
içinde aşağıya doğru ilerlemesidir. Bu iniş desensus olarak
adlandırılır. Fetal iniş tek bir hareket olmayıp eylemin
ikinci evresi boyunca devam eden bir sürekliliktir. Kadın tipi
bir pelvite girimin ön arka çapı enine olan çaptan daha
kısadır. Bu nedenle bebek başı angaje olurken pelvise
kafasının enine çapıyla girer. Yani bebeğin yüzü annenin
sağına ya da soluna gelecek şekilde olur.Doğum ilerlerken
iniş devam eder ve bebeğin doğum yolunda bulunduğu yer
muayeneler sırasında değerlendirilir. Doğum kanalının orta
noktası her iki yanda dikensi çıkıntıların bulunduğu
bölümdür. Bebeğin kafası bu seviyeye geldiğinde sıfır
noktasında olarak tanımlanır. Bu noktanın üstü -1,-2, -3
altı ise +1, +2, +3 noktaları olarak tanımlanlamaktadır.
Önde gelen kısım 0 noktasına ulaştığında genelde başın
en geniş çapı da pelvis girimindedir ve angajman olmuştur.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta bebeğin kafa
derisinde görüebilecek olan ödemdir. Bos olarak adladırılan
ve normalde görülen bu durumun varlığında bebeğin kafa
derisi ile kemik yapılar arasında 2-3 santimetre fark olabilir
ve aslında kafa angaje olmadığı halde muayenede angaje gibi
hissedilebilir.
Fleksiyon
Kaynak: Dr. Mumcu
psikolojik de bir olaydır. Bebek açısından bakıldığında
ise doğum olayı anneyle kıyaslandığında çok daha güç ve
karmaşıktır.Bebek dünyaya gelmek için nispeten dolambaçlı
sayılabilecek doğum kanalından geçmek zorundadır. Bu
kanalın çaplarına kendi kafa çaplarını uydurmak için bazı
hareketler yapması gerekir. Ayrıca doğum kanalında ilerlerken
karşılaştığı dirençler ile başa çıkmak amacıyla
pozisyon değişiklikleri yapar.Bu hareketler doğumun kardinal
hareketleri (ya da esas hareketleri) olarak adlandırılır. Ne
anne adayı ne de doğumu izleyen doktor bu hareketler üzerinde
etkili değildir. Kardinal hareketlerin tek sorumlusu yolcu yani
bebektir.
Doğum eylemi başlamadan önce bebeğin
kafası rahim içinde ve kemik yapının dışında bulunur. Bir
başka deyişle bebeğin kafası amniyon sıvısı içinde
yüzmektedir. Böyle bir durumda doğum sancıları başlasa bile
bebeğin doğması mümkün değildir. Bebeğin kafası
yukarıdayken su kesesi açıldığında kenardan kordon
sarkabilir ve bu oldukça tehlikeli bir durumdur. Bebeğin
sorunsuz bir şekilde doğabilmesi için kafanın aşağıya,
kemik yapı içine girmesi gerekir.
Doğumun birinci esas hareketi:
ANGAJMAN
Angajman kelime anlamıyla
bağlanmak demektir. Doğum bilimi açısından balıldığında
ise bebeğin başının en geniş yan çapının kemik çatı
girimini geçmesini ifade eder. Doğumun ilk hareketi
angajmandır. Babeğin iki yandan gelen kafa kemikleri ortada
birleşir ve bu eklem sagital sütür olarak adlandırılır.
Normal bir angajmanda sagital sutur tam ortada olmalıdır.Böyle
bir durumda başın sinklitik olduğundan söz edilir. Eğer
bebeğin başı doğum kanalına girdiğinde kafası hafif yana
doğru eğikse yani sagital sütür tam ortada değil de önde ya
da arkadaysa bu durumda asinklitismus mevcuttur. Doğumun
ilerleyişi sırasında budurum düzelebilir. Eğer düzelmez ise
bebek doğum kanalında ilerleyemez ve eylem uzayabilir. Böyle
bir durumda baş pelvis uygunsuzluğu nedeni ile doğumun
önünde mekanik bir engel oluşabilir.
İniş (DESENSUS)
Normal doğumun ikinci esas hareketi bebeğin doğum kanalı
içinde aşağıya doğru ilerlemesidir. Bu iniş desensus olarak
adlandırılır. Fetal iniş tek bir hareket olmayıp eylemin
ikinci evresi boyunca devam eden bir sürekliliktir. Kadın tipi
bir pelvite girimin ön arka çapı enine olan çaptan daha
kısadır. Bu nedenle bebek başı angaje olurken pelvise
kafasının enine çapıyla girer. Yani bebeğin yüzü annenin
sağına ya da soluna gelecek şekilde olur.Doğum ilerlerken
iniş devam eder ve bebeğin doğum yolunda bulunduğu yer
muayeneler sırasında değerlendirilir. Doğum kanalının orta
noktası her iki yanda dikensi çıkıntıların bulunduğu
bölümdür. Bebeğin kafası bu seviyeye geldiğinde sıfır
noktasında olarak tanımlanır. Bu noktanın üstü -1,-2, -3
altı ise +1, +2, +3 noktaları olarak tanımlanlamaktadır.
Önde gelen kısım 0 noktasına ulaştığında genelde başın
en geniş çapı da pelvis girimindedir ve angajman olmuştur.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta bebeğin kafa
derisinde görüebilecek olan ödemdir. Bos olarak adladırılan
ve normalde görülen bu durumun varlığında bebeğin kafa
derisi ile kemik yapılar arasında 2-3 santimetre fark olabilir
ve aslında kafa angaje olmadığı halde muayenede angaje gibi
hissedilebilir.
Fleksiyon
Kaynak: Dr. Mumcu
