DNA'nın yapısı nasıl çözüldü?

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
1950 yılından itibaren DNA yapısının kısa süre içinde çözüleceği kuvvetle tahmin ediliyordu.





Bilimle uğraşanlara göre bu işi başaracak kişi Linus Paulingten başkası olamazdı.





Zira Pauling, moleküllerin birbirleriyle ilişkisi ve dizilişleri konusunda dünya çapında uzmandı.





Ancak ününe ün katmasını önleyen şey,bilimsel yönden sabit fikirliliği oldu.





DNA yapısının üçlü sarmal şeklinde olduğunu kabul etmişti ve bu noktada yoğunlaşmıştı.



Aslında DNAnın bilim literatürüne girişi 1869 yılında başlar.





İsviçreli J.F.Miescher,mikroskopla yaptığı gözlemlerde,önceden bilmediği bir madde görmüştü.





Bu madde hücrenin çekirdeğinde olduğu için ona nüklein adını verdi,ama daha öteye gidemedi.





Sonraları bu maddenin kalıtımla olan ilgisi kabul edildi,ama tam anlamıyla fonksiyonu anlaşılmadı.





1900lü yılların başında Morgan,meşhur sirkesineği deneyleri ile genlerin kalıtımdaki rolünü anladı.





Daha sonra O.Avery, DNAnın kalıtım olayında birinci derede rol oynadığını kesinlikle kanıtladı.





Ancak yapısının ne şekilde olduğu 1953 yılına kadar bilinemeyecekti.



Maurice Wilkins,savaş sırasında atom bombasının tasarlanma aşamasında yardımcı olarak görev almıştı.





Rosalind Franklin, kömür madenlerini inceleyerek hükümete yardım eden bayan bilimci idi.





Francis Crick,savaş yıllarını mıknatıslı mayınlar konusundaki çalışmaları ile tamamladı.





Biyokimya dalında resmi öğrenim görmemişti.





James Watson ise doktorasını daha 22 yaşında iken almış bir kişiydi.





Bir yıl sonra,yani 1951 de Cavendish Laboratuvarında işe başladı.





Onun da biyokimya ile ilgili resmi öğrenimi yoktu.



Bir DNA molekülü yaptığı işleri nasıl yapar?





Bu sorunun cevabını bulmak için gereken ilk şey,onun şeklini belirlemektir.





Cevabını aradıkları konu hem kimya hem de biyoloji ile doğrudan doğruya ilişkili idi.





Watson,kimyayı kapsamlı olarak bilmiyordu ama kristalografi ihtisası yapmaktaydı.





Crick ise o sıralar X-ışınımı konusunu almış,tezini yazmakla meşguldü.





Wilkins ve bayan Franklin bu proje üzerine çalışmakta idiler.





Her ikisi de Watson ve Crickin rakibi konumundaydılar.



Kristalografi,atom ve molekülleri üç boyutlu haliyle dizilişlerini inceler.





X-ışını kullanılarak yapılan bu tekniği Pauling geliştirmişti.





Ancak DNA yapısını ortaya çıkaracak görüntüleri bu teknikle elde eden kişi bayan Franklin oldu.





Üstelik başardığı iş,mineral kristallerindeki atomların dizilişini görüntülemekten daha zordu.





Ama elde ettiği sonuçları kimseye açıklamıyor,kendine saklıyordu.



Wilkins ,bayan Franklinin bu tutumundan oldukça rahatsızdı.





Onun bu ketumluğunu çalışmalarındaki ortaklık ilişkisi ile bağdaştıramıyordu.





Diğer taraftan Watson ve Crick çalışmalarında daha uyumlu idiler.





Ama onların da bayan Franklinin bulgularına ihtiyaçları vardı,bu yüzden ona bir nevi baskı yapıyorlardı.





Gelgelelim bayan Franklinin bildiklerini paylaşmaya niyeti yoktu,üstelik DNAnın sarmal olduğuna inanmıyordu.





1950li yıllarda İngilterede kadın akademisyenler hala gelenekleşmiş şekilde hor görülürlerdi.





Erkek akademisyenlerin odalarına giremezler,yemeklerini bile ayrı yerlerde yerlerdi.





Belki de bayan Franklin yirminci yüzyılın ikinci yarısında bile terk edilmeyen bu geleneği protesto ediyordu.



Ama sonraları durum değişti.1953 yılının ocak ayında Wilkins DNA görüntülerini bayan Franklinden alabildi.





Ve bu görüntüleri Watsona gösterdi.Tabii o da bu bilgileri hemen Crick ile paylaştı.





Wilkinsin DNA görüntülerini bayan Franklinin rızasını alarak mı Watsona gösterdiği şüpheli kalmıştır.





Artık Watson ile Crickin DNA molekülünün temel biçimine ve boyutlarına ait önemli klavuzu olmuştu.





Çalışmalarını yoğun bir tempo ile sürdürmeye başladılar.





DNAnın adenin,guanin,sitozin ve timin olarak adlandırılan 4 tane kimyasal bileşeni olduğu zaten biliniyordu.





Bunlar da belirli çiftler halinde bir aradaydılar.Ama nasıl ve ne şekilde idiler?



Watson ile Crick molekül şekillerine göre kartonlar kestiler.





Tıpkı yapboz oyununda olduğu gibi bu karton parçalarının hangisinin hangisine uygun olduğunu araştırdılar.





Deneye deneye DNAnın sarmal oluşturacak şekilde modelini yaptılar.





Başlangıçtan o güne dek DNA hakkında bilinen herşey yaptıkları bu modele tıpatıp uygulanabiliyordu.





Bu başarılarını bütün dünyaya ilan ettiler.



DNAya ait bilinmeyen özelliklerin ortaya çıkarılışı tümüyle Watson ile Cricke mal edilmişti.





Aslında yaptıkları buluş,rakipleri tarafından yapılan çalışmalar sayesinde olmuştu.





Bilim dünyasında böyle olaylar sık sık görülür,başarı ödülü tümüyle bir veya iki kişiye verilir.





Ancak Nobel Ödülünü düzenleyen yetkililer Wilkinsi ihmal etmediler.





1962 yılı Nobel Tıp Ödülü Watson, Crick ve Wilkins arasında paylaştırıldı.





Bayan Franklin ortak edilmedi.1958 yılında ölmüştü.





Kaynak:





A Short History of Nearly Everything
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst